<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-659350290104087639</id><updated>2011-11-28T01:43:40.511+02:00</updated><category term='genel'/><title type='text'>Digital Yaşama Merhaba</title><subtitle type='html'>Bilşim Teknolojileri konusunda güncel ve öğretici bilgiler bir "tıkla" burada....</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Ahmet Sözer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08381012970381260829</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>44</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-659350290104087639.post-7179959786415473762</id><published>2011-01-22T11:18:00.003+02:00</published><updated>2011-01-22T11:24:13.249+02:00</updated><title type='text'>BİLİŞİM SEKTÖRÜ TAVAN YAPACAK!</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_5JO9KV8YStA/TTqh7f0Z_3I/AAAAAAAAAQA/3b_9VcpqeP8/s1600/index_24.png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 229px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_5JO9KV8YStA/TTqh7f0Z_3I/AAAAAAAAAQA/3b_9VcpqeP8/s320/index_24.png" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5564938333095329650" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;BİLİŞİM SEKTÖRÜ TAVAN YAPACAK!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha önce yayınlanan birçok raporda da işaret edildiği gibi sadece ülkemizde değil dünyada da yükselişe geçecek, öne çıkacak sektörler arasında savunma teknolojileri, güvenlik, telekomünikasyon ve bilişim yer alıyor. Bilişim sektöründe veri giriş personelinden, yazılım uzmanlığına dek uzanan 50’ye yakın pozisyon bulunuyor. Bilişim sektöründe öne çıkabilecek meslekler ise, yazılım, sistem, güvenlik ve veri tabanı uzmanları ile ağ teknikerleri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EN ÇOK ARANAN POZİSYONLAR&lt;br /&gt;Yazılım mühendisi, CRM uzmanı, İş Geliştirme, bilgisayar mühendisi, Web geliştirici, Yazılım ve donanım tasarım uzmanı, BT Güvenlik, Ağ Mühendisi, Veri tabanı uzmanı/yöneticisi, Veri sistemleri ve uygulamaları uzmanı,  İnternet ve Mobil uygulamalar uzmanı, iş uygulamaları uzmanı, test uzmanı ve Destek elemanları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ülkemizde yoğun olarak İnternet teknolojileri, ağ ve yazılım alanlarında eleman ihtiyacı olduğu bir gerçek. Kanunun da yürürlüğe girmesiyle bu ihtiyaç katlanacak. Özellikle web tasarımcıları için dev bir pazar oluşması bekleniyor. Ayrıca uzun bir zamandır ''ağ teknolojileri''nin geleceğin parlayan yıldızı olduğunun farkında olan sektör, bu alanda yetişmiş eleman konusunda önemli adımları atmaya devam ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki bu artış ihtiyacı karşılayabilecek mi? Bunu da konunun uzmanlarına sorduk. e-Dönüşüm Türkiye İcra Kurulu’nda yer alan Türkiye Bilişim Derneği'nin yetkilileri bu konuda şunları aktardı: &lt;br /&gt;"Özellikle ara eleman ve yeni meslek sahibi olacaklara web tasarımcılığı, ağ teknolojileri ile genel bilgisayar bilgisi konularında akademik kurumlar ve şirketler, epeydir önemli eğitim ve meslek sahibi olma projeleri uyguluyor. TOBB, İş-Kur ve ATO da sektör STK’ları ile birlikte bu alandaki eleman ihtiyacını giderme amacıyla bazı projeleri yürütüyor. Akademik anlamda sektörün ihtiyaç duyulabileceği noktalarda yeni bölümler açılarak nitelikli eleman mezun edilmeye çalışılıyor. Ayrıca üniversite mezunları için üst düzey bilgi donatımı sunan sertifika programları ile uluslararası düzeyde iş fırsatları sunan programlar, dünyanın önde gelen ve saygın sertifika programlarına ilişkin eğitimler de oldukça yaygın veriyor. Bütün bu çabalar nedeniyle bilişim sektörü çalışanlarının önümüzdeki birkaç yıl içinde yeni TTK ve Borçlar Kanunu’nun ihtiyaç duyacağı eleman konusunda adapte olabileceğini düşünüyoruz."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SEKTÖRDE ÇALIŞAN SAYISI NE DURUMDA?&lt;br /&gt;Alınan bilgiye göre, bilişim sektöründe 2010’da çalışan sayısının yaklaşık 200 bin kişi olduğu tahmin ediliyor.  Bu sayının yüzde 4 büyüme senaryosuna göre 2020’de 500 bin, yüzde 6 büyüme senaryosuna göre ise 700 bini bulması öngörülüyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YILDA KAÇ ELEMANA İHTİYAÇ VAR?&lt;br /&gt;Bilişim sektöründe her yıl ortalama 70 bin elemana ihtiyaç duyuluyor. Devlet ve özel okullarla, özel kurslardan mezun olanlar dikkate alındığında bile yıllık açık 45 bini buluyor. 2013’te bu sayının 213 bin olacağı tahmin ediliyor. Eleman açığını kapatmak ve sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli elemanların yetiştirilmesine yönelik birçok proje yürütülüyor. Ancak Türkiye, bilgi toplumuna doğru dönüşümünü sağlıklı yapamadığından bilişim sektöründe son yıllarda daha da belirginleşen yetişmiş insan gücü açığı problemi yaşıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ülkemizi bilişim toplumuna dönüştürecek bilişimcilerin büyük bölümü, üniversitelerin bilgisayar mühendisliği ve bilgisayar eğitimi bölümleri, enformatik enstitüleri, birkaç çeşit ön lisans programı, özel kurs ve sertifika programlarında yetiştiriliyor. Bilişim sektöründe mezun olan mühendis sayısı aslında ülkemizin ihtiyacını karşılayacak düzeyde değil. Yılda yaklaşık bin kişi üniversitelerden mezun olurken bunların önemli bir bölümü yurtdışına gidiyor. Bu arada özellikle matematik, fizik, elektrik mühendisliği, endüstri mühendisliği vb. diğer bölümlerden mezun olanlarında bu alana kaydıkları gözleniyor. &lt;br /&gt;Öte yandan özellikle ara eleman konusunda da ciddi bir açık var. Çeşitli kurs ve sertifika programları kapsamında yılda ortalama 10 bin ara elaman yetiştirilmeye çalışılıyor. Sonuç olarak yetişmiş elaman sayısı talebi karşılamıyor. Bu konuda kendini yetiştirmiş tecrübe sahibi bilişim uzmanları bu dönemde büyük kazançlar sağlayabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: HABERTÜRK&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/659350290104087639-7179959786415473762?l=ahmetsozer.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/feeds/7179959786415473762/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=659350290104087639&amp;postID=7179959786415473762' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/7179959786415473762'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/7179959786415473762'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/2011/01/bilisim-sektoru-tavan-yapacak.html' title='BİLİŞİM SEKTÖRÜ TAVAN YAPACAK!'/><author><name>Ahmet Sözer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08381012970381260829</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_5JO9KV8YStA/TTqh7f0Z_3I/AAAAAAAAAQA/3b_9VcpqeP8/s72-c/index_24.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-659350290104087639.post-3803523500306373019</id><published>2010-02-07T13:16:00.003+02:00</published><updated>2010-02-07T13:42:40.630+02:00</updated><title type='text'>64-BIT Windows ile İlgili Bilmeniz Gerekenler, Windows 64-BIT Nedir ?</title><content type='html'>&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/659350290104087639-3803523500306373019?l=ahmetsozer.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/feeds/3803523500306373019/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=659350290104087639&amp;postID=3803523500306373019' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/3803523500306373019'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/3803523500306373019'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/2010/02/64-bit-windows-ile-ilgili-bilmeniz.html' title='64-BIT Windows ile İlgili Bilmeniz Gerekenler, Windows 64-BIT Nedir ?'/><author><name>Ahmet Sözer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08381012970381260829</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-659350290104087639.post-1339623796048522166</id><published>2009-05-03T19:40:00.004+03:00</published><updated>2009-05-03T19:47:20.870+03:00</updated><title type='text'>3G hakkında bilmeniz gerekenler…</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_5JO9KV8YStA/Sf3KSGBL7vI/AAAAAAAAAN0/LPg4SifSThQ/s1600-h/20081129014740.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5331639946078580466" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_5JO9KV8YStA/Sf3KSGBL7vI/AAAAAAAAAN0/LPg4SifSThQ/s320/20081129014740.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;3G teknolojisi kısaca telefonla uydu aracılığı ile veri alma veya göndermedir. Eski GPRS sistemlerde ses normal olarak giderken, yeni nesil 3G de ise ses veri olarak gidecektir.&lt;br /&gt;Bunun yararları ise çoktur. Laptop’unuzudan cep telefonu aracılığı ile geniş bant olarak internete bağlanabilirsiniz, cep telefonuzun taracısıyla internete bağlanabilirsiniz, cep telefonu ile görüntülü konuşma yapabilir veya TV izleyebilirsiniz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;3G SİSTEMİNE NASIL GELİNDİ? &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ülkemizde mobil telekomünikasyon sektörünün ilk uygulamasını oluşturan 1G sistemleri üzerinden sadece ses hizmetlerini sunabilmek mümkünken, 2G Sayısal sistemler daha kaliteli ses hizmetlerinin yanı sıra SMS gibi basit veri hizmetleri de sunulabilir hale geldi.2.5G olarak adlandırılan geçiş döneminde ise, mobil şebekeler üzerinden internete erişim imkanı sağlandı ve veriye dayalı hizmet türlerinde artış kaydedildi. Her kuşakta ses hizmeti sunulabilirken, bir sonraki kuşak daha kaliteli ses hizmetinin yanında daha hızlı ve zengin içerikli veri iletişimine imkan sağlıyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5331640042157755922" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 226px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_5JO9KV8YStA/Sf3KXr8PzhI/AAAAAAAAAN8/hv66WC_vMiM/s320/videoconferencing_tandberg_3g_gateway_photo.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;CEPTEN GÖRÜNTÜLÜ KONUŞMA DÖNEMİ BAŞLAYACAK &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;3G sistemlerinde hızlar artık Megabitlerle ifade edilmekte ve 2Mbps hızına, bir sonraki teknolojiyi oluşturan HSDPA’de (High Speed Downlink Packet Access -3.5G) 14 Mbps veri iletim hızlarına teorik olarak ulaşılabiliyor.Hızdaki bu artış özellikle bilgiye erişim açısından alışılan erişim kavramına yeni bir boyut getirecek. Mobil ortamda görüntülü telefon hizmetleri, e-posta alıp gönderme, bankacılık hizmetleri, yüksek hızlarda internet erişimi, etkileşimli oyunlar, canlı radyo TV yayınlarına erişim gibi pek çok hizmetler, 3G mobil terminal cihazları tarafından rahatlıkla sağlanabilecek.Abonelerin bu hizmetleri alabilmesi için 3G sistemine uyumlu cep telefonları kullanmaları gerekecek. Ancak Türkiye’de henüz uygulama başlamamasına karşın bugüne kadar 1 milyonun üzerinde 3G sistemine uyumlu cep telefonunun satıldığı belirtildi.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5331640170887244306" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 282px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_5JO9KV8YStA/Sf3KfLfv6hI/AAAAAAAAAOE/OvrJJ3yDbRs/s320/3g.gif" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;‘CEP’TE HIZLI VE ZENGİN İÇERİK&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;3G şebekeleri üzerinden ses hizmeti sunulacak olsa da esas ağırlık hızlı ve zengin içerikli veri uygulamaları olacak. 3G şebekelerinin faaliyete geçmesiyle;cep telefonundan internete hızlı erişimin yaygınlaşacağı, e-devlet uygulamalarına önemli bir ivme kazandıracağı, sağlık hizmetleri, uzaktan eğitim, mobil-kütüphane, internet üzerinden bilimsel laboratuvarlara erişim, internet üzerinden dil eğitimi gibi uygulamalar ile eğitime katkı sağlanması öngörülüyor.Sistemin yaşlı ve engellilerin uzaktan gözetim ve kontrolünde kolaylıklar sağlayacağı, mobil uygulamalar ile vatandaşların yaşamını daha da kolaylaştırması bekleniyor.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/659350290104087639-1339623796048522166?l=ahmetsozer.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/feeds/1339623796048522166/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=659350290104087639&amp;postID=1339623796048522166' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/1339623796048522166'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/1339623796048522166'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/2009/05/3g-hakknda-bilmeniz-gerekenler.html' title='3G hakkında bilmeniz gerekenler…'/><author><name>Ahmet Sözer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08381012970381260829</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_5JO9KV8YStA/Sf3KSGBL7vI/AAAAAAAAAN0/LPg4SifSThQ/s72-c/20081129014740.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-659350290104087639.post-401205696534180338</id><published>2009-02-08T19:43:00.002+02:00</published><updated>2009-02-08T19:46:14.213+02:00</updated><title type='text'>Sabit disklere güvenmeyin !!!!!!</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_5JO9KV8YStA/SY8aTGhO4gI/AAAAAAAAAMc/XaYZUJyfiqA/s1600-h/tb_e0kff9.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5300484201908199938" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 250px; CURSOR: hand; HEIGHT: 175px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_5JO9KV8YStA/SY8aTGhO4gI/AAAAAAAAAMc/XaYZUJyfiqA/s320/tb_e0kff9.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bilgisayarlardan, cep telefonlarından, PDA'lerden ve diğer benzeri dijital depolama alanı kullanan cihazlardan silindiği sanılan bilgiler, bilinenin aksine hemen silinmiyor ve duruma göre yıllarca kalabiliyor, istenilen zaman yeniden elde edilebiliyor. Dijital depolama alanlarına yüklenen her bir bilgi için bilgisayar bir adres ya da veri yolu yaratıyor. Örneğin yazı.doc isminde bir dosya yarattıktan sonra, bu veri sabit diskinizin üstünde bir adrese kaydediliyor ve dosyayı açmak istediğinizde o adresten veri tekrar okunuyor. Siz dosyayı “Geri Dönüşüm Kutusu/Çöp”e atıldıktan sonra bile adres bilgisini saklanıyor,ancakçöp kutusu boşaltıldığında bu adres bilgisini bilgisayar tarafından yok ediliyor. Ancak herşey burda bitmiyor. Siz silinen verinin adresi üzerine yeni bir veri yazmadığınız sürece dosya dijital depolama alanında kalmaya devam ediyor. Teknolojinin hızla gelişmesine paralel olarak dijital depolama alanlarının da büyüklüğü hızla artıyor. Günümüzde bir çok bilgisayar en az 200 GB (200.000 MB) ve üzeri kapasiteli harddiskler yüklü olarak satılıyor. Ancak normal bir kullanıcı, oyun, yazılım ve film gibi materyallerle bu kapasitenin ortalama yüzde 50'sini değerlendirebiliyor. Bu bilgisayara tek bir A4 büyüklüğünde ve ortalama 25 KB'lik Microsoft “Word” ya da OpenOffice “Writer” sayfasından ya da 100 KB'lık resimlerden binlerce kaydedilebildiği düşünülürse, bunlardan bir bölümü silinse bile, dijital depolama alanına çok yer kaplayan başka yazılımlar yüklenmezse silindiği sanılan bilgiler uzun aylar, hatta yıllar boyunca bilgisayarda kalabiliyor. ASKERİ BİLGİLER MP3'DE Yeni Zelanda'lı Chris Ogle isimli gencin yaşadığı olay, bilgi güvenliğinin önemine güzel örneklerden birini teşkil ediyor. Ogle, ABD'nin Oklahoma eyaletinden 9 dolara satın aldığı ikinci el MP3 çalıcıyı bilgisayarına taktığı ve recover ettiği zaman, Amerikan ordusunun Irak ve Afganistan'da görevli birliklerinde yer alan personele ait isim listeleri, görev özetleri, sosyal güvenlik ve cep telefonları gibi bilgilere ulaştı. Afganistan'da, Kabil dışındaki Bagram askeri hava üssünden çalınan bir bilgisayardaki bilgilerde de yine silinmiş ama kaybolmamış stratejik dokümanlar elde edilmişti. Benzer olayların yaşanmaması için Amerikan Savunma Bakanlığı, bilgisayarlarda USB kullanımını yasakladı. ABD başkan adayı John McCain'in kampanyası sırasında kullanılan ve sonrasında 20 dolara satılan bir cep telefonunda da kampanyaya bağış yapanların bilgileri, cep telefonları, adresleri, elektronik posta bilgileri ve resimleri bulunmuştu. Cep telefonlarına takılan harici hafıza kartları da telefon çalındığı zaman, resim, video gibi kişiye özel bilgilerin bir anda üçüncü kişilerin kontrolüne geçmesine neden olabiliyor. Bilgi güvenliği uzmanları, kullanıcılardan cep telefonlarını iyi korumalarını ve tamire verecekleri zaman harici hafıza kartlarını mutlaka çıkarmalarını öneriyor. Denize düşürülmüş, kırılmış ya da yanmış ama tamamen yok olmamış harddisklerden dahi bilgi yeniden elde edilebiliyor. TAMAMEN SİLMEK MÜMKÜN Ancak bazı yazılım şirketleri, yeniden kazanımı engellemeye yönelik yazılımlarıyla bilgilerin “gerçekten” silinmesini de sağlayabiliyor. Söz konusu yazılımlar, adres yolu silinmiş ancak harddisk'in görülmeyen bölümünde bekleyen dosyaları buluyor ve aynı ofislerde kullanılan kağıt öğütme makineleri gibi parçalara ayrıyor. Dosyalar yeniden birleştirilemez, dolayısıyla recover edilemez hale getiriliyor.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/659350290104087639-401205696534180338?l=ahmetsozer.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/feeds/401205696534180338/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=659350290104087639&amp;postID=401205696534180338' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/401205696534180338'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/401205696534180338'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/2009/02/sabit-disklere-guvenmeyin.html' title='Sabit disklere güvenmeyin !!!!!!'/><author><name>Ahmet Sözer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08381012970381260829</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_5JO9KV8YStA/SY8aTGhO4gI/AAAAAAAAAMc/XaYZUJyfiqA/s72-c/tb_e0kff9.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-659350290104087639.post-4454407052466195357</id><published>2008-09-02T00:58:00.003+03:00</published><updated>2008-09-02T01:10:46.474+03:00</updated><title type='text'>Notebook' ta Bunlar Çok Önemli</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_5JO9KV8YStA/SLxoWo2Sx6I/AAAAAAAAAIA/l_jiHFsRqpc/s1600-h/20070710110920.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5241178804483966882" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_5JO9KV8YStA/SLxoWo2Sx6I/AAAAAAAAAIA/l_jiHFsRqpc/s320/20070710110920.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;1-)3-6 Ayda bir mutlaka notebook fan ve soğutucuları temizletin.(temizlenmediği taktirde aşırı ısı sonucu cihaza hasar verebilir)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;2-) Devamlı şarzda kullanmayın(hem pile hemde cihaza zarar verir)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;3-)Cihazı temizlerken kesinlikle sıvı temizlik malzemeleri kullanmayın.(klavye, lcd ve devrelere zarar verir )&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;4-) Notebook unuza sıvı döküldüğü zaman derhal cihazı ters çevirin lcd açık bir şekildepili ve şarz cihazını cıkarın.( kuruduktan sonra çalışabilir ama kısa sürede geri dönüşü olmayan arızalar doğurur. derhal deneyimli bir serviste temizliğini yaptırın .) &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;5-)Sıvı dökülen notebook u saç kurutma makinesiyle kurutmaya çalışmayın.(Hem korozyonun başlamasını hızlandırırsınız hemde klavye tuşlarını eritirsiniz.)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;6-)Notebook unuzu çantada taşırken çantanın ön gözlerinde şarz cihazı vs.sert cisimler koymayınız.önden aldığı bir çarpma sonucu cihaz lcd si kırılabilir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;7-)Notebook unuzu çantada çalışır vaziyette uyku modunda bırakarak taşımayınız.( aşırı ısınma sonucu cihaz zarar görür.) &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;8-) Notebook unuzu yumuşak yüzeylerde çalıştırmayınız.(yatak ,halı ,koltuk vs.cihazın hava kanallarını tıkar ve aşırı ısısonucu cihaz zarar görür)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;9-) Şarz cihazınızı taktığınız pirizlere cok dikkat edin sıkı oturmaya kıvılcım atan prizler elektronik cihazlara zarar verir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;10-) En önemli püf noktacihazlarınız donanımı tam olan yerleretamir ettirin.servisimize tamir edilmek üzere gelen ve daha önce tamir için başka servislere verilen notebookların bir coğu tamir edilememektedir.deneyimsiz kişilere verildiği için geri dönüşü olmayan zararlar verilmektedir. fan ve soğutucuları temizletin.(temizlenmediği taktirde aşırı ısı sonucu cihaza hasar verebilir)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/659350290104087639-4454407052466195357?l=ahmetsozer.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/feeds/4454407052466195357/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=659350290104087639&amp;postID=4454407052466195357' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/4454407052466195357'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/4454407052466195357'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/2008/09/notebook-ta-bunlar-ok-nemli.html' title='Notebook&apos; ta Bunlar Çok Önemli'/><author><name>Ahmet Sözer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08381012970381260829</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_5JO9KV8YStA/SLxoWo2Sx6I/AAAAAAAAAIA/l_jiHFsRqpc/s72-c/20070710110920.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-659350290104087639.post-5087503962095902921</id><published>2008-08-30T21:29:00.002+03:00</published><updated>2008-08-30T21:32:10.312+03:00</updated><title type='text'>Laptop Alacaklara !!!!!</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_5JO9KV8YStA/SLmSEKfgc2I/AAAAAAAAAH4/laM1RodvH6Y/s1600-h/93819_57025.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5240380241655919458" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_5JO9KV8YStA/SLmSEKfgc2I/AAAAAAAAAH4/laM1RodvH6Y/s320/93819_57025.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Laptop alacaksanız işlemcinin ;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;1 . Vista kullanmak için min. 2.0 Core 2 Duo, 2 ya da 4 mb cache belleği olmalı. Mümkünse Santarosa işlemciyi tercih et, Centrino işlemciler artık üretilmeyecek.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;2. AMD ye kanıp sakın ha, yeni , eski hangi nesli olursa olsun alma,&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;3. Ekran kartı paylaşımlı olmasın.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;4. HDD 200 gb. In üzerinde olduğu zaman aşırı ısı yayıyor ister istemez, tabi bu ısı da makinenin içersine yayılıyor, işlemci fanı fayda etmiyor…&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bu dediklerime uygun bir laptop alırsan, sanırım sıkıntı yaşamazsın.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ayrıca marka seçimine gelecek olursak,&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;1. ASUS ( İşlemci ve HDD hariç diğer parçalarını kendisi üretmektedir ve birebir uyumlu parçaları monte ettikleri için performans farklılığı yaratıyor.)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;2. Toshiba ( Toshiba kendi ürünlerinin, lcd, plazma, dvd falan gibi ürünlerinin imalatını bir süreye kadar kendi yapıyordu, şimdilerde sanırım plazmaları hariç laptopları da çine düştü) 3. Acer ( Alman ürünü ve Almanların da mekanik bilgisinin bizim Osmanlı tarihi kadar şaşalı olduğu için sorunsuz laptoplar üretmekte fakat laptop kasalarının ağır, dayanıklı plastik den üretime başladıklarından beri, cihazların ağırlık problemleri başladı.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;4. DELL ( Ana memleketi Amerika olan bu laptopların servis ağı problem yaratmakta ve doğduğu ülke itibarı ile benimde kişisel bi tercihim olmamıştır bu cihazlar için…. )&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;5. HP ( herkesin WC sine kadar girmiş bir HP ürünü mutlaka vardır, HP ler Toplama Laptoplardır, HDD, Anakart, Ekran kartı, İşlemci hepsi ayrı markaların ürünleri olup, bir araya getirilirken Sanki Mimarisi ya da Stilisti ve ya Tasarımcısı Georgio Armani mi dedirtecek kadar albenili ürünler üreterek halkın beğenisini kazanmış ürünlerdir.)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;6. Monster ( garip ama performansı yüksek içinde ne ararsan var olan, fiyatı bu konfigürasyona nazaran oldukça hesaplı laptop modeli ). &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Tecrübe, araştırma, deneyim, test sonucu edindiğim bilgilere göre sıralamaya koydum ve açıkladım……Bilginize!&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/659350290104087639-5087503962095902921?l=ahmetsozer.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/feeds/5087503962095902921/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=659350290104087639&amp;postID=5087503962095902921' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/5087503962095902921'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/5087503962095902921'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/2008/08/laptop-alacaklara.html' title='Laptop Alacaklara !!!!!'/><author><name>Ahmet Sözer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08381012970381260829</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_5JO9KV8YStA/SLmSEKfgc2I/AAAAAAAAAH4/laM1RodvH6Y/s72-c/93819_57025.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-659350290104087639.post-7598955523965995238</id><published>2008-06-06T12:35:00.004+03:00</published><updated>2008-06-06T12:42:32.175+03:00</updated><title type='text'>Askerlik Dönüşü</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_5JO9KV8YStA/SEkFwBcjiuI/AAAAAAAAAGo/v4FRdXl7vY0/s1600-h/msys2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5208700766610754274" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_5JO9KV8YStA/SEkFwBcjiuI/AAAAAAAAAGo/v4FRdXl7vY0/s320/msys2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Merhaba beni özliyenler&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Vatani görevimi gururdolu bir 5 ay 5 gün yaparak bitirdim.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Her türk gencinin yapması gerek ve hayatında önemli bir adım olan bu süreci benim gibi tüm askerlige hazır arkadaşlarıma iyi bir askerlik yapmalarını dilerim.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/659350290104087639-7598955523965995238?l=ahmetsozer.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/feeds/7598955523965995238/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=659350290104087639&amp;postID=7598955523965995238' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/7598955523965995238'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/7598955523965995238'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/2008/06/askerlik-dn.html' title='Askerlik Dönüşü'/><author><name>Ahmet Sözer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08381012970381260829</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_5JO9KV8YStA/SEkFwBcjiuI/AAAAAAAAAGo/v4FRdXl7vY0/s72-c/msys2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-659350290104087639.post-8180628822269572201</id><published>2008-03-17T14:18:00.004+02:00</published><updated>2008-03-17T14:28:41.820+02:00</updated><title type='text'>O ŞİMDİ ASKER</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5178686400124124098" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_5JO9KV8YStA/R95j19KLe8I/AAAAAAAAAGg/R1wmtOiZXIc/s320/asker.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;MERHABA ARKADAŞLAR 12 ARALIKTA VATANİ GÖREVİMİ YAPMAK ÜZERE KÜTAHYA İL JANDARMA KOMUTANLIGINA KISA DÖNEM OLARAK YAPMAKTAYIM&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5178686172490857394" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_5JO9KV8YStA/R95jotKLe7I/AAAAAAAAAGY/EoCIjHlXS04/s400/Asker1.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;KISA BİR SÜRE SONRA SİZLERLE YENİ TEKNOLOJİK HABERLE GÖRÜŞMEK ÜZERE&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/659350290104087639-8180628822269572201?l=ahmetsozer.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/feeds/8180628822269572201/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=659350290104087639&amp;postID=8180628822269572201' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/8180628822269572201'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/8180628822269572201'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/2008/03/o-imdi-asker.html' title='O ŞİMDİ ASKER'/><author><name>Ahmet Sözer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08381012970381260829</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_5JO9KV8YStA/R95j19KLe8I/AAAAAAAAAGg/R1wmtOiZXIc/s72-c/asker.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-659350290104087639.post-430689050022965464</id><published>2007-09-20T10:05:00.000+03:00</published><updated>2007-09-20T10:06:08.116+03:00</updated><title type='text'>Bilgisayarcıların Sıkça Kullandığı Kısaltmalar ve Açıklamaları</title><content type='html'>ACPI - “Advanced Configuration and Power Interface“&lt;br /&gt;-  PC’ lerde yeni nesil DOS tabanlı güç idaresi için yazılmış yazılım. ACPI, eski Intel APM (Advanced Power Management) yazılımının yerine geçmiştir. ACPI, sadece bilgisayar aktif değilken zaman ayarlamalarını yapmaktan öte, güç kullanımını dinamik olarak gösterir ve gücü bağlantılı olarak kullanır. ACPI kontrolü PC’ nizin BIOS’ undadır. “eysipiay” diye okunur.&lt;br /&gt;Active matrix display  -  Bugünün çoğu laptop - dizüstü bilgisayarlarının ekranı böyledir.Actif matriks teknolojisinin “pasif matriks” den farkı ekranın kendisini daha sık bir şekilde tazelemesidir. Böylece resim kalitesi ve bakış açıları artar. Bazen TFT (”thin film transfer&amp;amp;rdquo ince film transferi olarak da anılır.&lt;br /&gt;Adapter Card - PC ana kartı üzerine takılan elektronik kartların genel ismi. Bu sayede bilgisayar çevre birimleri ile bilgi alış verişinde bulunur. Network interface card (NIC) bunun bir çeşididir.&lt;br /&gt;ADSL - Asymmetric Digital Subscriber Line  - Tek yönlü, yüksek hızlı sinyal transferi deyimidir. Asimetrik oluşu, sinyal alırken hızlı, verirken yavaş oluşundandır. Bu hız kullanıcının merkeze olan uzaklığı ile değişebileceği gibi, 6 Mbps kadar yüksek veya 128 Kbps kadar düşük olabilir. ”eydiesel” diye okunur.&lt;br /&gt;AGP - “Accelerated Graphics Port“ -  Intel tarafından imal edilmiş, nisbeten yeni grafik çıkışıdır. 3 boyutlu grafikleri daha iyi gösterir. AGP 528 MB/saniye hızı ile data transfer edebilir. Mukayese edersek, PCI (Peripheral Component Interconnect) çıkışları, 132 MB/saniye hızını aşamazlar.  AGP’ nin büyük bant genişliği, oyunların ve 3 boyutlu grafik çalışmalarının daha gerçekçi olmasını sağlar. Bunun yanında dataları kendi hafızasında değil, sistem hafızasında tuttuğu için performans düşer. ”eycipi” diye okunur.&lt;br /&gt;Alpha Channel - Bilgisayar grafiklerinde, her pikselin şeffaflık için ayrılmış parçasına verilen addır. 32-bit grafik sistemleri 4 kanallıdır. Kırmızı, Yeşil ve Mavi (RGB) için üçü kullanılırken 1 tanesi 8-bit alfa kanalı için ayrılmıştır.  Alfa kanalı gerçekte bir maskedir. İki ayrı rengin üst üste gelmesi halinde öndekinin alması gereken renge göre bir üçüncü renk belirler.&lt;br /&gt;AMR - “Audio Modem Riser“ - Anakartların analog giriş çıkışları için Intel tarafından bulunmuş bir uygulamasıdır. AMR kartı, ana kartlardaki analog giriş çıkışları kaldırır. Böylece anakart imalatçıları, FCC veya beynelmilel telekom sertifikalarına ihtiyaç duymazlar. Bu da ucuzlamayı getirir. “eyemar” diye okunur.&lt;br /&gt;AMPS - “Advanced Mobile Phone Service” -  Analog hücresel telefon standartları, 1983 yılında AT&amp;amp;T tarafından tanıtılmıştır..  AMPS telefonları 800 ila 900 Megahertz (MHz) kanalında yayın yapar. “cell” denilmesinin sebebi radyo yayıcılarının cell adı verilen bu uzay bölümüne yayın yapmasındandır. “eyempies” diye okunur.&lt;br /&gt;API - “Application Program Interface“ - İşletim sistemi, sürücü arabirimleri ve yazılımlar arasındaki muhaberatı sağlayan yazılım serilerine verilen isim. Yazılım bloklarından oluşan bina yapmaya benzetilmiştir. Bazen “Application Programming Interface.” olarak da anılır. “eypiay” diye okunur.&lt;br /&gt;ASP - “Application Service Provider“ -  Küçük işletmelerin programlarını ücret karşılığı kullanıma sunan ve hardiskinin bir bölümünü kiraya veren web sitesi. Onlar olmasa lokal network olmazdı. “eyespi” diye okunur.&lt;br /&gt;ASP - “Active Server Pages“ - WEB’ de servis sağlayıcının sağladığı, uygulama imkanıdır. Dinamik olarak HTML sayfaları üretir. ASP sayfası, TML sayfasıdır. Fakat bağlanan için yazılım ve   HTML oluşturur. ’server-side scripting‘ sunucu tarafında çalışan yazılım adı da verilen Javascript veya VBScript kullanılarak yapılır. “eyespi” diye okunur.&lt;br /&gt;ATA - “Advanced Technology Attachment“ -Harddiski kullanma hakkını harddiskin kendisine veren, genel disk sürücü arayüzüdür. ATA versiyonlarının birkaçı, 33 MBps ATA-33 ,66 MBps ATA-66 sayılabilir.&lt;br /&gt;Athlon - AMD firmasının  Intel’ in Pentium III’ ü ile rekabet etmek için çıkardığı merkezi işlemcilerine verilen ad. K7 olarak da anılır. PC World‘ ün Eylül 99 baskısında 600MHz Athlon, 600MHz PIII’ den % 9 daha hızlı denmiştir. Grafik testlerinde, Athlon üç boyutlu modellemede % 21daha hızlı bulunmuştur.  Mukayese için  AMD &lt;a href="http://www.amd.com/products/cpg/athlon/index.html"&gt;Athlon&lt;/a&gt; sayfasına bakabilirsiniz..&lt;br /&gt;AWG - “American Wire Gauge“, Kablodaki tel kullanımı için bir standarttır. Sayı azaldıkça çap artar. “eyvici” diye okunur.&lt;br /&gt;Backplane  -Başka bir baskılı devrenin kendisine takılması için üzerinde soket bulunan baskılı devrelere bu ad verilir. Çoğu bilgisayarın ana kartı böyledir. Üzerinde PCI, ISA, AGP veya RAM soketleri bulunur. Bu yüzden “motherboard” anakart diye anılır. Üzerine ekran kartı, network kartı, RAM, modem gibi başka kartlar takılır.&lt;br /&gt;Bandwidth - Band genişliği, belli bir zaman biriminde internette gönderilen data miktarına denir. Genellikle birimi “bits per second” (bps), “kilobits per second” (Kbps) or “megabits per second” (Mbps) olarak kullanılır.&lt;br /&gt;BIOS - “Basic Input/Output System“  -  BIOS, PC’ lerdeki ilk yazılımdır. PC, ilk bilgileri buradan alır. Kontrol sürücüleri, klavye, ekran, mouse, seri portlar, vs. BIOS, donanım ile işletim sistemi arasında köprü vazifesi görür. BIOS, ROM çipinde saklı kalır. (RAM’ de değil), böylece bilgisayar BOOT eder, yani açılır. “bayos” diye okunur.&lt;br /&gt;Bluetooth - Kısa mesafeli kablosuz iletişim için açık standarttır. mobil telefonlar, bilgisayar ve PDA üreticileri tarafından ortaklaşa üretilmiştir. Bu sayede bu standardı destekleyen tüm aletler birbiri ile iletişim kurar. Daha fazla bilgi için &lt;a href="http://www.bluetooth.com/"&gt;Bluetooth &lt;/a&gt;web sitesine bakınız.&lt;br /&gt;BNC - Anten kablosuna benzeyen koaksiyel kablolar ile bilgisayarları birbirine bağlarken kullanılan konektör. Taktıktan sonra döndürerek kilitlenir. “biensi” diye okunur.&lt;br /&gt;Bridge - İki veya daha fazla bilgisayarı router gibi birbirine bağlayarak data aktaran iletişim aracıdır. Data paketlerini okur ve filtre eder.IP adresi istemez ve yayın trafiğini atlar. “Briç” diye okunur.&lt;br /&gt;Broadband - Bir tek ses kanalından, yani modüle edilmiş frekansı taşıyan taşıyıcı dalgadan daha geniş bir banda sahip taransmisyon kanalı veya medyasıdır. Aynı anda ses, data, görüntü gibi farklı servisleri şebeke ortamında dağıtır. Kablo yayın böyledir.&lt;br /&gt;Browser-safe colors - Mac ve PC’ lerin her ikisinde birden kullanılan 256 renklik renk paletinin 216 sından meydana gelen bir renk paletidir. Her iki platformda da görülmesini istediğiniz web sayfalarında bu sistemi kullanmalısınız.&lt;br /&gt;Bus -Bilgisayar mimarisinde bir elemandan diğerine bilgi taşıyan bölümdür. Genellikle birden fazla komponent takılır. Hafızanın bir kısmında, buna takılan kartların adresleri tutulur. “Bas” diye okunur.&lt;br /&gt;Cache -  Bir çeşit kayıt hızlandırma şeklidir. Bunun için ana hafıza kullanılırsa “memory caching” , sabit disk kullanılırsa “disk caching” adını alır.  Hafızada yapılanı, diğer programlar tarafından da tekrar tekrar kullanıldığı için çok hızlıdır. Bazen bu amaçla ayrı bir hafıza birimi kullanılır. Buna “Cache Memory” denir. Bu daha hızlı olur. “Level 2 (L2) cache“, işlemci ile DRAM arasına yerleştirilmiş ve bugünkü bilgisayarların demirbaşı olmuştur. “Keş” diye okunur.&lt;br /&gt;CDPD - “Cellular Digital Packet Data” -  Radio frequency (RF), radyo dalgaları ile çalışan kablosuz bir iletişim servisidir. Data paketlerini cep telefonu hattından gönderir. 19.2 kbps hızına kadar çıkabilir.  CDPD paketleri konuşmalardaki duraksamalarda gönderilir. Bu hizmet Amerika’ da 65  şehirde verildiği halde, Türkiye’ nin her yerinde vardır. “sidipidi” diye okunur.&lt;br /&gt;Circuit-Switched Cellular - Eski analog telefon şebekesinin kullanıldığı bir sistemdir. Amerika’ da bile CDPD için geliştirilme yapılmamıştır, ancak ülkemizde son sistem santrallarla kullanılabilmektedir.&lt;br /&gt;CLEC  - “Competitive Local Exchange Carrier“ -  Bir telekom şirketi çeşididir. CLEC’ ler kablo, ISP, GSM hizmetleri verirler. “silek” diye okunur.&lt;br /&gt;Koaksiyel Kablo - Ortada ayrı bakır teller, dışında ise manyetik alanlara kalkan olabilecek şekilde çevrelenmiş ve sarılmış  bakır teller olan bir kablo şeklidir. Genellikle anten kablosu veya telsiz kablosu olarak satılır. Dıştaki tel genellikle topraklanır. Her iki tel grubu da aynı eksen üzerindedir. Bu nedenle koaksiyel diye anılır. 10-Base2 Ethernet kullanımında, kablo TV gibi bazı RF uygulamalarında bu kablo kullanılır. Bu kabloların karakteristik bir empedansı vardır. (genellikle 47 ohm) Kablo üzerinde bu omaj yanında RG yazar. Bu “Radio Guide” ın kısaltılmışıdır. Bunun yanında rakamla belirtilen kablo tipi ve “/U” yazar. RG-6/U,  75-ohmluk bir anten kablosudur. RG-59/U ise   75-ohmluk video kablosudur. RG-58 de 50 ohmluk bilgisayar şebeke kablosudur.&lt;br /&gt;CompactFlash  - Bir çeşit ön hafızadır. I &amp;amp; II PC-Kartlarındaki soketlerde adaptörle kullanılır.  kendi üstünde kontrolörü olduğu için kamera ve PDA cihazlarında yükü azaltmak için kullanılır. 2MB ile 64MB arasında çeşitleri vardır.&lt;br /&gt;CMS - Cable Management System, Kablo sistemlerini düzenlemek için kullanılan cihazların genel ismidir. “siemes” diye okunur.&lt;br /&gt;CPE - Customer Premise Equipment -  Kullanıcı tarafındaki iletişim cihazlarının genel ismidir.DSL servisleri için CPE’ lere “modem” deriz. “sipii” diye okunur.&lt;br /&gt;Cross-over Cable  - Çapraz bağlantı ile data alış verişi yaparak Hub kullanılmadan bilgisayarları birbirine bağlayan kabloya denir.&lt;br /&gt;CSMA/CD - Carrier Sense Multiple Access / Collision Detect. Bu data aktarım tekniği şu şekilde çalışır. Cihaz data paketini göndermeden evvel, başka bir cihazın data göndermekte olup olmadığını kontrol eder. Hat boş ise paketi gönderir. Meşgul ise bekler. İki cihaz aynı anda başlarsa, bu çakışmayı hisseder ve her iki cihaz da rastgele bir zaman için bekler. Bekleme zamanı kısa olan önce gönderir, diğeri ise beklemeye devam eder. Ethernet kartlarının çalışma sistemi böyledir..&lt;br /&gt;DEMARC - Bir döngünün veya devrenin sorumluluk alanını balirleyen bir sınır taşıdır. “dimark” diye okunur.&lt;br /&gt;Dedicated Line - Kullanıcının kesinisiz olarak hizmetinde olan hatta verilen isimdir..&lt;br /&gt;DIP switches - “Dual Inline Package” switches -  Anakart veya diğer kartlarda bulunabilen minik anahtarcıklardır. On ve off, pozisyonları vardır. Böylece kartlar ayarlanır. “dipsviç” diye okunur.&lt;br /&gt;Downstream/Upstream - Downstream, kaynaktan aşağı data akışını; Upstream de kaynağa doğru data akışını gösterir. Internet service provider (ISP) ‘ den kullanıcıya olan data akışına Downstream denir.&lt;br /&gt;DRDRAM - “Direct RAMbus Dynamic Random Access Memory“ -  RAM teknolojisinin son halidir. DRDRAM, SDRAM’ ın yaklaşık üçde biri kadar güç çeker. Saat hızı 800MHz’ e kadar çıkabilir ve 4 paralel RAM takılmasına izin vererek çoklu kanal çalışabilir. Data yolu SDRAM’ ın iki katı genişliktedir. (bir byte yerine iki byte kullanır) ”diardrem” diye okunur.&lt;br /&gt;DSP - “Digital Signal Processor“ -  Analog sinyalleri dijital sinyallere dönüştüren işlemcilere verilen genel addır. Ses ve görüntü sıkıştırmasında, sesin işlenmesinde, modemlerde, işitme yardımında, sismik algılayıcılarda ve hızlı çevirici ve filtreleyicilerde kullanılır. “diespi” diye okunur.&lt;br /&gt;DVD - “Digital Video (or Verastile) Disc“ -  4.7GB ile 17GB arasında multimedya data transferi sağlayabilen CD-ROM-benzeri teknolojinin geliştirilmişidir. DVD,  CD-ROM’ ları destekler ve çoğu DVD sürücüleri şarkı CD’ lerini ve CD-ROM’ ları çalıştırır. DVD’ nin son şekli olan DVD-2 (veya DVDII), CD-R (Recordable) ve CD-RW (Re-Writable) diskleri de çalıştırır. “dividi” diye okunur.&lt;br /&gt;EIDE - “Enhanced Integrated Device Electronics“ -  Harddisk kontrol kartını kendi üzerinde bulunduran bir çeşit ATA disk sürücüsü standardıdır. Eski IDE standardına ek olarak, 30-40 GB gibi yüksek kapazitelerde, hızlı erişim zamanı ve “burst” transfer (bir seferde büyük data paketi) sağlar. “iaydii” diye okunur.&lt;br /&gt;Ethernet - Yerel iletişim şebekesi -local area network (LAN), 1976 yılında Xerox tarafından geliştirilmiştir. En meşhur Ethernet bağlantıları 10Base-T (saniyede 10 megabit data transferi) ve 100Base-T (100Mbps) çoğunlukla sarımlı çift kablo ile bağlanırlar.  Koaksiyel ve fiber-optik kablo bağlantısı da yapılabilir.&lt;br /&gt;Firewall - Başkalarının özel datalarımıza ulaşamaması için kullanılan programlara denir. Bir çeşit güvenlik politikasıdır.   Bir intranet bağlantısının internete açılmasında, internettekilerin intranete ulaşmasını engeller. “fayrvol” diye okunur.&lt;br /&gt;FOIRL - Fiber Optic Inter-Repeater Link Fiber optik bağlantıların içsel tekrarlayıcısı.&lt;br /&gt;Full-Duplex - Aynı zamanda her iki istikamette de data transferi olabilen ortamlardır ve band genişliğinin % 100′ ünü kullanır.&lt;br /&gt;Half-Duplex - Sadece tek istikamette data transferi olabilen ortamlardır ve band genişliğinin % 50′ sini kullanır.&lt;br /&gt;Hub - Genellikle ethernetlerle birlikte kullanılır. Tüm bilgisayarlardan ayrı ayrı gelen kabloların üzerine bağlandığı cihazdır. Hub, gelen sinyalleri gereken yerlere tekrar transfer eder. Bir hub 8′ lik, 16′ lık veya 32′ lik olduğu gibi, birden fazla hub birbirine bağlanarak şebekedeki bilgisayar sayısı arttırılabilir.Bu durumda hub‘ lar arasında çapraz bağlantı kablosu kullanılır. Eğer ‘MDI’ portu varsa gerek kalmaz. “hab” diye okunur.&lt;br /&gt;Horizontal Cable - Duvardaki prizden telefona veya bilgisayara bağlantı yapılan kabloya verilen addır. Hub veya PBX’ i patch panele bağlarken kullanılan kabloya da bu isim verilir.&lt;br /&gt;HVAC -  Heating, Ventilating, and Air Conditioning systems. Isıtma, havalandırma ve soğutma sistemleri.&lt;br /&gt;IDC  - Insulation Displacement Connector. RJ konektörlerinde olduğu gibi, monte ederken kabloyu sıyırarak, bağlantıyı sağlayan konektörlerin genel adıdır.”aydisi” diye okunur.&lt;br /&gt;ISDN - Integrated Services Digital Network - Telefon şirketi tarafından sağlanan dijital şebeke sistemidir. “ayesdien” diye okunur. ISDN hatları iki adet ‘B’ kanalı ve  bir adet ‘D’ kanalından oluşur:B Kanalı = Bearer Channel, 64kbps. Dataları bu kanal taşır.D Kanalı = Data Channel, 16kbs.  Sinyal bilgisini taşıyan kanaldır. ISDN şebekesinin bağlanmasına veya bağlanmamasına karar verir.&lt;br /&gt;Kbps - Kilobits per second  - Data transfer hızını veya bant genişliğini gösteren bir birimdir. Her bit 8 byte ettiğinden cps - character per second ile karşılaştırıldığında 8 kat fazla gösterir, ki yanıltıcıdır. Bir saniyede gönderilen her 1000 bit demektir.&lt;br /&gt;MAC Address - Media Access Control Address - Genellikle hexadecimal yani 16 tabanlı olarak gösterilen, şebekeye bağlı her bilgisayara ayrı olarak verilmiş 32 bitlik bir sayı ile ifade edilir. Bu sayı o cihazın adresi sayılır.6 byte uzunluğundadır. İlk üçü imalatçıyı belirtir. Dünyadaki bütün şebeke bilgisayarlarının böyle bir adresi olması şarttır.&lt;br /&gt;Monster-Cable - Normal olmayan kabloların fiyatlandırılma stratejisi.&lt;br /&gt;Mbps - Million bits per second - 1000 Kbps karşılığı data transfer hızını veya bant genişliği.&lt;br /&gt;Multi-Mode (MM) -  Fiber optik kablolar için kullanılır. Genellikle 62.5/125 olur. Bu rakamlardan 62,5 mikron fiberin çapını gösterir. 125 mikron brüt çapıdır, yani dış muhafazası ile birlikte kablo çapıdır.. Multi-Mode fiber, LAN uygulamalarında kullanılan tipik bir kablodur. Mesafe olarak 2Km ile sınırlıdır. İsminden anlaşılacağı üzere çoklu muhaberata izin verir. Bunu da ışığın değişik frekansları ile sağlar.&lt;br /&gt;MUX - MUltipleXer .Alçak bant genişliğindeki birçok kanalı toplayarak tek bir yüksek band genişliğinde birleştiren bir taşıyıcıdır. Devrenin diğer ucunda bunun tersi şeklinde çalışan MUX/DEMUX çevirici bulunmalıdır.&lt;br /&gt;NAT - Network Address Translation - Özel bir IP adresinde, hayali, dinamik bir bağlantı temin eder.&lt;br /&gt;NIC - Network Interface Card - Bilgisayarla şebeke arasında kullanılan bir devre kartıdır. Ethernet, Arcnet, token ring, vs..&lt;br /&gt;Node - Şebekede hub‘ dan başka ne varsa node olarak anılır. PC, router, bridge, sniffer, printer vs.&lt;br /&gt;Patch Cable - İki cihazı birbirine bağlayan kısa network kablosu.&lt;br /&gt;Patch Panel - Data kablolarının sonlandığı cihaz. A device where data cables are terminated. Kablolamanın ileride devam etmesi için kullanılır. Çok da gerekli değildir.&lt;br /&gt;PC-100 main memory bus - 1998′ lerin ortalarında tanıtılmış bir bus teknolojisidir. 66 MHz bus‘ lar yerine üretilmiştir. % 20 daha hızlıdır. Bu hızla uyumlu çalışabilmesi için RAM’ lerin 100MHz SDRAM (”Synchronous Dynamic Random Access Memory&amp;amp;ldquo olması gerekir.&lt;br /&gt;PCI - “Peripheral Component Interface or Interconnect“ - Pentium işlemcilerin isteğine uygun olarak hazırlanmış 64-bit yerel bus soketidir. Maksimum transfer hızı132 MB/sec olmuştur. “pisiay” diye okunur.&lt;br /&gt;PCMCIA card - “Personal Computer Memory Card International Association” card - (”PC Card” olarak da bilinir.) - Kredi kartı büyüklüğünde bir karttır. Dizüstü bilgisayarlarda, kişisel dijital cihazlarda veya kablosuz iletişim cihazlarında bulunabilen kendine özgü sokete takılılar. Ek hafıza, modem ve network kartı olabilir. “Type II” ve “Type III” gibi çeşitleri vardır. “piemsiey” diye okunur.&lt;br /&gt;PCS - “Personal Communication Services“ -  FCC ve kablosuz endüstrisinde dijital hücre teknolojisi terimidir. PCS standardında GSM (”Global System for Mobile Communications&amp;amp;ldquo, CDMA (”Code-Division Multiple Access&amp;amp;rdquo ve TDMA (”Time Division Multiple Access&amp;amp;rdquo bulunmaktadır.  PCS telefonları tamamen dijitaldir ve 1900 MHz frekanstadır. “pisies” diye okunur.&lt;br /&gt;PDF - “Portable Document Format” - Adobe tarafından geliştirilmiş bir dosyalama formatıdır. Her platformda okuduğu için hangi programla yazıldığı farketmez. The Adobe Acrobat Reader ( &lt;a href="http://www.adobe.com/"&gt;Adobe‘ nin websitesi&lt;/a&gt;) ile okunabilir. “pidief” diye okunur.&lt;br /&gt;Plenum - HVAC sistemlerinde havanın geri dönüş bölümüne denir. Plenum, kablo kaplama türü değildir. Kablonun havalandırma alanında tutulma şeklidir. Bazı plenum kabloları PVC-kaplıdır.&lt;br /&gt;POSIX - “Portable Operating System Interface for uniX“ - Unix sistemlerle bilgisayar uygulamaları arasındaki arayüz standatlarının bir kısmına verilen addır. POSIX uyumlu Unix sistemler kullanıcıların, Unix, Linux ve hatta Windows NT ve çeşitleri için daha kolay program yazmalarını sağlar.&lt;br /&gt;POTS - Plain Old Telephone Service -  Analog telefon sistemlerinde sağlanan hizmetleri ifade eder.&lt;br /&gt;PVC - Genel kablo kaplama malzemesi. “pivisi” diye okunur.&lt;br /&gt;Raised Floor - Bilgisayar odalarında sıkça kullanılan döşeme sistemidir. Yer döşemesinin betondan 25-30 cm yüksek yapılarak kabloların buradan geçmesi sağlanır ve havalandırma için plenum oluşturulmuş olur.&lt;br /&gt;RCA connector - Yuvarlak, orta ucu çıkıntılı bir konektör çeşididir. Genellikle anfilerde kullanılır. Eski stereo müzik aletlerinin hemen hepsinde vardır. Kırmızı olanı, sağ hoperlör; siyah veya beyaz olanı, sol hoperlör; sarı olanı da kompozit ekran içindir. “arsiey” diye okunur.&lt;br /&gt;RISC - “Reduced Instruction Set Computer“ -  İlk CISC (”Complex Instruction Set Computer&amp;amp;ldquo işlemcilerinden geliştirilmiş bir çip dizaynıdır. RISC çipi, IBM’ in ‘1970′ in başlarında, daha az işletim talimatı olsun ki hızı artsın ve ucuz olsun diye ürettiği bir çiptir. Motorolanın PowerPC çipleri, Macintosh’ larda kullanılmaktaydı ve RISC dizaynıydı. DEC’ in Alpha ve Sun’ ın SPARC modelleri de RISC çipidir. “risk” diye okunur.&lt;br /&gt;RJ-11 - Telefonlarda kullanılan 6 pinli konnektörlerdir. Dişisi kablonun üzerinde, erkeği ise duvarda veya telefonun üzerinde olur. Genellikle 4 pine kablo bağlansa da sadece kırmızı ve yeşil olan ortadaki iki tanesi kullanılır. Diğer ikisi ikinci telefon veya telefonun ışıklandırılması için kullanılır. Diğer ikisi son zamanlarda, bilgisayarınızı telefonla networke bağlamak için kullanılmaya başlanmıştır. “RJ” Registered Jack tescilli konektör demektir.  Takibeden numara ise (RJ-45, RJ-61X, vs.) FCC tarafından belirlenen bir standarttır. “arcey” diye okunur.&lt;br /&gt;RJ-45 - RJ-11 (telefon) konektörü gibi fakat 8 pinli daha geniş bir konektördür. Hem network, hem de telefon için kullanılabilir. “arcey” diye okunur.&lt;br /&gt;Riser - Döşemenin yükseltilmesi için kullanılan ayaklardır. “rayzır” diye okunur.&lt;br /&gt;Router - Birçok bilgisayar şebekesini adreslerini okuyarak birbirine bağlamak için kullanılan bir cihazdır. Data paketi okunur ve gereken adrese postalanır. Bridge - Köprülerden daha fonksiyoneldir. Birbirine benzemeyen farklı şebekeleri kolayca birbirine bağlarlar. LAN’ ları LAN’ lara veya LAN’ ları WAN’ lara bağlayabilirler. “rotır” diye okunur.&lt;br /&gt;RS-232 - Modem veya seri bağlanan çevre birimleri ile, bilgisayarınızın haberleşmesi için kulandığı endüstriyel standart bir giriştir. Seri denmesinin sebebi her seferinde bir bit göndermesidir. Bir paralel bağlantıda (yazıcı bağlantısı gibi), datalar birçok kablodan bit grupları halinde gönderilir. Şimdilerde RS-232, yerini USB’ ye bırakmaktadır. “ares232&amp;amp;Prime diye okunur..&lt;br /&gt;SC - Bir çeşit fiber konektör. Bir çift fiberi bir konektör e bağlar. Yanyana iki kareye benzer. “essi” diye okunur.&lt;br /&gt;SCSI - “Small Computer System Interface“ -  Yazıcı, harddisk veya başka bir bilgisayara bağlanmak için kullanılan yüksek hızlı paralel arayüz birimidir.”skazi” diye okunur.&lt;br /&gt;SDMI  - “Secure Digital Music Initiative -  Kayıt endüstrisi MP3 korsanlığını durdurmaya çalışmaktadır. Bu yüzden tüm orjinal CD’ lere filigran basılmaktadır. SDMI-uyumlu MP3 çalarlar (ve diğer müzik aletleri) ancak bu filigran kullanımı ile ticari bir nitelik kazanabilirler. Korsan CD’ lerde bu filigran olmayacaktır. Daha fazla bilgi için &lt;a href="http://www.sdmi.org/"&gt;http://www.sdmi.org/&lt;/a&gt; adresini ziyaret ediniz. “esdiemay” diye okunur.&lt;br /&gt;SDRAM - “Synchronous Dynamic Random Access Memory“ - Geleneksel DRAM’ dan daha yüksek kristal frekansı - saat hızıyla çalışabilen bir DRAM türüdür.  “bursting” teknolojisi ile sonraki hafıza adresini önceden bilmesi ile hızlanır. “esdirem” diye okunur.&lt;br /&gt;SDSL - “Symmetric Digital Subscriber Line“ - Tek hat servisi olarak da anılır. SDSL,  band genişliğini “bandwidth” her iki yönde de kullanır. ”esdiesel” diye okunur.&lt;br /&gt;Shell - Genellikle Unix’ in kullanıcı arayüzündeki işletim sistemini tarif eder. Kabuk demektir. İşletim sisteminin en dışındaki hattı gösterdiği için bu isim verilmiştir. En içteki hatta ise kernel denir. “Shell out“, bir   Unix terimidir ve Unixteki bir programdan kabuktaki arayüzüne geçişi ifade eder. “şel” diye okunur.&lt;br /&gt;SM - “Single-Mode“ - Fiber optik kablo çeşididir. Fiber çapı 5-10 mikrondur. SM fiber, çok daha uzun mesafelerde kullanılır, fakat çapın daha küçük olması nedeni ile daha kuvvetli ışık kaynağına - transmiter - ihtiyaç vardır ki bu da lazer olur. SM, Telco dağıtım gibi birçok WAN uygulamasında kullanılır. Çapın küçüklüğünden ötürü, tekil muharebat sağlar. “esem” diye okunur.&lt;br /&gt;SIMM - “Single Inline Memory Module“ -  Üzerine takıldığı baskı devreyle birlikte, RAM hafıza çiplerine verilen ad. ”Single Inline” RAM’ lerin anakarta temas ettirildiği yerin tek hat üzerinde olmasından dolayıdır. Daha yüksek band genişliği olan yeni tip hafıza modülüne DIMM (”Dual Inline Memory Module&amp;amp;ldquo denir. Yeni sistem bilgisayarlar bunu kullanır. “sim” diye okunur.&lt;br /&gt;Simplex - Datanın tek yönde hareket ettiği medya.&lt;br /&gt;Skins - MP3 çalarlarda kullanıcının oluşturduğu grafik arayüzlerdir.Quake ve bazı yazılımlar bu tür arayüz tanımlamasına izin verirler.&lt;br /&gt;SmartMedia card - (SSFDC “Solid State Floppy Disk Card&amp;amp;ldquo - Takılıp çıkartılabilen bir çeşit Flash RAM hafıza kartıdır.dijital kameralarda ve diğer taşınabilir bilgisayarlarda veya Diamond Rio MP3 player gibi MP3 çalarlarda kullanılır. SmartMedia kartları 3.3 ve 5 volt olarak 2MB ile 16MB veya daha büyük kapazitelerde üretilmiştir. &lt;br /&gt;Socket 7 - Orjinal Intel Pentium sınıfı işlemcilerin takıldığı, ana kartlardaki yuvaya verilen isimdir. Pentium II ve III’ lerde, Intel işlemcisini plastik bir slota geçecek şekilde üretmiştir. Fakat AMD ve Cyrix soket kullanmaya devam etmiştir.&lt;br /&gt;SOHO - “Small Office/Home Office” -  Daha fazla insanın bilgisayarla ileyişiminin ve evlerde yaygınlaşmasının sonucu olarak SOHO yani küçük ofis/ev ofisi, bigisayar firmaları için hedef kitle haline gelmiştir.&lt;br /&gt;S/PDIF - “Sony/Philips Digital InterFace“ - Çoğu kayıt stüdyoları ve PC ses kartları için dijital stereo aktarım şekli olarak yerleşmiş bir formattır.&lt;br /&gt;SPAM - Pazarlama, reklam veya sosyal içerikli olarak büyük kitlelere ulaştırılmak istenen mesajlariı, kullanıcının isteği dışında kendisine Internet ya da cep telofonu gibi teknolojiler aracılığı ile yollanmasıdır. (Internet Üst Kurulu SPAM Bildirgesi).&lt;br /&gt;Spread spectrum - Sinyali taşımak için, orjinal sinyalden (baseband) belirgin bir şekilde daha geniş band kullanan, birçok RF ayarlama tekniğinden her biri. Bu değişimin avantajı, parazite karşı yüksek bağışıklıktır. İki çeşit teknik kullanılır: Direk yayılma ve frekans zıplaması.  Frekans zıplaması sistemlerinde bant genişliği değiştirilmez, alıcı ve verici belirlenmiş silsilelerle frekansları değiştirirler.&lt;br /&gt;SRAM - “Static Random Access Memory“ -  Elektriği kesilinceye kadar üzerindeki bilgiyi muhafaza eden, DRAM gibi   tazelemeyen bir RAM çeşididir. “esrem” diye okunur.&lt;br /&gt;ST -  Fiber konektör çeşidi. Her fiberi ayrıca sonlandırır. Minik BNC konektöre benzer. “esti” diye okunur.&lt;br /&gt;Stackable - Birbirine bağlanabilen hub‘ lara verilen tanımlamadır. Böylece port sayısı arttırılırken ilave aktarma yapılmalış olur.&lt;br /&gt;SAF - Store-and-forward - Mesajların alınıp saklandığı, daha sonra şebeke trafiğinin azaldığı zamanlarda yerine ulaştırıldığı iletişim sistemidir. Bu sayede kapalı bilgisayara ulaştırılmak istenen mesaj kaybolmamış olur. Bir çok e-mail trafiği bu şekilde sağlanır.&lt;br /&gt;S-video - “Super Video” -  Ses ve görüntü frekanslarının karıştırılarak aktarıldığı kompozit ekranlardan daha net görüntü ve ses alınan bir video teknolojisidir. S-video, renk (chrominance) ve parlaklığı (luminance) ayrı ayrı taşır. S-Video çalışan kameralar genellikle hem S-Video output cakı hem de alılışılmış RCA-tipi audio/video bağlantısını destekler.S-Video avantajını kullanabilmeniz için, TV’ nizin S-Video girişi olması gerekir..&lt;br /&gt;Switch - Büyük şebekelerde, talep edilen veriyi parçalara ayırarak ve sadece, bilgiyi talep edene göndererek talep etmeyenlerin trafiğini azaltan bir cihazdır. HUB verileri herkese eşit gönderir, talep eden bu bilgiyi alırken diğerleri de bu bilgiyi almadığı halde meşgul olur. “sviç” diye okunur.&lt;br /&gt;T-1 - “Digital Transmission Rate 1&amp;amp;Prime -  saniyede 1,544 megabit veri taşıyabilen kiralık telefon hattıdır. Genellikle şebekeleri birbirine, ISP’ lere, web sağlayıcılarına ve internetteki diğerlerine bağlanmak içindir.&lt;br /&gt;TDMA - “Time Division Multiple Access” - Kablosuz bağlantı teknolojisinde, bant genişliğini zaman aralıkları ile paylaşan “time-division multiplexing” (TDM) dijital kablosuz sistemdir. TDM, radyo frakanslarını belli zaman aralıklarına bölerek, daha fazla ziyaretçi için yer açar.TDMA ile, aynı anda daha fazla data aktarımı yapılır. Cep telefonları - GSM için kullanılmaktadır. “tidiemay” diye okunur.&lt;br /&gt;TDR - “Time Domain Reflectometer” - Üeretilen sinyalin geri dönüşünü ölçerek, kablo uzunluğunu tesbit eden bir cihazdır. “tidiar” diye okunur.&lt;br /&gt;Token Ring Network - Dijital izlerin birbirine aktarılması ile seri bağlantılı bir yerel bilgisayar ağ şeklidir. Bu zincirin bir parçası olmayan bilgisayar, data gönderemez. Saniyede 4 megabite kadar data aktarılabilir.&lt;br /&gt;Tone Generator and Inductive Amplifier -  2 kHzlik bir ses dalgası verilmiş kabloyu takip etmek için, kablodan 2-10 cm uzaklıkta endüktiv bir alıcı kullanılır. Bu sayede kablo test edilirken kesilmez.&lt;br /&gt;TWAIN - “Technology (veya Toolkit) Without An Interesting Name” - Scanner - tarayıcı, fax, grafik ve yazı okuyucu - OCR yazılımları için kullanılan arayüz standardıdır. Anlamı: “ismi lâzım değil” veya ” filan teknoloji” olabilir. Görüntünün, görüntüyü işleyen yazılıma aracısız iletilmesine imkan verir. Bu sayede tarayıcılar çok basit ve ucuz olmuştur. “tveyn” diye okunur.&lt;br /&gt;Twin-Ax - Twinaxial cable -  Koaksiyel kabloya benzer, fakat ortada tek değil iki kablo bulunur.&lt;br /&gt;UART - “Universal Asynchronous Receiver/Transmitter“ - Seri portlarda kullanılan seri verileri paralel portlarda kullanılan hale çevirmek için üretilmiş bir çiptir. Bilgisayar/Modem ilişkisindeki darboğazdır. Yeni bilgisayarlar 16-bit buffer‘ lı 16550 UART çipini kullanırlar.  Bu sayede günümüzün hızlı modemlerine ayak uydurabilirler. “yuart” diye okunur.&lt;br /&gt;Ultra ATA  - (ATA-4, Ultra DMA, ATA-33, DMA-33)  ATA/EIDE disk kontrolü standatdının en son sistemidir. EIDE, veya “Enhance Integrated Electronics Interface” teknolojisi, harddisk için gereken elektroniğin kendisi üzerine monte edilmesi ile imal edilmişti. “ATA” veya “Advanced Technology Attachment” IDE ile eş anlamlıdır. Ultra ATA, ATA-2′ nin üç katı veri aktarımı yapar. (saniyede 33.3 megabite kadar). “DMA” yani “Direct Memory Access” isteyenin harddisk ile direk konuşmasını sağlayarak  işlemciye - CPU’ ya boş zaman kazandırır.&lt;br /&gt;UltraSCSI - “Ultra Small Computer System Interface“ -  SCSI çevre birimlerini bilgisayara bağlamak için kullanılır. (Harddiskler, seyyar sürücüler ve yazıcılar gibi&amp;amp;hellip  UltraSCSI‘ nin yeni versiyonu olan SCSI-2, 8 bit bağlantılarda 20MB, 16 bit bağlantılarda 40MB veri transferine kadar ulaşabilmektedir.&lt;br /&gt;Upstream - Son kullanıcıdan ISP’ ye bağlantı yönünü tarif etmek için kullanılır. Genellikle ADSL metodlarında görülür.&lt;br /&gt;USB  - Universal Serial Bus -  Daha çok PC’ lerin seri iletişimi için ortaya çıkmış bir standarttır. 12Mbs hızıyla ve 127 adet cihazı zincirleme bağlantıyla bağlaması ile bir üstünlük getirmiştir. Bu bağlantıdan voltaj alınabildiği için ayrıca cihazlara adaptör takılması gereği ortadan kaldırılması amaçlanmıştır. Bir kaç  USB aletini aynı cihaza bağlamak isterseniz, USB Hub‘ ı kullanmalısınız. USB’ den bağlanan cihazlar, bilgisayar kapatılmadan takılıp çıkartılabilirler. “yuesbi” diye okunur.&lt;br /&gt;UUCP - “Unix-to-Unix Copy“ -  Unix makinelerde bilginin seri bağlantılarla aktarımını sağlayan bir dizi yazılım ve protokollerin genel adı. 70 li yılların sonunda Bell laboratuvarlarında, programların, verilerin ve e-mail’ lerin standart telefon hatlarından aktarımı için imal edilmiştir. “yuyusipi” diye okunur.&lt;br /&gt;V.90 - 56 Kbps analog modemlerde, üzerinde anlaşılan son standarttır. Rockwell‘ in K56Flex ve 3COM’ un X2 standartları, hala kabul görmektedir. V90 standardı; kablo modem, DSL ve diğer yüksek band genişliği kullanan sistemlerin yaygınlaşması ile başka bir standart icat edilmediğinden, son analog standart olacak gibi görünüyor.&lt;br /&gt;WAP - “Wireless Access Protocol“ - Kablosuz iletişim protokolü. Cep telefonları, radyo cihazları, kablosuz modemler ve diğer internete bağlantı yapan cihazlar için teknolojik standart getirmek amacını taşır. Daha fazla bilgi için &lt;a href="http://www.wapforum.org/"&gt;WAP Forum&lt;/a&gt; a bakın..&lt;br /&gt;Wavetable synthesis - Gerçek enstrumanların ses örneklerinden oluşmuş bir diziyi kullanan ses teknolojisidir. Mesela, bir MIDI dosyası belli bir enstrumanın belli bir notasını istediğinde bilgisayar, ses tablosunda bu notayı bulur. Ses Tablosu sentezi, FM sentezindan dah iyi netice verir. O bir öncüdür.&lt;br /&gt;Wiremap tester - Kısa devre, açık devre, ters bağlantı veya çapraz bağlantı gibi kablo hatalarını tesbit eder. Çok karışık dijital aletler olabileceği gibi basit analog cihazlar da olabilirler.&lt;br /&gt;XGA - “Extended Graphics Array“ - IBM tarafından 1990 yılında geliştirilen, yüksek çözünürlükte görüntü standardıdır. 640X480 çözünürlükte 65,536 rengi, 1,024X768 çözünürlükte 256 rengi gösterir. XGA-2, daha yüksek çözünürlük ve daha çok rengi verir.&lt;br /&gt;XJACK - Bazı diz üstü bilgisayarlardaki kart modemlerin telefon bağlantısı için kullanılan bir konektördür. Kart modemlerde RJ-11 kalın olduğu için kullanılamaz. Yatay bir caktır. “ikscek” diye okunur.&lt;br /&gt;XML - “Extensible Markup Language“ -  HTML gibi bir WEB işaret dilinin nisbeten daha yenisidir. Sadece nasıl göstereceğini söylemekle kalmaz, muhteviyatın ne idüğünü de bildirir.  Mesela, bir ürünün resmini gösterirken, alttan fiyatınıda yazar ve tarama sırasında bu ürünün en ucuz nerede olduğu da taranabilir. Ek bilgi sağlamada avantaj sağlar.Daha fazla bilgi için WC3′ ün &lt;a href="http://www.w3.org/XML/"&gt;page on XML&lt;/a&gt;sayfasını ziyaret edin.. “iksemel” diye okunur.&lt;br /&gt;Yagi antenna - Paralel anten elemanlarından müteşekkil bir yönlendirici antendir. Gelen sinyalleri alır ve bir cihaza yansıtır. (Aktarım hattına bağlı elektriksel bir cihaz).&lt;br /&gt;ZIF Socket - “Zero Insertion Force Socket“  -  Çoğu anakartta bulunan işlemcinin takıldığı bir soket çeşididir. İşlemciyi takarken kuvvet kullanılarak, iğnelerinin eğilmesine meydan vermemek için yapılmıştır. Yan tarafında bir kol vardır. Bu kolu kaldırarak, işlemciyi kolayca yerleştirir, sonra kolu indirerek, hem işlemciyi sabitleştirmiş, hem de iğnelerin tam temasını sağlamış olursunuz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/659350290104087639-430689050022965464?l=ahmetsozer.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/feeds/430689050022965464/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=659350290104087639&amp;postID=430689050022965464' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/430689050022965464'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/430689050022965464'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/2007/09/bilgisayarclarn-ska-kulland-ksaltmalar.html' title='Bilgisayarcıların Sıkça Kullandığı Kısaltmalar ve Açıklamaları'/><author><name>Ahmet Sözer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08381012970381260829</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-659350290104087639.post-5755868182098286960</id><published>2007-09-14T12:15:00.000+03:00</published><updated>2007-09-14T12:18:56.871+03:00</updated><title type='text'>Yahoo Mail üzerinden cep telefonlarına mesaj gönderebilmek mümkün olacak.</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RupR5prnQSI/AAAAAAAAAFg/4s6qj6n8Gjw/s1600-h/yahoo6tf.png"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5109986778088423714" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RupR5prnQSI/AAAAAAAAAFg/4s6qj6n8Gjw/s400/yahoo6tf.png" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;250 milyondan fazla kullanıcısı bulunan Yahoo Mail üzerinden cep telefonlarına mesaj gönderebilmek mümkün olacak.&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;İnternet devi Yahoo, rakiplerine fark atabilmek için elektronik posta kullanıcılarına yeni bir hizmet getiriyor.&lt;br /&gt;Yahoo Mail’in gelecek haftalarda hizmete girecek yeni versiyonu elektronik postadan cep telefonuna bağlantı kuruyor. Klavyede yazılan mesajlar doğrudan cep telefonlarına gönderilebiliyor.&lt;br /&gt;Şirket bu uygulamayla, Yahoo Mail’i rakibi G-mail’in önüne geçirebilmeyi ve Myspace, Facebook, Youtube gibi sosyal bir ağ haline getirmeyi hedefliyor.&lt;br /&gt;10’uncu yıldönümünü kutlamaya hazırlanan ve 250 milyondan fazla kullanıcısı bulunan Yahoo, geçen aylarda elektronik posta kullanıcılarına sınırsız bellek sunacağını da açıklamıştı.(ntvmsnbc)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/659350290104087639-5755868182098286960?l=ahmetsozer.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/feeds/5755868182098286960/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=659350290104087639&amp;postID=5755868182098286960' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/5755868182098286960'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/5755868182098286960'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/2007/09/yahoo-mail-zerinden-cep-telefonlarna.html' title='Yahoo Mail üzerinden cep telefonlarına mesaj gönderebilmek mümkün olacak.'/><author><name>Ahmet Sözer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08381012970381260829</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RupR5prnQSI/AAAAAAAAAFg/4s6qj6n8Gjw/s72-c/yahoo6tf.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-659350290104087639.post-7279305337671719913</id><published>2007-09-14T11:59:00.000+03:00</published><updated>2007-09-14T12:06:09.045+03:00</updated><title type='text'>Türk Telekom’dan Her İlçeye Bir “Internet Evi”</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RupOoJrnQRI/AAAAAAAAAFY/29NnkY2o7sw/s1600-h/interneteviwa8.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5109983178905829650" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RupOoJrnQRI/AAAAAAAAAFY/29NnkY2o7sw/s400/interneteviwa8.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;2007 yılında başlatılan “ Her ilçeye bir Internet Evi” projesi kapsamında 850 ilçede birer internet evi kurmak üzere yola çıkan Türk Telekom, Ankara Polatlı Internet Evi’nin açılışını gerçekleştirdi. Her ilçede yaklaşık 20 bilgisayarlı bir internet evi kurulmasını içeren proje için 20 milyon YTL kaynak ayrıldı.&lt;br /&gt;Türkiye’de internet kullanımını yaygınlaştırarak bilgi toplumunun temellerini atmayı hedefleyen Türk Telekom, 2007 yılında başlattığı proje ile her ilçeye bir internet evi açmak için çalışmalarını hızlandırdı. 850 ilçede her biri ortalama 20 adet tam donanımlı bilgisayar ve genişbant internet erişimi içeren birer “ Internet Evi” yapılıyor. Ulaştırma Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğü, İl Müdürlükleri, Kaymakamlık ve Belediyeler ile işbirliği içerisinde sürdürülen projede internet evleri büyük bir hızla açılmaya devam ediyor. Proje için yaklaşık 20 milyon YTL’lik kaynak ayrıldı.&lt;br /&gt;Türk Telekom yurt çapında gerçekleştirdiği bu proje çerçevesinde tamamlanan üçüncü Internet Evi Ankara’nın Polatlı ilçesinde Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ve Türk Telekom Yönetim ve İcra Kurulu Üyeleri’nin katıldığı bir törenle hizmete açıldı. Atatürk Caddesi, Necip Fazıl Parkiçi Çarşısı’nda bulunan internet evi, 16 bilgisayar ile halka açık internet erişimi sunacak.&lt;br /&gt;Türkiye’nin telekomünikasyon devi Türk Telekom, eğitime katkı sağlayan ve özellikle Türkiye’de bilgisayar okuryazarlığını ve internet kullanımını artırmaya yönelik projelere tam desteğini sürdürüyor. Şirket bundan önce, 2006 yılında başlattığı “ Eğitime Tam Destek” kampanyası ile iki sene içinde toplam 200 milyon YTL’lik yatırımla Türk eğitim sisteminin gerek maddi büyüklüğü gerekse coğrafyaya yayılma bakımından en kapsamlı yatırımlarından birisine imza atmıştı. Toplam 21 bin öğrenciye eğitim imkanı sağlayacak 676 derslikli 35 okul yapımını içeren bu yatırımın dışında Türk Telekom, 2006 yılında eğitimde internet kullanımını teşvik etmek amacıyla 4.750 başarılı öğrenciye karne hediyesi olarak birer bilgisayar, modem ve 3 aylık ücretsiz internet bağlantı paketi vermişti.Türk Telekom’un internet evi girişimi sayesinde Türkiye’nin her ilçesinde herkesin kullanımına açık birer internet erişim noktası hizmete açılmış olacak.&lt;br /&gt;Kaynak :&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.turktelekom.com.tr/webtech/default.asp?sayfa_id=586"&gt;http://www.turktelekom.com.tr/webtech/default.asp?sayfa_id=586&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.turkceyazilim.net/index.php?newsid=783"&gt;http://www.turkceyazilim.net/index.php?newsid=783&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/659350290104087639-7279305337671719913?l=ahmetsozer.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/feeds/7279305337671719913/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=659350290104087639&amp;postID=7279305337671719913' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/7279305337671719913'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/7279305337671719913'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/2007/09/trk-telekomdan-her-ileye-bir-internet.html' title='Türk Telekom’dan Her İlçeye Bir “Internet Evi”'/><author><name>Ahmet Sözer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08381012970381260829</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RupOoJrnQRI/AAAAAAAAAFY/29NnkY2o7sw/s72-c/interneteviwa8.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-659350290104087639.post-2816556189320124740</id><published>2007-09-01T19:48:00.000+03:00</published><updated>2007-09-01T19:55:15.863+03:00</updated><title type='text'>Jumper Nedir, Nasıl Kullanılır Ve Ayarları</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RtmYQ_9zdFI/AAAAAAAAAFA/0U2BzF5KQv4/s1600-h/hddjumpermajt3.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5105279070417155154" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RtmYQ_9zdFI/AAAAAAAAAFA/0U2BzF5KQv4/s400/hddjumpermajt3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Jumper;IDE kablosuna takılmış olan donanımları birbirinden ayırmak için yapılan bir ayardır.&lt;br /&gt;Bu ne demek? Örneğin bir sınıfta 15 kişi var. Bu sınıfta 15 kişinin içinde 2 kişinin adı Hasan. Öğretmen Hasan dediği zaman bu öğrencilerin ikisi de hocaya cevap verir öyle değil mi? İşte bunu önlemek ne yapılmalıdır. Bu öğrencilerin birine küçük Hasan , diğerine ise Büyük Hasan dediğimiz zaman bu karışıklık ortadan kalkmış olur.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Şimdi gelelim Pc dilin de jampır ayarına.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;3 Tane ayar vardır.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bunlar;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;1-Master2-Slave3-Cablo Select &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5105279508503819362" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RtmYqf9zdGI/AAAAAAAAAFI/Nu9NdTSZ1mI/s400/adsz1ve2.jpg" border="0" /&gt; Bir IDE kablosuna 2 tane donanım takılabilir. Bunları birbirinde ayırmak için birinin master, diğerinin ise slave olması lazım. Çünkü işletim sistemimiz bunlardan birine yükleme yapar ve ondan başlama yapar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya da Cablo Select yapılmalıdır.&lt;br /&gt;Her donanımın arkasında Jumper ayarlarının nasıl olduğunu gösteren bir klavuz vardır.&lt;br /&gt;Cablo Select’e ise kablonun ucuna takılan master, ortasına takılan ise slave olur. Bunu yapabilmek içi iki donanımın da Jumper ayarlarının Cablo Select olması gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5105279976655254642" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RtmZFv9zdHI/AAAAAAAAAFQ/N5u4LId3e8I/s400/adszzo2.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/659350290104087639-2816556189320124740?l=ahmetsozer.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/feeds/2816556189320124740/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=659350290104087639&amp;postID=2816556189320124740' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/2816556189320124740'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/2816556189320124740'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/2007/09/jumper-nedir-nasl-kullanlr-ve-ayarlar.html' title='Jumper Nedir, Nasıl Kullanılır Ve Ayarları'/><author><name>Ahmet Sözer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08381012970381260829</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RtmYQ_9zdFI/AAAAAAAAAFA/0U2BzF5KQv4/s72-c/hddjumpermajt3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-659350290104087639.post-4950808016166176179</id><published>2007-08-20T23:17:00.000+03:00</published><updated>2007-08-20T23:21:15.445+03:00</updated><title type='text'>LAPTOP'LARIN PİL SÜRESİNİ ARTIRMAK İÇİN 15 ALTIN KURAL</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_5JO9KV8YStA/Rsn3pP9zdEI/AAAAAAAAAE4/U_gy1zZqJh4/s1600-h/notebook.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5100880341006251074" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_5JO9KV8YStA/Rsn3pP9zdEI/AAAAAAAAAE4/U_gy1zZqJh4/s400/notebook.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Eğer bir süredir laptop kullanıyorsanız, burada yazılan tekniklerin ve püf noktalarının büyük bir kısmını büyük ihtimalle biliyorsunuzdur. Ama yine de bir göz atmakta fayda var, belki gözünüzden bir şeyler kaçıyordur...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;1. Sık sık DEFRAG yapın. Sabit diskiniz ne kadar az çalışırsa pili o kadar az tüketir. Bu yüzden sabit diskinizdeki dosyaların fragmante olmasını (birkaç parçaya ayrılmasını) sık sık DEFRAG işlemini yaparak engelleyin ve sabit disk kullanımını azaltın. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;2. Parlaklığı düşürün. Hem CPU hem de ekran parlaklığını kabul edebileceğiniz limitlere kadar düşürerek il süresinde ciddi tasarruflar elde etmek elinizde. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;3. Arka plan programları. Arka planda çalışan programların sayısını mümkün olduğunca azaltın. Bu sayede CPU'ya düşen yükü hafifletmiş olacaksınız. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;4. Harici aygıtlar. Pille çalışırken gerekmedikçe kablosuz ağ, USB disk, hatta USB fare bile kullanmayın. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;5. Daha fazla RAM. Bellek fiyatlarının oldukça düşük seviyelerde gittiği bugünlerde laptop'unuza yapacağınız bir RAM terfisi pil süresinde ciddi uzamaları beraberinde getirecektir. Bilgisayarınızda daha fazla RAM olursa sabit diske daha az iş düşer, böylece pil daha az tüketilir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;6. CD ve DVD sürücüler. Film seyredecekseniz, filmleri önce sabit diskinize çekin, oradan izleyin. Virtual Daemon gibi Sanal CD/DVD sürücüler de kullanabilirsiniz. CD ve DVD sürücüler iki de bir durup kalkarak pile gereksiz yere yük olurlar. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;7. Pil temas noktalarının temizliği. İki üç ayda bir pili çıkarın, alkollü bir bezle pil temas noktalarındaki metal bölgeleri temizleyin. Bu sayede pilden gelen akım laptop'a daha verimli olarak transfer edilecektir. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;8. Pilinize antrenman yaptırın. İki üç haftada bir laptop'u makul bir süre pille kullanın (eğer çok fazla mobil çalışan biri değilseniz). &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;9. Hibernate (Uyku Modu) . Mutlaka Standby (bekleme) yerine Hibernate (uyku modu) seçeneğini kullanın. Kullanmadığınız zaman bekleme esnasında uyku modu çok daha az pil tüketecektir. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;10. Fazla ısınmayın. Laptop'lar sıcağı pek sevmezler. Havalandırma deliklerini ve fan çıkışlarını belli periyotlarla temizlemeyi ihmal etmeyin. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;11. Güç tüketim yönetimi. Güç yönetimini mümkünse Windows'a bırakmayın. Eğer bilgisayarınızla beraber geldiyse mutlaka onun için özel olarak üretilmiş olan güç tüketim yönetim uygulamasını (Toshiba Power Saver, LG Battery Miser gibi) kullanın. Genelde tüm bu programlarda "maksimum pil ömrü" seçeneği vardır, seyahatlerde bu seçeneği tercih edin. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;12. Çoklu çalışma. Pil ile çalışırken ekrana bir sürü uygulama açıp aralarında geçiş yaparak çalışmayın. Bir rapor üzerinde çalışırken arka planda MP3 dinlemeyin örneğin...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;13. Önceliklerinizi iyi hesap edin. Eğer seyahatteyseniz ve canınız çok sıkılmadıysa DVD seyretmeyin veya oyun oynamayın. Böylece çok az güç tüketen yazı yazma, e-mail okuma gibi işle ilgili aktiviteler için daha fazla pil ömrü ayırmış olursunuz. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;14. Bellek etkisi. Eğer eski model bir laptop kullanıyorsanız "bellek etkisi" problemini minimuma indirmek için iki üç haftada bir pilleri sonuna kadar şarj edin ve sonuna kadar boşaltın. Li-Ion pil kullanan laptop modelleri eski olsalar bile bu genellemenin dışındadırlar. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;15. Otomatik kayıt. Bu özelliği kullanmayın. Belli aralıklarla sabit diski çalıştıran ve dosyalarınızı kaydeden bu seçenek pili daha çabuk tüketir. Onun yerine siz zaten neyi ne zaman kaydedeceğinizi biliyorsunuzdur, değil mi?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;kaynak: &lt;a onclick="return top.js.OpenExtLink(window,event,this)" href="http://www.chip.com.tr/" target="_blank"&gt;http://www.chip.com.tr/&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/659350290104087639-4950808016166176179?l=ahmetsozer.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/feeds/4950808016166176179/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=659350290104087639&amp;postID=4950808016166176179' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/4950808016166176179'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/4950808016166176179'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/2007/08/laptoplarin-pil-sresini-artirmak-iin-15.html' title='LAPTOP&apos;LARIN PİL SÜRESİNİ ARTIRMAK İÇİN 15 ALTIN KURAL'/><author><name>Ahmet Sözer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08381012970381260829</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_5JO9KV8YStA/Rsn3pP9zdEI/AAAAAAAAAE4/U_gy1zZqJh4/s72-c/notebook.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-659350290104087639.post-8276775173883938809</id><published>2007-08-17T11:25:00.000+03:00</published><updated>2007-08-17T11:28:35.934+03:00</updated><title type='text'>Kağıt Piller Geliyor?</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RsVcLf9zdDI/AAAAAAAAAEw/CRD0mvpFOKc/s1600-h/kag%C4%B1t+pil.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5099583505695994930" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RsVcLf9zdDI/AAAAAAAAAEw/CRD0mvpFOKc/s400/kag%C4%B1t+pil.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bilim insanları, uzaktan bakıldığında sadece bir kağıt parçasına benzeyen bir pil geliştiriyor. Kağıt pil, üç yıl içinde satışa sunulabilecek.&lt;br /&gt;LONDRA - Son yıllarda tüm elektronik araçlar görülen küçülme, güç kaynaklarında yani pillerde geliştirilmiyordu. Ancak ABD’li bilim insanları, yeni araştırmalarıyla buna son vermeye hazırlanıyor.&lt;br /&gt;Kağıdı küçük bir karbon tüpün içine koyan araştırmacılar, kağıtta enerji saklanmasını sağladılar.&lt;br /&gt;Fakat her pil gibi, kağıtta da bir elektrik ileticisine gereksinim duyulunca, araştırmacılar mekanizmanın harekete geçebilmesi için, insan kanı, teri veya idrarının işe yarayabileceğini keşfettiler.&lt;br /&gt;Geliştirilen ince ve küçük bir pil, diğerlerine göre daha esnek bir yapıda. Araştırmayı yürüten uzmanlardan Doktor Robert Linhardt, kağıt pilin başka alanlarda ve farklı ortamlarda da kullanılabileceğini söylüyor.&lt;br /&gt;Pilin esnek görünmesinin yanında asıl avantajının, çok farklı sıcaklıklarda da kullanılabilmesi olduğunu belirten Doktor Linhardt, “Cihazı, son derece sert iklim koşullarında da kullanmamıza olanak sağlıyor. Gerçekten onu uzayda da kullanabiliriz, çölde de, kutuplarda da…” dedi.&lt;br /&gt;Araştırmacılar kağıt pille çalışan ürünlerin üç yıl içinde satışa sunulmasını bekliyor. Kağıt pilin, kalp atışlarını düzenleyen cihazlarda dahi kullanılabileceği belirtiliyor.&lt;br /&gt;Kaynak : http://www.ntvmsnbc.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/659350290104087639-8276775173883938809?l=ahmetsozer.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/feeds/8276775173883938809/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=659350290104087639&amp;postID=8276775173883938809' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/8276775173883938809'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/8276775173883938809'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/2007/08/kat-piller-geliyor.html' title='Kağıt Piller Geliyor?'/><author><name>Ahmet Sözer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08381012970381260829</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RsVcLf9zdDI/AAAAAAAAAEw/CRD0mvpFOKc/s72-c/kag%C4%B1t+pil.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-659350290104087639.post-3022643135754841281</id><published>2007-08-17T11:24:00.001+03:00</published><updated>2007-08-17T11:25:38.531+03:00</updated><title type='text'>SEO Olmadan Başarılı Olmanın 10 Yolu</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RsVbev9zdCI/AAAAAAAAAEo/hkdZNq8vROs/s1600-h/seo.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5099582736896848930" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RsVbev9zdCI/AAAAAAAAAEo/hkdZNq8vROs/s400/seo.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;SEO (arama motoru optimizasyonu) kısaltmasını o kadar önemsiyoruz ki, sanki o olmadan hiç bir web sitesi başarılı olamaz, sitesini optimize etmeyenler diğerleriyle yarışamaz zannediyoruz. Tadeusz Szewczyk, bu konuya yeni bir bakış açısı getiriyor ve ilginç bir iddia ortaya atıyor: SEO optimizasyonu günümüzde çok da işe yaramıyor!&lt;br /&gt;Szewczyk, arama motoru optimizasyonu yapmadan web’te başarılı olmanın 10 yolunu aşağıdaki gibi listelemiş:&lt;br /&gt;1- Hedef kitlenizi belirleyin&lt;br /&gt;Binlerce blog var ve çoğu da benzer konularla ilgileniyor. Sİz farklı olmayı deneyin. Daha önce el atılmamış bir konu seçin ve ona yoğunlaşın. Bunu yaparken sakın klasik SEO çalışmalarında olduğu gibi en çok arama yapılan kelimeleri bulmakla uğraşmayın. Yani yöneleceğiniz alanı, kullanıcıların en çok ilgi duyacakları alan olarak belirlemeyin. Farklı açılar yakalayın.&lt;br /&gt;2- Wordpress kullanın&lt;br /&gt;Wordpress, blog olarak kullanılabileceği gibi, minik bir CMS olarak da kullanılabilir. Wordpress’in sayfa optimizasyonu da gayet iyidir üstelik. XML’ler oluşturup Google’a sunmanızı da gerektirmez çünkü Wordpress yazılımı, her yeni yazınızda Google Blog Search servisini ping’ler. Böylece bir kaç saat içinde içeriğiniz Google tarafından tanınır.&lt;br /&gt;3- Kaliteli bir tasarım üretin ve CSS galerilerine yollayın&lt;br /&gt;Klasik SEO, bağlantı almak ve vermek üzerine kurulu kısır bir döngüdür. Bu sebeple tasarımdan ödün verilir ve bağlantılar için daha çok yer ayırılır. Fakat günümüzün ziyaretçileri, tasarımı daha güzel bir blogu, SEO’su daha iyi bir siteye tercih ederler. Yalnızca tasarımı sebebiyle siteleri arkadaşlarına tavsiye ederler.&lt;br /&gt;4- Geri izlemeye (trackback) izin verin ve dofollow kullanın&lt;br /&gt;Bloglar, birbirleriyle bağlantı kurarak büyürler. Blogların birbirlerine bağlanmalarının en kolay yolu da hiç şüphesiz geri izleme özelliğidir. Wordpress için &lt;a href="http://kimmo.suominen.com/sw/dofollow/" linkindex="14"&gt;DoFollow&lt;/a&gt; pluginini kullanarak geri izlemelerin spam muamelesi görmelerini engelleyebilirsiniz.&lt;br /&gt;5- Sosyalleşin, yorumlayın ve diğer bloglara bağlantılar verin&lt;br /&gt;Yazılarınızda diğer bloglara bağlantılar verin, onlardan sıklıkla bahsedin. Yine başkalarının bloglarına yorumlar atmanız da tanınmanıza yardımcı olabilir.&lt;br /&gt;6- Sitenizde sosyal medyaya yer verin (Kendiniz de kullanın)&lt;br /&gt;Del.icio.us veya Stumble Upon gibi sosyal imleme sitelerine giden butonlar kullanın. Digg ve Reddit gibi sitelere içeriğinizi gönderirken dikkatli olun: Kısa bir süre için de olsa yoğun bir ziyaretçi akışı sağlarlar ve bazı durumlarda bu kadar ziyaretçiyi siteniz kaldırmayabilir.&lt;br /&gt;7- İçeriğinizi kendiniz üretin, yeni bir şeyler bulun, kendinizi tanıtın&lt;br /&gt;Hakim olduğunuz konulara yoğunlaşın. Diğer web sitelerinden yazılar almak veya onlara bağlantılar vermek yerine kendi içeriğinizi kendiniz üretin. Başkaları tarafından söylenmemiş sözleri söyleyin. Kendinizi sürekli geliştirin.&lt;br /&gt;Dünün flash haberi, bugün önemsizdir.&lt;br /&gt;8- Bildiklerinizi veya öğrendiklerinizi listeleyin ve yayınlayın&lt;br /&gt;Bir konuda hemen her şey yazılmışsa, bunları kategorilere ayırın ve listeleyin. “En…” başlıklı listeler, “200 Wordpress plugini” benzeri başlıklar taşıyan listelerden daha kullanışlılardır. “10 gerekli Wordpress Plugin’i” tarzı başlıklar her zaman tutar.&lt;br /&gt;9- Alanınıza giren diğer sitelere de yazılar yazın&lt;br /&gt;Sadece kendi blogunuzda veya sitenizde yazmayın. İlgilendiğiniz konularla uğraşan diğer sitelere de yazılar yazın.&lt;br /&gt;10- En azından 2 günde bir yazı yazın&lt;br /&gt;Sürekli bir okuyucu kitlesi oluşturmak için sıklıkla yazın. Sitenizi ayda bir ziyaret edenler, muhtemelen bir süre sonra adını unutacaklardır. Her gün yazı yazmayabilirsiniz ama haftada en az 3 kere yazmanız iyi olur.&lt;br /&gt;Sizin de fark ettiğiniz gibi, pek çoğu yeni fikirler değiller ve muhtemelen çoğunu halihazırda uyguluyorsunuz.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/659350290104087639-3022643135754841281?l=ahmetsozer.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/feeds/3022643135754841281/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=659350290104087639&amp;postID=3022643135754841281' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/3022643135754841281'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/3022643135754841281'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/2007/08/seo-olmadan-baarl-olmann-10-yolu.html' title='SEO Olmadan Başarılı Olmanın 10 Yolu'/><author><name>Ahmet Sözer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08381012970381260829</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RsVbev9zdCI/AAAAAAAAAEo/hkdZNq8vROs/s72-c/seo.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-659350290104087639.post-5059308010312710441</id><published>2007-08-17T11:19:00.000+03:00</published><updated>2007-08-17T11:23:25.475+03:00</updated><title type='text'>Tanınmayan Virüsler!!!!</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RsVa8P9zdBI/AAAAAAAAAEg/2yBXEIHFNUc/s1600-h/vir%C3%BCs.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5099582144191362066" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RsVa8P9zdBI/AAAAAAAAAEg/2yBXEIHFNUc/s400/vir%C3%BCs.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Eğer virüs/trojan/spyware olduğunundan emin olduğunuz ya da şüphe duyduğunuz dosyaları Anti-Virus veya benzeri güvenlik programları tanımıyorsa, tanınması için aşağıdaki adreslere gönderebilirsiniz.&lt;br /&gt;Dosyayı gönderirken “.zip” formatında kaydedin ve dosyaya aksi belirtilmediği sürece örneğin “virus” gibi bir şifre verin, tabii bu şifreyi iletinizde belirtin. Bu, virüs korumasına takılmamak için gerekli.&lt;br /&gt;AntiVirvirus@antivir.de&lt;br /&gt;Avast (Şifre “virus” olmalı)virus@avast.com&lt;br /&gt;AVPsubmit-virus@avp.chnewvirus@avp.ru&lt;br /&gt;BitDefendervirus_submission@bitdefender.comComputer Associates (US)spyware@ca.comvirus@ca.comvirus@cai.comComputer Associates (Vet/IPE) ipevirus@vet.com.auvirus@vet.com.au&lt;br /&gt;Dr. WebAntivir@dials.ru&lt;br /&gt;Eset Nod32samples@nod32.com&lt;br /&gt;Frisk (F-Prot)viruslab@f-prot.comviruslab@complex.isF-Securesamples@f-secure.com&lt;br /&gt;Grisoft (AVG)virus@grisoft.cz&lt;br /&gt;Kasperskynewvirus@kaspersky.comMcAfee (Şifre “infected” olmalı)virus_research@mcafee.comvirus_research@avertlabs.comspyware_research@avertlabs.com&lt;br /&gt;Network Associates (US)virus_research@nai.com&lt;br /&gt;NSClean/BOCleansupport@nsclean.comNorman Antivirusanalysis@norman.noPanda Softwarevirus@pandasoftware.comvirus@pandasoftware.esSophossamples@sophos.comsupport@sophos.comSymantec (Norton) - (Şifresiz gönderilmeli)avsubmit@symantec.com&lt;br /&gt;Trend Microvirus_doctor@trendmicro.com&lt;br /&gt;TrojanHuntersubmit@trojanhunter.com&lt;br /&gt;Lavasoft (Ad-Aware)research@lavasoft.de&lt;br /&gt;Şüpheli dosya gönderebileceğiniz siteler:&lt;a title="F-Prot" href="http://www.f-prot.com/virusinfo/submission_form.html" linkindex="25"&gt;F-Prot&lt;/a&gt;, &lt;a title="McAfee" href="https://www.webimmune.net/" linkindex="26"&gt;McAfee&lt;/a&gt;, &lt;a title="CA" href="http://home3.ca.com/Support/VirusSampleForm.aspx" target="_blank" linkindex="27"&gt;CA&lt;/a&gt;, &lt;a title="F-Secure" href="http://support.f-secure.com/enu/home/virusproblem/sample/index_sample.shtml" target="_blank" linkindex="28" set="yes"&gt;F-Secure&lt;/a&gt;, &lt;a title="TrendMicro" href="http://subwiz.trendmicro.com/subwiz/default.asp" target="_blank" linkindex="29"&gt;TrendMicro&lt;/a&gt;, &lt;a title="Norman" href="http://www.norman.com/microsites/nsic/Submit/en-us" target="_blank" linkindex="30"&gt;Norman&lt;/a&gt;, &lt;a title="Sophos" href="http://www.sophos.com/support/samples" target="_blank" linkindex="31"&gt;Sophos&lt;/a&gt;, &lt;a title="Symantec" href="http://www.symantec.com/avcenter/submit.html" target="_blank" linkindex="32" set="yes"&gt;Symantec&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Eğer Anti-Virus programı kullanmıyorsanız, şüpheli dosyanın Anti-Virus programlarınca tanınıp tanınmadığına emin olmak için &lt;a title="Kaspersky File Scanner" href="http://www.kaspersky.com/scanforvirus" target="_blank" linkindex="33" set="yes"&gt;Kaspersky File Scanner&lt;/a&gt; ya da dosyayı birçok anti-virus programıyla toplu halde tarama yapan &lt;a title="VirusTotal" href="http://www.virustotal.com/en/indexf.html" target="_blank" linkindex="34" set="yes"&gt;VirusTotal&lt;/a&gt; sitesini kullanabilirsiniz.&lt;br /&gt;Gönderdikten kısa bir süre sonra size geri dönülüyor ve dosyanın zararlı olup olmadığı, eğer zararlıysa database’ e eklendiği ve yeni update ile dosyanın tanınacağı konusunda cevap geliyor.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/659350290104087639-5059308010312710441?l=ahmetsozer.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/feeds/5059308010312710441/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=659350290104087639&amp;postID=5059308010312710441' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/5059308010312710441'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/5059308010312710441'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/2007/08/tannmayan-virsler.html' title='Tanınmayan Virüsler!!!!'/><author><name>Ahmet Sözer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08381012970381260829</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RsVa8P9zdBI/AAAAAAAAAEg/2yBXEIHFNUc/s72-c/vir%C3%BCs.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-659350290104087639.post-6747343034669368805</id><published>2007-08-17T11:15:00.000+03:00</published><updated>2007-08-17T11:18:54.957+03:00</updated><title type='text'>Borusan Telekom, altyapı işletmeciliği lisansı aldı</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RsVZ6P9zdAI/AAAAAAAAAEY/VYZ40_IR5BI/s1600-h/borusan.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5099581010319995906" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RsVZ6P9zdAI/AAAAAAAAAEY/VYZ40_IR5BI/s400/borusan.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Borusan Telekom, Telekomünikasyon Kurumu’ndan geçtiğimiz günlerde aldığı “Altyapı İşletmeciliği Lisansı” ile kurumsal iletişim hizmetlerini fiber optik kabloların tesisi ve işletilmesi alanında sunmaya hazırlanıyor. Geleceğin iletişim altyapısı olarak görülen fiber optik kablolar, çok yüksek bağlantı hızları ile telefon, İnternet ve video hizmetlerinin verilmesine olanak sağlıyor.&lt;br /&gt;Türkiye’de özel iletişim hizmetlerinin öncü kuruluşu Borusan Telekom, Türk Telekomünikasyon Kurumu’ndan aldığı “Altyapı İşletmeciliği Lisansı” ile özel iletişim altyapısı kurma ve işletme hakkı kazandı.&lt;br /&gt;Borusan Telekom, “Altyapı İşletmeciliği Lisansı” alarak, yüksek hızla veri transferi ile aynı anda İnternet, video ve telefon trafiğinin taşınması için kullanılabilen fiber optik kabloların işletiminde hizmet verme olanağına sahip oldu.&lt;br /&gt;Türkiye’nin A tipi lisans sahibi ilk alternatif telekom operatörü olan Borusan Telekom’un Genel Müdürü Burak Gökmen, altyapı işletmeciliği lisansı ile ilgili yaptığı açıklamada şöyle konuştu:&lt;br /&gt;“Diğer tüm iletişim hizmetleri gibi altyapı işletmeciliğinin de alternatif telekom operatörlerine açılmasını uzun süredir bekliyorduk. Şimdi aldığımız lisans ile her zamanki müşteri odaklı yaklaşımımızı sürdürerek rekabetçi fiyat politikamızı fiber optik kablo üzerinden geliştireceğimiz telekom hizmetlerinde uygulayacağız.”&lt;br /&gt;Borusan Telekom, Türkiye’de kurumsal telekom pazarının lideri olma vizyonu ile veri, ses ve görüntü aktarımı hizmetlerini yüksek kalite ve uygun fiyat yaklaşımı çerçevesinde sağlıyor. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/659350290104087639-6747343034669368805?l=ahmetsozer.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/feeds/6747343034669368805/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=659350290104087639&amp;postID=6747343034669368805' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/6747343034669368805'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/6747343034669368805'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/2007/08/borusan-telekom-altyap-iletmecilii.html' title='Borusan Telekom, altyapı işletmeciliği lisansı aldı'/><author><name>Ahmet Sözer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08381012970381260829</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RsVZ6P9zdAI/AAAAAAAAAEY/VYZ40_IR5BI/s72-c/borusan.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-659350290104087639.post-7226404110781144762</id><published>2007-07-19T14:13:00.000+03:00</published><updated>2007-07-19T14:36:29.338+03:00</updated><title type='text'>CCNA 1 KURUN FİNAL SINAVI  GERÇEKLEŞTİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_5JO9KV8YStA/Rp9MmF2et_I/AAAAAAAAAEQ/Y47CYEJ52OA/s1600-h/18072007177.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5088870321241372658" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_5JO9KV8YStA/Rp9MmF2et_I/AAAAAAAAAEQ/Y47CYEJ52OA/s400/18072007177.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_5JO9KV8YStA/Rp9JLl2et9I/AAAAAAAAAEA/-C8mFLEj21U/s1600-h/18072007184.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5088866567439955922" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_5JO9KV8YStA/Rp9JLl2et9I/AAAAAAAAAEA/-C8mFLEj21U/s400/18072007184.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;18 temmuz 2007 çarşamba günü saat 12:00 başlayan CCNA 1 kurun Final Sınavı gerçekleşmiştir. Sınava 22 kişiden 19 kişi katıldı. Sınavda iyi bir ter döken katılımcılar başarılı oldular.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;CCNA 2 Kuru Eylül Ayında açıklanacak tarihle başlayacaktır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Tüm arkadaşlara İyi bir tatil geçirmelerini dilerim.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ahmet SÖZER&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Cisco Eğitmeni&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/659350290104087639-7226404110781144762?l=ahmetsozer.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/feeds/7226404110781144762/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=659350290104087639&amp;postID=7226404110781144762' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/7226404110781144762'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/7226404110781144762'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/2007/07/ccna-1-kurun-final-sinavi-gerekleti.html' title='CCNA 1 KURUN FİNAL SINAVI  GERÇEKLEŞTİ'/><author><name>Ahmet Sözer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08381012970381260829</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_5JO9KV8YStA/Rp9MmF2et_I/AAAAAAAAAEQ/Y47CYEJ52OA/s72-c/18072007177.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-659350290104087639.post-4224371553052548486</id><published>2007-07-14T14:11:00.000+03:00</published><updated>2007-07-14T14:15:55.742+03:00</updated><title type='text'>TCP IP Komutları ve Acıklamaları</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RpiwPl2et7I/AAAAAAAAADw/2OTGnsJ-fG0/s1600-h/PINGOK.gif"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5087009561020118962" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RpiwPl2et7I/AAAAAAAAADw/2OTGnsJ-fG0/s400/PINGOK.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;ping komutu ——————————————– ping 192.168.0.2 === ip deki diger bilgisayara ufak veri paketleri gönderip, alarak baglantiyi test eder &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;ping client98 ping -a 192.168.0.2 === ip deki diger bilgisayara ufak veri paketleri gönderip, alarak baglantiyi test eder. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;-a parametresi ile ipdeki bilgisayarin adresi görüntülenir. ping -a -n 20 192.168.0.2 === -n parametresinin yanindaki deger kadar veri paketleri gönderilirilerek test edilir. ——————————————– pathping === bu komut sayesinde routerlar üzeriden geçen verinin kayba uğayıp uğamadığı kontrol edilir. ——————————————– ipconfig === bilgisayarin agdaki ip adresini gösterir. ipconfig all === bilgisayarin agdaki ip adresini ve bir çok ekstrayi gösterir. ipconfig all egemen.txt === dökülen tüm bilgiyi egemen.txt dosyası içine atar. ipconfig release === bilgisayarin agdaki ipsini birakir ipconfig renew === bilgisayarin agdaki ipsini yeniler. yenileme islemi sirasinda ilk önce release , sonra renew islemi uygulanir ipconfig registerdns === bilgisayarı adını ve ipsini DNS e kaydetmek için kullanılır. ipconfig flushdns === Dns clientların cache belleklerinde tuttukları isim ve ip adres eşleşmelerine ait bilgileri siler,Cache belleği boşaltır.(Sorun Çözmek için kullanılır) ipconfig displaydns === Eğer kullandığınız bilgisayar aynı zamanda bir DNS client’ı ise, DNS Cache belleğinde bulunan IP adresleri ve onlara ait olan DNS isimlerinin gösterilmesini sağlar. ——————————————– arp -a === cache deki ip çözümlesini gösterir. cache eger 2 dk içinde yeni bir ip çözümlemesi olmazsa kendini temizler. eger 2 dk içinde yenilenirse 10 dk daha tutulur. arp -a 192.168.0.2 === arp -s 192.168.0.2 00-02-44-12-24-ad === ip çözümlemesi içinde, ip si verilen bilgisayarin mac adresini sabitler. cache de sürekli kalir, silinmez. ——————————————– net use === bilgisayardaki map leri gösterir. net use h client98c === client 98 bilgisayarin C sini H olarak map eder. net use h 192.168.0.2c$ === ipsi verilen bilgisayarin gizli admin sharini h olarak map eder. net use delete h === h mapped drive i siler. net use lpt1 serveribm persistentyes === kalıcı printer bağlantısı sağlar. ——————————————– netstat === bilgisayara yapilan baglantilari gösterir. ——————————————– nbtstat === TCPIP üzerinde NetBIOS API ile ilgili verilerin gösterilmesini sağlar.Netbios isim tablosunun hem kullandığınız(local) bilgisayar için hemde network üstündeki diğer bilgisayarlar(remote) için gösterilmesini sağlar. nbtstat -RR === Eğer komutu bir WINS client üzerinde çalıştırıyorsanız, WINS Client’ı WINS server üzerinde yer alan kendine it kayıtları önce silecek; sonra tekrar kayıt ettirecektir.(Sorun çözmek için kullanılır)&lt;br /&gt;——————————————– tracert 131.107.10.1 === Bu komut sayesinde, farklı TTL süreleri kullanılarak aynı hedefe ICMP paketleri gönderilir.Bu sayede, bilgisayarınızdan bir başka hedef noktaya ulaşırken, paketlerimizin hangi yolları takip ettiği kontrol edilir. Bu komut ile hedef bilgisayar ve sizin aranızdaki en yakın ve en kısa yolu belirleyen router ların bir listesi gösterilmiş olur. tracert [-d][-h Maksimum Hop sayısı][-J Hot Listesi][-w Timeout Süresi][Hedef isim]&lt;br /&gt;——————————————– route print === Routing table döker. ——————————————– net helpmsg 52 === hata kod larının açıklamasını döker. ——————————————– net view === net view 192.168.0.2 === ip si yazilmis bilgisayarin paylastirilmis nesnelerini gösterir. net view client98 === ismi yazilmis bilgisayarin paylastirilmis nesnelerini gösterir. net share === bilgisayardaki paylaştırılmış sürücü ve klasörleri gösterir. net share hoop=fhoop === f sürücüsünde oluşturduğumuz hoop klasörünü yine aynı isimle share eder. ——————————————– hostname === bilgisayarin ismini gösterir. %username% === bilgisayari logon olan kullanici ismidir. %systemroot% === isletim sisteminin kuruldugu klasördür. %userprofile% === ——————————————– net time 192.168.0.2 === ip si girilmis olan bilgisayarin tarih ve saatini gösterir. net time client98 === ismi girilmis olan bilgisayarin tarih ve saatini gösterir. net time client98 set y === ismi verilmis bilgisayarin tarih ve saatine göre, kullandigimiz makineyi ayarlar. ——————————————– convert c fsntfs === C sürücüsünü NTFS sisteme dönüstürür. Içindeki bilgiler silinmez. ——————————————– net help command === net komutuna bagli tüm komutlarin açiklamasini görüntüler. ——————————————– secedit refreshpolicy user_policy === Poliçelerde yapılan değişikliklerin kullanıcı bazında hemen devreye girmesi için kullanılır secedit refreshpolicy machine_policy === Poliçelerde yapılan değişikliklerin bilgisayar bazında hemen devreye girmesi için kullanılır secedit refreshpolicy user_policy enforce === Poliçe değişikliklerinin hemen devreye girmesi için zorlar. secedit refreshpolicy machine_policy enforce == Poliçe değişikliklerinin hemen devreye girmesi için zorlar. ——————————————– nslookup === DNS in doğru düzgün çalışıp çalışmadığını kontrol eder.&lt;br /&gt;nslookup komutu girilir ve ardından ls -t SRV mcseankara.com (SRV kayıtlarını kotrol eder) ls -t SRV mcseankara.com egemen.txt (SRV kayıtlarını egemen.txt dosyasının içine atar ve bu 24 kayıt olmalı) 192.168.0.1 (reverse lookup ın çalışıp çalışmadığını kontrol eder) egemen.mcseankara.com (forward lookup ın çalışıp çalışmadığını kontrol eder) exit ile çıkılır. ——————————————– dcpromo ===active directory manuel kurulumu için kullanılır dcpromo answercpromotec.txt ===active directory otomatik kurulumu için kullanılır ——————————————– csvde -i -f ekle.txt === active drirectory içine ekle.txt içinden sadece kullanıcı ekler (virgül ile ayrılmış) ldifde -i -f ekle.txt === active drirectory içine ekle.txt içinden kullanıcı ekler, siler, düzeltir (satır ile ayrılmış) csvde -f egemen.txt === active directory kaydını egemen.txt dosyasına virgülle ayrılmış şekilde döker ldifde -f egemen.txt === active directory kaydını egemen.txt dosyasına satır satır ayrılmış şekilde döker ——————————————– jetpack dhcp.mdb temp.mdb === DHCP veritabanını indexler, düzenler, boş astırları kaldırır, ufaltır,(komutu kullanmadan önce DHCP servisini durdurmalısınız) netsh === Bu komut sayesinde DHCP,WINS,DNS serverları komut satırından yönetebiliyorsunuz. netsh help === nasıl kullanacağınız hakkında buradan bilgi alabilirsiniz ——————————————– terminal server yüklü bilgisayarda mode excute mode olarak değişir. Program yükletmez.&lt;br /&gt;run change user install (install mode devreye girer) run change user execute (execute mode devreye girer)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/659350290104087639-4224371553052548486?l=ahmetsozer.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/feeds/4224371553052548486/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=659350290104087639&amp;postID=4224371553052548486' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/4224371553052548486'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/4224371553052548486'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/2007/07/tcp-ip-komutlar-ve-acklamalar.html' title='TCP IP Komutları ve Acıklamaları'/><author><name>Ahmet Sözer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08381012970381260829</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RpiwPl2et7I/AAAAAAAAADw/2OTGnsJ-fG0/s72-c/PINGOK.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-659350290104087639.post-770102903078290951</id><published>2007-06-29T12:35:00.000+03:00</published><updated>2007-06-29T12:38:49.595+03:00</updated><title type='text'>Kablosuz Elektrik İletim Teknolojisi</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RoTTF7DXIwI/AAAAAAAAADg/TypgRCApfDY/s1600-h/20070609131143.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5081418378285359874" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RoTTF7DXIwI/AAAAAAAAADg/TypgRCApfDY/s400/20070609131143.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Elektrik akımının ne kadar tehlikeli olabileceğinin ve kablo karmaşasının farkına varmış olmalısınız. Bizler, hayal kurup “Keşke kurtulabilsek bu karışılıktan.” derken; bilim insanlarından oluşan Massachusetts Institute of Technology (MIT) ekibi, tam 2 metre uzaklıktaki 60 watt’lık ampülü, tamamen kendi geliştirdikleri kablosuz bir teknoloji ile yakmayı başardı.&lt;br /&gt;Geliştirdikleri sistemin patentini alan ekip, WiTricity ismi ile wireless (İng. Kablosuz) ve electricity (İng. Elektrik) adlarını anımsatıyor. Oluşturulan bu kablosuz alan, bizi tüm kablo karmaşası derdinden kurtardığı gibi, herhangi bir zararı da yok. Kablolarımız ortadan kalktığında, yerimiz genişleyecek. Ve misafirlerimize; “Dur! Oradan geçme, WiTricity geçiyor oradan!” dememize gerek duymayacağız.Teknoloji üzerinde çalışmalar devam ediyor ve WiTricity‘nin kapsama alanı 30 metreye kadar çıkartılmaya çalışılıyor. Ekibin asistan profesörü Marin Soljacic; “Bu sadece, elektriğin aktarılabileceğini kanıtlayan basit bir sistemdi.” dedi ve tamamen kablosuz yaşam alanlarının oluşmasının pek uzak tarihlerde gerçekleşmeyeceğini gözler önüne serdi.&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Kaynak: Chip Online&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/659350290104087639-770102903078290951?l=ahmetsozer.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/feeds/770102903078290951/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=659350290104087639&amp;postID=770102903078290951' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/770102903078290951'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/770102903078290951'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/2007/06/kablosuz-elektrik-iletim-teknolojisi.html' title='Kablosuz Elektrik İletim Teknolojisi'/><author><name>Ahmet Sözer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08381012970381260829</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RoTTF7DXIwI/AAAAAAAAADg/TypgRCApfDY/s72-c/20070609131143.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-659350290104087639.post-2448320166578944000</id><published>2007-05-23T01:51:00.000+03:00</published><updated>2007-05-23T02:01:08.210+03:00</updated><title type='text'>M.K.Ü Bİlgisayar ve İnternet Topluluğu Web sitesi Açlıldı</title><content type='html'>&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5067523078599031826" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RlN1ZB79PBI/AAAAAAAAADY/FJebkMfxC3I/s400/BIT_logo_PNG.png" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://www.mkubit.net/"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#000099;"&gt;http://www.mkubit.net/&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#ff0000;"&gt;"Sende Tıkla Sende Bilgini Paylaş"&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/659350290104087639-2448320166578944000?l=ahmetsozer.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/feeds/2448320166578944000/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=659350290104087639&amp;postID=2448320166578944000' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/2448320166578944000'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/2448320166578944000'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/2007/05/mk-bilgisayar-ve-internet-topluluu-web.html' title='M.K.Ü Bİlgisayar ve İnternet Topluluğu Web sitesi Açlıldı'/><author><name>Ahmet Sözer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08381012970381260829</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RlN1ZB79PBI/AAAAAAAAADY/FJebkMfxC3I/s72-c/BIT_logo_PNG.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-659350290104087639.post-4805171822598973489</id><published>2007-05-23T01:08:00.000+03:00</published><updated>2007-05-23T01:29:10.939+03:00</updated><title type='text'>Wireless Ağınıza Sızdırmayın Önleminizi Alın</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RlNugx79PAI/AAAAAAAAADQ/dfS25O-bSDo/s1600-h/20070518044847nd0.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5067515515161623554" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RlNugx79PAI/AAAAAAAAADQ/dfS25O-bSDo/s400/20070518044847nd0.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;1 - Ağınıza Yabancıları Sızdırmayın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kablosuz internetiniz arada bir yavaşlıyor mu? Birileri sizden habersiz netinizi kullanıyor olabilir!&lt;br /&gt;Evde ya da kapalı bir mekanda kablosuz internet(Wi-Fi) kullanmak büyük kolaylık. Hele de Wi-Fi destekli bir laptopunuz ya da el cihazınız varsa. Ancak birçok kullanıcı bu rahatlığın yanında gelebilecek tehlikenin pek de farkında değil olmalılar ki Turk Telekom’a gelen en büyük şikayetlerin başında, habersiz aşırı kota aşımı yer alıyor.&lt;br /&gt;Kablosuz modem kullanıcıların büyük çoğunluğu kurdukları internet ağı için bir şifre dahi oluşturmadıklarından dolayı aynı apartmanda oturan komşuları için büyük bir nimet teşkil ediyorlar. Sınırsız internet kullananlar bu durumda yoğun bir hız yavaşlaması yaşayabilirler ama en büyük tehlike sınırlı internet kullanıcıları için var olmakta. Yazımızda kablosuz internet ağınıza başkalarının girememeleri için neler yapmanız gerektiğini bulacaksınız.&lt;br /&gt;2 - Şifrelerinizi ve İsimlerinizi Değiştirin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kablosuz internetinizin izniniz olmadan başkaları tarafından paylaşılmasını engellemek için yapmanız gerekenlerin başında varsayılan yönetici şifrelerini ve kullanıcı adlarını değiştirmek olacaktır. Birçok kablosuz ev ağının temelini bir “access point” veya “router” oluşturur. Modeminizi üreten firmalar bu tür kurulumları gerçekleştirmek için web üzerinden ayar ekranı hizmeti vermektedirler.&lt;br /&gt;Bu sayfaya kullanıcı adınızı ve şifrenizi bir kereye mahsus olarak yazarak her bilgisayarı açtığınızda otomatik olarak internete girebilirsiniz. Bu login ekranında yapmanız gereken en önemli şey kullanıcı adınızı ve şifrenizi oldukça karışık bir şekilde belirlemeniz olacaktır. Kolay isim ve şifreleri hacker denilen bilgisayar korsanları basit programcıklarla dahi tespit edebilir ve internetinize el koyabilirler.&lt;br /&gt;3 – SSID’yi Değiştirin&lt;br /&gt;SSID, kullandığınız access point ve routerların genel ağ ismidir. Kablosuz modem üreticileri ürünlerini aynı SSID ismiyle piyasaya çıkarırlar. Bu genel SSID ismi Linkys’tir. Madem herkesin SSID’si aynı ve herkesin Linkys o zaman değiştirmeye ne gerek var derseniz, değişik bir SSID’nin bağlantı hırsızlarını durdurmanın ilk adımıdır cevabını alırsınız.&lt;br /&gt;Çünkü Linkys adlı bir bağlantı adı onlar için ilk bakışta güvensiz bir kablosuz bağlantı adı gibi gelir ve internetinize dalma isteklerini büyütür. Bu yüzden LAN ayarlarınızı gerçekleştiriken ilk yapacağınız iş SSID’inizi değiştirmek olmalıdır.&lt;br /&gt;4 – WPA/WEP Kodlamasını Açın&lt;br /&gt;Kablosuz donanımların tamamı yazılımları içersinde bir kodlama(encryption) bulundururlar. Bu kodlama teknolojileri ağa bağlı iki bilgisayar arasındaki bilgi alışverişlerinde üçüncü bir bilgisayarın herhangi bir işlemi görememesi için oluşturulmuşlardır, bu sayede üçüncü bilgisayar iki ekranı ne kadar görmek isterse istesin karşısına karmaşık görüntüler gelir.&lt;br /&gt;Wi-Fi bağlantınızda modem ayarları içinde “lowest common demoninator” ayarını bulun ve en yüksek seviyeye getirin, bu sayede gerekli WEP ve WPA şifrelemeleri 128Bitlik bir koruma sağlamaya başlayacaklardır.&lt;br /&gt;5 – Fiziksel Adres Filtresi “MAC”&lt;br /&gt;Artık birçok restaurant ve cafe kablosuz internet keyfi sunmaktadırlar. Bu tür halka açık yerler müşterilerine sınırsız bir bağlantı yapmaları için bu hizmeti sunarlarken bir MAC adresi belirlemezler ve tüm Wi-Fi aygıtlar otomatik olarak ağa bağlanırlar.&lt;br /&gt;“MAC adres filtresi”, tüm Wi-Fi donanımların sahip olduğu fiziksel adres filtresi de denilen bir tanımlayıcıdır. Evinizde ya da ofisinizde Wireless ağınızı yapılandırırken üzerinde durmanız gereken en önemli ayarlardan biri olan MAC adres filtresi(fiziksel adres) tanımlaması sayesinde modemle ilişik olacak aygıtlar dışında başka bir aygıt parola girmeden ağa bağlanamayacaktır. Bu yüzden mutlaka ayar sayfanıza gidip hemen bir MAC Adres filtresi oluşmanız ve kendinizi güvende hissetmeniz gerekiyor.&lt;br /&gt;6 – Firewall Aktif Olsun&lt;br /&gt;Son çıkan Router’ların tamamı tümleşik Firewall(Güvenlik Duvarı) ile birlikte gelir. Ancak ürünü hemen kurup internete derhal bağlanmayı isteyen kullanıcılar ayarlara ve kullanıcı kılavuzuna fazla bakmazlar.&lt;br /&gt;Genelde bu Firewall’lar kapalı konumdadır bunları ayarlar kısmından açık konuma getirmenizi şiddetle tavsiye ediyoruz. Router’ların güvenlik duvarları bazı durumlarda yetersiz kalabilir diyorsanız bilgisayarınız için de lisanslı bir Firewall edinmeniz güvenliğinizi en üst noktaya taşıyacaktır.&lt;br /&gt;7 – Router ya da Access Point’i Güvenli Yere Koyun&lt;br /&gt;Wi-Fi sinyalleri normalde bir apartman dairesinden çok daha fazla uzağa sinyal gönderebilirler. Çevredeki kablosuz aygıtlar bu sinyaller ne kadar zayıf olursa olsun bunları saptama yeteneğine sahiptirler ve ağınıza bağlanmaya hazırdırlar.&lt;br /&gt;Eğer evinizde bir kablosuz ağ kurulumu gerçekleştireceksiniz modeminizi pencere ya da balkon kenarlarından ziyade evin tam ortasına koymanız eviniz çevresine sinyal yayımını azaltacak en önemli unsurdur. Eğer eviniz dar veya sinyal yayımı kolay bir yapıdaysa modeminizin mini antenini aşağı yönde tutarak da sinyali zayıflatabilir ve algılanabilirliği en aza indirebilirsiniz.&lt;br /&gt;8 – Kullanmadığınızda Kapatın&lt;br /&gt;Aslında bu başlık sahip olduğunuz bütün elektrikleri aletler için geçerlidir ancak modemde ise harcanan enerjinin yanında güvenliğiniz için gerekli bir tedbirdir.&lt;br /&gt;Eğer başkaları tarafından izlenmek ve saldırılardan nasiplenmemek için alınabilecek en kritik önlem internet bağlantısına ihtiyaç duymadığınız ya da bilgisayarınızda çalışmadığınız zamanlarda modeminizin gücünü kesmek olacaktır.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/659350290104087639-4805171822598973489?l=ahmetsozer.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/feeds/4805171822598973489/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=659350290104087639&amp;postID=4805171822598973489' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/4805171822598973489'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/4805171822598973489'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/2007/05/wireless-anza-szdrmayn-nleminizi-aln.html' title='Wireless Ağınıza Sızdırmayın Önleminizi Alın'/><author><name>Ahmet Sözer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08381012970381260829</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RlNugx79PAI/AAAAAAAAADQ/dfS25O-bSDo/s72-c/20070518044847nd0.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-659350290104087639.post-935934561651868518</id><published>2007-04-30T14:54:00.000+03:00</published><updated>2007-04-30T15:09:52.093+03:00</updated><title type='text'>Cisco Network ile ilgili açıklamlar ve sıkça sorulan sorular</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RjXcgMdD5AI/AAAAAAAAADA/U6RFrSztXwM/s1600-h/logo.gif"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5059192202077660162" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RjXcgMdD5AI/AAAAAAAAADA/U6RFrSztXwM/s400/logo.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Sıkça Sorulan Sorular&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;WEB üzerinden ulaşılan dökümanlar ne kadarlık eğitim süresini kapsıyor?&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;WEB üzerinden ulaşılan dökümanlar, dört sömesterı içermekte ve her sömester 70 saatten oluşmaktadır. Toplamda 280 saatlik bir eğitim programıdır. Bilişimde genç hareket projesi tarafından verilen toplam 4 dönemlik eğitimin bir kursiyer için en geç 2 sene içerisinde tamamlanması planlanmaktadır. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;WEB üzerinden öğrencilere döküman sağlanmakta mı?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Öğrenciler WEB üzerinden eğitim dökümanlarına ulaşabilirler.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Dökümanlar öğrenciler için bir ön bilgi gerektiriyor mu?&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Dökümanlar öğrenciler için herhangi network önbilgisi gerektirmemektedir. Bir kursiyerin kursu takip edebilmek için temel PC kullanım bilgisine ve dokümanları anlayabilecek düzeyde İngilizce dil bilgisine sahip olması yeterlidir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Dökümanların içeriği Cisco olmayan cihazların kullanımında da öğrencilerin işine yarayabilecek bilgi içermekte mi?&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Öğrencilerin almış oldukları eğitim, üreticiden bağımsız bilgi içerdiğinden, network ortamında yaşanan problemlere çözüm getirme ve bu çözümlere çeşitli network ürünleri ile ulaşılması öğrenciye verilen temel mantıktır. Ama laboratuar ortamında Cisco tarafından üretilmiş cihazlar kullanılmaktadır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Dönemlerin öncelik sırası var mı, yoksa önce istenilen dönem alınabilir mi?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Dönemler sıralı olarak alınmalı. İkinci dönemin ön koşulu birinci dönem, üçüncü dönemin ön koşulu ikinci dönem, dördüncü dönemin ön koşulu ise üçüncü dönemdir.&lt;br /&gt;Öğrenciler CNAP kapsamında kablolama yapacaklar mı? Laboratuarda router, switch konfigürasyonları öğrenciler tarafından laboratuarlarda değiştirilebilecek mi?&lt;br /&gt;Öğrencilerin deneyim kazanması için kablolama yaptırılmaktadır (Dönem 1). Ayrıca kablolama dışında router konfigürasyonu ile ilgili laboratuarlar da uygulamalı olarak yapılmaktadır. Ayrıca laboratuar ortamında kurulmuş özel networkler üzerinde yeralan router ve switch'ler öğrencilere eğitimle ilgili değişiklikler yapma imkanı sunacaktır (Dönem 2 ve sonrası).&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Her sınıfta kaç öğrenci var?&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;22 veya daha az öğrencinin bulunduğu sınıflarda program sürdürülmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Öğrenciler dökümanların çıktılarını alabilir mi ya da dökümanlar satın alınabilir mi?&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Dökümanların çıktısının alınması ve satılması Cisco Systems tarafından kesinlikle yasaklanmıştır.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Öğrenciler sınıftan internete erişebilecekler mi?&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Evet. Sınıfın LAN'ı internet başlantısına sahiptir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Dört dönemi de bitiren ve sertifikasyon sınavını veren öğrencilere sertifika olarak ne verilecek?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Dört kur sonunda kursiyerler Cisco Systems tarafından verilen ve tüm dünyada geçerliliği olan Cisco Certified Networking Associate (CCNA) sertifikasını almaya hazır olacaklardır. Bilişimde genç hareket projesi tarafından CCNA sertifikası verilmeyecektir. Kursiyerler, Academy programı kurlarını tamamladıklarını ve kurs içeriklerini gösteren ve Cisco Systems tarafından düzenlenmiş dört adet sertifikaya sahip olacaklardır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Dönem sonlarında sınav var mı?&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Her dönem sonunda bir sınav bulunmaktadır. Dönemlerin geçilebilmesi için dönem sonu sınavdan %70 ve üzeri başarı sağlanması gerekmektedir. Ayrıca dönem sonunda yetenek tabanlı laboratuar testi de başarı ile verilmelidir(Dönem 2 ve sonrası). &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bir dönem sınavından başarısız olunduğunda sınav tekrar alınabiliyor mu?&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Evet. Ancak sağlanmasi gereken başarı yüzdesi artıyor.Dönem sonu sınavları, kendi döneminiz ve bu dönemi izleyen 2 dönemde, toplam 3 kez alınabilir. Bu 3 sınava katılmayan ya da katıldığı halde başarılı olamayan kişiler, söz konusu dönemde başarısız sayılırlar ve dönemi tekrar etmeleri gerekir&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;CCNA sertifikasyon sınavına nerelerde girilebilir?&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Cisco System'in yetkili sınav merkezlerinde CCNA sertifikasyon sınavına girilebilir.&lt;br /&gt;CCNA sınavı için öğrencilerin ücret ödemesi gerekli mi?&lt;br /&gt;Tüm kurlarin Final sinavlarinda, ilk haklarinda 70'in üzerine çikmalari gerekir. Ikinci hakta çikarsa, indirim yapilmiyor. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;CCNA sertifikasyon programından sonra gelen bir sertifikasyon programı var mı?&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;CCNA sertifikasyon programından sonra Cisco Certified Networking Professional (CCNP) sertifikasyon programı gelmektedir. CCNP sertifikasyon programı, 2004 yazından itibaren CNAP kapsamına alınacaktır. CCNP , güvenlik, ATM, dial-up erişim ve network yönetimi ile ilgili ileri düzey bilgi içermektedir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;CCNP sertifikasyon programından sonra gelen bir sertifikasyon programı var mı?&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;CCNP sertifikasyon programından sonra Cisco Certified Internetworking Expert (CCIE ) programı yeralmaktadır. Networking alanında dünya çapında en yüksek sertifikasyon düzeyidir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Cisco, Akademi öğrencilerine iş bulmada yardımcı oluyor mu?&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Cisco Akademi öğrencileri için oluşturduğu Internship WEB sayfasında farklı pozisyonlardaki iş imkanlarını sunmaktadır &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Dönem sonu testleri öğrenci evinden bağlanıp alabilir mi?&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Hayır. Dönem sonu testleri sınıfta yapılmalıdır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Dönem sınavları döküman açık mı yapılacak?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Hayır. Sınav süresince hiçbir yardıma izin verilmemektedir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Sınav tarihleri kurs tarihleri kapsamında mı yapılacak?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Evet. Dönem sonunda yapılacak sınavlar kursun belirtilen saatleri içinde yapılacaktır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;BGH HATAY&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/659350290104087639-935934561651868518?l=ahmetsozer.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/feeds/935934561651868518/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=659350290104087639&amp;postID=935934561651868518' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/935934561651868518'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/935934561651868518'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/2007/04/cisco-network-ile-ilgili-aklamlar-ve.html' title='Cisco Network ile ilgili açıklamlar ve sıkça sorulan sorular'/><author><name>Ahmet Sözer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08381012970381260829</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RjXcgMdD5AI/AAAAAAAAADA/U6RFrSztXwM/s72-c/logo.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-659350290104087639.post-6388584496115599696</id><published>2007-04-09T00:19:00.000+03:00</published><updated>2007-04-09T00:54:12.424+03:00</updated><title type='text'>Cisco Network IT Ve Sınav</title><content type='html'>&lt;div&gt;Merhaba arkadaşlar;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yaklaşık 7 haftalık eğitim sürecinden sonra kursiyer arkadaşlar son final sınavına girdiler.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;İlk bölüm olan IT modülü başarılı olan arkadaşlar diyer modüle devam hakkı kazandılar...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Diyer modül olan CCNP1 14 nisan cumartesi saat 09:00'da eğitime başlama tarhidir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5051173894836229890" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_5JO9KV8YStA/Rhlf5SRwlwI/AAAAAAAAACs/3HyZ7uVYLwo/s400/DSCF0522.JPG" border="0" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt; &lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/659350290104087639-6388584496115599696?l=ahmetsozer.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/feeds/6388584496115599696/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=659350290104087639&amp;postID=6388584496115599696' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/6388584496115599696'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/6388584496115599696'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/2007/04/cisco-network-it-ve-snav.html' title='Cisco Network IT Ve Sınav'/><author><name>Ahmet Sözer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08381012970381260829</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_5JO9KV8YStA/Rhlf5SRwlwI/AAAAAAAAACs/3HyZ7uVYLwo/s72-c/DSCF0522.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-659350290104087639.post-7072491233016970769</id><published>2007-03-20T01:42:00.000+02:00</published><updated>2007-03-20T01:46:59.427+02:00</updated><title type='text'>BGH HATAY</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_5JO9KV8YStA/Rf8grwtFlYI/AAAAAAAAACg/z6ynUn8afgg/s1600-h/18032007670.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5043786043858720130" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_5JO9KV8YStA/Rf8grwtFlYI/AAAAAAAAACg/z6ynUn8afgg/s400/18032007670.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bilişimde Genç Hareket Hatay eğitimlerin 5. haftasındayız....&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/659350290104087639-7072491233016970769?l=ahmetsozer.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/feeds/7072491233016970769/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=659350290104087639&amp;postID=7072491233016970769' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/7072491233016970769'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/7072491233016970769'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/2007/03/bgh-hatay.html' title='BGH HATAY'/><author><name>Ahmet Sözer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08381012970381260829</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_5JO9KV8YStA/Rf8grwtFlYI/AAAAAAAAACg/z6ynUn8afgg/s72-c/18032007670.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-659350290104087639.post-1686244256729680189</id><published>2007-02-17T23:07:00.000+02:00</published><updated>2007-02-17T23:19:52.787+02:00</updated><title type='text'>BİLİŞİMDE GENÇ HAREKET HATAY'DA EĞİTİMLERE BAŞLADI</title><content type='html'>PROJEMİZİN EĞİTİM DÖNEMİNİ BAŞLATTIK.&lt;br /&gt;İLK DERS KONU VE NOTLARI AŞAGIDAKİ GİBİ DİR.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;BİLGİSAYAR TEKNOLOJİLERİNE GİRİŞ&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;I.    BİLGİSAYARLAR&lt;br /&gt;A.    BİLGİSAYAR NEDİR?&lt;br /&gt;Bilgisayar, kullanıcıdan aldığı verilerle aritmetik ve mantıksal işlemleri yapabilen ve yaptığı işlemlerin sonucunu saklayabilen, sakladığı bilgilere istenildiğinde ulaşılabilen elektronik bir makinedir. Bu işlemleri yaparken veriler girilir, işlenir, depolanabilir ve çıkışı alınabilir. Bilgisayar işlem yaparken hızlıdır, yorulmaz, sıkılmaz. Bilgisayar programlanabilir. Bilgisayar kendi başına bir iş yapmaz.&lt;br /&gt;Giriş: Kullanıcı tarafından ya da bilgisayar tarafından sağlanan verilerdir. Bu veriler, sayılar, harfler, sözcükler ve komutlardır. Veriler giriş birimleri tarafından toplanır.&lt;br /&gt;İşlem: Gereken verilere göre, programın yetenekleri ölçüsünde yapılan işlemler.&lt;br /&gt;Bellek: Verilerin saklandığı yerdir. Giriş yapılan veriler, işlenen veriler bellekte saklanır.&lt;br /&gt;Çıkış: Bilgisayar tarafından üretilen rapor yada belgelerdir. İşlenmiş sonuçların yazılı olarak ekrandan veya diğer çıkış birimlerinden çıkarılmasıdır.&lt;br /&gt;Bir bilgisayar sistemi donanım ve yazılım sistemlerinden oluşur:&lt;br /&gt;Bilgisayar donanımı (hardware): Bilgisayarların fiziksel kısımlarına donanım denilmektedir. Elle tutulabilirler. Ekran, klavye, Sabit disk (harddisk), fare, yazıcı, bellek, mikroişlemci, tarayıcı gibi bileşenler donanımdır.&lt;br /&gt;Bilgisayar yazılımı (software): Donanımı kullanmak için gerekli programlardır. Bilgisayarın nasıl çalışacağını söylerler.  Belirli bir işlemi yapmak üzere bilgisayarda çalışırlar.&lt;br /&gt;Bilgisayar yazılımı iki ana bölüme ayrılır: Sistem programları ve paket programlar. Sistem programları, işletim sistemi ve diğer destek programlarıdır. Örneğin Windows işletim sistemi bir sistem yazılımıdır. Paket programlara örnek olarak ise bir ticari programı gösterebiliriz. Paket programlar faturanın kesilmesini gibi kullanıcı için bir işlemin yapılmasını sağlar.&lt;br /&gt;B.    BİLGİSAYARIN TARİHİ&lt;br /&gt;Bilgisayarlar, bir program temelinde işlemleri yerine getiren elektronik aygıtlardır. Bilgisayarın tarihi insan oğlunun aritmetik ve matematik alanındaki çalışmalara paralel olarak gelişmiştir.&lt;br /&gt;İnsan oğlunun kullandığı ilk hesaplama aracı olan abaküs, bilgisayarın (computer) atası sayılır. Daha sonra bu alanda yapılmış çok sayıda mekanik aygıt bilgisayarın bugünkü haline gelmesine neden olmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ardından 1945 yılında ENIAC adı verilen ilk elektronik bilgisayar Amerika'da bir Üniversite de geliştirilmiştir. ENIAC, 30 ton ağarlığında, 20,000 vakum tüpünden oluşan dev bir makineydi.&lt;br /&gt;ENIAC dahil bütün bilgisayar aygıtlarının amacı verileri işlemekti. Veri işlemek (data processing): verileri (input) almak ve üzerinde değişik işlemleri yapmak. Ardından da çıktı (output) olarak ekranda ya da kağıt üzerinde sonucu vermekti.&lt;br /&gt;Ancak zaman içinde daha küçük bilgisayarlar geliştirildi. 1980 yılında IBM firması, Microsoft MS-DOS ile çalışan IBM PC bilgisayarını piyasaya sürdü. Bu adımın ardından bilgisayar donanımı ve yazılım artık büyük bir endüstri haline gelerek bugünlere geldi.&lt;br /&gt;C.    BİLGİSAYARIN FONKSİYONLARI&lt;br /&gt;Bir bilgisayar, verileri işler ve çıktı (bilgi) olarak elde etmemizi sağlar. Bilgisayarların temel fonksiyonları şöyle özetlenebilir: girdi, işlem, depolama, çıktı, kontrol vb işlemler.  &lt;br /&gt;Girdiler bilgisayara kullanıcı tarafından girilen verilerdir. Bilgisayarlar klavye, fare, tarayıcı gibi birimlerden alınan girişleri kabul ederler. İşlemci (processor) tarafından işlenen bu veriler daha sonra ekran, yazıcı gibi çıktı aygıtlarıyla kullanıcıya iletilir.&lt;br /&gt;Bir bilgisayarın temel fonksiyonlarını yerine getirmede kullanılan temel birimlerine bir bakalım:&lt;br /&gt;Ana işlem birimi: Bu birimde bütün işlemler denetlenir. Aritmetik işlemler, bellek yönetimi bu birim tarafından yerine getirilir.&lt;br /&gt;Aritmetik/Mantık birimi: Toplama, çıkarma gibi aritmetik işlemler ve mantık işlemlerinin yapılmasını sağlar.&lt;br /&gt;Ana Bellek: Verilerin, komutların ve ara sonuçların saklandığı alan.&lt;br /&gt;Kontrol birimi: Diğer bileşenleri uyumlu hale getirir.&lt;br /&gt;Giriş/Çıkış birimi: Veri girişini ve işlenen bilgilerin kullanıcıya gösterilmesini sağlayan işlemleri yönetir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;II.  ELEKTRONİK İLETİŞİM&lt;br /&gt;A.    BİLGİSAYAR İÇİNDEKİ İLETİŞİM&lt;br /&gt;Dijital elektronik verilerin iki durumlu bir sistemle temsil eder. Bu iki durum bir ve sıfır olarak bilinir. 1 ve 0. Bu sayılara bit denir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.      BİNARY LANGUAGE (İKİLİ DİL)&lt;br /&gt;İkili dil, bit ve sekiz bitin oluşturduğu baytlardan oluşan bir dildir. Bilgisayar içinde verilerin temsili için ikili dil kullanılır. Dilin ana bileşenleri bit ve bayttır.&lt;br /&gt;Bit, bir ya da sıfırı (1, 0 ya da açık/kapalı) olarak belirtilir.&lt;br /&gt;Bayt (byte) ise sekiz bitten oluşan bir bit kümesidir. Bayt bir karakteri ifade etmek için kullanılır. Örneğin F karakterini temsil etmek için 11010100 gibi bir baytı ya da sekiz biti kullansak, bilgisayar içinde F karakterini sayısal olarak temsil edebilecek bir sisteme sahip olmaz mıyız?&lt;br /&gt;İşte böylece bitler, baytlar ortaya çıkmıştır. Ardından sistem daha fazla bilgiye gereksinim duyduğu için diğer ölçüler de geliştirilmiştir.&lt;br /&gt;Tablo: Bilgisayar değerleri.&lt;br /&gt;Depolama Birimi       Değeri&lt;br /&gt;Bit                         1/0&lt;br /&gt;Bayt                      8 bit&lt;br /&gt;Word (sözcük)         16 bit&lt;br /&gt;Kilobayt (KB)           1024 Bayt&lt;br /&gt;Megabayt (MB)        1,048,576 Bayt&lt;br /&gt;Gigabayt (GB)         1,073,741,824 Bayt&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2.      İKİLİ DEĞERLERİN ONLU KARŞILIĞI&lt;br /&gt;10010001 ikili bir sayının karşılı onlu sistemde kaçtır? Bunu hesaplamak için aşağıdaki tabloyu kullanmakta yarar var:&lt;br /&gt;İkili sayı        1        0        0        1        0        0        0        1&lt;br /&gt;Konum          7        6        5        4        3        2        1        0&lt;br /&gt;Mutlak Değer 2        2        2        2        2        2        2        2&lt;br /&gt;Tam Karşılığı  128     64      32      16      8        4        2        1&lt;br /&gt;Onlu Karşılığı  128     0        0        16      0        0        0        1&lt;br /&gt;Toplam: 145&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3.      ASCII KOD&lt;br /&gt;Bilgisayar içinde karakterleri bir bayt olarak temsil etmek için standart olarak kullanılan sisteme ASCII (American Standard Code for Information Interchange) kodlama sistemi denir. Böylece Örneğin F karakterini temsil etmek için 11010100 gibi bir baytı ya da sekiz biti kullanmak standart hale gelmiştir.&lt;br /&gt;Örnek ASCII değerleri:&lt;br /&gt;1 = 00110000&lt;br /&gt;2= 00110001&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;A=01000001&lt;br /&gt;B=01000010&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;B.    BİLGİSAYAR VERİ YOLU (BUS)&lt;br /&gt;Sistem kaynaklarının iyi kullanılabilmesi için bilgisayar içinde bileşenler arasında iletişim gerekir. İşte bu anlamda, bilgisayarın veriyi taşıdığı kanallara veri yolu (bus) denir. Bilgisayar içinde değişik türde veri yolları kullanılır. Veri yolları 8-bit, 16-bit, 32-bit ve 64 bit gibi kapasitelere sahiptir.&lt;br /&gt;External bus olarak adlandırabileceğimiz veri yolları bilgisayar içindeki birimler arasındaki veri taşımasını sağlar. Bunun dışında çeşitli aygıtları bilgisayar içindeki bileşenlere bağlamak için kullanılan bir genişleme veri yolları (expansion buses) vardır.&lt;br /&gt;III. BİLGİSAYAR TEKNOLOJİSİ&lt;br /&gt;A.    BİLGİSAYARIN TEMEL İŞLEMLERİ&lt;br /&gt;Bilgisayar, kullanıcıdan aldığı verilerle aritmetik ve mantıksal ve işlemleri yapabilen ve yaptığı işlemlerin sonucunu saklayabilen. Sakladığı bilgilere istenildiğinde ulaşılabilen elektronik bir makinedir.&lt;br /&gt;Temel İşlemler:&lt;br /&gt;Giriş (Input): Kullanıcı tarafından ya da bilgisayar tarafından sağlanan verilerdir. Bu veriler, sayılar, harfler, sözcükler, ses sinyalleri ve komutlardır. Veriler giriş birimleri tarafından toplanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşlem (Processing): Gereken verilere göre, programın yetenekleri ölçüsünde yapılan işlemler.&lt;br /&gt;Çıkış (Output): Bilgisayar tarafından üretilen rapor, belgeler. İşlenmiş sonuçların yazılı olarak ekrandan veya diğer çıkış birimlerinden çıkarılmasıdır.&lt;br /&gt;B.    BİLGİSAYARIN BİLEŞENLERİ&lt;br /&gt;Bilgisayar içindeki işlemleri belli bileşenler (components) yerine getirir.&lt;br /&gt;1.      GİRİŞ BİRİMLERİ (INPUT DEVİCES)&lt;br /&gt;Bilgisayarlara veri girmekte kullanılan araçlardır. Klavye, fare, disket, hard disk (sabit disk), joystick, tarayıcı (scanner), mikrofon, ekran (dokunmatik), CD, barkod okuyucu vb. &lt;br /&gt;2.      İŞLEM BİRİMLERİ (PROCESSİNG UNİTS)&lt;br /&gt;Bilgisayardaki ana işlem birimi CPU ya da işlemci (microprocessor) olarak adlandırılan ana işlem birimidir. Sonraki bölümde CPU geniş olarak yer almaktadır.&lt;br /&gt;CPU dışında şu işlem birimleri vardır:&lt;br /&gt;İşlem Birimi             İşlevi&lt;br /&gt;motherboard           Bir şase üzerinde bütün bileşenleri birleştirir.&lt;br /&gt;Chip Set                 Bir dizi yonga (chip) ya da entegre devre (integrated circuit). Chip Set işlemci ve diğer yongaları içeren önemli bir grup bileşendir.&lt;br /&gt;Data bus ve Address bus    CPU ile diğer bileşenler arasında veri alışverişini sağlayan bileşenler.&lt;br /&gt;Expansion Slot (Genişleme Yuvaları)         Ek aygıtların (çevre birimlerinin) bilgisayara bağlanmasını sağlar.&lt;br /&gt;Clock (saat)            İşlemcinin hızını düzenler.&lt;br /&gt;Memory (Bellek)      İşlenecek bilgileri geçici olarak saklar.&lt;br /&gt;3.      ÇIKIŞ BİRİMLERİ (OUTPUT DEVİCES)&lt;br /&gt;Bilgisayarda elde ettiğimiz dosyaların çıkışlarını görmek için kullanılan birimlerdir. Ekran, yazıcı, vb.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;C.    ÇEVRE BİRİMLERİ&lt;br /&gt;Çevre birimleri (peripheral units, additional components, external devices) bilgisayar veri girişinde ve çıkışında kullanılırlar.&lt;br /&gt;Bunun dışında bazı aygıtlar hem giriş hem de çıkış için kullanılırlar. Bu aygıtlara I/O (input-output) aygıtları denilir.&lt;br /&gt;1.      GİRİŞ BİRİMLERİ&lt;br /&gt;Klavye (keyboard):&lt;br /&gt;Üzerinde harfler, sayılar, işaretler ve bazı işlevleri bulunan tuşlar vardır. Q Klavye ve F Klavye (Türkçe) olmak üzere iki şekilde sınıflandırılabilir.  Klavye üzerinde harfler, numaralar ve diğer özel tuşlar vardır.&lt;br /&gt;Joystick:&lt;br /&gt;Genellikle oyun oynamak için kullanılır. Üzerinde bulunan tuşlarla çalıştırılarak bilgisayara komut verilmesi sağlanır.&lt;br /&gt;Fare (mouse):&lt;br /&gt;Ekranda gözüken imleç (işaret) yardımıyla komut girişi yapmaya yarar. Farenin çevre birimi olarak kullanılmasıyla işaretleme, tıklama (click) ve sürükleme (drag) yapılarak işlemler yaptırılır.&lt;br /&gt;Temel fare işlemleri:&lt;br /&gt;İşaretleme: Fare işaretiyle bir şeyin üzerine gelmek.&lt;br /&gt;Tıklama: Farenin sol tuşuna bir kez basmak.&lt;br /&gt;Çift Tıklama: Farenin sol tuşuna kısa aralıklarla iki kez tıklanmasıdır.&lt;br /&gt;Sürükleme: Farenin sol tuşunu basılı tutarak imlecin yerinin değiştirilmesidir.&lt;br /&gt;Sağ Tık: Farenin sağ tuşuna bir kez basmak&lt;br /&gt;Tarayıcı (Scanner):&lt;br /&gt;Resim, grafik ve önceden yazılmış yazıları bilgisayar ortamına aktarmakta kullanılır.&lt;br /&gt;CD-ROM sürücü (Compact Disk-Read Only Memory ):&lt;br /&gt;Veri depolamak ve okumak için kullanılan aygıt. CD-ROM'lar büyük kapasiteleri ve geniş kullanımıyla CD kullanımı çok yaygındır. Programları yüklemek, verileri saklamak ve müzik çalmak için yaygın olarak kullanılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2.      ÇIKIŞ BİRİMLERİ&lt;br /&gt;Disket sürücü (disk driver, floppy driver):&lt;br /&gt;Hem giriş hem de çıkış birimidir. Disket denilen manyetik ortama veri yazılabilen ve üzerindeki verileri okuyabilen bir birimdir. Bir yüksek yoğunluklu (HD-High Density) disket 1.44 MB bilgi saklar.&lt;br /&gt;Ekran-Monitör:&lt;br /&gt;Hem giriş hem de çıkış birimi olarak kullanılır. Giriş ve çıkış birimlerinden gelen verilerin sonuçlarının ekranda gözükmesini sağlar.&lt;br /&gt;Ekranların boyutu, 14 inç, 15 inç, 17 inç, 20 ve 21 'dir. Genellikle ucuz olduğu için 14 inçlik ekranlar kullanılmaktadır. Günümüzde standart 15 “ olmuş; hatta 17” fiyatları 15” fiyatlarına yaklaşmıştır.&lt;br /&gt;Sabit (Hard) Disk Sürücü:&lt;br /&gt;Sabit disk sürücü, bilgisayarın bilgi depolamak için kullandığı en temel birimdir. Sabit disk kapalı kutu içinde bilgisayarın içinde bulunmaktadır. Sabit disk sürücü, verileri bir dizi dönen manyetik diskler üzerinde saklarlar. &lt;br /&gt;Sabit diskler bilgisayarın ana kartına IDE (Integrated Drive Electronics), SCSI (Small Computer System Interface- sıkazi diye okunur) ya da EIDE (Enhanced IDE, geliştirilmiş IDE) diye adlandırılan arabirimlerle bağlanırlar.&lt;br /&gt;Yazıcı (printer):&lt;br /&gt;Sistemdeki verileri kağıt üzerine yazdırmaya yarar. Değişik özelliklerde yazıcılar vardır. Bu ayrım kullanılan teknoloji, hız vb. kriterlere göre yapılır.&lt;br /&gt;Mürekkep püskürtmeli yazıcı(ink jet): Dakikada 1-8 sayfa basabilir. Kartuş takılarak kullanılır. Lazer yazıcılar (laser) daha hızlı ve daha gelişmiş çıktı verebilirler.&lt;br /&gt;3.      DİĞER BİRİMLER&lt;br /&gt;Klasik giriş ve çıkış birimlerinin yanı sıra günümüz teknolojisi, modemler, cep telefonları, gibi çok sayıda iletişim ve multi medya aygıtının bilgisayarlara bağlanmasına neden olmuştur.&lt;br /&gt;Modem:&lt;br /&gt;Telefon hatları aracılığıyla uzak yerlerde bulunan bilgisayarlar arasında iletişim sağlayan çevre birimidir. Modemler bilgisayar ve telefon sinyallerini birbirine çevirir. Telefonların kullandığı analog sinyalleri bilgisayarların kullandığı dijital sinyallere çevirir. Aynı şekilde tersini de yapar. Fax olarak da kullanılan modemler belli bir hıza sahiptir. 56 Kbps gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;IV.  Mikrobilgisayar Teknolojileri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;A.    KASA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilgisayara oluşturan parçaların çalışmaları için gerekli olan elektriği üretir.&lt;br /&gt;Fiziksel koruma sağlar.Farklı tüleri vardır:&lt;br /&gt;o    Mini tower&lt;br /&gt;o    Midi tower&lt;br /&gt;o    High tower&lt;br /&gt;o    Mount rack : bileşenler rafları olan dolaplar içersine yerleştirilir.çok sayıda disk, cd rom …vs gibi genişlemeye imkan verir.&lt;br /&gt;o    Slim kasa : az yer kaplar. Fakat teknik bakımları daha zordur.&lt;br /&gt;o    ATX kasa : iyi havalandırma vardır. 3.3 V çalışma. Işletim sistemin tarafından sistemi kapatabilme (Soft Power Support)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;B.    BİLGİSAYARIN GÜÇ BİRİMİ (POWER SUPPLY)&lt;br /&gt;Bir Power Supply (güç birimi) birimi bilgisayara elektriğin girmesini sağlar. AC akımı çevirerek 3.3 ya da 5 voltluk doğru akım (DC) elde eder.&lt;br /&gt;PC'ler için Power supply birimlerinin değişik biçimleri ve boyutları vardır. Boyutlar önemlidir, çünkü bilgisayarların değişik boyutta kasaları vardır. Örneğin ATX kasalar için ATX power supply birimlerinin olması gibi.&lt;br /&gt;Sistemin elektriğinin açılması ve kapatılmasında BIOS ve İşletim sistemi de kullanılır. İşletim sistemi kapandığında BIOS aracılığıyla sistemin elektriğini kesebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.      POWER SUPPLY KONNEKTÖRLERİ&lt;br /&gt;Güç birimlerinin ana karta (motherboard) bağlanması için değişik konnektörler (connectors) kullanılır.&lt;br /&gt;AT kasalarda ana kart üzerindeki iki yuvaya P8 ve P9 dişi konnektörleri takılır.&lt;br /&gt;ATX kasalarda ise tek bir 20 kabloyu konnektör kullanılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2.      ÇEVRE BİRİMLERLE BAĞLANTI KONNEKTÖRLERİ&lt;br /&gt;Çevre birimlere güç aktarmak için molex konnektör kullanılır. Sabit diskler, CD-ROM, vb. birimlerde bu konnektörler kullanılır. Ayrıca mini konnektör ise disket sürücü gibi birimler için kullanılır.&lt;br /&gt;Molex konnektörler 5 volt sağlar ve sabit diskler için kullanılır.&lt;br /&gt;Mini konnektörler ise 3.3 volt sağlar ve disket sürücüler için kullanılır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;C.    ANAKART&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anakart, bilgisayarı oluşturan bütün bileşenlerin üzerine takıldığı ve bilgisayar parçalarının birbirleriyle haberleşmesine imkan tanıyan karttır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başlıca yapıları:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o    AT ve  baby AT&lt;br /&gt;o    ATX ve mini ATX&lt;br /&gt;o    LPX ve  mini LPX&lt;br /&gt;o    NLX&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;·         Baby AT : ISA yuvaları işlemciye yakın oldukları için büyük kartları takmak problemdir. Bellek modullerini yeri disk ve disket sürücülerinin altında olduklarından dolayı bellek takıp, çıkarmak sorun olmaktadır. Bu karta uygun kasalarlada  sağlıklı bir havalandırma olmamaktadır.&lt;br /&gt;·         ATX : Intel’in koyduğu bir standarttır. Işlemci genişleme yuvaların yanınadır. Bellek modulleri erişimi kolaytırmak için kartın orta taraflarına taşınmıştır. Işlemci kasa fanının tam altında kaldığından kasa içerisinde daha rahat bir havalandırma sağlanmaktadır.&lt;br /&gt;·         LPX : genişleme kartları riser denilen bir karta (anakarta parallel olarak takılır) takılır.&lt;br /&gt;·         NLX : LPX ‘in gelişmiş halidir.&lt;br /&gt;·         Kasalar ve kartların durumları aşağıdaki gibidir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tip&lt;br /&gt;genişlik&lt;br /&gt;derinlik&lt;br /&gt;PC tipi&lt;br /&gt;KASA&lt;br /&gt;Full AT&lt;br /&gt;12"&lt;br /&gt;11-13"&lt;br /&gt;çok eski&lt;br /&gt;Full AT&lt;br /&gt;Baby AT&lt;br /&gt;8.5"&lt;br /&gt;10-13"&lt;br /&gt;eski&lt;br /&gt;Full AT, ATX&lt;br /&gt;ATX&lt;br /&gt;12"&lt;br /&gt;9.6"&lt;br /&gt;yeni&lt;br /&gt;ATX&lt;br /&gt;Mini ATX&lt;br /&gt;11.2"&lt;br /&gt;8.2"&lt;br /&gt;yeni&lt;br /&gt;ATX&lt;br /&gt;LPX&lt;br /&gt;9"&lt;br /&gt;11-13"&lt;br /&gt;eski destop&lt;br /&gt;Slim&lt;br /&gt;NLX&lt;br /&gt;8-9"&lt;br /&gt;10-13.6"&lt;br /&gt;yeni desktop&lt;br /&gt;Slim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;D.   CPU (Mikroişlemci)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CPU&lt;br /&gt;Yorum&lt;br /&gt;Model yılı&lt;br /&gt;Dış saat&lt;br /&gt;Hızı (mhz)&lt;br /&gt;Iç saat&lt;br /&gt;Hızı (mhz)&lt;br /&gt;Adresleye-bildiği&lt;br /&gt;Ram&lt;br /&gt;Internal cache&lt;br /&gt;FPU&lt;br /&gt;iç bus&lt;br /&gt;dış bus&lt;br /&gt;8086&lt;br /&gt;İlk CPU&lt;br /&gt;1978&lt;br /&gt;5&lt;br /&gt;5&lt;br /&gt;1 Mb&lt;br /&gt;Hayır&lt;br /&gt;Hayır&lt;br /&gt;16 bit&lt;br /&gt;16 bit&lt;br /&gt;8088&lt;br /&gt;İlk olarak  IBM PC/XT bilgisayarlarında kullanıldı. 29000 transistor.&lt;br /&gt;1979&lt;br /&gt;8&lt;br /&gt;8&lt;br /&gt;1 Mb&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayır&lt;br /&gt;16 bit&lt;br /&gt;8 bit&lt;br /&gt;80286&lt;br /&gt;134000 transistors.&lt;br /&gt;1982&lt;br /&gt;8,10,veya 12&lt;br /&gt;8,10,or 12&lt;br /&gt;16 Mb&lt;br /&gt;Hayır&lt;br /&gt;Hayır&lt;br /&gt;16 bit&lt;br /&gt;16 bit&lt;br /&gt;80386DX&lt;br /&gt;İLk gerçek 32 bit CPU. 275000 transistor.&lt;br /&gt;1985&lt;br /&gt;16,20,25,33&lt;br /&gt;16,20,25,33&lt;br /&gt;4 Gb&lt;br /&gt;Hayır&lt;br /&gt;Hayır&lt;br /&gt;32 bit&lt;br /&gt;32 bit&lt;br /&gt;80386SX&lt;br /&gt;Ucuz 386 modeli&lt;br /&gt;1988&lt;br /&gt;80386DX ile aynı&lt;br /&gt;80386DX ile aynı&lt;br /&gt;16 Mb&lt;br /&gt;Hayır&lt;br /&gt;Hayır&lt;br /&gt;32 bit&lt;br /&gt;16 bit&lt;br /&gt;80486DX&lt;br /&gt;L1 cahe kullanıldı. 386. 1.2 Milyon transistor&lt;br /&gt;1989&lt;br /&gt;25,33,50&lt;br /&gt;25,33,50&lt;br /&gt;4 Gb&lt;br /&gt;8 K&lt;br /&gt;Evet&lt;br /&gt;32 bit&lt;br /&gt;32 bit&lt;br /&gt;80486SX&lt;br /&gt;486 ile aynı fakat Coprocessor yok&lt;br /&gt;1991&lt;br /&gt;486DX ile aynı&lt;br /&gt;486DX ile aynı&lt;br /&gt;486DX ile aynı&lt;br /&gt;486DX ile aynı&lt;br /&gt;Hayır&lt;br /&gt;486DX ile aynı&lt;br /&gt;486DX ile aynı&lt;br /&gt;80486DX2&lt;br /&gt;DX’in bir seferde işleyebildiğinden 2 kat fazla komut işleyebiliyorlar&lt;br /&gt;1992&lt;br /&gt;25, 33&lt;br /&gt;50, 66&lt;br /&gt;4 Gb&lt;br /&gt;8 K&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet&lt;br /&gt;32 bit&lt;br /&gt;32 bit&lt;br /&gt;80486DX4&lt;br /&gt;Daha hızlı&lt;br /&gt;1994&lt;br /&gt;25, 33&lt;br /&gt;75, 100&lt;br /&gt;4 Gb&lt;br /&gt;8 K&lt;br /&gt;Evet&lt;br /&gt;32 bit&lt;br /&gt;32 bit&lt;br /&gt;Pentium&lt;br /&gt;64 bit data bus. Tek zamanda 2 komut işleyebiliyor. 2 internal 8K cache çip. Cache controller anakartın üstünde.3.1 milyon transistor&lt;br /&gt;1993&lt;br /&gt;60 veya 66&lt;br /&gt;60, 66, 90, 100, 133, 150, 166, 200&lt;br /&gt;4 Gb&lt;br /&gt;16 K&lt;br /&gt;Evet&lt;br /&gt;64 bit&lt;br /&gt;32 bit&lt;br /&gt;Pentium MMX&lt;br /&gt;57 adet özel komut aklendi muljtimedia programlarında %50 - 100 % artış saplandı.&lt;br /&gt;1996&lt;br /&gt;Pentium ile aynı&lt;br /&gt;Pentium ile aynı&lt;br /&gt;Pentium ile aynı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pentium ile aynı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pentium ile aynı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pentium ile aynı&lt;br /&gt;Pentium ile aynı&lt;br /&gt;Pentium PRO&lt;br /&gt;Dataflow analiz. 5.5 milyon transistor.&lt;br /&gt;1996&lt;br /&gt;66&lt;br /&gt;180, 200&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;64 bit&lt;br /&gt;32 bit&lt;br /&gt;Pentium II&lt;br /&gt;L2 cache slot modelin içine yerleştirildi 7.5 milyon&lt;br /&gt;transistor.&lt;br /&gt;1997&lt;br /&gt;66, 100&lt;br /&gt;233, 266, 300, 333, 350, 366, 400, 450&lt;br /&gt;4 Gb&lt;br /&gt;16 K&lt;br /&gt;Evet&lt;br /&gt;64 bit&lt;br /&gt;64 bit&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pentium II arasındaki tek önemli fark, kısaca SSE olarak andığımız "Streaming SIMD Extensions" ve daha yüksek saat hızları.&lt;br /&gt;SSE komutları içinde "new media instructions" olarak anılan ve aslında MMX'in devamı olan birkaç yeni komuttur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pentium III ailesinde Xeon işlemciler de var. Xeon'un standart Pentium III'e göre tek farkı daha hızlı ve daha büyük (2MB'a kadar) bir L2 önbelleği bulunması. Bu nedenle Xeon çok işlemcili sunucular ve büyük veri dizileri, örneğin veritabanı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;motorları kullanan sistemler için daha uygun. Çok işlemcili sunucularda büyük önbellek veriyolu kullanımını azaltıyor, daha iyi ölçeklenebilirlik (yani çoklu işlemci kullanma yeteneği) sunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;E.    BUS ÇEŞİTLERİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bus Çeşidi&lt;br /&gt;Data bus  genişliği&lt;br /&gt;Hızı&lt;br /&gt;Yorum&lt;br /&gt;.&lt;br /&gt;8 bit card&lt;br /&gt;8 bit&lt;br /&gt;8 MHz&lt;br /&gt;Günümüz bilgisayarla kullanılmıyor.&lt;br /&gt;.&lt;br /&gt;ISA&lt;br /&gt;16 bit&lt;br /&gt;8 MHz&lt;br /&gt;Günümüzde hala kullanılmaktadır. Ayarları jumperlarla yapılmaktadır&lt;br /&gt;.&lt;br /&gt;EISA&lt;br /&gt;32 bit&lt;br /&gt;8 MHz&lt;br /&gt;EISA bus slotları ISA kartlarla uyumludur.. EISA kartları ise jumber veya software ile ayarlanabiliyor.&lt;br /&gt;.&lt;br /&gt;VESA or VL-bus&lt;br /&gt;32 bit&lt;br /&gt;Speed of Processor&lt;br /&gt;ISA kartları ile uyumlu. Ayarları jumperlarla yapılmaktadır genellikle video kartlarında kullanılır.&lt;br /&gt;.&lt;br /&gt;PCI&lt;br /&gt;64 bit and 32 bit&lt;br /&gt;Speed of  Processor&lt;br /&gt;Plug and Play karlarıdır.&lt;br /&gt;AGP&lt;br /&gt;32 bit&lt;br /&gt;Speed of processor&lt;br /&gt;Grafik kartlarında kullanılır.&lt;br /&gt;.&lt;br /&gt;MCA&lt;br /&gt;16 bit and 32 bit&lt;br /&gt;10 MHz&lt;br /&gt;Software tarafında ayarlanabiliyor. IBM dizaynı. Modern bilgisayarlarda kullanılmıyor&lt;br /&gt;.&lt;br /&gt;PCMCI (PC card)&lt;br /&gt;16 bit&lt;br /&gt;33 MHz&lt;br /&gt;Laptop bilgisayarlarında kullanılır.bazıları Plug nad Play , bazıları ise software tarafından ayarlanıyor. 3 çeşiti vardır.&lt;br /&gt;Tip 1:  3.3 mm kalınlığında. Memory yükseltmek için  kullanılır.&lt;br /&gt;Tip 2: 5 mm kalınlığında. Modem and network kartları. Modem/NIC kartlarının kombinasyonu&lt;br /&gt;Tip 3: 10.5 mm kalınlığında. PC kart harddisk&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;F.      BELLEK(MEMORY)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günümüzde iki çeşit bellek  türü bulunmaktadır. Bunlardan birincisi ROM (Read Only Memory). Temel olarak sadece okunabilen bir bellek türü olan ROM, üzerindeki bilgiler kalıcıdır, ve genelde çok gerekli olan bilgiler saklanır. RAM (Random Access Memory), üzerindeki bilgiler istenilen zaman okunabilir veya&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;istenildiğinde yazılabilirdir. Bilgiler kalıcı değildir. Bilgisayarlar bilgilerin geçici olarak tutulması için RAM’ı kullanır. Üzerindeki bilgiler saniyede birçok kez yazılabilir ve okunabilir. Bilgisayardan elektriği kestiğiniz zaman üzerindeki bilgiler silinir.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;·         ROM (READ ONLY MEMORY) : Iki bellek türünden birisi olan ROM, RAM’in aksine üzerindeki bilgiler kalıcıdır. Bilgisayarınızı kapatsanız bile üzerindeki bilgiler gitmeyecektir. BIOS gibi bilgisayarınız için önemli bilgilerin tutulduğu bir yapıda, ROM kullanılır. BIOS üzerinde kullanılan bilgiler oldukça önemli olduğundan, ROM, habersiz olarak yapılan kopyalama ya da silme işlemlerinin önüne geçmiş oluyor. Günümüzde ROM’un birkaç versiyonu vardır. Bu versiyonlar gerekli alanlarda, özelliklerine uygun bir şekilde kullanılıyor.&lt;br /&gt;o    ROM: Standart ROM üzerindeki bilgiler hiç bir yol ile değiştirilemez veya silinemez. ROM birimine bilgi kalıcı olarak yerleştirilmiştir ve içerik kesinlikle değiştirilemez.&lt;br /&gt;o    PROM (Programmable ROM): Bu ROM çeşidi sizlere saklama alanına bilgileri sadece bir kez yazmanıza izin verecektir. Bu yazmadan sonra bu bilgiler kalıcıdır. Bunu günümüzde CD-R’a benzetebiliriz. CD-R’a bir kez bilgileri yazdıktan sonra bu bilgiler kalıcıdır ve bir daha değiştirilemez yada silinemez.&lt;br /&gt;o    EPROM (Erasable Programmable ROM): Eğer ROM üzerinde kullanılan bilginin, silinip tekrar yazılması gerektiği durumlarda EPROM kullanılabilir. Bu çeşit ROM’lar ultraviyole ışığıyla silinebiliyor. Bu sayede ROM’a yazılabilme özelliği tekrar sağlanıyor.&lt;br /&gt;o    EEPROM (Electrically Erasable Programmable ROM): Şu anda bilgisayarınızın BIOS’unuzun kullandığı ROM tipi EEPROM’dur. EPROM’a benzer olarak EEPROM’da silinebilir ve yazılabilir. Silme işini elektriksel&lt;br /&gt;o    olarak yapabiliyorsunuz. BIOS’lar EEPROM kullanırlar, bu sayede anakart üreticileri güncelleşmiş BIOS’larını yazabiliyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;·         RAM (RANDOM ACCESS MEMORY) : RAM’deki bilgiler daha az kalıcıdır. bilgisayarınızda o anda çalışan bir programların, gerekli bilgileri RAM’de saklayarak daha sonra gerektiğinde kullanım için alınan alana denir. Diğer bir değişle bir geçici bellek görevindedir. Bilgiler gerektiğinde kullanılır. Gerekmediği zaman silinir. RAM üzerindeki bilgiler kısa ömürlüdür. Bilgisayarınızı kapattığınızda bilgiler silinir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;·         Günümüzde iki farklı RAM çeşidi bulunmaktadır.&lt;br /&gt;o    SRAM (Static RAM): Statik RAM çok pahalı, çok hızlı bir RAM çeşididir. Günümüzde işlemcilerin Tampon Belleği Statik RAM’dir. SRAM, DRAM’e göre çok daha pahalıdır ve işlemcilerde az miktarda kullanılmasının sebebi budur. Işlemci içine adapte edilmiş olan Level 1 Cache SRAM’dır. Level 2 Cache ise yine işlemci içinde yada Slot1 işlemciler gibi yanında olabilir.Bilgisayar bir istekte bulunduğu zaman, ilk olarak Level 1 Cache’e bakılır. Eğer istenen komut orda ise işlemci çok hızlı bir şekilde bilgiyi SRAM’den alır ve Level2 Cache’e bakmak için zaman harcamaz. Level 1 ve Level 2 SRAM Cache’ler işlemcinizi hızını etkileyen en büyük faktördür.&lt;br /&gt;o     DRAM : günümüzde sisteminizin ana belleğini oluşturmak için kullanılan çeşididir. DRAM, SRAM’dan çok daha yavaştır ve daha ucuzdur. RAM üzerindeki bilgiler, genel bütünlüğü sağlaması açısından sürekli yenilenmelidir. Akis takdirde bilgiler kaybolur. DRAM üzerindeki bilgiler uyarılma süreci içerisinde 1 veya 0 olarak okunur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha fazla RAM, aynı anda çalışan bir çok programın daha hızlı çalışması demektir.&lt;br /&gt;Siyah çipler bellek modülleridir. Altındaki yeşil tabaka ise PCB (Printed Circuit Board = Baskılı Devre). PCB üzerine bildiğiniz gibi RAM modülleri yerleştiriliyor. PCB’nin her iki tarafındada RAM modülleri bulunabiliyor. Eğer her iki tarafta da bellek modülleri bulunuyorsa Double Sided (çift taraflı), tek tarafta bellek modülleri kullanılıyorsa Single Sided (Tek Taraflı) RAM diyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.      RAM NASIL ÇALIŞIR?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DRAM üzerindeki her modül üzerinde verileri kısa süreli olarak tutan kapasitörler bulunmaktadır. Bu veri RAM’in tutabileceği bir bitlik 1 ve 0 değerleridir. Eğer kapasitörler yarımdan fazla şekilde şarj edilmişse 1, yarım veya daha az bir şekilde şarj edilirse 0 değerini alır. Kapasitörler üzerindeki şarjı çok çabuk kaybederler.  Dolayısı ile bu şarj kaybından sonra bilgi kaybı olur&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SRAM’de ise her modülün yapısında ise 2-4 transistör bulunur ve bir bitlik 0 ve 1 değerlerini tutar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;RAM bilgi verdiği zaman bu verme işini bit’ler halinde yapar. Bit sadece 0 ve 1 değerlerinde oluşur. 0 ve 1 değerlerini birleşmesinde Binary Code dediğimiz yapı oluşur. RAM bu bilgileri alır ve tıpkı ızgaraya benzer şekilde olan sütun ve dizelerin içerisinde taşır. Bu sütun ve dizeler milyonlarca küçük bellek hücresinden oluşmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Işlemci bir ilgi işlediği zaman, bu bilgiye daha sonra kolayca erişmek için onu RAM’e saklar. Bu iş yapılacağı zaman işlemci - Sistem veriyolu - RAM modülüne giden yolu izleyen "yazma" sinyalini gönderir. RAM bu bilgiyi belli bir adreste saklar. Bu adres ileride gelecek olan bilgi istemleri için gereklidir.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DRAM ÇEŞITLERI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DRAM gayet basit bir şekilde çalışır. Günümüzde değişik standartlarda bulunmaktadırlar. Bu farklı DRAM tiplerinin özellikleri – yani, hızı, erişim süresi ve çalıştırma prosedürü gibi özellikleri - farklılık gösterir. Günümüzün en popüler RAM teknolojisi SD-RAM’dir. diğer RAM çeşitlerinde DDR SDRAM ve RDRAM ileride standart olmak için şu anda gelişmeler kaydediyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SDRAM (Senkronize DRAM): Günümüzün en çok kullanılan DRAM tipidir. senkronize, yani sistem veriyolu hızı ile aynı hızda çalışan demektir. PC100 v Pc133 terimlerini sistem veriyolu hızını gösterir. bellek 100 MHz veriyolu hızında çalıştığında, teorik olarak 800MBps bant genişliği sunması gereklidir. Eğer veriyolu hızı 133 MHz’e çıkarsa bant genişliği ise 1100 MBps’e çıkıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bellek modüllerinin erişim süresi nanosaniye cinsinden verilir. RAM için belirtilen nanosaniye miktarı bir saat vuruşu için gereken zaman miktarının minimum ölçüsüdür. Çoğu PC100 SDRAM bellek 8 nanosaniyelik erişim süresine sahiptir ve bu teorik olarak maksimum 125 MHz sistem veriyolu hızına dayanabileceği anlamına gelir. Bir bellekteki adrese ulaşmak için, o adresin sütun ve dize numaralarını bilmek gerekir. CAS (Column Adress Strobe) ve RAS (Row Adress Strobe) değerleri ise, belirtilen sütun ve dizelere ulaşmak için gereken saat vuruş miktarını gösterir. "RAS to CAS delay" ise, dize-sütun arası&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;erişiminde ne kadar gecikme olduğunu ifade eder. Şu anda birçok SDRAM’lerde CAS değeri 3, RAS değeri 2, "RAS to CAS delay" değeri de 2’dir. Çok iyi belleklerde ise CAS değeri 2’dir. Bu ifadeler bellek üzerinde 3-2-2 ya da 2-2-2 şeklinde yazılır. Buradan çıkaracağımız sonuç ise, bu değerler ne kadar küçük olursa o kadar iyi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DDR SDRAM (Double Data Rate SDRAM): Teorik olarak DDR SDRAM bellekler SDRAM belleğin sunduğu bant genişliğinin iki katını sunuyor. senkronize yani sistem veriyolu hızı ile aynı hızda çalışmaktadır. Bant genişliğini iki katına çıkaran özellik ise Saat vuruşlarının yükselen ve alçalan noktalarından bilgi okuyabilme yeteneğinin olmasıdır. SDRAM’da ise bilgi alma yönü saat vuruşlarının yükselen noktalarındandır. Buradan yola çıkarak teorik olarak 133 MHz hıza sahip olan DDR bellek 266 MHz hıza sahip olan SD bellek ile aynı performansı verecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DDR SDRAM bant genişliğini 2,1 GBps dir. 200 MHz’de çalışan bir DDR SDRAM’in 3,2GBps’lık bir genel sistem bant genişliği sunacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DRDRAM (Direct Rambus DRAM): 16 bit geniş bir veri yolu hızı sunan Direct Rambus Kanalı bellek hızının 400 MHz’e kadar çıkmasına olanak tanıyor. DDR SDRAM gibi çift taraflı okuma yapabileceğinden bu hız 800 MHz’e eşit oluyor. Teorik olarak RAMBUS 1,6GBps değerinde bir bant genişliği sunabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;G.    HARDİSK&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabit disk, döner bir mil üzerine sıralanmış, metal yahut plastikten yapılma ve üzeri manyetik bir tabaka ile kaplı plakalar ve bu plakaların alt ve üst kısımlarında yerleşen okuma kafalarından oluşur&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu tabakalardan her biri aynı plaklarda olduğu gibi aynı dairesel düzlemi takip eden çizgilerle örülüdür ve bu çizgilerin her birine de iz (track) adı verilir. her bir plaka üzerinde altlı üstülü yerleşen ve her birinin ortadaki mile uzunluğu aynı olan izlerin oluşturduğu topluluğa silindir denir Sabit disk üzerinde her bir yüz bir kafa tarafından okunmaktadırer. Iz yapısının bölünmesiyle oluşan ve sabit disk üzerinde adreslenebilir en küçük alana denk gelen parçaya ise sektör (Sector) adı verilir ve sektörün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.      PARTISYON YAPISI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Partisyonlara ayrılmış bir sabit diskte bu partisyonlar da üç çeşide ayrılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o    Primary (birincil),&lt;br /&gt;o    Extended (uzatılmış) &lt;br /&gt;o    Logical (mantıksal)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak, sabit diskin ilk sektöründe yerleşmiş olan Master Boot Record (MBR) en fazla dört adet primary, yahut üç primary bir extended disk partisyonunun yaratılmasına izin verir. Bu primary partisyonlardan sadece birisi aktif olabilir ve birçok BIOS, sadece aktif primary partisyondaki işletim sisteminden bilgisayarın açılmasını sağlarlar. Aktif olmayan primary partisyonlar boot sırasında sistemde gizlenmiş olarak görünürler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.1    Sabit disk arayüzleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;·         ATA: IDE olarak da bilinir. ISA tabanlıdır. Tek sistemde iki diski, 16 bitlik bir arabirimi ve PIO 0, 1 ve 2 modlarını destekler.&lt;br /&gt;·         ATA-2: Fast ATA veya EIDE (Geliştirilmiş IDE) olarak da bilinir. Daha hızlı PIO modlarını (3 ve 4), multiword DMA 1 ve 2 modlarını destekler. Ayrıca LBA (Large Block Accessing) modunu destekler (böylece 528MB'tan büyük kapasiteli diskler yapılabilmiştir).&lt;br /&gt;·         ATA-3: ATA-2'nin üzerinde bir iki ufak değişiklik yapılmış halidir. Ama genelde, hatalı şekilde Ultra ATA/33 ile aynı anlamda kullanılır.&lt;br /&gt;·         Ultra-ATA: Ultra DMA, Ultra DMA/33, Ultra ATA/33, ATA-33, DMA-33; Fast ATA-2 olarak da bilinir. 33 MB/sn hızında çalışan DMA mode 2'yi destekler.&lt;br /&gt;·         ATA-4: Ultra-ATA'nın geliştirilmiş halidir. Hata denetimi eklenerek yüksek hızlarda veri bütünlüğü sağlanmıştır. Ultra ATA/66 ile karıştırılır ama sanılanın aksine bir disk hem Ultra DMA/33 hem ATA-4 olabilir.&lt;br /&gt;·         Ultra ATA/66: Quantum'un geliştirip, Intel'in destek verdiği yeni ATA standardıdır. Böylece disk ile sistem arasındaki bant genişliği 66 MB/sn'ye çıkmıştır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.2    DİSK PERFORMANSI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;·         Motor Hızı (rpm): Devir/dakika cinsinden hızı. IDE disklerde 5400 ve 7200 devirler daha yaygın. 7200 rpm disklerin motor hızı sayesinde 5400 devir disklerden %20 daha hızlııdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;·         Erişim Süresi (ms): Ne kadar düşük olursa o kadar iyi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;·         Tampon Bellek Kapasitesi (KB): Hızlı tampon bellek kapasitesi ne kadar yüksekse o kadar iyi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;·         Dahili Transfer Hızı (Mbit/sn): Genel kriterlere göre, bir diskin Ultra ATA/66 standardına ayak uydurabilmesi için dahili transfer hızının 200 Mb/sn'nin üstünde olması gerekiyor. Ne kadar yüksekse disk o kadar hızlı demektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;·         Arabirim Standardı: Yani UDMA/33 veya UDMA/66/100 olup olmadığıdır. UDMA/100 en yeni teknolojidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;H.   DOSYA SISTEMLERI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir partisyon, her ne amaçla oluşturulmuş veya kullanılacak olursa olsun, o partisyona erişim yapacak işletim sistemine uygun bir dosya sistemiyle biçimlendirilmelidir. Bu genellikle kuracağınız işletim sisteminin sorunudur ve kurulacak olan işletim sistemi birden fazla dosya sistemiyle uyumluysa kurulum sırasında gözünüzü açık tuttuğunuz sürece bir yerde bunu mutlaka size sorduğunu görürsünüz. Örneğin Windows 2000 kurulumunda NTFS yahut FAT32 dosya sistemlerinden hangisini seçeceğiniz şu her şeye Enter tuşuyla cevap verdiğiniz sorularla dolu mavi kurulum ekranlarından birinde karşınıza çıkarken, geçtiğimiz aylarda derginizle de verilen Mandrake Linux kurulumunda Lnx2 yahut FAT32 seçimini yapmak için biraz daha gözleri dört açmak gerekiyor. Sadece veri amaçlı kullanacağınız partisyonlarınız için ise işletim sisteminizle gelen format komutunu yahut programlarını kullanabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Partisyonlarınızın isimlendirilmesi ilk olarak sırasıyla master konumundaki sabit diskte bulunan primary partisyonlarC:’den itibaren isim almaya başlarlar. Daha sonra slave konumdaki disklerinizin primary partisyonları isimlendirilir. Sonrasında master diskinizin extended partisyonlarındaki sürücüler isim almaya devam eder ve slave diskinizdeki extended partisyonlarındaki sürücüyle bu iş devam eder. şimdi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.      DOSYA SİSTEMLERİ ÇEŞİTLERİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;FAT: Bu tarz dosya sistemleri File Allocation Table - Dosya Atama Tablosu - adlı bir sistem kullanırlar. Bu sistemde partisyon her biri belli miktarda sektör içeren "cluster" isimli parçalara ayrılır ve hangi dosyaların bu cluster parçalarından hangilerine yerleştiği, hangi cluster parçalarının boş, hangilerinin dolu olduğu gibi bilgiler FAT üzerine yazılır. Işletim sistemi de herhangi bir dosyaya erişim yapmak istediğinde dosyayı bulmak için FAT üzerine yazılan bu bilgilerden faydalanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;FAT16: DOS, Windows 3.1 ve OSR2 sürümü öncesi Windows 95 işletim sistemlerinin kullandığı dosya sistemidir. Eski bir dosya sistemi olduğundan dolayı bir takım eksikleri ve dezavantajları bulunmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunlardan ilki kök dizininin (root) sınırlandırılmış olmasıdır. FAT16 sisteminde açılıştaki primary partisyona ait root dizini, FAT tablosu ve partisyon boot sektörü cluster içinde yer almazlar ve sayısı belli olan sıralı sektörlerde tutulurlar. Bu sayının belli olması kök dizine yapılacak eklentilerin belli bir sınırı olması sonucunu doğurur. Kısaca alt dizinleri istediğiniz kadar uzatabilmekle birlikte&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birincisi FAT16 partisyonlarınızdaki kök dizinde belli uzunlukta girişle sınırlandırılırsınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ikincisi, FAT16 dosya sisteminde adresleme, adı üstünde 16 bit olduğundan adreslenebilen maksimum cluster sayısı 65525’tir ve bu cluster’ların maksimum boyutu 32KB olabilir (aslında cluster sayısı 65536 olmalıdır ama bazıları özel amaçlar için tutulur). Bu da bizi FAT16 kullanan bir disk ya da partisyonun 2GB’dan daha büyük olamayacağı sonucuna götürür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üçüncüsü, FAT16 elindeki boş sabit disk ya da partisyon alanını bir şekilde elindeki bütün cluster’lara dağıtmak zorundadır. Bu nedenle sabit diskin boyutu büyümeye başladıkça cluster boyutu da büyür. Cluster’lar bölünemezler ve ancak tek bir dosya yahut dosya parçasını taşıyabilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;FAT32: Windows 95 OSR2, Windows 98, Windows 2000 ve Linux tarafından tanınıp kullanılabilen ve FAT16’dan daha gelişmiş bir dosya sistemidir. Ilk olarak FAT32’de herhangi bir kök dizin sınırlaması yoktur. Ikinci olarak FAT32, FAT16’daki 16 bit adresleme yöntemi yerine 32 bit adresleme yöntemi kullanır. Bu sayede herhangi bir disk ya da partisyon FAT32 altında 2 TerraByte (yaklaşık 2000 GB) uzunluğunda olabilir. Üçüncü olarak ise FAT32 cluster boyutlarını ufak tutarak boş alan israfını azaltır. FAT32 altında tek bir dosyanın erişebileceği maksimum boyut 4 GB ile sınırlıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NTFS (NT File System): Windows NT ve devamı olan Windows 2000 tarafından desteklenen bir dosya sistemidir. NTFS, dosya konumlarını FAT sistemindeki gibi bir ana indeks olarak saklamakla birlikte (MFT, Master File Table) dosyanın yerleştiği konumları ve diğer bilgileri her cluster’ın içinde ayrıca saklayarak daha güvenilir bir yapı sunar. Ancak bu arada oldukça geniş bir disk haritası oluşturur&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve bu bilgiler önemli bir yer kapladığından dolayı 400MB’den ufak disk yahut partisyonlarda NTFS kullanılması önerilmez. NTFS, sunucu olarak görev yapan Windows NT ve Windows 2000 işletim sistemlerine ait bir dosya sistemi olmasının gerektirdiği ihtiyaçlar doğrultusunda daha çok disk güvenliği, stabilitesi ve performansıyla ilgili iyileştirmeler içerir ve özetle şu artı özelliklere sahiptir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o    1. Dosya konumlarıyla ilgili bilgileri cluster içlerinde de saklayarak daha güvenli bir dosya sistemi yapısı sunar.&lt;br /&gt;o    2. Cluster boyutu partisyon boyutuyla sınırlı değildir ve 512 byte değerine kadar ayarlanabilir. Bu da disk üzerinde dosyaların parçalanmasını azaltarak hem boş alanın verimli kullanılmasını, hem de özellikle yüksek kapasiteli sabit disklerde performans artışını beraberinde getirir.&lt;br /&gt;o    3. Yaklaşık 16 GB’a kadar uzunlukta olan tek parça dosyaları destekler.&lt;br /&gt;o    4. ACL (Access Control List, Erişim kontrol listesi) özelliği sayesinde sistem yöneticileri tarafından hangi kullanıcıların hangi dosyalara erişebileceği ile ilgili kısıtlamaların koyulabilmesini sağlar.&lt;br /&gt;o    5. Bütünleşik dosya sıkıştırma özellikleri içerir.&lt;br /&gt;o    6. Uzun dosya isimlerini ve Unicode kaynaklı dosya isimlerini destekler. Unicode, dosya isimlendirilmesi sırasında karakterlerin tanımlanması için ikilik sistemde kodlar kullanılmasını öngören bir standarttır. Bu standarda göre unicode kullanılarak verilmiş olan dosya isimleri unicode kullanabilen dosya sistemleri tarafından tam olarak nasıl hazırlanmışlarsa şekilde görünürler (örneğin Japonca yahut Arapça gibi).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NTFS dosya sistemi kullanan Windows NT ve Windows 2000 sürümleri FAT sürücüleri görebilir ve bu sürücülerdeki dosyaları okuyabilirler (Windows NT FAT16’yı, Windows 2000 FAT16 ve FAT32’yi görür). Ancak FAT kullanan Windows 95, 98 ve DOS gibi işletim sistemleri NTFS partisyonlarını göremezler, dolayısıyla dosya sistemi NTFS olan disk yahut partisyonlara ait verileri okuyamazlar. Bu nedenle sisteminizde örneğin FAT32 altına kurulmuş bir Windows 98 ve NTFS partisyona kurulmuş olan bir Windows 2000 varsa Windows 2000 FAT32 partisyona kurulu olan Windows 98’e ait dosyaları görebildiği ve bu sürücüye bir isim verebildiği halde, Windows 98 NTFS altındaki Windows 2000 dosyalarını göremeyecek ve bu partisyonu bir disk gibi algılayamayacaktır. Bu nedenle bu sürücüye herhangi bir sürücü ismi vermez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HPFS (High Technology File System): OS/2 işletim sistemi ve eski NT sürümleri tarafından kullanılan bir dosya sistemidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NetWare File System: Novell NetWare işletim sisteminin kullandığı dosya sistemidir. Partition Magic programı NetWare 3.x ve 4.x partisyonlarını görebilir ancak üzerlerinde hiçbir işlem yapmaz. Bu nedenle bu konuya çok fazla eğilmeyeceğim, çünkü herhangi bir işlem deneme imkanım olmayacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Linux Ext2 ve Linux Swap: Linux Second Extended Filesystem (Linux Ext2) ve Linux Swap dosya sistemleri, Unix bazlı işletim sistemi olan Linux’un kullandığı dosya sistemleridir. Özet olarak Ext2 dosya sisteminin desteklediği özellikler arasında 4 TerraByte disk yahut partisyon desteği, gerektiğinde 1012’ye yükseltilebilen 255 karakter uzunluğunda dosya isimlerinin desteklenmesi, 2 GB büyüklüğüne kadar olan dosyalarla çalışabilme sayılabilir. Linux Swap ise Linux işletim sisteminin takas dosyasını yerleştirmek için kullandığı dosya sistemidir. Linux yapısı gereği kurulum sırasında takas dosyası için ayrı bir partisyon açılmasını ve bu partisyona takas özelliği verilmesini gerektirir. Linux partisyonları Linux dışındaki işletim sistemleri tarafından görünmezler ve dolayısıyla&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bulundukları sürücü yahut partisyona Linux dışındaki bir işletim sisteminde isim verilmez&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;I.    GÖRÜNTÜ KARTLARI&lt;br /&gt;Mönitöre gönderilen görüntüden sorumlu kartlardır.&lt;br /&gt;Çözünürlük: Monitörde gördüğümüz resim, geometrik bir örümcek ağı olarak da düşünebileceğiniz dikey ve yatay  satır sütunlar üzerindeki noktalardan oluşuyor ya, işte bunların her birine piksel adı veriliyor. Tek seferde ekranda görüntülenebilen piksel sayısına ise çözünürlük deniliyor. Mesela 800x600 çözünürlük denildiğinde bu 800 sütun ve 600 satır üzerindeki noktacıkların kullanıldığını gösteriyor. Çözünürlük yükseldikçe ikonların piksel sayısı değişmediğinden görüntü küçülür fakat çalışma alanı artar.&lt;br /&gt;Grafik kartlarının üzerinde bulunan bellek yüksek çözünürlük için gereklidir. Ne kadar RAM gerektiğini hesaplamak için Çözünürlük le Renk sayısı çarpılarak bulunur. Ör 640x480 x 256 (28) = 2.457.600 =~300 K gereklidir&lt;br /&gt;MODEL&lt;br /&gt;Çözünürlük&lt;br /&gt;Renkler&lt;br /&gt;XGA (extended graphics array)&lt;br /&gt;800X600&lt;br /&gt;65,536&lt;br /&gt;1024X768&lt;br /&gt;256&lt;br /&gt;SVGA (super VGA)&lt;br /&gt;640X480&lt;br /&gt;65,536&lt;br /&gt;800X600&lt;br /&gt;256&lt;br /&gt;1024X768&lt;br /&gt;16&lt;br /&gt;CGA (color graphics adapter)&lt;br /&gt;320X200&lt;br /&gt;4&lt;br /&gt;640X200&lt;br /&gt;2&lt;br /&gt;EGA (enhanced graphics adapter)&lt;br /&gt;640X350&lt;br /&gt;16&lt;br /&gt;VGA (video graphics adapter)&lt;br /&gt;640X480&lt;br /&gt;16&lt;br /&gt;320X200&lt;br /&gt;256&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.      BAZI EKRAN APILERI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HARDWARE CLIPPING AND PER PIXEL LIGHTNING&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam çevirisi "Donanımsal Kırpma Ve Nokta Başı Işıklandırma”. gördüğünüz resim ve şekiller çeşitli çokgenlerin bir araya gelmesinden ve bunların kaplanmasından oluşuyor. Bilgisayar bu çokgenleri çiziyor da, çokgenler pencere veya ekran kenarından taşınca bunlar hesaplanıp kırpılıyor. Daha önceleri bu işi işlemci yapardı, şimdi Grafik kartları  üstlendi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;IŞIKLANDIRMA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Tepeden Işıklandırma) veya Goraud Shading (Ehem... çeviremedim işte, Goro tipi gölgeleme) deniyorHer noktayı tek tek hesaplayarak, gölgeleyip ışıklıyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;örn.Oyunlarda  feneri tuttuğumuz açı ve noktaya göre tuttuğumuz nesne ona göre aydınlanacak ve yarı aydınlık kısmı gölgelenecek. Buna da Per Pixel Lightning (Nokta Başı Işıklandırma) denir. Bu tip ışıklandırmanın üç tipi yeni:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o    Per Pixel Bump Mapping (Nokta başı kabartı dokulama)&lt;br /&gt;o    Per Pixel Specular Lightning (Nokta başı akis aydınlatma)&lt;br /&gt;o    Per Pixel Diffuse Lightning (Nokta başı yayılma ışıklandırması)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;FSAA (Full Scene Anti Aliasing)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çapraz kenarlar  tırtık tırtık görünür.İşte bu balıksırtı dediğmiz  olayını ortadan kaldırıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TEXTURE COMPRESSION (DOKU SIKIŞTIRMA)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu özellik, çok yoğun doku yüklü uygulamalarda, dokuları bir nevi zip’le sıkıştırılmış gibi alıp çözebilmeye yarıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;J.    MÖNİTÖRLER&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilgisayarda PC ve görüntü kartı tarafından işlenen görüntülerin kullanıcıya aktaran OUTPUT cihazıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CRT adı verilen bir ekran bulunur, ve de monitörün en önemli parçası da budur.Bu cam ekran üzerinde (içinde) "dot" adı verilen milyonlarca fosfor noktacığı vardır. bir resim oluşturabilmek için bu elektron tabancaları, ekranın üstünden başlayarak soldan sağa olacak şekilde çok hızlı biçimde tüm satırlarda bir tarama gerçekleştirirler. Bu elektron fırlatıp fosforları parlatma işlemileri kontrol eden de ekran kartından gelen sinyallerdir. Her elektron çekirdeği için farklı bir şey yaptırılır, örneğin ekran kartı monitöre, "1’inci satır 3’üncü nokta kırmızı, 40’ıncı satır 23’üncü nokta mavi v.s v.s" gibisinden komutlar yollar, elektron tabancaları da bunu gerçekleştirir. Doğal olarak bu işlem çok hızlı olur (saniyenin çok kısa bir dilimi içerisinde tüm ekran yenilenebilir) Ayrıca elektron darbesi yiyen fosforlar çok kısa bir süre için parlarlar, yani tekrar darbe almaları gerekmektedir. İşte bu yüzden ekran yenilemesi sürekli olarak yapılır. İşte buna "refresh" ya da tazeleme diyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İzlenebilir alan : mönitörler izlenbilir alan 17", 19" ve 21" gibidir. Buradaki sayılar monitör ekranının bir köşeden diğerine diyagonal uzunluğunur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOKTA ARALIĞI (DOT PITCH) : , pikseli oluşturan kırmızı, yeşil ve mavi noktaların birbirine olan mesafesi kast edilmektedir. Bu mesafe küçüldükçe elde edilen resmin kalitesi de daha keskin ve detaylı olabilmesi sebebiyle artar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.      RESİM KALİTESİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Keskinlik / Netlik: En önemli görüntü kalitesi unsuru resimlerin ne kadar keskin gösterilebildiğidir. Düşük sınıf monitörler genelde sadece ekranın ortalarına yakın kesimlerde ve düşük çözünürlüklerde keskin resim sunabilirler. İyi monitörler ise ekranın başta köşeler olmak üzere her noktasında net görüntü verirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;           Parlaklık: Özellikle çok ucuz monitörlerde dikkat edicek olunursa parlaklık ayarının çok geniş bir spectrumda çalışmadığını göreceksiniz. Bu durum özellikle aydınlık ortamlarda çalışırken uygun resmi yakalayamamanıza neden olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Bombe olayı: Ekrandaki dot satırları ve sütunları olması gerektiği gibi yerleştirilmeli, yani tam dikey ve yatay. Özellikle köşelerde fazla eğrilik olması bombe olayını doğurur. Gerçi bazı monitörler bunu düzeltmek için "pincushion" ayarı sunuyorlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Parlama: Monitörler ekran camındaki ışık yansımalarından kaynaklanan parlaklıkları önlemek için çeşitli teknikler kullanırlar. Tepedeki floresan ışıktan kaynaklanan parlama çok rahatlıkla gözünüzü kısa süre içerisinde bozabilir. Trinitron tipi düz ekranlar bu yansımanın en az görüldüğü monitörlerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Renk Doğruluğu: Monitörde renkler doğru yansıtılıyor olmalı. Yani kırmızı, kırmızı gibi olmalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;LCD: Liquid Crystal Display’in kısası. Taşınabilir sistemlerdeki ekranların tamamı LCD tabanlıdır. LCD monitörlerde ya da notebook ekranlarında 3 katman bulunur. En altta yansıtıcı bir materyal ortada sıvı kristal bir solüsyon ve en üstte de yine yansıtıcı bir materyal bulunur. Bu ortadaki sıvının arasında dolaşan akım kristallerin aralarından ışık geçemeyecek şekilde sıralanmasını sağlar. Bu yüzden her kristal bir nevi diyafram mantığı ile ışığı geçirecek ya da tutacak bir mekanizma görevi görür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TFT: Thin Film Transistor’ın kısaltılmışı. Bu teknolojide ekrandaki her piksel bir ila dört adet transistör aracılığı ile yönlendirilir. Bugünün standartlarında düz panel ekranlarda en iyi çözünürlük TFT ile elde ediliyor. Oldukça pahalı bir teknoloji, çoğu yerde Active Matrix olarak da adlandırılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Passive Matrix: Bu tür ekranlarda yatay ve dikey kablolama kullanılıyor. Bu yatay ve dikey kabloların her kesiştiği yerde tek bir piksel bulunuyor ve ışığın geçmesine ya da kalmasına karar veriyor. Daha ucuz olmasına karşın ancak kısıtlı bir kalite elde edilebiliyor. 90’ların ortalarından itibaren nadir kullanılmaya başlanan Passive Matrix tipi ekranlar son zamanlarda DSTN, CSTN ve HPA teknolojileri ile tekrar geri dönmeye hazırlanıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HPA: High Performance Adressing’in kısaltılmışı ve bir Passive Matrix teknolojisi. kesişim noktalarındaki piksellerin daha hızlı yanıt vermelerini ve geniş spektrumlu kontrastı sağlıyor. Her ne kadar Active Matrix’de olduğu kadar net ve hızlı görüntü vermese de çok çok daha ucuza mal olmaları sebebiyle şu sıralar yurtdışında kimi örneklerine rastlıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ekran Koruyucularıda Fosfor Yanıklarını engeller.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;K.    SES KARTLARI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PC den sesleri işleyen kartlardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çeşitli ses teknolojileri vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geliştirilmiş stereo :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Surround : PC’lerde kullanılan üç temel "surround sound" formatı var: Dolby Surround, Dolby Digital (AC-3) ve DTS. Dolby Surround en eskisi ve dört kanal sesi içeriyor. Dolby Digital ve DTS ise altı kanal ses kullanabiliyor. Dolby Surround ses kayıtları yapılırken dört kanallı (sol, merkez, sağ ve "surround") ses bilgisi iki kanallı stereo sinyaline idirgenerek şifrelenir. Merkez kanal bilgileri sol ve sağ kanallara eşit ölçüde dağıtılır; surround sound ise birbirine göre 180 derecelik bir faz farkıyla iki parçaya bölünür; parçalardan biri stereo sinyalinin sol kanalına, diğeri sağ kanalına eklenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Directsound3d : DS3D, oyunların doğrudan PC donanımını adreslemesini sağlayan DirectX API’sinin bir bileşenidir. Oyun geliştiricileri ilave kodları belirli bir yönteme göre yazarak DS3D’yi genişletip bu ilave kodların belirli ses kartları tarafından kullanılabilmesini sağlayabilirler. Oyun programcıları DS3D’yi kullanarak oyunlarındaki ses kaynaklarının ve kullanıcının konumlarını x, y ve z koordinatlarında belirlerler. Kullanıcının oyunda ne yöne baktığı, ses kaynaklarının hızları, sesin yayılma yöntemi (küresel veya konik olarak) gibi faktörler de programcılar tarafından tanımlanır. DirectX 7.0 sürümü ile birlikte donanımdan ses yönetimi özelliği gelmiştir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EAX : Creative SB Live! ses kartları ile ilk kez duyduğumuz EAX (Environmental Audio Extensions) önceleri DS3D’ye reverb efektleri veren basit bir teknolojiydi. Reverb (kabaca yankı efektleri diyebiliriz), ortamları birbirinden ayırmamızı sağlar. ses kaynağı bir duvarın veya nesnenin arkasından geçerken sesin gerçekte olduğu gibi o esnada daha boğuk çıkması sağlandı. Bu sürümde reverb efektleri de geliştirildi ve yansımalar gerçeğe daha yakın oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;A3D : A3D teknolojisinde ise tamamen matematiksel bir yaklaşımla mümkün olduğunca gerçeğe yakın efektler sağlanmaya çalışılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;L.    MODEMLER&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün modemlerin çalışması için "temel" olarak şunlara ihtiyaç vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;•        DSP ( Digital Signal Processor – Sayısal Sinyal İşleme) Ünitesi&lt;br /&gt;•        Denetçi (controller)&lt;br /&gt;•        PC ile haberleşebilmesi için uygun bir arabirim (PCI gibi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Iki tip modemler vardır. SOFT MODEM ve HARD MODEM&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Modem komutları aşağıdaki gibidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Modem commands&lt;br /&gt;Command function&lt;br /&gt;ATA&lt;br /&gt;Answer&lt;br /&gt;ATD&lt;br /&gt;Dial&lt;br /&gt;ATH&lt;br /&gt;Hang up&lt;br /&gt;ATZ&lt;br /&gt;Reset&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.      Modem Standartları&lt;br /&gt;Simplex : Tek yönlü iletişim sunar.&lt;br /&gt;Half-Duplex : data gönderilir, karşı taraftan data alındıktan sonra alan gönderici konuma geçer ve digger taraf alıcı olur.&lt;br /&gt;Full-Duplex : aynı anda iki yönlü iletişime izin verirç&lt;br /&gt;Multiplex : aynı anda bir link üzerinden birden fazla iletişime izin verir.&lt;br /&gt;Iletişim standartları&lt;br /&gt;V.32 : 4800 ve 9600 bps full-duplex standartıdır.&lt;br /&gt;V.32bis : V.32 gelişmiş halidir. 7200, 12000, 14400 bps destekler&lt;br /&gt;V.43 : 2400-33600 bps arsı bağlantıları destekler.&lt;br /&gt;V.42 : error correction (hata düzeltme) özelliği&lt;br /&gt;V.42bis : 4 kata kadar sıkıştırma özellikleri&lt;br /&gt;V.90 : 56K standartı&lt;br /&gt;M.   YAZICILAR&lt;br /&gt;TEKNOLOJİLERİNE GÖRE YAZICI TÜRLERİ&lt;br /&gt;·         Nokta Vuruşlu Yazıcı: (Dot Matrix) Genel olarak muhasebe departmanlarının ya da bol veri dökümü alan kullanıcı kitlesinin tercihidir. İğne sayısı ve kolon genişliği olmak üzere 2 temel kriteri vardır, 9 pin 80 kolon, ya da 24 pin 136 kolon gibi.&lt;br /&gt;·         Mürekkep Püskürtmeli Yazıcı: bu yazıcılar kağıt üzerine şekil çıkartabilmek için mürekkep püskürtürler. Nokta vuruşlulardaki gibi şeritleri bulunmaz, bunun yerine uygun yerlerinde püskürtme sağlayacak delikleri olan mürekkep tankları vardır.&lt;br /&gt;·         Lazer Yazıcılar: Bu yazıcılar kağıt üzerinde şekil oluşturabilmek için lazer teknolojisi kullanırlar. Toner, kağıda bir tür ısıtma tekniği ile birlikte uygulanır. Bu yazıcılarda hız yüksektir, metin kalitesi çok çok iyidir.&lt;br /&gt;N.   SCSI&lt;br /&gt;SCSI : SCSI, Small Computer System Interface'in (Küçük Bilgisayar Sistem Arabirimi) kısaltmasıdır .PC'ler, Apple bilgisayarlar, Unix sistemler tarafından çevre birimlerini sisteme bağlamak için kullanılan bir paralel arabirim standardıdır. PC'lerde ise ayrı bir SCSI denetleyici kart (SCSI host adapter) veya anakart üzerinde bütünleşik SCSI denetleyiciler aracılığı ile SCSI cihazlar (sabit disk, CD-ROM sürücü, CD yazıcı, tarayıcı, yazıcı, yedekleme üniteleri vb.) sisteme bağlanabilir. SCSI standart seri ve paralel portlardan çok daha hızlı (160 MB/sn'ye kadar) veri iletim hızlarına sahiptir. Ayrıca bir SCSI porta sabit diskinden tarayıcısına kadar çok çeşitli aygıtlar takılabilir; yani basit bir arabirim değil, gerçek bir I/O (giriş/çıkış) veriyoludur. SCSI arabirime bağlanacak cihazların da SCSI uyumlu olması gerekir&lt;br /&gt;·         SCSI'nin en önemli avantajlarından biri, denetleyebileceği aygıt sayısıdır.&lt;br /&gt;·         Bir SCSI denetçisi (aygıt olarak sayılan SCSI kart da sayılırsa), 8 aygıta kadar izin vermektedir. Ayrıca bağlanabilecek aygıtlar disk, CD-ROM, DVD-ROM, CD-RW sürücü ile sınırlı değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;·         SCSI kartı bir IRQ işgal eder, ama bu karta bağlanan aygıtlar işgal etmez. Bu da genişleyebilirlik açısından olumlu bir özelliktir. İsterseniz, ikinci bir SCSI kart ile 7 ilave aygıt daha takılması mümkün olur. Daha da iyisi, "çift kanallı" (twin-channel) bir SCSI kart ile tek IRQ üzerinden 15 çevre birimi kullanmak mümkündür.&lt;br /&gt;·         SCSI, 7 aygıtın tek bir kablo üzerinde bağlanabilmesine izin veren paralel bir arabirimdir. Kablo ve SCSI kartı SCSI veriyolunu oluşturur; bu veriyolu PC'nin geri kalanından bağımsız çalışır. Bu veriyolu CPU döngülerini, dolayısıyla sistem veriyolunu işgal etmeden aygıtlar arasında veri alışverişine izin verir. Bu yüzden SCSI veriyolunun potansiyel hızı IDE gibi sistem veriyolunu kullanan arabirimlerden daha yüksektir. &lt;br /&gt;·         SCSI'nin bir diğer avantajı da, Ultra 2 standardıyla birlikte kablo uzunluklarının 12 m'ye kadar çıkmasıdır.&lt;br /&gt;O.   KONFİGURASYON&lt;br /&gt;IRQ VE DMA&lt;br /&gt;·         IRQ’lar bir cihazın CPU ya ulaşabildiği bir kesmedir. IRQ ‘lara sadece bir aygıt tarafından kullanılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;IRQ #&lt;br /&gt;aygıtlar&lt;br /&gt;0&lt;br /&gt;System timer&lt;br /&gt;1&lt;br /&gt;Klavye&lt;br /&gt;2&lt;br /&gt;IRQ9’ un yedeği.kullanılmaz&lt;br /&gt;3&lt;br /&gt;COM2 ve COM4&lt;br /&gt;4&lt;br /&gt;COM1 ve COM3&lt;br /&gt;5&lt;br /&gt;BOŞ. Genellikle LPT2 kullanılır.&lt;br /&gt;6&lt;br /&gt;Floppy sürücüsü&lt;br /&gt;7&lt;br /&gt;LPT1&lt;br /&gt;8&lt;br /&gt;Real time clock&lt;br /&gt;9&lt;br /&gt;VGA&lt;br /&gt;10&lt;br /&gt;BOŞ&lt;br /&gt;11&lt;br /&gt;BOŞ. Genellikle SCSI adapter kullanır&lt;br /&gt;12&lt;br /&gt;BOŞ ve ya  PS2 mouse&lt;br /&gt;13&lt;br /&gt;Math coprocessor.&lt;br /&gt;14&lt;br /&gt;Birincil Sabit disk controller.&lt;br /&gt;15&lt;br /&gt;BOŞ. (varsa) İkincil Sabit Disk kontroller&lt;br /&gt;·         DMA : aygıtlarin direk olarak RAM ulaşmasını sağlar (CPU ya uğramaz). Bir DMA kanalı sadece bir aygıta atanır. Günümüzde 2 DMA  konrolcüsü ve 8 tane DMA kanalı vardır.&lt;br /&gt;DMA&lt;br /&gt;Aygıt&lt;br /&gt;0&lt;br /&gt;Boş&lt;br /&gt;1&lt;br /&gt;Boş&lt;br /&gt;2&lt;br /&gt;Floppy Drive&lt;br /&gt;3&lt;br /&gt;Boş&lt;br /&gt;4&lt;br /&gt;2. DMA Controller&lt;br /&gt;5&lt;br /&gt;Boş&lt;br /&gt;6&lt;br /&gt;Boş&lt;br /&gt;7&lt;br /&gt;Boş&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;·         Genel olarak bilinmesi gereken iletişim portlarının adresleri.(I/O adresleri)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Port&lt;br /&gt;Adresleri&lt;br /&gt;COM1&lt;br /&gt;h3F8&lt;br /&gt;COM2&lt;br /&gt;h2F8&lt;br /&gt;COM3&lt;br /&gt;h3E8&lt;br /&gt;COM4&lt;br /&gt;h2E8&lt;br /&gt;LPT1&lt;br /&gt;h378&lt;br /&gt;LPT2&lt;br /&gt;h278&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;V.   WİNDOWS İŞLETİM SİSTEMLERİ&lt;br /&gt;A.    MİCROSOFT WİNDOWS 3.1&lt;br /&gt;Windows*, Microsoft® firmasının kişisel bilgisayarlar için geliştirmiş olduğu bir işletim sistemidir. Windows işletim sisteminin ilk sürümü 1985 yılında çıkarılmakla birlikte, dünyada kabul görmesi 1992 yılında çıkarılan Windows 3.1 ile olmuştur.&lt;br /&gt;Windows işletim sisteminin en önemli yeniliklerinden birisi grafik bir kullanıcı arabirimi olmasıdır. Grafik Kullanıcı Arabirimi (Graphical User Interface), bilgisayar (yazılım) ile insan (kullanıcı) arasında iletişimi sağlayan bir arabirimdir. Grafik Kullanıcı Arabirimi sayesinde, bilgisayarın ve yazılımların kullanımı daha basit (sezgisel ve görsel) biçime girerek herkesin kolayca kullanabilmesi sağlanmıştır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.      DONANIM GEREKSİNİMİ&lt;br /&gt;Windows 3.1 işletim sistemi, DOS işletim sisteminin daha önce kurulu olduğu bir sisteme gerek duyar. Bu nedenle Windows 3.1 ve MS-DOS 6.0 (6.2 ya da 6.21) ile birlikte kullanılabilir.&lt;br /&gt;Windows 80286, 80386, 80486 ve üzerindeki mikroişlemcilerde çalışır. Kullanıcının iyi sonuç alabilmesi için en az 386 bir sistem ve 4 MB (hatta 8 MB) ana bellek (RAM) gerekir. Bunun dışında bazı uygulamaların daha hızlı çalışması için 10-12 MB ana belleğe gereksinim duyulur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Windows 40 MB bir sabit diske de kurulabilir. Ancak, rahat bir kullanım için 100 MB ya da daha fazla sabit disk önerilir. Örneğin: 170 MB ya da 250 MB hiç de&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;fazla sayılmaz. Çünkü Windows uygulamaları, Word, Excel, Access vb. programlar ve verileri oldukça fazla yer kaplarlar.&lt;br /&gt;2.      MODLAR (KİPLER)&lt;br /&gt;Windows'un iki tip çalışma kipi (modu) vardır. Standard ve Geliştirilmiş 386 (Enhanced 386). Bu çalışma biçimleri donanıma bağlıdır. Yeterli donanıma sahip olan bir kullanıcı da istediği biçimde çalışabilir.&lt;br /&gt;1MB ile 2 MB ana belleği olan bir bilgisayarda Windows standart kipte çalışabilir. Windows'un geliştirilmiş kipte çalışabilmesi için en az 2 MB ana belleğe gereksinim duyar.&lt;br /&gt;Standart kipte çalışmanın bazı kısıtlamaları vardır: DOS uygulamaları için DOS penceresi yaratılamaz. Yine birden çok DOS uygulaması aynı anda çalıştırılamaz. Bununla beraber ana bellek yetersiz kaldığında sabit diskin bir kısmının sanal bellek olarak (virtual memory) kullanımı standart kipte desteklenmez.&lt;br /&gt;Gelişmiş kipte birden çok DOS uygulaması aynı anda ve pencere içinde çalıştırılabilir. DOS ve Windows uygulamaları arasında veri kopyalamaya izin verir. DOS 'u üst belleğe taşınır. Sabit diskin bir kısmını sanal bellek (virtual memory) olarak kullanarak kullanıcının çok sayıda uygulama ve büyük veri dosyaları ile çalışmasını sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;B.    MİCROSOFT WİNDOWS 95&lt;br /&gt;Windows 95®, Microsoft® firması tarafından 24 Ağustos 1995 tarihinde (tüm dünyada) piyasaya sürülmüş bir işletim sistemidir.&lt;br /&gt;Windows 95 işletim sistemi Intel 80386 ve üzeri mikroişlemciye sahip olan milyonlarca kişisel bilgisayar (PC) sahibi kullanıcısına hitap ediyor. Windows 95, MS-DOS, Windows 3.1 ve Windows for Workgroups 3.11 işletim sistemlerini kullanan kullanıcılarının işletim sistemlerini daha gelişmişi ile yer değiştirmeyi amaçlıyor.&lt;br /&gt;Tek bir PC üzerinde Windows 3.1 ve MS-DOS kullanıcılarına hitap eden Windows 95, Microsoft Ağı olarak tanımlanan Windows for Workgroups, Microsoft NT ağına ve Novell Netware ağı içinde yer alan bir PC'lere kolayca yüklenebilmektedir.&lt;br /&gt;1.      TEMEL ÖZELLİKLERİ&lt;br /&gt;Windows 95'in 32-bitlik mimarisi, Windows 95'in masaüstünde kullanıcıya sürat ve kolaylık sağlar. Windows 95 birden çok uygulamayı aynı anda çalıştıracak sağlam ve korumalı (protected) bir ortamı sağlar.&lt;br /&gt;Windows 95 temel sistem mimarisinin özellikleri:&lt;br /&gt;-32-bit veri işler.&lt;br /&gt;-Korumalı kipte çalışır (protected mode).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Öncelikli bir çok-görevlilik (pre-emptive multitasking) sağlar.&lt;br /&gt;-Plug and Play (Tak-Kullan) teknolojisi standardı sağlar.&lt;br /&gt;Windows 95 işletim sistemi, 32-bit'lik bir mimariye sahip yepyeni bir işletim sistemidir. Günümüz koşullarında 386 ve üzeri bir işlemcinin ve ana belleğin verimli bir şekilde kullanılmasını sağlar.&lt;br /&gt;32-bit mimarinin sağladıklarının başında sistem tepkisinin artması ve arka alandaki işlemlerin pürüzsüz biçimde yapılması gelir. 32-bit olarak değişen dosyalama sistemi (file system), VFAT ve CDFS ile uzun dosya adlarına olanak tanıyan ve ilerideki gelişmelere açık bir yapıyı sunar.&lt;br /&gt;32-bit aygıt sürücüleri (device driver), gelişmiş bir performans ve bellek kullanımı sağlar.&lt;br /&gt;İşletim sisteminin birden çok uygulamayı (programı) aynı anda çalıştırması, çok görevlilik olarak adlandırılır. Windows 3.1, birçok uygulamayı aynı anda çalıştırarak birlikte bir çok görevliliğe (cooperative multitasking) olanak tanır.&lt;br /&gt;Windows 95, pre-emtive multitasking olarak adlandırılan öncelikli çok-görevliliğe sahiptir.&lt;br /&gt;Windows 95'in en önemli üstünlüklerinden birisi 32-bitlik sanal aygıt sürücüleridir. Windows 95, donanım birimlerini kontrol etmek için 32-bitlik korumalı kipte (protected-mode) çalışan sürücüler kullanır. Sanal sürücüler birden çok uygulama tarafından aynı anda kullanılabilirler. Sanal aygıt sürücüleri VxD olarak gösterilirler.&lt;br /&gt;2.      PLUG AND PLAY&lt;br /&gt;Plug and Play (Tak-Kullan) teknolojisi, kullanıcıların donanım birimlerini kolayca eklemesini ve çıkarmasını, diğer bir deyişle esnek bir donanım kullanımını sağlar.&lt;br /&gt;Microsoft, Compaq, Intel ve diğer firmalar birlikte hareket ederek bu teknolojiyi geliştirdiler.&lt;br /&gt;C.    DİĞER İŞLETİM SİSTEMLERİ VE WİNDOWS 98/ME&lt;br /&gt;Windows 98, Microsoft işletim sistemi ailesi içinde belli bir sınıfa sahiptir. Windows 98, masaüstü ve kişisel anlamda kullanılan Windows 95 ve Windows 3.x işletim sistemlerinin yerine gelmiş bir işletim sistemidir. Kurumsal alanda kullanılan Windows NT. 5.0 ile de belli ortak özelliklere sahiptir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.      WİNDOWS 2000 VE WİNDOWS ME&lt;br /&gt;Windows NT 5.0, Windows 98’in süperseti olarak açıklanmıştır. Windows NT 5.0 ile Windows 98 arabirim olarak, yeni teknolojilerin kullanımı olarak çok şeyi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;paylaşmışlardır. Bunun yanı sıra pazar olarak farklı hedefleri olan iki ayrı üründür. Bu ayrım daha önceki sürümlerde olduğu gibi sürmektedir:&lt;br /&gt;Ortak özellikler:&lt;br /&gt;-Win32 Driver Model (WDM)&lt;br /&gt;-Plug and Play&lt;br /&gt;-Güç Yönetimi&lt;br /&gt;-Direct X 7/8.0&lt;br /&gt;Win32 Driver Model (WDM), Windows 98’in yeni sürücü modelidir. WDM Windows 98 ve Windows NT için aynıdır. WDM ile yeni aygıtlar; USB, HID, IEEE 1394, Digital Audio, DVD player, still image, ve video capture gibi sistemler desteklenir.&lt;br /&gt;Tablo : Karşılaştırma&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özellik                                               Windows 2000 Prof.                      Windows Me&lt;br /&gt;İdeal ana bellek                          64-128 MB                       32 MB&lt;br /&gt;Gerekli minimum disk                  1 GB MB                          350 MB&lt;br /&gt;İşlemci (minimum)                      Pentium ya da üzeri&lt;br /&gt;ya da Digital Alpha             Pentium ya da üzeri&lt;br /&gt;Simetrik çoklu işlem                    Evet                                Hayır&lt;br /&gt;Win32 Öncelikli çok işlem              Evet                                Evet&lt;br /&gt;Win16 Öncelikli çok işlem              Evet                                Hayır&lt;br /&gt;MS-DOS desteği                          İyi                                  İyi&lt;br /&gt;Dosya sistemi                             NTFS, FAT, FAT32             FAT, FAT32&lt;br /&gt;Dosya şifreleme                         Evet                                Hayır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimlik denetimi (yeni)                  Evet                                Hayır&lt;br /&gt;Multimedya                                İyi                                  Çok İyi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2.    WİNDOWS 95/98 VE WİNDOWS ME&lt;br /&gt;Windows 95, 1995 yılında çıkan ve özellikle Windows 3.x işletim sistemlerinin yerine geçmeyi amaçlayan bir işletim sistemidir. Yeni bir kullanıcı arabirimi, uygulamaların çalışmasında güvenlik, sistem yönetiminde getirdiği kolaylıklarla Windows 95 çok yaygın olarak kullanılmış bir işletim sistemidir.&lt;br /&gt;Windows 98, Windows 95 işletim sisteminin gelişmiş şeklidir. Windows 98 ile Windows 95 arasındaki ilk bakıştaki temel fark Web özelliğinin yerleşik olarak kazandırılmış olmasıdır.&lt;br /&gt;Tablo: Windows 98’in Windows 95 ile karşılaştırılması&lt;br /&gt;İşlev/Bölüm             Windows 95   Windows 98&lt;br /&gt;Masaüstü                Statik           Aktif&lt;br /&gt;Elektronik posta       Exchange      Outlook Express&lt;br /&gt;Web browser           Yok              Yerleşik&lt;br /&gt;ISDN desteği           Yok              Yerleşik&lt;br /&gt;FAT32                    Yok              Yerleşik&lt;br /&gt;DVD desteği            Yok              Yerleşik&lt;br /&gt;Help sistemi            Klasik           Web&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/659350290104087639-1686244256729680189?l=ahmetsozer.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/feeds/1686244256729680189/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=659350290104087639&amp;postID=1686244256729680189' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/1686244256729680189'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/1686244256729680189'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/2007/02/biliimde-gen-hareket-hatayda-eitimlere.html' title='BİLİŞİMDE GENÇ HAREKET HATAY&apos;DA EĞİTİMLERE BAŞLADI'/><author><name>Ahmet Sözer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08381012970381260829</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-659350290104087639.post-6149468794763358416</id><published>2007-02-14T04:14:00.000+02:00</published><updated>2007-02-14T04:16:16.096+02:00</updated><title type='text'>Türk İnternetçilerin Profili</title><content type='html'>Türkiye'deki internet kullanıcılarının ilk ciddi profili çıkartıldı. Nasıl işletim sistemi kullanırlar, ekran çözünürlükleri ne, internete ne hızla bağlanırlar? İşte cevaplar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'de internet kullanıcılarının yüzde 94,7'si işletim sistemi olarak Windows XP, yüzde 89,98'i web tarayıcı olarak İnternet Explorer ve yüzde 93,03'ü hızlı internet bağlantısı (DSL) kullanıyor.&lt;br /&gt;İstanbul Ticaret Odası ve TRiPTEK şirketi işbirliği ile Aralık 2006'da Türk yazılımcılar tarafından oluşturulan TRiP platformu, Türk internet kullanıcılarının teknik profilini çıkardı. Toplam 484 bin 776 tekil internet kullanıcısı üzerinde gerçekleştirilen ölçümleme sonucunda internet kullanıcılarının işletim sistemi, web tarayıcı (browser) ve bağlantı türü gibi başlıklarda bilgiler derlendi.&lt;br /&gt;Ölçümlenen internet kullanıcılarının yüzde 94,7'si Microsoft'un Windows XP işletim sistemi kullanıyor. XP'yi yüzde 2,81 ile Windows 98 izliyor. Açık kaynak kodlu Linux'u kullananların oranı ise yüzde 0,1. Kullanıcıların yüzde 71,99'unun ekran çözünürlüğü 1024x768 piksele ayarlı. 800x600 piksel çözünürlüğe sahip ekranların oranı ise sadece yüzde 5,78. 484 bin 776 kişinin yüzde 93,03'ü DSL (hızlı internet) üzerinden bağlanıyor. Dial-up denilen çevirmeli bağlantının (yavaş) oranı ise yüzde 1,08. Kullanıcıların yüzde 89,98'i internet tarayıcıda (browser) İnternet Explorer 6'yı tercih ediyor. Bunu yüzde 4,84 ile Mozilla Firefox izliyor.&lt;br /&gt;Odadan yapılan açıklamada, Türk yazılım mühendisleri tarafından gerçekleştirilen TRiP'in, Türkiye'nin ilk web sitesi ölçüm (reyting) modülü olduğu vurgulandı. Açıklamada, daha sonraki aşamalarında, Türkiye geneli ve Türk internetine fayda sağlayacak raporların üretileceği, web sitesi sahiplerinin, ziyaretçi bağlılıkları, ziyaretçi genel dolaşımı, oturum ve gösterim sayıları, sayfa dolaşım miktarları, dolaşım süreleri gibi raporlar sayesinde web performanslarını kıyaslayabilecekleri bilgileri ücretsiz olarak temin edebilecekleri kaydedildi.&lt;br /&gt;Oda Başkanı Murat Yalçıntaş, TRiP'in ilk raporunda, 'büyük emeklerle hazırlanan web sitelerinin teknik olarak kullanıcılarına hangi şartlarda hizmet verdiği' sorusuna cevap arandığını belirtti. Yalçıntaş, her geçen gün daha fazla sayıda şirketin işini ve tanıtımını internete taşıdığına işaret ederek, TRiP'in web sitesi ölçümünde büyük önem taşıyacağını kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AktifHaber&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/659350290104087639-6149468794763358416?l=ahmetsozer.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/feeds/6149468794763358416/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=659350290104087639&amp;postID=6149468794763358416' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/6149468794763358416'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/6149468794763358416'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/2007/02/trk-internetilerin-profili.html' title='Türk İnternetçilerin Profili'/><author><name>Ahmet Sözer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08381012970381260829</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-659350290104087639.post-3062867699883422352</id><published>2007-02-11T02:05:00.000+02:00</published><updated>2007-02-11T03:03:03.083+02:00</updated><title type='text'>Cisco Networking Academy Eğitim Programının (CNAP) Amacı</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_5JO9KV8YStA/Rc5ruBhUfVI/AAAAAAAAACU/My-9UzzHUnk/s1600-h/logo.gif"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5030076272245767506" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_5JO9KV8YStA/Rc5ruBhUfVI/AAAAAAAAACU/My-9UzzHUnk/s400/logo.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_5JO9KV8YStA/Rc5jwxhUfQI/AAAAAAAAABY/J9C1haR-ZQQ/s1600-h/office_xp_clip_image001.gif"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5030067523397385474" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_5JO9KV8YStA/Rc5jwxhUfQI/AAAAAAAAABY/J9C1haR-ZQQ/s400/office_xp_clip_image001.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Cisco Systems tüm dünya çapında ağ (network) çözümleri sunan bir şirkettir. Cisco Systems'ın sunduğu sertifikasyon sistemi yine tüm dünyada geçerli olan ve Cisco Sertifikalı elemanların iş bulmasında kolaylık sağlayan bir içeriğe sahiptir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bu sertifikasyon sistemi&lt;br /&gt;- CCNA (Cisco Certified Networking Associate)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;- CCNP (Cisco Certified Networking Professional)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;- CCIE (Cisco Certified Internetworking Expert) &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;seviyelerinden oluşmaktadır.Cisco Systems, Cisco Networking Academy adı altında, tüm dünyaya yayılı bulunan bir eğitim programı yürütmektedir. Bu eğitim programının temel amacı kalifiye eleman açığını kapatmak, daha bilinçli elemanları iş ortamına kazandırmak ve halen bu konuda çalışan elemanların bilgi düzeyini artırmak olarak özetlenebilir. Bu program, toplam 4 dönemlik (semester) bir eğitimi kapsamaktadır. Bu 4 dönemlik eğitimi tamamlayanlar yukarıda bahsi geçen sertifikasyon sisteminden ilkini (Cisco Certified Networking Associate, CCNA) rahatlıkla geçebilecek düzeye geleceklerdir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Cisco Networking Academy Eğitim Programının (CNAP) Avantajları&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;- Dünya üzerinde yayılmış olan 9800 adetten fazla akademi ile aynı içeriği takip edebilme olanağı.&lt;br /&gt;- Dünya'nın her yerinde kabul gören CCNA sertifikasını alma olanağı.&lt;br /&gt;- Günümüzde her kurum için bilgisayar ağları altyapısı yaşamsal öneme sahiptir.Bu yüzden kurumlar ağ altyapılarının sürekli ve verimli çalışabilmesi için uzmanlarla çalışmayı istemektedir.Cisco kariyer sertifikalarına sahip olmak dünyanın her yerinde kabul gören saygın, ağ uzmanlarından biri olmak anlamına gelir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;- Cisco sertifikalı uzmanlar, ağ alt yapılarını en verimli şekilde tasarlamak, kurmak ve iletişimi sürekli kılmak için gerekli uzmanlığa sahip olduklarını kanıtlamış, bilgisayar ağlarını bilen profesyonelleridir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;- Uluslararası bağımsız araştırma kuruluşu IDC'nin incelemesine gore 2003 yılında Türkiye'de 20.000'in üzerinde ağ uzmanı açığı olacaktır.Bilgilerini Cisco Sertifikasyonuyla kanıtlamış kişilerin bu alanda çalışabilmeleri olasılığı daha fazladır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;- Cisco sertifikalı uzmanlar, diğer ülkelerdeki bilgisayar ağları uzmanlarıyla sürekli temas içinde olup diğer ülkelerdeki örnek projeleri yakından izleyebilirler. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;- Cisco sertifikalı uzmanlarla çalışan kurumlar, rekabet güçlerini yükseltebilmek için, çağın gerektirdiği bilişim altyapısını en iyi şekilde oluşturabilirler. Bu kurumlar, sürekli gelişen teknolojiyi yakından izlemek, yeni teknolojilerin iş ihtiyaçlarına katkısını analiz etmek ve uygulanabilirliği olan çözümleri en kısa sürede kuruma entegre etmek için gereken vizyona sahip olurlar.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;- Kurumlar, sertifikalı uzmanlarla çalıştıkları sürece bilişim altyapısında oluşan problemlerden kaynaklanabilecek her türlü iş ve para kaybını engellemek için gerekli kaynaklara sahiptirler.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Cisco Sertifika Programlarının Genel Yapısı&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5030068704513391890" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" height="287" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_5JO9KV8YStA/Rc5k1hhUfRI/AAAAAAAAABg/srOemQH2miY/s400/pyramid_ppp_021.gif" width="473" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;CISCO sertifikasyon sistemi üç aşamadan oluşur. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Biz Türkiye şartları için en uygun seçim olan Network Installation and Support dalında CCNA eğitimleri üzerinde yoğunlaşmaktayız. CCNA LAN, WAN ve çevirmeli erişimli küçük ağları kurar, ayarlar ve işletir. CCNA sertifikasının bir üstü olan CCNP ise WAN Switching Karmaşık WAN ağlarını kurar, ayarlar ve işletir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Diğer sertifikalar ile ilgili bilgiyi &lt;a href="http://www.cisco.com.tr/global/tr"&gt;www.cisco.com.tr/global/tr&lt;/a&gt; adresinden bulabilirsiniz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Associate&lt;/strong&gt; ilk başlangıç seviyesidir. Bu sertifikasyon genel ağ sertifikasyonu için gerekli temel bilgileri içerir. Katılımcılar kendi ilgi alanlarına göre üç farklı dal seçebilir. Diğer sertifikasyonlar için ilk aşama sınavlarını vermek şarttır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Professional&lt;/strong&gt;. ileri seviyede uzmanlık derecesidir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Expert&lt;/strong&gt;. ise konusunun en ileri bilgileri ile donanmış, tam deneyimli kişilerden oluşur. Sertifikasyon sisteminin en uç noktasıdır.Genel Sertifikasyonlar üç farklı dalda yapılmaktadır. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bunlar:&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Network Installation and Support. CISCO teknolojilerini kullanarak LAN, WAN , Router ve Switch ayarlarını ve bakımlarını yapan ve kuran daldır. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Network Engineering and Design. CISCO teknolojilerini kullanarak LAN, WAN , Router ve Switch tasarımların ile ilgilenen daldır.ilk aşaması olan CCDA Yönlendiricili ve anahtarlamalı LAN, WAN ve çevirmeli erişimli küçük ağları tasarlayabilir. Bir ileri seviyesi ise CCDP dir. CCDP Yönlendiricili ve anahtarlamalı LAN, WAN ve çevirmeli erişimli büyük ağları tasarlayabilir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Communications and Services. CISCO teknolojilerini ve altyapısının kullanarak haberleşme alanında uçtan uca çözüm üreten daldır.İlk aşaması olan CCIP New World service sağlayıcı ağlarını planlar, tasarlar ve uygular. Bir ileri seviyesi ise CCIE dir. CCIE , Communications and Services Core, Pop ve erişim teknolojilerini de içeren servis sağlayıcı pazarına uçtan-uca çözümler sağlayabilir&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Cisco Kariyer Sertifikasyonları:&lt;/strong&gt; Cisco'nun kariyer sertifikasyon programı network profesyonelleri için yüksek standartlı teknik bilgilendirmeyi kapsamaktadır. Her hangi bir seviyede sahip olunan Cisco sertifikasyonu, sahibine sektörde saygın bir yere sahip kalifiye network profesyonelleri arasında yer sağlar. Cisco, BT profesyonelleri için 3 seviyeli sertifikasyon programı sunmaktadır...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Cisco Networking Academy Eğitim Programının (CNAP) Aktarılma Yöntemi&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Programın YapısıCisco Networking Academy eğitim programı her biri 70 er saatlik 4 dönemden ve toplam 280 ders saatinden oluşmaktadır. Eğitim, katılımcıların "Bilgisayar Ağları" konusunda hiç bilgilerinin olmadığını varsayarak birinci dönemde temel bilgilerden başlayacak ve sırası ile daha karışık konulara geçerek, dördüncü dönemde Geniş Alan Ağları konularına uzanacaktır. Eğitimler Yerle Akademi olan Bilşimde genç hareket elemanları tarafından verilecektir. Dersler Cisco Systems tarafından istenilen standartlarda özel olarak bu eğitim hedeflerine uygun olarak tasarlanmış derslik ve laboratuvarlarda işlenecektir. Derslikler en fazla ** kişilik olacak ve her katılımcıya bir bilgisayar tahsis edilecektir. Kursların İşlenişiKurslarda, önce tamamen elektronik ortamda olan Cisco sayfaları kullanılarak konu aktarılacaktır. Daha sonra kursiyerler tamamı bilgisayar ortamında bulunan ve Cisco Training Center tarafından hazırlanan kurs dökümanlarını okuyarak konuyu pekiştirecektir. Kurs eğitmen tarafından Türkçe olarak verilecektir. Ancak kurs dökümanının tamamı İngilizce'dir. Dolayısıyla kursiyerin okuduğunu anlayabilecek düzeyde İngilizce bilmesi gerekmektedir. Her ana konunun sonunda birer deneme sınavı vardır. Bu sınavlar Internet ortamından Cisco web sayfalarına bağlanılarak on-line olarak alınacaktır. Sınavlar tamamen Cisco Systems tarafından organize edilmekte, eğitimi veren kurumun bu konuda bir insiyatifi bulunmamaktadır. Bu amaçla her kursiyere bir kullanıcı adı ve şifre verilecek ve kursiyerler sınavları bu kullanıcı adı ve şifreyi kullanarak girecekleri web sayfasından alacaklardır.. Bu hesaplar kurs süresi boyunca açık olacak ve kursiyer istediği herhangi bir zaman ve yerden Internet aracılığı ile kurs dökümanlarına ve sınavlara erişebilecektir. Deneme sınavları tamamen deneme amaçlı olup Cisco'da herhangi bir kayıt tutulmamaktadır. Kursiyerler eğitmenin kendilerine sağlayacağı bir adresten deneme sınavlarındaki durumlarını gözetleyebileceklerdir. Yanlış cevaplanan sorular ve doğru cevaplar bu adresten öğrenilebilecektir. Her dönemin sonunda dönem sonu sınavı (Final Exam) yapılacaktır. Bu sınav sonucu Cisco kayıtlarında tutulmaktadır. Dönem sonu sınavlarındaki başarı barajı 100 üzerinden 80'dir(80%). İlk sınavda bu başarıyı sağlayamayan bir kursiyere ikinci bir sınav hakkı tanınır. Ancak bu sınavda baraj 90'dır(90%). Bir dönemi başarı ile tamamlayan kursiyer bir sonraki döneme devam etme hakkını kazanır. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.cisco.com/web/learning/netacad/index.html"&gt;http://www.cisco.com/web/learning/netacad/index.html&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/659350290104087639-3062867699883422352?l=ahmetsozer.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/feeds/3062867699883422352/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=659350290104087639&amp;postID=3062867699883422352' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/3062867699883422352'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/3062867699883422352'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/2007/02/cisco-networking-academy-eitim.html' title='Cisco Networking Academy Eğitim Programının (CNAP) Amacı'/><author><name>Ahmet Sözer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08381012970381260829</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_5JO9KV8YStA/Rc5ruBhUfVI/AAAAAAAAACU/My-9UzzHUnk/s72-c/logo.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-659350290104087639.post-7708404709079632605</id><published>2007-02-10T13:35:00.000+02:00</published><updated>2007-02-11T02:48:07.489+02:00</updated><title type='text'>CİSCO NETWORK IT VE CNAP1 GÖRÜLEN KONULAR</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_5JO9KV8YStA/Rc5nsBhUfUI/AAAAAAAAACA/E0wjjiwJRgU/s1600-h/anasayfa_lab.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5030071839839518018" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_5JO9KV8YStA/Rc5nsBhUfUI/AAAAAAAAACA/E0wjjiwJRgU/s400/anasayfa_lab.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;1. Bölüm - Bilgisayarın Temeli&lt;br /&gt;Bilgisayar donanımının esaslarını anlamak Bilgisayar yazılımının esaslarını anlamak Temel ağ terimlerini anlamak Ikili sayı sistemini anlamak Sayısal bant genişliğini anlamak&lt;br /&gt;2. Bölüm - OSI Modeli&lt;br /&gt;Katmanlar çerçevesinde genel iletişim modelini anlamak OSI Modelini anlamak OSI Modelinin TCP/IP Modeli ile benzer ve farklı yönlerini anlamak&lt;br /&gt;3. Bölüm - Yerel Alan Ağları (LANs)&lt;br /&gt;Temel LAN aygıtlarını anlamak. Ağ aygıtlarının evrimini anlamak. LAN yoluyla sağlanan temel bilgi akışını anlamak LAN'ın kurulumunu anlamak&lt;br /&gt;4. Bölüm - Katman 1 - Elektronik ve Sinyaller&lt;br /&gt;Elektriğin esaslarını anlamak. Sayısal çoklu-ölçerlerin esaslarını anlamak İletişim sistemlerindeki sinyal ve seslerin bazı esaslarını anlamak Ağ sinyallerinin şifrelenme esaslarını anlamak&lt;br /&gt;5. Bölüm - Katman 1 - Ortamlar, Bağlantılar ve Çarpışmalar&lt;br /&gt;En çok kullanılan LAN araçlarını anlamak Kablo belirtimlerini ve sonlandırmalarını anlamak Kablo yapmayı ve test etme Işlemlerini anlamak Katman1'in bileşenlerini ve aygıtlarını anlamak Ortak kullanım katmanlarında çarpışmaları ve çarpışma etki alanlarını anlamak Ağ endüstrisinde kullanılan topolojinin esaslarını anlamak&lt;br /&gt;6. Bölüm - Katman 2 - Kavramlar&lt;br /&gt;Katman 2'yi anlamak - LAN Standartları Katman 2'yi anlamak - İsimlendirme - Onaltılı sayı sisteminde sayılar Katman 2'yi anlamak - İsimlendirme - MAC adresleme Çerçevelendirmeyi anlamak Ortam erişim kontrolünü anlamak (MAC).&lt;br /&gt;7. Bölüm - Katman 2 - Teknolojiler &lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5030071350213246258" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 446px; CURSOR: hand; HEIGHT: 266px; TEXT-ALIGN: center" height="261" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_5JO9KV8YStA/Rc5nPhhUfTI/AAAAAAAAAB4/moLaGzp_AEg/s400/osi-model.jpg" width="130" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;Token-ring'in temelini anlamak FDDI'ın temelini anlamak Ethernet ve IEEE 802.3'ün detaylarını anlamak Katman 2 aygıtlarını detayı ile anlatmak Katman 2 aygıtlarının bilgi akışı üzerine etkisi Ethernet 10Base-T'de sorun gidermenin temelini anlamak&lt;br /&gt;8. Bölüm - Tasarım ve Belgeleme&lt;br /&gt;Temel ağ tasarımını ve belgelemeyi anlamak Yapılandırılmış kablolama süreçlerini anlamak - Kablolama bölmeleri Yapılandırılmış kablolama süreçlerini anlamak - Yatay ve omurga kablolama Ağ güç kaynağı sorunlarını anlamak&lt;br /&gt;9. Bölüm - Yapısal Kablolama Projesi&lt;br /&gt;Proje nasıl planlanır? RJ-45 uç ve çıkış noktası kurulumunu anlamak Kablo kurulumunun temelini anlamak Yapısal kablonun kurulumunu anlamak Kablonun bağlanması, yönetimi ve yerleştirilmesinin gösterilmesi Kablolama bölmelerinin ve bağlama panosunun temelini anlamak Yapısal kablolama projelerini test etmek için malzemenin düzeltilmesi&lt;br /&gt;10. Bölüm - Katman 3 - Yol Atama ve Adresleme&lt;br /&gt;Ağ katmanına sahip olmak neden gereklidir? Yolun belirlenmesini anlamak IP başlığındaki IP adreslerinin amacını ve işlemini anlamak IP adres sınıflarını anlamak ve kullanmak Rezerve edilmiş adres alanlarının amacını anlamak Alt ağlamanın temellerini anlamak Alt ağ yaratmayı anlamak&lt;br /&gt;11. Bölüm - Katman 3 - Yol Atama Protokolleri&lt;br /&gt;Katman 3 aygıtlarının özelliklerini anlamak Ağ katmanı servislerinin ağdan ağa iletişimler için kullanılmasını anlamak Ileri ARP kavramalarını anlamak Yönlendirilebilir protokolleri anlamak Yol atama protokollerini anlamak Internet iletişiminde diğer ağ katmanlarının işlevini anlamak ARP tablolarını anlamak RIP ve IGRP'yi anlamak Protokol analiz yazılımını anlamak&lt;br /&gt;12. Bölüm - Katman 4 - Taşıma Katmanı&lt;br /&gt;Katman 4'ü anlamak - Taşıma katmanı TCP ve UDP'yi anlamak TCP bağlantı metodlarını belirleme&lt;br /&gt;13. Bölüm - Katman 5 - Oturum Katmanı&lt;br /&gt;Oturum katmanının temelini anlamak&lt;br /&gt;14. Bölüm - Katman 6 - Sunuş Katmanı&lt;br /&gt;Sunuş katmanının temelini anlamak&lt;br /&gt;15. Bölüm - Katman 7 - Uygulama Katmanı&lt;br /&gt;Uygulama katmanının temelini anlamak Istemci-sunumcu uygulamalarını anlamak Alan adı servislerini anlamak Çeşitli ağ uygulamalarını anlamak Uygulama katmanı örneklerini anlamak : E-mail Uygulama katmanı örneklerini anlamak : Telnet Uygulama katmanı örneklerini anlamak : FTP Uygulama katmanı örneklerini anlamak : Http Uygulama katmanı örneklerini anlamak : Redirector &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/659350290104087639-7708404709079632605?l=ahmetsozer.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/feeds/7708404709079632605/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=659350290104087639&amp;postID=7708404709079632605' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/7708404709079632605'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/7708404709079632605'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/2007/02/biliim-teknolojileri-1-pc-yazilim-ve.html' title='CİSCO NETWORK IT VE CNAP1 GÖRÜLEN KONULAR'/><author><name>Ahmet Sözer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08381012970381260829</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_5JO9KV8YStA/Rc5nsBhUfUI/AAAAAAAAACA/E0wjjiwJRgU/s72-c/anasayfa_lab.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-659350290104087639.post-1373615753622559644</id><published>2007-02-04T04:54:00.000+02:00</published><updated>2007-02-11T03:05:11.301+02:00</updated><title type='text'>BGH HATAY TOPALNTISI SONUÇLARI VE EĞİTİME BAŞLAMA</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RcVOYsQnwxI/AAAAAAAAAAw/UvTSCBl03MA/s1600-h/mk%C3%BC"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RcVN8cQnwwI/AAAAAAAAAAo/EzOoef5gIYQ/s1600-h/logo.gif"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5027510259802424066" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RcVN8cQnwwI/AAAAAAAAAAo/EzOoef5gIYQ/s400/logo.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;YAPILAN SINAV VE MULAKAT SONUCUNDA 26 KİŞİ EĞİTİMLERE KATILMAYA HAK ZANMIŞTIR.&lt;br /&gt;EĞİTİMLERE BAŞLAMA TARİHİ: 17 ŞUBAT CUMARTESi SAAT: 9:30 'DA BAŞLAYACAKTIR.&lt;br /&gt;DERS KONULARI SİTEDE YAYINLANDIĞI GİBİDİR.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SORULARINIZ İÇİN MAİL :ahmetsozer@gmail.com &lt;/div&gt;&lt;div&gt;MAİL GRUBUMUZ :bgh-hatay@googlegroups.com&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ahmet SÖZER&lt;br /&gt;CCNA EĞİTMENİ&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/659350290104087639-1373615753622559644?l=ahmetsozer.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/feeds/1373615753622559644/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=659350290104087639&amp;postID=1373615753622559644' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/1373615753622559644'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/1373615753622559644'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/2007/02/bgh-hatay-topalntisi-sonulari-ve-eitime.html' title='BGH HATAY TOPALNTISI SONUÇLARI VE EĞİTİME BAŞLAMA'/><author><name>Ahmet Sözer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08381012970381260829</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RcVN8cQnwwI/AAAAAAAAAAo/EzOoef5gIYQ/s72-c/logo.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-659350290104087639.post-5382012243089205100</id><published>2007-01-27T01:20:00.000+02:00</published><updated>2007-02-04T05:15:55.199+02:00</updated><title type='text'>BGH HATAY TOPLANTI PROGRAMI VE DERS MÜFREDATI</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RcVPFsQnwzI/AAAAAAAAABI/zpWECTD-Hjw/s1600-h/mk%C3%BC"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5027511518227841842" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RcVPFsQnwzI/AAAAAAAAABI/zpWECTD-Hjw/s400/mk%C3%BC" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RcVO-sQnwyI/AAAAAAAAABA/vV1LMu15x9w/s1600-h/logo.gif"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5027511397968757538" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" height="103" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RcVO-sQnwyI/AAAAAAAAABA/vV1LMu15x9w/s400/logo.gif" width="258" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;Merhaba teknoloji dostları&lt;br /&gt;Projeye başvuran adaylar gerekli bilgi ve toplantı içerigi aşağıda verildiği gibi dir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;strong&gt;BİLİŞİMDE GENÇ HAREKET&lt;br /&gt;3 Şubat 2007 Cumartesi&lt;br /&gt;HATAY&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;11.00 Hoşgeldiniz&lt;br /&gt;11.00-11.45 Bilişimde Genç Hareket Nedir?&lt;br /&gt;Habitat İçin Gençlik Derneği : Sezai Hazır, Yenal Sümertaş&lt;br /&gt;Mustafa Kmal Üniversitesinden Katılacak konuşmacı :Yrd.Doç.Dr. Emin ÜNAL&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;CCNA Eğitmeni: Ahmet Sözer&lt;br /&gt;11.45-12.00 Ara&lt;br /&gt;12:00 – 13.00 İngilizce Yeterlilik Sınavı&lt;br /&gt;13.00 - 14.00 Sınav Değerlendirmeleri ve Sonuçların Açıklanması&lt;br /&gt;15.00 – 17.00 Sınavda Başarılı Olan Adayların Mülakatları &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="left"&gt;Eğitim 17 şubat cumartesi başlıyacak&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;Yer : Mustafa Kemal Üniversitesi Bilgisayar Lab. Tayfur Sökmen Kampüsü&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;strong&gt;CISCO NETWORKING ACADEMY PROGRAM EĞİTİM MÜFREDATI&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ 1: PC YAZILIM VE DONANIM v3.0&lt;br /&gt;(17 Şubat – 11 Mart 2007)&lt;br /&gt;BİLGİ TEKNOLOJİSİ TEMELLERİ&lt;br /&gt;BİLGİSAYARLARIN ÇALIŞMA SİSTEMATİĞİ&lt;br /&gt;BİLGİSAYAR DONANIMI BİRLEŞTİRME&lt;br /&gt;SİSTEM ARAÇLARINI İŞLETME&lt;br /&gt;WINDOWS 9x İŞLETİM SİSTEMLERİ&lt;br /&gt;WINDOWS NT/2000 İŞLETİM SİSTEMLERİ&lt;br /&gt;WINDOWS XP İŞLETİM SİSTEMLERİ&lt;br /&gt;MULTİMEDYA OLANAKLARI&lt;br /&gt;İLERİ DÜZEY DONANIM ARAÇLARI VE SUNUCULAR&lt;br /&gt;AĞ YAPILANDIRMA ARAÇLARI&lt;br /&gt;PRINTERLAR VE PRINT ETME&lt;br /&gt;ÖNLEYİCİ VE YÜKSELTİCİ HİZMET&lt;br /&gt;PC DONANIM SORUNLARI GİDERME&lt;br /&gt;YAZILIM SORUNLARI GİDERME&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CCNA 1: NETWORKING TEMELLERI v3.1.1&lt;br /&gt;(17 Mart – 13 Mayıs 2007)&lt;br /&gt;1. AĞ YAPILANDIRMAYA GİRİŞ&lt;br /&gt;2. AĞ YAPILANDIRMA TEMELLERİ&lt;br /&gt;3. AĞ YAPILANDIRMA ARAÇLARI&lt;br /&gt;4. TEL KABLO SINAMALARI&lt;br /&gt;5. LAN ve WAN YAPILANDIRMALARI&lt;br /&gt;6. ETHERNET ARAÇLARI&lt;br /&gt;7. ETHERNET TEKNOLOJİLERİ&lt;br /&gt;8. ETHERNET ANAHTARLAMA&lt;br /&gt;9. TCP / IP PROTOKOL SIRASI ve IP ADRESLEME&lt;br /&gt;10. ROUTING ARAÇLARI VE SUBNETLER&lt;br /&gt;11. TCP / IP TAŞIMALARI VE UYGULAMA KATMANLARI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CCNA 2: ROUTERLAR VE ROUTING TEMELLERİ v3.1&lt;br /&gt;(26 Mayıs – 22 Temmuz 2007)&lt;br /&gt;1. WANLAR VE ROUTERLAR&lt;br /&gt;2. ROUTERLARA GİRİŞ&lt;br /&gt;3. ROUTER YAPILANDIRMASI&lt;br /&gt;4. DİĞER AYGITLARI ÖĞRENME&lt;br /&gt;5. CISCO IOS CİHAZINI YÖNETİM&lt;br /&gt;6. ROUTING VE ROUTING PROTOKOLLERİ&lt;br /&gt;7. DISTANCE VEKTÖR ROUTING PROTOKOLLERİ&lt;br /&gt;8. TCP / IP TAŞIMA HATALARI VE KONTROL İLETİLERİ&lt;br /&gt;9. TEMEL ROUTING SORUN GİDERME&lt;br /&gt;10. ORTA DÜZEY TCP / IP&lt;br /&gt;11. ERİŞİM KONTROL LİSTESİ ( ACLler )&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;br /&gt;Not: Ders saatleri hafta içi ya da hafta sonu belirlenen gün ve saatlerde bir modül ortalama 70 saati kapsayacak(3 modül toplam 210 saat eğitim verilecek) şekilde planlanacaktır.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/659350290104087639-5382012243089205100?l=ahmetsozer.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/feeds/5382012243089205100/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=659350290104087639&amp;postID=5382012243089205100' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/5382012243089205100'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/5382012243089205100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/2007/01/bgh-hatay-toplanti-programi-ve-ders.html' title='BGH HATAY TOPLANTI PROGRAMI VE DERS MÜFREDATI'/><author><name>Ahmet Sözer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08381012970381260829</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RcVPFsQnwzI/AAAAAAAAABI/zpWECTD-Hjw/s72-c/mk%C3%BC' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-659350290104087639.post-1193990287887885972</id><published>2007-01-21T01:59:00.000+02:00</published><updated>2007-01-21T02:18:36.583+02:00</updated><title type='text'>Ağ Ortamına Genel Bakış ve TCP/IP</title><content type='html'>Ağ Ortamına Genel Bakış"Ağ nedir?" sorusuna birçok kişi " Birden fazla bilgisayarın birbirine bir kablo ile bağlı olması" cevabını verir. Ancak bugünkü teknolojik seviye bize ağ nedir sorusuna çok farklı bir cevap verdiriyor. Çünkü Ağ ortamı artık kablosuz (Wireless) veya uydu sistemleri ve bir tek bilgisayar ile kurulabilir. Başlangıçta mantıklı gelmeyen "Bir tek bilgisayar…" ifadesinin doğruluğunu ileride göreceksiniz. O halde Ağ "Tanımlanmış 2 veya daha fazla birimin arasındaki veri trafiğidir"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağ ortamını kurmak için 2 Birim, bir veri yolu ve ortak bir dil gerekiyor. Birimlerimiz Bilgisayar, yazıcı vs. veri yolumuz kablo, kızıl ötesi, fiber optik vs. ortak dilimiz ise protokollerdir. Biz bunları bir ISO standardı olan OSI katmanlarında topluyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi bunun şemasını çıkartalım:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NO Katman İsmi Açıklama7 Yazılım Kullanıcılara yönelik standart iletişim araçları6 Sunum Alici cihazın verileri anlamasını sağlar5 Kontrol İletişimi kurar ve bitirir4 Transfer Veri alış verisini ve verilerin ayni olmasına dikkat eder3 Ağ Ağlar arası trafiği ve adreslemeyi sağlar2 Link Ağ birimin bağlantı sekline göre verilerin yapılanması 1 Donanım Ağ donanımın özelliklerini tanımlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir ağ trafiği meydana geldiğinde bu 7 katmandan geçiyor. Her protokol bu 7 katmandan faydalanır. Fakat bizim için önemli olan ve artık İnternet ile özdeşleştirilen TCP / IP dır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TCP/IP TanımıTCP/IP aslında farklı amaçlar için kullanılan bir protokol topluluğudur. TCP/IP sayesinde donanım ve işletim sisteminden bağımsız olan ağ ortamları kurulabiliyor. Daha önce OSI modelinden farklı olarak TCP/IP 5,6 ve 7 inci katmanları Yazılım katmanı altında topluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu durumda TCP/IP nine katmanları su şekilde oluşuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NO Katman İsmi Açıklama5 Yazılım Kullanıcılara yönelik standart iletişim araçları4 Transfer Veri alış verisini ve verilerin ayni olmasına dikkat eder3 Ağ Ağlar arası trafiği ve adreslemeyi sağlar2 Link Ağ birimin bağlantı sekline göre verilerin yapılanması1 Donanım Ağ donanımın özelliklerini tanımlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Simdi verinin bu 5 katman dan nasıl geçtiğini görelim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşleyiş ŞekliBir ağ biriminden bir karsı ağ birimine veri akısı gerçekleştirmek için bir komut yada hazır program kullanmam gerekiyor. Bu program veya komut veri paketlerini TCP yada UDP sekline dönüştürür. Su ana kadar mevcut bilgiler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAKET SEKLI:VERI (Katman 5)Şimdi de akışın şeklini belirlemek ve sağlamak gerekir. Bu katman TCP yada UDP olmasına bağlı olarak farklı sonuçlar doğurur. TCP verileri göndermeden evvel bağlantı sağlar ve veri akısı süresince bağlantıyı kontrol eder. bağlantı olduğu sürece yollar. Bu yönteme handshake denir (SYN-ACK-ACK).UDP ise verileri hedefe yollar ve alındığına dair cevap bekler. Şayet cevap alamazsa tekrar yollar. Su ana kadar mevcut bilgiler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AKIS SEKLI:PAKET SEKLI:VERI (Katman 4)Şimdide paketin kimden ve nereye gönderildiğini belirlemek için IP adreslerin tanımlanması gerekiyor. Ayni zamanda veri paketlerin boyutu müsaade edilen boyutu asarsa bu katmanda paketlerin bölünmesi de sağlanır.Su ana kadar mevcut bilgiler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;IP_ADRES:AKIS SEKLI:PAKET SEKLI:VERI (Katman 3)Mevcut veriler simdi bir paket haline getirip hatalara karsı bir kontrol mekanizması eklemek gerek. Su ana kadar mevcut bilgiler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KONTROL:VERI_YAPISI:ADRES:AKIS SEKLI:PAKET SEKLI:VERI (Katman 2)Nihayet elimizdeki paketin hedef IP adresine bakarak hangi MAC (ağ birimin donanım adresi) adresine gönderildiği adresini ekliyor ve paketi yolluyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MAC_ADRES:KONTROL:VERI_YAPISI:ADRESS:AKIS SEKLI:PAKET SEKLI:VERI (Katman 1)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AdreslemeVerilerin yollanması adresler sayesinde sağlanıyordu. Bu IP adresleri 32 bit ten oluşan adreslerdir. Bu 32 bit 4 e bölündü. Yani:Binary:11111111.11111111.11111111.11111111 yada Decimal: 255.255.255.255&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu adresler baslıca 2 bilgiyi tanımlar. Ağ ve birim numarası. Ağ numarası sayesinde birbirinden ayrı ağlar kurulabilir. Ancak bu bölünme ile bütün İnternet yönetilir hale gelebiliyor. Ağlar 4 sınıfa ayrılır (A,B,C, ve D). Böylece ağlardan bahsederken genelde sınıfı ve numarası ile hitap ederiz. Birim numarası ise bu ağ içerisinde mevcut birimleri adreslemekte kullanılır. Bu da ağ içi yönetimi sağlıyor. Ağ için ayırdığım bit şayisi arttıkça birim şayisi azalıyor.&lt;br /&gt;Simdi hemen bir tablo üzerinde bu tanımlara bir göz atalım.&lt;br /&gt;Sınıf Ağ Sayı Aralığı Ağ Maskesi Birim Sayısı&lt;br /&gt;A 1-126 255.0.0.0 256*256*256&lt;br /&gt;B 128-191 255.255.0.0 256*256&lt;br /&gt;C 192-223 255.255.255.0 256&lt;br /&gt;D 224-239 255.255.255.240 16&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Ağ Sayısı 127 ve 240-255 arası olanlar özel amaçlar için ayrılmış durumda)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;IP adresleme için ilk defa çalışanların kafasını biraz daha karıştırmak için bir de alt ağ (ağ içinde ağ) yöntemi mevcuttur. Her ne kadar kafa karıştırıcı olsa da ağ yönetimde son derece önemli faydalar sağlıyor. Alt ağ adresleme ile mevcut bir ağı birkaç alt ağlara bölünebilir. Burada kullanılan yöntem aslında ağ maskesindeki ile ayni. Bu yüzdende birçok kişi tarafından eşdeğer tutulmakta. Fakat ikisi de ayni yöntem ile çalışmasına rağmen birbirinden farklıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MaskelemeAğ maskesi ve alt ağ maskesinin islemesini görelim. Burada dikkat edilmesi gereken husus maskelemeye geçmeden evvel ağ ve birim şayisinin belli olmasıdır. Simdi öncelikle ağ maskelemesini açıklayalım. Bunun için herhangi bir IP adresi alalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örn: 129.130.25.240Hemen tablomuza baktığımızda bunun bir B sınıfı adresi olduğunu görüyoruz. O halde ağ maskesi 255.255.0.0 olmalı. Bu kadarını tablodan görebildik. Simdi bunu bitler ile ifade edelim&lt;br /&gt;10000001.100000010.00011001.11110000 (IP adresimiz)11111111.111111111.00000000.00000000 (Ağ maskemiz)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağ maskesinde 1 olan bitler ağ numaramı belirtir. Bu durumda IP adresinde altı çizili ve sari olan kişim 129.130 benim ağ numaramı oluşturuyor. Geri kalanlar ise bu ağa ait birim numarasını oluşturuyor. Bu ağ içerisinde 256*256 birim oluşturabilirim. Fakat sorun burada başlıyor. Yaklaşık 65536 birimi tek bir noktadan yönetmek oldukça zor bir istir. Özellikle araya binalar, katlar veya birçok departmanlar girdiğinde. Ayrıca her birim her birime ulaşabilir buda güvenlik sorunu getirmekle birlikte tüm ağ üzerinde yoğun bir trafiğe yol açacaktır. Buna çözüm olarak yukarıda saydığım kriterlere göre, yani bina, kat, departman, güvenlik yada performans, alt ağ oluşturmaktır. İste simdi alt ağ maskesine ihtiyaç duyulur. Bu bilgiler ile yukarıdaki örneğimiz üzerinde çalışmaya devam edelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;129.130 olan B sınıfı ağımı 4 alt ağa bölmek istiyorum. Bu durumda ilk 16 bit ağ maskesine ait olduğundan biz 17 bitten başlıyoruz. 4 alt ağ 3 bit demek. B durumda 2 bit daha ağ maskesine eklediğimde çözüme kavuştum sayılır. Geri kalan 14 bit ile ise birim numaralarını oluşturabilirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi hemen bitler ile ifade edelim10000001.100000010.00011001.11110000 (IP adresimiz)11111111.111111111.11000000.00000000&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi bu alt ağların numaralarını tayin edelim&lt;br /&gt;129.130.0&lt;br /&gt;129.130.64&lt;br /&gt;129.130.128&lt;br /&gt;129.130.192&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/659350290104087639-1193990287887885972?l=ahmetsozer.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/feeds/1193990287887885972/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=659350290104087639&amp;postID=1193990287887885972' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/1193990287887885972'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/1193990287887885972'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/2007/01/ortamna-genel-bak-ve-tcpip.html' title='Ağ Ortamına Genel Bakış ve TCP/IP'/><author><name>Ahmet Sözer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08381012970381260829</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-659350290104087639.post-3471353041586601422</id><published>2007-01-21T01:12:00.000+02:00</published><updated>2007-01-21T01:58:33.065+02:00</updated><title type='text'>Bilgisayarım Neden Yavaş ?</title><content type='html'>Ne kadar gelişmiş olursa olsun, her bilgisayar bir süre sonra yavaşlar. Ancak bu eski görkemli günlerine dönemeyeceği anlamına gelmez. İşte sisteminizin yüksek hızda çalışmasını sağlayacak ipuçları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Basit bir senaryo düşünün: Evde kullandığınız internete bağlı bir bilgisayarınız var. Aile bireyleri de bu bilgisayarı e-posta kontrol etmek, internette sörf yapmak, oyun oynamak gibi amaçlarla kullanıyor. Bu da, bilgisayarınızın her biri farklı kullanım alışkanlıklarına sahip olan birkaç kişi tarafından kullanılması demek. İnternetteki sayısız reklam ve pop-up pencere sayesinde bilgisayarınız, kolayca casus yazılımlarla dolarak hemen bir hedef haline gelebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir bilgisayarın yavaşlamasının farklı sebepleri vardır. Yetersiz disk alanı gibi basit bir problem olabileceği gibi, virüs veya casus yazılımlar gibi uç noktada problemler de olabilir. Bunu öğrenmenin en iyi yolu adım adım bu etkenleri elemek olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Çok fazla yazılım&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Çoğu PC’nin karşılaştığı bu problem, arka planda çalışan çok sayıda program yüzünden ortaya çıkar. Bu yazılımların her biri bellek ve işlemci gücü harcar. Bilgisayarınızın belleği ne kadar fazla olursa, programların yüklenme ve çalışması için gereken süre azalacaktır. Daha fazla programı aynı anda çalıştırabilmeniz de bu sayede mümkün olur.PC’niz açıldığında bu kadar çok yazılım nasıl yükleniyor olabilir? iTunes, QuickTi-me Real Player, Microsoft Office veya Adobe Reader gibi bazı yazılımlar kurulurken, arka planda çalışan araçları da kurarlar. Bu araçlar asıl yazılımın bazı eklentilerinin bellekte saklanmasını sağlayarak daha hızlı yüklenmesini sağlar.Bu araçların açılışta çalışmasını önlemenin üç yolu var. İlki en basit yol, fakat geçici bir çözüm sağlıyor. Görev çubuğundaki ikona sağ tıklayarak programdan çıkabilirsiniz. Ancak bunu PC’niz her açılışında yinelemeniz gerekiyor.Diğer bir yol ise ikona çift tıklayarak programın çalışmasını sağlamak. Daha sonra Options, Preferences veya Settings adıyla erişilebilen seçeneklerden otomatik başlamayı kapatabilirsiniz. Böylece açılışta bu programlar sizi rahatsız edemez.Bazı yazılımlar ise başlangıçta çalışma durumunun doğrudan ayarlanabilmesine izin vermez. Bu durumlarda gelişmiş taktikler kullanarak bunu önleyebilirsiniz.Sırasıyla Başlat ve Çalıştır’ a tıklayın. Buraya msconfig yazarak çalıştırın. Başlangıç sekmesinde açılışta çalışmasını istemediğiniz programların adının yanındaki işareti kaldırarak sisteminizi yeniden başlatın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Yetersiz bellek&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Eğer Word, Internet Explorer, Photoshop, MSN Messenger gibi yazılımları 128 MB belleğe sahip bir bilgisayarda aynı anda çalıştırırsanız, bilgisayarınız yavaşlığıyla size kabus yaşatabilir. Hatta PC’nizin kilitlendiğine bile şahit olabilirsiniz. Bu durumda daha fazla belleğe ihtiyaç duyarsınız. Size tavsiyemiz en az 256 MB belleğe sahip bir bilgisayar kullanın.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Yetersiz disk alanı&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Sistemi yavaşlatan sebepler arasında bellek kadar önemi olan bir faktör de disk alanıdır. Eğer işletim sisteminiz sürekli olarak yetersiz sanal bellek hatası veriyorsa, bilgisayarınız geçici dosyaları saklamak için sabit diskinizi kullanıyor demektir.Windows yetersiz alan hatası verir, çünkü etkili bir şekilde çalışabilmek için geniş bir disk alanına ihtiyaç duyar. Windows’un gerektirdiği bu alana sanal bellek adı veriliyor.Eğer bol boş alana sahip bir sabit diskiniz olmasına rağmen bu tip bir hata alıyorsanız, tüm verilerin ana diske yazılması sorun olabilir. Windows’un kurulu olduğu C: sürücüsü program dosyalarını depoladığı gibi sanal belleğe de ev sahipliği yapar. Eğer C: sürücünüze kişisel dosya, resim ve videolarınızı saklamaz ve sürücüde daha fazla boş alan kalmasını sağlarsanız, bu problem ortadan kalkar.Daha iyi bir alternatifse tüm dosyalarınızı ikinci bir disk bölümünde saklamaktır. Örneğin D: sürücüsünde saklayarak, C: sürücüsünü rahatlatabilirsiniz. Ancak bunun için sabit diskinizde birden fazla bölüm olması gerekir. Bunu kontrol etmek için Bilgisayarım’ı açarak kaç tane sabit disk bölümü veya sabit disk olduğunu görebilirsiniz. Eğer iki ve fazla sürücü ikonu yer alıyorsa verilerinizi buraya aktarabilirsiniz. Eğer yeterli alanınız yoksa daha büyük bir sabit disk almaktan başka şansınız yok.&lt;br /&gt;C: sürücüsünde alan kaplayan dosyaları ararken Belgelerim içerisindeki dosyalara bakmayı unutmayın.&lt;br /&gt;C: sürücüsünde yer alan Belgelerim klasörünü, aşağıdaki yöntemle başka bir sürücüye aktarabilirsiniz.&lt;br /&gt;1- Belgelerim klasörüne sağ tuşla tıklayın ve Özellikler’e tıklayın.&lt;br /&gt;2- Hedef klasör yeri altında, Taşı ya tıklayın ve yeni yerleşim bölgesini seçin. Yeni klasör oluştur’a tıklayarak Belgelerim adlı bir klasör oluşturun ve OK kutusuna tıklayın.&lt;br /&gt;3- Karşınıza gelen uyarı penceresinden işleme onay vererek dosyalarınızın yeni sürücü veya klasöre taşınmasını sağladınız. Artık Belgelerim klasörünüz istediğiniz yeni yerde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Gereksiz programları kaldırın&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Sisteminizde kurulu olan çok sayıda program bilgisayarınızı yavaşlatabilir. Farklı ekran koruyucular, programların deneme sürümleri, kurulum için bizi cezp edebilir. Ancak kullanmadığınız programları sisteminizden kaldırmayı unutmayın. Belirli bir programı sistemden kaldırmak için, Kontrol Paneli altından Program Ekle/ Kaldır ikonuna tıklayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Sabit diski birleştirin&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Disk birleştirme özelliği, sabit diskin üzerinde farklı yerlerde parça parça saklanan dosyaları birleştirerek, bu dosyalara daha hızlı erişilmesini sağlar. Sık kullanılan dosyalar daha kolay parçalanarak sabit diskinize dağılır. Bu da dosyanın yeniden çalıştırılması esnasında PC’nizin yavaş işlemesine sebep olur.Windows Disk Birleştiricisi bu konuda yardımınıza koşarak, bu dosyaların tek parça halinde saklanabilmesini sağlar. Sık bilgisayar kullanıyorsanız, sabit diskinizi haftada bir birleştirmenizde fayda var.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Virüsler, casus yazılımlar&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Bilgisayara virüs veya casus yazılımların girmesi hoşnutsuz bir durumdur ve ne yazık ki bela yaratmak dışında bir işlevi yoktur. Bu yazılımlar dosyalarınızı çalışmaz hale getirebilir, silebilir veya sisteminizi yavaşlatabilir. Norton gibi bir anti virüs yazılımı ve Microsoft AntiSpyware gibi bir casus yazılım temizlik aracı kurmak işinize yarayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;En hızlı ne kadar hızlı?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Gün geçtikçe daha hızlı bilgisayarlar piyasaya çıkıyor. Bunun sebebi, daha etkili bilgi işlem gücüne duyulan ihtiyaç. Ancak gereksiz harcama yapmak istemiyorsanız, yeni donanım satın almadan önce ihtiyaçlarınızı belirlemelisiniz. Hızlı bir işlemci video işleme için işinize yarayabilirken, yeni bir ekran kartı oyun keyfinizi artıracaktır. Daha fazla bellek ise genel performansı etkiler.Gerek duymadığınız hız için harcama yapmanız çok mantıklı değil, her zaman daha hızlı bilgisayarlar varolacaktır fakat bu gerçekten ihtiyaç duyduğunuz şey olmayabilir. Daha da önemlisi, PC’niz yavaşlaması ihtiyaçlarınız arttığı anlamına da gelebilir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ahmet SÖZER&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/659350290104087639-3471353041586601422?l=ahmetsozer.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/feeds/3471353041586601422/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=659350290104087639&amp;postID=3471353041586601422' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/3471353041586601422'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/3471353041586601422'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/2007/01/bilgisayarm-neden-yava.html' title='Bilgisayarım Neden Yavaş ?'/><author><name>Ahmet Sözer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08381012970381260829</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-659350290104087639.post-7892980330297748311</id><published>2006-12-16T00:38:00.000+02:00</published><updated>2006-12-16T00:45:32.327+02:00</updated><title type='text'>“Bilenler Bilmeyenlere Bilgisayar Öğretiyor”</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RYMldDjp0SI/AAAAAAAAAAc/BJolK86dqdE/s1600-h/index_23.gif"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5008888391667405090" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RYMldDjp0SI/AAAAAAAAAAc/BJolK86dqdE/s400/index_23.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Proje Bilgileri&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Bilgi ve iletişim teknolojileri konusunda gençlerin kapasitelerinin geliştirilmesine yönelik olarak Habitat için Gençlik Derneği, Microsoft ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ortaklığında “Türkiye’de e-Yönetişimin Gelişimi için Gençlerin Yetkin Kılınması” projesi geliştirilmiştir. “Bilenler Bilmeyenlere Bilgisayar Öğretiyor” adıyla da bilinen bu proje Türkiye Yerel Gündem 21 Programı kapsamında oluşturulan yerel gençlik meclislerinin ve illerdeki özellikle sosyal imkanları kısıtlı gençlerin bilgi ve iletişim teknolojileri konusunda kapasitelerinin geliştirilmesine yönelik olarak hayata geçirilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Microsoft ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı tarafından desteklenen, Habitat için Gençlik Derneği’nin yürüttüğü proje, Mart 2005 tarihinde uygulanmaya başlandı. Haziran 2005 – Şubat 2006 tarihleri arasında 1200 gencin temel bilgisayar eğitimine erişimini sağlayan bu proje Birleşmiş Milletler tarafından en iyi uygulama örneği olarak gösterilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 Mart 2006 tarihi itibariyle projenin ikinci aşaması başlatılmıştır. Genişletilecek olan gönüllü eğitmen takımı ile “Bilenler Bilmeyenlere Bilgisayar Öğretiyor” projesi kapsamında üç yıl boyunca sosyal imkanları kısıtlı 15 – 25 yaş grubundaki 100.000 gence temel bilgisayar eğitimi verilmesi hedeflenmektedir. Öncelikli olarak belirlenen bir yıllık dönemde projemiz 25.000 gence temel bilgisayar eğitimi ulaştırmayı planlamaktadır. “Bilenler Bilmeyenlere Bilgisayar Öğretiyor” projesi ile genç bayanların eğitiminin önemi vurgulanmaktadır. Bu hedef doğrultusunda projemiz daha fazla gencin bilgiye erişimini sağlayarak Türkiye’de e-yönetişimin gelişimine katkıda bulunacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Projenin hedefleri arasında yer alan en önemli konulardan birisi de gençlerin gençleri bilgilendirilmesi olarak düşünülmüş ve bölgesel kriterlere dayalı bir eğitmen havuzu oluşturulmuştur. Aralık ayında gerçekleştirilen basın toplantısının ardından internet ortamında gönüllü eğitmenlik başvuru süreci başlatılmıştır. 112 başvuru sonucunda kabul edilen eğitmen adayları 29 Ocak 2006 tarihinde Ankara’da gerçekleştirilen “Gençlik ve Bilişim” konulu Ulusal Gençlik Parlamentosu zirvesine davet edilmiş, bu toplantıda yapılan mülakat sonucunda projenin 26 ilden gelen 45 kişilik eğitmen havuzu belirlenmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mülakatı geçen genç eğitimci adaylarının eğitmen eğitimleri 6–26 Mart 2006 tarihleri arasında İstanbul’da tamamlanmıştır. Bu eğitimler Bilge Adam ile 14 kişilik gruplar halinde planlanmıştır. İkinci aşama eğitmen eğitimleri Windows Office programları (Word, Outlook, Excel ve Power Point) ve formasyon eğitimlerini kapsamaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu gelişmelere paralel olarak Ulusal Gençlik Parlamentosu Yürütme Kurulu üyeleri ve il temsilcileri kendi bölgelerindeki gerekli teknik hazırlıkları tamamlamaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;projenin web sitesi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bilenlerbilmeyenlerebilgisayarogretiyor.net"&gt;http://www.bilenlerbilmeyenlerebilgisayarogretiyor.net&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Proje Ortakları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Microsoft Türkiye&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tel: 0 (212) 33 66 999&lt;br /&gt;&lt;a href="mailto:iletisim@microsoft.com?subject=Microsoft"&gt;mailto:iletisim@microsoft.com?subject=Microsoft&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.microsoft.com/turkey"&gt;www.microsoft.com/turkey&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı&lt;br /&gt;Tel:312 454 1100 Fax:312 496 1463&lt;br /&gt;&lt;a href="mailto:registry.tr@undp.org"&gt;mailto:registry.tr@undp.org&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.undp.org.tr/"&gt;http://www.undp.org.tr/&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Habitat için Gençlik Derneği&lt;br /&gt;Tel:12 275 74 36 Fax: 212 275 55 19&lt;br /&gt;&lt;a href="mailto:info@youthforhab.org.tr"&gt;info@youthforhab.org.tr&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.youthforhab.org.tr/"&gt;http://www.youthforhab.org.tr/&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/659350290104087639-7892980330297748311?l=ahmetsozer.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/feeds/7892980330297748311/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=659350290104087639&amp;postID=7892980330297748311' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/7892980330297748311'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/7892980330297748311'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/2006/12/bilenler-bilmeyenlere-bilgisayar.html' title='“Bilenler Bilmeyenlere Bilgisayar Öğretiyor”'/><author><name>Ahmet Sözer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08381012970381260829</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RYMldDjp0SI/AAAAAAAAAAc/BJolK86dqdE/s72-c/index_23.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-659350290104087639.post-6309022906654927142</id><published>2006-12-14T01:29:00.000+02:00</published><updated>2006-12-14T02:29:08.017+02:00</updated><title type='text'>BİLGİSAYARA GİRİŞ 2. BÖLÜM</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;WINDOWS 98&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Microsoft firmasının geliştirdiği ve dünya üzerinde en çok kullanılan işletim sistemidir. Kullanımının bir hayli kolay olması bu denli yaygın bir şekilde kullanılmasını sağlıyor.&lt;br /&gt;Windows 98 yüklü olan bir bilgisayar çalıştırıldığında işletim sistemi devreye girer ve bir süre sonra Windows 98 ekranı karşımıza gelir. Karşımıza gelen bu ekrana Masaüstü adını veririz. Masaüstünde bulunan simgeler ise bilgisayarımızda bulunan programları daha pratik bir şekilde çalıştırabilmemiz için Windows tarafından oluşturulmuş Kısayollardır. Ekranın sol alt köşesinde bulunan Başlat düğmesinin bulunduğu gri çubuğada Görev Çubuğu adı verilir.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;a name="_Toc501280387"&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;Programları Çalıştırmak&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Windows’da bir program çalıştırmak için bir çok yol var. Programları çalıştırmak için masaüstünde bulunan kısayol simgeleri kullanılabileceği gibi başlat menüsüde kullanılabilir.&lt;br /&gt;1. Masaüstünde bulunan simgeyi seçili hale getirirdikten sonra enter tuluna basılır.&lt;br /&gt;2. Masaüstünde bulunan simgeye çift tıklama yapılır.&lt;br /&gt;3. Masaüstünde bulunan simgeye sağ tıklayıp gelen menüden aç komutu verilir.&lt;br /&gt;4. Başlat Menüsünden çalıştırmak istenilen program kısayolunun üzerine gelip tıklanır.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;a name="_Toc501280388"&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;Pencereleri Yönetmek&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Windows’da bütün programlar birer pencere içerisinde çalışır ve dolayısıyla bütün pencerelerin ortak özellikleri vardır. Bütün pencerelerde bir adet başlık çubuğı bulunur. Bu başlık çubuklarının sağ köşelerinde 3 adet simge bulunur. Bu simgler ile pencere kapatılabilir gizlenebilir veya boyutu değiştirilebilir. Başlık çubuğunun sol tarafında ise bu programın adı yazılıdır, bu yazının hemen sol tarafında bulunan küçük simge ise kontrol menüsüdür. Bu pencere içerisinde yapılabilecek işlemleri listeler.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name="_Toc501280389"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Kapatma&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;1. Başlık Çubuğunda bulunan kapat düğmesine basılarak&lt;br /&gt;2. Kontrol Menüsüne çift tıklayarak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Kontrol Menüsüne tek tıklayıp, gelen menüden Kapat seçilir.&lt;br /&gt;4. Görev çubuğunda bulunan program simgesine sağ tıklayarak, gelen menüden Kapat seçilebilir.&lt;br /&gt;5. Alt F4 tuş bileşenini kullanarak.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name="_Toc501280390"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Simge Durumu&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;1. Başlık Çubuğunda bulunan simge durumunda küçült düğmesine basılarak&lt;br /&gt;2. Kontrol Menüsüne tek tıklayıp, gelen menüden simge durumunda küçült seçilir.&lt;br /&gt;3. Görev çubuğunda bulunan program simgesine sağ tıklayarak, gelen menüden simge durumunda küçült seçilebilir.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name="_Toc501280391"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Ekranı Kaplama&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;1. Başlık Çubuğunda bulunan ekranı kapla düğmesine basılarak&lt;br /&gt;2. Başlık çubuğuna çift tıklayarak&lt;br /&gt;3. Kontrol Menüsüne tek tıklayıp, gelen menüden ekranı kapla seçilir.&lt;br /&gt;4. Görev çubuğunda bulunan program simgesine sağ tıklayarak, gelen menüden ekranı kapla seçilebilir.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name="_Toc501280392"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Taşıma&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;1. Başlık çubuğu üzerinde iken mouse’un sol düğmesine basarak sürükleyerek&lt;br /&gt;2. Kontrol menüsü-Taşı komutu ile&lt;br /&gt;3. Görev çubuğunda bulunan program simgesine sağ tıklayarak, gelen menüden Taşı komutu ile&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name="_Toc501280393"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Boyutlandırma&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;1. Pencerenin etrafındaki cizgiler üzerine mouse’ umuzu götürdüğümüzde işaretçi çift yönlü bir oka dönüşür. İşaretçi bu durumda iken sol düğmeye basarak mouse’u sürükleyip bırakırız.&lt;br /&gt;2. Ekranı Kapla ve Önceki Boyut düğmeleri ile&lt;br /&gt;3. Kontrol Menüsünden Ekranı Kapla ve Önceki Boyut komutları verilerek&lt;br /&gt;4. Görev çubuğunda bulunan program simgesine sağ tıklayarak, gelen menüden Ekranı Kapla ve Önceki Boyut komutları verilerek.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name="_Toc501280394"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Pencereler Arası Geçiş&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;1. Görev çubuğunda istediğimiz program simgesine tıklayarak&lt;br /&gt;2. Alt Tab tuş bileşeni ile&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name="_Toc501280395"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Listeleme&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Aktif durumdaki programları listelemek için görev çubuğunda boş bir alana sağ tıklanır. Açılan Menüden;&lt;br /&gt;1. Pencereleri Basamakla&lt;br /&gt;2. Pencereleri Dikey Döşe&lt;br /&gt;3. Pencereleri Yatay Döşe&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name="_Toc501280396"&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;Masaüstünü Özelleştirmek&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Windowsda Masaüstünü özelleştirnek için görüntü özellikleri adlı pencere kullanılır. Bu pencereyi açmak için;&lt;br /&gt;1. Masaüstüne sağ tıklanır ve gelen pencereden özellikler komutu verilir.&lt;br /&gt;2. Denetim masasında bulunan görüntü adlı simgeye iki kez tıklanır.&lt;br /&gt;Bu işlemlerden sonra görüntü özellikleri adlı pencere açılır. Bu pencere içerisinde masaüstünü özelleştirebilmemiz için 6 adet sekme bulunur.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name="_Toc501280397"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Artalan&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Listede bulunan resimlerden birini seçerek Masaüstü Duvar Kağıdı olarak belirleyebiliriz.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name="_Toc501280398"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Ekran Koruyucular&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ekran Koruyucusu adlı açılan liste kutusundan beğendiğimiz herhangibir ekran koruyucusunu seçerek bunu geçerli ekran koruyucumuz olarak belirleyebilirz. Bekleme adlı kutucuğa bir değer yazarakda bu ekran koruyucusunun ne kadar süre sonra devreye girmesini istediğimizi ayarlayabiliriz. İstersek bu ekran koruyucusuna şifre koyabilir ve şifreyi bilmeyen birinin ekran koruyucudan çıkmasını önleyebiliriz. Bunu yapabilmek içinde Parola Korumalı adlı onay kutucuğuna işaret koyduktan hemen sonra sağ tarafında bulunan değiştir adlı kutucuk ilede parolamızı belirleyebiliriz.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name="_Toc501280399"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Görünüm&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Pencerelerin başlık çubuklarının ve içeriklerinin rengini, mesaj kutularınn renklerini, Wndows’un pencerelerde ve menülerde kullandığı varsayılan yazıtiplerini değiştirebiliriz.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name="_Toc501280400"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Etkiler&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Masaüstünde bulunan Windows’un standart simgelerini değiştirebilir bunaları büyütüp küçültebiliriz. Pencerelerin nasıl taşınacağını menülerin nasıl açılacağını belirleyebilirz.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name="_Toc501280401"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Web&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Windows’da bulunan simgeleri normalde cift tıklama ile çalıştırabiliyorduk. Eğer istersek Web Sayfalarında olduğu gibi bu simgeleri tek tıklama ile çalışabilir hale getirebiliriz. Klasör Seçenekleri adlı düğmeciğe tıklayarak gelen pencereden Web biçemi seçersek simgeleriz tek tıklama ile çalışabilecek hale gelirler. Eğer yine eskisi gibi çift tıklama ile çalışmalarını istiyorsak yine aynı pencereye gelip Klasik Biçemi seçip tamam düğmesine basarız. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name="_Toc501280402"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Ayarlar&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bu pencere ile ekran çözünürlüğü ve aynı anda kullanılabilecek renk sayısını ayarlayabiliriz. Bu sayede ekranın daha canlı renkler ile ve daha net görülmesini sağlayabiliriz.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name="_Toc501280403"&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;Windows Programları&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Windows işletim sistemi ile sistemi ile bilgisayara kurulan ve gerçekten işlevsel olan birkaç program vardır. Bu programlar günlük çalışma hayatında kullanılmaktadır. Bu programlar Başlat-Programlar-Donatılar menüsünde bulunurlar.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name="_Toc501280404"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Hesap Makinesi&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bu program Harddiskte Windows klasörü içerisinde Calc.exe adı ile bulunur ve Başlat-Programlar-Donatılar-Hesap Makinası kısayolu ile çalıştırılabilir. Normal bir hesap makinası ile yaptğımız işlerin tamamını ve bu program ile yapabilmekteyiz.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name="_Toc501280405"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Not Defteri&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bu program Harddiskte Windows klasörü içerisinde Notepad.exe adı ile bulunur ve Başlat-Programlar-Donatılar-Not Defteri kısayolu ile çalıştırılabilir. Basit bir metin editörüdür. Bu programda yazdığımız yazılar bilgisayara txt uzantısı ile kaydedilirler. Not Defterinde hazırlanan bir dosya en fazla 64 KB. Büyüklüğünde olabilir.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name="_Toc501280406"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Wordpad&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bu program Harddiskte Windows klasörü içerisinde Wordpad.exe adı ile bulunur ve Başlat-Programlar-Donatılar-Wordpad kısayolu ile çalıştırılabilir. Not defterine oranla çok daha gelişmiş bir kelime işlemcidir. Bu programda yazdığımız yazılar bilgisayara doc uzantısı ile kaydedilirler.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name="_Toc501280407"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Paint&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bu program Harddiskte Windows klasörü içerisinde Mspaint.exe adı ile bulunur ve Başlat-Programlar-Donatılar-Paint kısayolu ile çalıştırılabilir. Resim işleme programıdır. Bu programda yaptığımız resimler bilgisayara bmp uzantısı ile kaydedilirler.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name="_Toc501280408"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Görev Çubuğunu Yönetmek&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Görev çubuğunu ekranda farklı bir noktaya alabilmek ve boyutlarını değiştirmek mümkündür.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name="_Toc501280409"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Taşıma&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Mouse’u Görev Çubuğunun üzerine götürüp ekranda sağ, sol, alt veya üst köşelere doğru sürükleyerek, Görev Çubuğunu ekranda herhangibir yere alabiliriz.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name="_Toc501280410"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Boyutlandırma&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Mouse’umuzun Görev çubuğu üzerinde çift yönlü bir oka dönüşmesini sağladıktantan sonra sol düğmeye basarak Görev çubuğunun boyutunu değiştirebiliriz.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name="_Toc501280411"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Görev Çubuğunu Özelleştirmek&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Görev çubuğunu özelleştirmek için Görev Çubuğu Özellikleri pencerisini açmamız gerekir. Bu pencereyi açmak için iki farklı yol izlenebilir. Görev çubuğunda boş bir alana sağ tıklayıp özellikler seçebiliriz veya Başlat-Ayarlar-Görev Çubuğu ve Başlat Menüsü komutunu veririz. Gelen pencerede Görev Çubuğu Seçenekleri adlı sekmeye tıklarız. Bu pencerede dört farklı seçenek vardır;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Her Zaman Üstte;&lt;/em&gt; bu seçenek işaretliyse görev çubuğu her zaman çalışan programların üstündedir.&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Otamatik Gizle;&lt;/em&gt; bu seçenek işaretliyse görev çubuğu kendi kendini gizler ve mousle üzerine gidildiğinde kendini gösterir.&lt;br /&gt;Başlat Menüsünde Küçük Simgeler Göster; bu seçenek işaretliyse başlat menüsünde bulunan programları küçük simgeler ile gösterir.&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Saati Göster;&lt;/em&gt; bu seçenek işaretliyse Görev Çubuğunun sağ tarafında sistem saati gösterilir.&lt;br /&gt;&lt;a name="_Toc501280412"&gt;Başlat Menüsünü Özelleştirmek&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Başlat Menüsünü özelleştirmek için Görev Çubuğu Özellikleri pencerisini açmamız gerekir. Bu pencereyi açmak için iki farklı yol izlenebilir. Görev çubuğunda boş bir alana sağ tıklayıp özellikler seçebiliriz veya Başlat-Ayarlar-Görev Çubuğu ve Başlat Menüsü komutunu veririz. Gelen pencerede Başlat Menüsü Programları adlı sekmeye tıklarız. Bu pencerede dört farklı seçenek vardır;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Temizle;&lt;/em&gt; Bu düğme ile Başlat-Belgeler menüsünde bulunan en son çalıştırılan 15 adet dosya adı temizlenir.&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Ekle;&lt;/em&gt; Bu düğmeciğe tıklandığında karşımıza kısayol oluşturma penceresi gelir. Buradan istediğimiz dosya seçilerek başlat menüsüne kısayolunu ekleyebiliriz.&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Kaldır;&lt;/em&gt; Bu düğmeciğe tıklandığında karşımıza Başlat-Programlar altında bulunan kısayolların bir listesi gelir. Bu listeden istediğimiz bir kısayolu seçerek silebiliriz. Bir kısayol silmek için kullanılabilicek bir başka yol ise; Başlat Menüsünde herhangi bir kısayol üzerinde iken sağ tıklayıp gelen menüden sil komutunu vermektir. Silinen kısayollar geri dönüşüm kutusuna gönderilir.&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Gelişmiş;&lt;/em&gt; Bu düğmeciğe tıklandığında Windows Gezgini içerisinde başlat menüsü kısayolları karşımıza gelir. Burada yeni program grupları (klasörler) oluşturablir, kopyalama, taşıma, silme ve yeniden adlandırma işlemleri gerçekleştirilebilir. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name="_Toc501280413"&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;Denetim Masası&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Windows 98 ile ilgili ayarlamaların yapılabilmesi için gerekli araçların bulunduğu bir klasördür.&lt;br /&gt;&lt;a name="_Toc501280414"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Tarih ve Saati Değiştirmek&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bilgisayarın tarih ve saatini değiştirmek için iki farklı yol izleyebiliriz.&lt;br /&gt;1. Görev çubuğunda bulunan saatin üzerine çift klik yaparak&lt;br /&gt;2. Denetim masasi içerisinde bulunan Tarih ve Saat adlı simgeyi açarak.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name="_Toc501280415"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Klavye Ayarları&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Windows 98 de klavye ayarlarını yapabilmek için ;&lt;br /&gt;1. Denetim masasında bulunan Klavye simgesini çalıştırmak&lt;br /&gt;2. Görev Çubuğunda bulunan klavye simgesine sağ tıklayarak gelen menüden özellikleri seçmek gerekiyor.&lt;br /&gt;Bu gelen pencerede klavyenin yazma hızını hangi dili kullanacağımızı hangi klavye tipini Q veya kullnacağımızı belirtiyoruz.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name="_Toc501280416"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Mouse Ayarları&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Windows’da mouse’un işaretçisini, hareket hızını, çift tıklama hızını değiştirmek için Denetim Masasında bulunan Fare adlı simgeyi çalıştırarak yapabiliyoruz.&lt;br /&gt;&lt;a name="_Toc501280417"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Görüntü&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Masaüstünü özelleştirebilmemiz için Görüntü Özellikleri adlı pencere açılır.&lt;br /&gt;&lt;a name="_Toc501280418"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Ses&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Windows’un belirli olaylar karşısında çıkartmasını istediğimiz sesleri ayarlayabilmek için bu pencereyi kullanırız. Bu pencereden Windows açılış, kapanış sesleri, pencere açılışlarında, kapanışlarında, tam ekran yapıldığında, menülerin açılışlarında, hata mesajlarında vb. olaylardaki ses düzeni ayarlanır.&lt;br /&gt;&lt;a name="_Toc501280419"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Masaüstü Temaları&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Windows’a biraz daha canlılık hareket getirmek için tasarlanmış eğlence amaçlı bir programdır. Masaüstü Temalarında duvar kağıdını, ekran koruyucularını, ses düzenini, fare işaretçilerini, masaüstü simgelerini tek bir seçerek ile değiştirebilmemiz için hazır birçok şablon bulunur. Bunlardan istediğimizi seçerek Windows’u biraz daha eğlenceli bir hale getirebiliriz.&lt;br /&gt;&lt;a name="_Toc501280420"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Program Ekle / Kaldır&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Windows’da bulunan programları özelleştirmek için kullanılır. Çalıştırmak için Denetim Masasında bulunan Program Ekle / Kaldır simgesini çalıştırmamız gerekir. Program Ekle / Kaldır ‘ı çalıştırdığımızda karşımıza gelen pencerede üç adet sekme bulunur;&lt;br /&gt;Yükle / Kaldır ; Bu bölümde Windows’a daha sonradan kurulmuş olan programların bir listesi bulunur. Bu listeden istenilen program seçildikten sonra Ekle / Kaldır düğmeciğine tıklanarak o programı bilgisayarımızdan kaldırabiliriz.&lt;br /&gt;Windows Kur ; Windows ile beraber gelen programlar, oyunlar, masaüstü duvar kağıtları, ekran koruyucuları, masaüstü temaları ve diger programları Windows’a tekrar kurmak yada kaldırmak için kullanılır.&lt;br /&gt;Başlangıç Disketi; Herhangi bir problem karşısında bilgisayarı açabilmek için gerekli olan sistem disketini oluşturmak için kullanılır.&lt;br /&gt;&lt;a name="_Toc501280421"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Yazı Tipleri&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Windows’da kullanabileceğimiz tüm yazıtiplerini görebilmemizi, yeni yazıtipleri ekleyebilmemizi ve varolanları silebilmemizi sağlayan bir araçtır.&lt;br /&gt;&lt;a name="_Toc501280422"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Yazıcılar&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Windows’a yeni bir yazıcı tanıtmak varolan yazıcıları silebilmek ve değişiklik yapabilmek için yazıcılar klasörünü çalıştırmamız gerekir. Yazıcılar klasörüne ulaşabilmek için şu yolları izleyebiliriz.&lt;br /&gt;1. Başlat-Ayarlar-Yazıcılar&lt;br /&gt;2. Bilgisayarım_Yazıcılar&lt;br /&gt;3. Denetim Masası_Yazıcılar&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name="_Toc501280423"&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;Dosya ve Klasör Yönetimi&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bilgisayarda bulunan tüm programlar, oyunlar, işletim sistemleri, bizim hazırladığımız belgeler dosyalar halinde saklanır. Bu dosyalar bilgisayarımızda harddisk adını verdiğimiz fiziksel bir aygıtta saklanır ve bu dosyaları kendi aralarında gruplamak içinde klasörler kullanılır.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Sürücü;&lt;/span&gt; Dosya ve klasörlerin saklanabileceği fiziksel ortamlardır ve alfabede bulunan harfler ile temsil edilirler. Disket sürücüler A veya B harfi ile Harddiskler ise C ve sonrasında gelen harfler ile temsil edilirler. CD-ROM DVD-ROM ve Tape Backup üniteleri vb. diğer aydıtlar ise Harddiskten sonra gelen harfler ile temsil edilirler.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Klasör;&lt;/span&gt; Sürücüler içerisinde bulunan ve dosyaları gruplamak amacı ile kullanılan program grup isimleridir. Klasörler dosyaları yaptıkları işlere göre gruplandırırlar, bu sayede aradığımız herhangibir dosyayı bulmamız kolaylaşır. Bu olay tıpkı bir kütüphanede kitapların konularına göre gruplandırılmalarına benzer.&lt;br /&gt;Örneğin bilgisayarımızda hazırladığımız belgeler, hesap tabloları, sunular vb. “C” sürücüsünde bulunan “Belgelerim” adlı klasörde gruplanmışlardır. Windows’a ait dosyalar “C” sürücüsünde bulunan “Windows” adlı klasörde gruplanmışlardır ve yine bu dosyalar yaptıkları işlere göre kendi aralarında gruplandırılmışlardır. Bu sayede örneğin bir oyunu silmek veya kopyalamak için o oyunu çalıştıran bütün dosyaları tek tek seçmek yerine bu dosyaları içinde barındıran klasörü seçerek istediğimiz işlemi biraz daha pratik yapabiliriz.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Dosya;&lt;/span&gt; Bilgisayarda yaptığımız her işlem dosyalar aracılığı ile yapılmaktadır. Bir oyun oynuyaacaksak onun için gerekli dosyalar ekran görüntüleri dosyalarda saklanır. Kullandığımız bir muhasebe programında girdiğimiz faturalar, çekler, senetler ilgili dosyalara kaydedilir. Yazdığımız belgeler, hesap tabloları, sunular vb. dosyalarda saklanır. Bu sayede yaptığımız çalışmaları istediğimiz herhangi bir zamanda açıp okuyabilir gerekli güncellemeleri yapabiliriz. Bilgisayarda bulunan bütün dosyalar “dosyaadı.uzantı” şeklinde saklanır. Dosyaadı o dosyanın yaptığı işe göre verilmiş mantıksal bir isimdir ve toplam 255 karakter uzunluğunda olabilir, uzantı ise o dosyanın işlevine göre bilgisayar tarafından daha önceden belirlenmiş bir isim olabilir ve genelde 3 harf uzunluğundadır. Uzantılar sayesinde o dosyanın hangi programla hazırlandığını ve hangi programlarla açılabileceğini anlayabiliriz. Aşağıda belli birkaç dosya uzantı örneği bulunmaktadır;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Uzantı Açıklama&lt;br /&gt;Exe Uygulama dosyaları&lt;br /&gt;Bat Toplu iş kütükleri&lt;br /&gt;Txt Metin dosyaları&lt;br /&gt;Bmp Resim dosyaları&lt;br /&gt;Jpg Resim dosyaları&lt;br /&gt;Doc Microsoft Word dosyaları&lt;br /&gt;Xls Microsoft Excel dosyaları&lt;br /&gt;Ppt Microsoft Powerpoint dosyaları&lt;br /&gt;Zip Sıkıştırılmış dosyalar&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dosyalar bilgisayarımızda içeriklerine göre belirli bir alan kaplarlar. Her bir harfin bilgisayarda kapladığı alana 1 byte denir ve buna göre ölçü birimleri aşağıdaki gibidir.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;1 Karakter = 1 Byte&lt;br /&gt;1024 Byte = 1 Kilobyte (Kb)&lt;br /&gt;1024 Kilobyte = 1 Megabyte (Mb)&lt;br /&gt;1024 Megabyte = 1 Gigabyte (Gb)&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name="_Toc501280424"&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;Windows Gezgininin Kullanılması&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Windows Gezgini, Windows işletim sisteminin dosya ve klasörleri yönetebilmemiz için bize sunduğu bir araçtır. Başlat-Programlar- programlar menüsü ile çalıştırılabileceği gibi Başlat-Çalıştır penceresine Explorer yazarakda çalıştırılabilir. Araştırılıyor adlı bir başlıkla gelen pencerede sağ tarafda ve sol tarafda iki liste bulunur. Listenin sol tarafında biligisayarınızda bulunanları hiyerarşik bir şekilde görebilirsiniz. Listenin en başında Masaüstü bulunur ve masaüstünde bulunan simgeler hiyerarşik bir liste ile sıralanmıştır. Listenin sağ tarafında ise sol tarafta seçili olan bir elemanın içeriğini görebilirsiniz.&lt;br /&gt;Bilgisayarım simgesi ile bilgisayarınızda bulunan sürücü, klasör ve dosyalara erişeblirsiniz.&lt;br /&gt;Ağ Komşularım simgesi ağa bağlı olan bilgisayarlara ve yazıcılara erişeblirsiniz.&lt;br /&gt;Geri Dönüşüm Kutusu simgesi silinmiş öğelere erişeblirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name="_Toc501280425"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Üzerinde İşlem Yapılacak Öğeleri Seçmek&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Dosyaları silmek, kopyalamak, taşımak vb. işlemleri yapabilmek için üzerinde işlem yapılacak öğeleri seçmek gerekir. Windows’da seçim işlemi klavye veya mouse aracılığı ile yapılır. Seçilmek istenilen öğeye mouse ile tıklanır veya klavyede bulunan yön tuşları kullanılılr. Herhangi bir sürücü/ klasör veya içerisinde bulunan dosyalar üzerinde işlem yapabilmek için öncelikle sürücü/ klasör seçilir. Seçili olan sürücü/ klasör adı adres çubuğunda görülmelidir. Listenin sol tarafında ise seçili olan sürücü/ klasör’ün içeriği görülür. Birden fazla dosya veya klasör seçmek için şu yollar kullanılır.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Aralıklı Seçim;&lt;/span&gt; Klavyeden control tuşuna basılarak seçilmek istenilen dosyalara mouse ile tıklanılır.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Ardışık Seçim;&lt;/span&gt; Klavyeden shift tuşuna basılarak seçilmek istenen dosyaların ilkine sonrada son dosyaya tıklanır. Bu sayede belirtilen aralıklatki tüm dosyalar seçili hale gelir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Tümünü Seç;&lt;/span&gt; Düzün menüsünden Tümünü Seç komutu verilerek veya Ctrl-A tuşlarına basılarak tüm dosyalar seçilir.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name="_Toc501280426"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Klasör Oluşturmak&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bazen dosyalarımızı gruplamak amacı ile yeni klasörler oluşturma ihtiyacı duyarız. Öncelikle klasörü oluşturacağımız sürücü veya klasörü seçeriz. Bu işlemden sonra aşağıdaki yollardan istediğimizi kullanarak klasör oluşturabiliriz.&lt;br /&gt;1. Dosya-Yeni-Yeni Klasör menüsü aracılığı ile&lt;br /&gt;2. Listenin sağ tarafında boş bir alana sağ tıklayıp gelen menüden Yeni-Yeni Klasör komutu aracılığı ile&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name="_Toc501280427"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Klasör\Dosya İsimlerini Değiştirme&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bir dosya veya klasörün adını değiştirmek için ağağıdaki yollardan istediğimizi kullanabiliriz&lt;br /&gt;1. Dosya-Yeniden Adlandır menüsü aracılığı ile&lt;br /&gt;2. Seçili olan dosya veya klasöre sağ tıklayıp gelen menüden Yeniden Adlandır komutunu vererek&lt;br /&gt;3. Aralıklı bir şekilde dosya iki kez tıklayarak&lt;br /&gt;4. Klavyeden F2 tuşuna basarak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name="_Toc501280428"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Klasör\Dosya Silme&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bazen bilgisayarımızda bulunan gereksiz klasör veya dosyaları silme ihtiyacı duyarız. Bu işlemi yapmak için silmek istediğimiz öğeleri seçtikten sonra ağağıdaki yollardan istediğimizi kullanarak silme işlemini gerçekleştiririz.&lt;br /&gt;5. Dosya-Sil menüsü aracılığı ile&lt;br /&gt;6. Seçili olan dosyalara sağ tıklayıp gelen menüden sil komutunu vererek&lt;br /&gt;7. Araç çubuğundan sil düğmesine tıklayarak&lt;br /&gt;8. Klavyeden Delete tuşuna basarak&lt;br /&gt;9. Seçili olan öğeleri mouse ile geri dönüşüm kutusuna sürükleyerek&lt;br /&gt;Bu yöntemler ile silinen öğeler Windows’da Geri Dönüşüm Kutusuna gönderilir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Not;&lt;/strong&gt; Bir dosyayı Shift-Delete tuşları ile silerseniz direkt olarak bilgisayarınızdan silinir. Geri Dönüşüm Kutusu aracılığı ile kurtarılamaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name="_Toc501280429"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Klasör\Dosya Taşıma&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bilgisayarımızda bulunan dosyaların yerini değiştiririz ve bu işleme taşıma adını veririz. Taşıma işlemi iki etapda yapılır. İlk etapda taşınmak istenilen dosyalar (kaynak) üzerinde kes komutu verilir, ikinci etapda ise taşınacakları yerde (hedef) yapıştır komutu verilir. Bu işlemi yapmak ağağıdaki yollardan istediğimizi kullanabiliriz&lt;br /&gt;1. Düzen-Kes, Düzen-Yapıştır menüsü aracılığı ile&lt;br /&gt;2. Sağ tıklayıp gelen menüden Kes, Yapıştır komutları aracılığı ile&lt;br /&gt;3. Araç çubuğundan Kes, Yapıştır düğmelerine tıklayarak&lt;br /&gt;4. Klavyeden Ctrl-X, Ctrl-V tuşlarına basarak&lt;br /&gt;5. Seçili olan öğeleri mouse ile taşımak istediğimiz yere sürükleyerek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name="_Toc501280430"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Klasör\Dosya Kopyalama&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kullanım şekli ve mantığı olarak taşıma işlemine çok benzerdir. Aralarındaki tek fark kopyalama işleminde seçilen dosyalar (kaynak) asıl yerlerinde kalır. Yapıştırma işlemi yaptığımız yerde (hedef) ise bir kopyaları oluşur. Bu işlemde iki etapda yapılır. İlk etapda kopyalanmak istenilen dosyalar (kaynak) üzerinde kopyala komutu verilir, ikinci etapda ise kopyalanacakları yerde (hedef) yapıştır komutu verilir. Bu işlemi yapmak ağağıdaki yollardan istediğimizi kullanabiliriz&lt;br /&gt;1. Düzen-Kopyala, Düzen-Yapıştır menüsü aracılığı ile&lt;br /&gt;2. Sağ tıklayıp gelen menüden Kopyala, Yapıştır komutları aracılığı ile&lt;br /&gt;3. Araç çubuğundan Kopyala, Yapıştır düğmelerine tıklayarak&lt;br /&gt;4. Klavyeden Ctrl-C, Ctrl-V tuşlarına basarak&lt;br /&gt;5. Seçili olan öğeleri klavyeden control tuşu basılı iken mouse ile kopyalamak istediğimiz yere sürükleyerek&lt;br /&gt;&lt;a name="_Toc501280431"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Diskete Kopyalama&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Normal bir kopyala işleminden hiçbir farkı yoktur.Sadece kopyalanılacak yer(kaynak) olarak 3½ DisketSürücü (A) seçilmelidir. Bu işlemi yapmak için kullanılacak bir başka yol ise kopyalanıcak dosyalara sağ tıklayarak gelen menüden Gönder-3½ DisketSürücü (A) komutu verilerek.&lt;br /&gt;&lt;a name="_Toc501280432"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Geri Dönüşüm Kutusu&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Bilgisayarda silinen tüm dosyalar Geri Dönüşüm Kutusu adı verilen özel bir yerde saklanır. Geri Dönüşüm kutusuna Windows Gezgini aracılığı ile veya masaüstünde bulunan simgesine iki kez tıklayarak erişebilirz. Geri dönüşüm kutusu içerisinde silinen tüm dosyalarımız ve klasörlerimiz bulunur. Bunlar arasından kurtarmak istediklerimizi seçtikten sonra aşağıdaki yollardan istediğimizi kullanabiliriz;&lt;br /&gt;1. Dosya-Geri Al menüsü&lt;br /&gt;2. Sağ tıklayıp gelen menüden Geri Al komutu&lt;br /&gt;Eğer Geri Dönüşüm Kutusunda bulunan dosya ve klasörlere ihtiyacımız olmadığını düşünüyosak Dosya menüsünden Geri Dönüşüm Kutusunu Boşalt komutunu vererek bu dosya ve klasörleri bilgisayarımızdan tamamen silebiliriz.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name="_Toc501280433"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Kısayol Oluşturmak&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bazen çok sık kullandığımız dosya veya programların masaüstünde birer kısayolunu oluşturmak bu sayede bu dosya veya programlara daha hızlı erişmek isteriz. Masaüstünde bir kısayol oluşturmak için masaüstüne sağ tıklayıp gelen menüden Yeni-Kısayol komutunu veririz. Karşımıza gelen pencereden Komut Satırı adlı kısma çalıştırmak istediğimiz dosyanın veya programın bilgisayarımızda bulunduğu yeri yazarız veya Gözat düğmeciğine tıklayarak bilgisayarımızda bulunduğu yeri belirtiriz. Daha sonra ileri düğmesine bsarak kalan aşamaları tamamlarız.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name="_Toc501280434"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Scandisk&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bilgisayarı Windows’tan çıkmadan kapatırsak veya çalışırken elektirik kesilirse Windows’un ihtiyac duyabileceği bazı dosyalar hasar görebilir, disk yüzeyinde bozuk alanlar oluşabilir. Tüm bunlar bilgisayarımızn düzensiz çalışmasına, çalışırken kilitlenmesine, hatalar vermesine yol açar. Bu alanları onarmak için Scandisk adlı programı kullanabilirz. Başlat-Programlar-Donatılar-Sistem Araçları-Scandisk menüsü araçılığı ile çalıştırabileceğimiz program iki farklı modda çalışabilir. Öncelikle tarama yapılmasını istediğiniz sürücü seçilir ve ardından tarama tipi belirlenir. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Standart; Sadece dosyalar incelenir ve düzeltilmeye çalışılır.&lt;br /&gt;Tam; Hem dosyalar hem de disk yüzeyi hataları incelenir ve düzeltilmeye çalışılır.&lt;br /&gt;&lt;a name="_Toc501280435"&gt;Disk Birleştirici&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bilgisayarımıza dosya kopyalayıp sildikçe harddiskde parçalanmalar meydana gelir. Bu parçalanmalar fiziksel değil yazılımsal olur. Disk yüzeyinde bulunan dosyaların parçalanmasıdır. Bu olay bilgisayarımızın çalışma performansını direkt olarak aşağı düşürür. Bilgisayarda meydana gelen bu olaya “fragmantasyon” adı verilir. Bu sorunu düzeltmek için defrag.exe adlı bir program kullanırız. Başlat-Programlar-Donatılar-Sistem Araçları-Disk Birleştirici menüsü araçılığı ile bu programa ulaşabiliriz. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name="_Toc501280436"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Disk Temizleme&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bu program harddiskte bulunan gereksiz dosyaları kolay bir şekilde silmemizi sağlar. Ayrıca harddiskte bulunan boş alan %3’ün altına inenrse bu program otamatik olarak devreye girer. Başlat-Programlar-Donatılar-Sistem Araçları-Disk Temizleme menüsü aracılığı ile bu programı çalıştırabiliriz. Program çalıştığında temizleyeceğimiz diski seçmemiz ister. Bu işlemden sonra harddiskimizi tarar ve silebileceğimiz dosyaları bize gösterir.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Yedekleme&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Windows 98 ile yedekleme işlemini yapabileceğimiz bir program gelir. Başlat-Programlar-Donatılar-Sistem Araçları-Yedekleme menülerini kullanarak bu programı çalıştırdığımızda yedek almak istediğimiz dosyaları belirleriz. Bu program araçılığı ile yedek aldıktan sonra istediğimiz herhangibir zaman yedeğini aldığımız dosyaları tekrar yükleyebilirz.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/659350290104087639-6309022906654927142?l=ahmetsozer.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/feeds/6309022906654927142/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=659350290104087639&amp;postID=6309022906654927142' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/6309022906654927142'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/6309022906654927142'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/2006/12/bilgisayara-giri-2-blm.html' title='BİLGİSAYARA GİRİŞ 2. BÖLÜM'/><author><name>Ahmet Sözer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08381012970381260829</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-659350290104087639.post-6181285526079360250</id><published>2006-12-13T03:28:00.000+02:00</published><updated>2006-12-13T03:46:20.060+02:00</updated><title type='text'>BİLGİSAYARA GİRİŞ 1. BÖLÜM</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;BİLGİSAYARA GİRİŞ&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;IBM firması 1981 Ağustos ayında Apple firmasına rakip olarak ürettiği bilgisayarlara PC (Personel Computer) adını verdi IBM bu bilgisayarlarda APPLE‘den daha farklı bir mimarı izledi. İşlemci olarak INTEL’i işletim sistemi olarak da Microsoft firması ile ortak bir çalışma sonucu oluşturulan DOS’unu tercih etti. IBM PC ile büyük bir başarı sağladı. IBM’in PC alanındaki başarısını fark eden diğer bilgisayar firmaları da pazarın çok büyük olduğunu ve büyük bir kazanç sağlayacağını düşünerek ev kullanıcıları için bilgisayar üretme kararı aldılar. Fakat önlerinde bir soru vardı; Üretecekleri bilgisayarlar Apple II uyumlumu yoksa PC uyumlumu olacaktı. Yada kendileri yeni bir mimari bulup her ikisi ile de uyumsuz yeni bir bilgisayar üreteceklerdi. IBM’in çok büyük bir firma oluşu ve pazarda IBM ile rekabet edemeyeceklerini düşünerekten kendi üretecekleri bilgisayarları PC uyumlu yapma kararı aldılar. Böylece şu an kullandığımız bilgisayarlar IBM UYUMLU PC adını aldı. Bu firmalar sonuçta haklı çıktılar. Şu pazarın en büyük payına PC sahip.&lt;br /&gt;8 Mhz(Megahertz) bir hiza sahip 8088 ile başlayan PC rüzgarı akıl almayacak bir hızla gelişti ve su an 1500 Mhz’lik PentiumIV’lere kadar geldi. Bu arada değişen sadece bilgisayar hızları değil işletim sistemleri de oldu. Microsoft firmasına ait MS-DOS ile başlayan işletim sisteminde de büyük değişimler oldu. Text modlu olarak çıkan MS-DOS işletim sistemi zamanla evrim geçirerek yerini Windows işletim sistemine bıraktı. Şu anda mouse kullanabileceğimiz grafik arabirimli, görsel, eğlenceli Windows 98 işletim sistemini kullanmaktayız.&lt;br /&gt;İlk dönemler sadece iş amaçlı kullanılan bilgisayarlar zamanla evlere girdikçe daha farklı alanlar çıkmaya başladı. Artık bilgisayar bir iş aracı değil hayatın birer parçası haline geldi. Artık is başvurularında ilk sorulan sorulardan birisi bilgisayar biliyor musunuzdur. Bu denli hayatımıza giren bilgisayarlarda internetin de gelişimi ile neredeyse aklımıza gelebilecek her şey yapılabilir hale geldi. Bilgisayarları işlerimizi takip etmek, evraklarımızı hazırlamak, oyun oynamak, müzik dinlemek, film, tv izlemek, haberleşmek, alışveriş için kullanabiliyoruz.&lt;br /&gt;Bilgisayarı incelerken iki grup altında incelemek doğru olur. Hardware (Donanım) ve Software(Yazılım);&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;a name="_Toc501280381"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;Donanım (Hardware)&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bilgisayarı oluşturan fiziksel parçaların tamamına verilen isimdir. Donanımda kendi arasında iki farklı grupta incelemek doğru olur. Birinci gruba yani bir PC’nin çalışabilmesi için gerekli olan parçalara Temel Birimler adı, diğer gruba ise daha sonradan PC’ye takılabilen ve çeşitli fonksiyonlar kazandıran parçalara Çevre Birimleri adı verilebilir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Anakart;&lt;/span&gt; Mainboard olarak da adlandırılır. Bir PC’de bulunan tüm aygıtlar bir şekilde anakart ile bağlantılıdırlar ve bu sayede aralarında iletişim kurarlar. Bu bağlantı direkt üzerine takılarak ( PCI veya ISA yuvalara) veya bir kablo aracılığı ile yapılır.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;CPU;&lt;/span&gt; Central Processing Unit (Merkezi İşlem Birimi) Bilgisayarın beynidir. Bilgisayarda yapılan bütün işlemler CPU üzerinde gerçekleşir ve bilgiler gerekli yerlere dağılır.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Ram;&lt;/span&gt; Random Access Memory(Rastgele Erişimli Bellek) Harddisklerden çok daha hızlı oldukları için çalıştırılan programlar Ram üzrinde işlem görürler. Bu nedenle Ram ne kadar fazla olursa bilgisayarda o denli hızlı çalışır.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Harddisk;&lt;/span&gt; Hdd bilgisayarda bulunan verilerin saklandığı yerdir. Bütün bilgilerimiz oyunlarımız programlarımız işletim sistemimiz harddiskte saklanır. Hdd genelde “C” karakteri ile temsil edilir.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Floppy;&lt;/span&gt; Disket Sürücü ve Fdd olarakda adlandırılır. Manyetik disklere veri kaydedebilen ve bunların içerisindeki verileri okuyabilen aygıtlara verilen isimlerdir. Bir disketin alabileceği en fazla veri 1,44 MB dir. Disket sürücü genelde “A” harfi ile temsil edilir.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Ekran Kartı VGA;&lt;/span&gt; Monitöre yansıyacak görüntüleri aktaran ve gerekli işlemleri yapan bir aygıtdır.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Kasa;&lt;/span&gt; PC içerisinde bulunan parçaları dış etkenlere karşı muhafaza eder ve bu parçalara elektirik dağılımını gerçekleştirir.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Monitör Ekran;&lt;/span&gt; Bilgisayardan gelen sinyalleri görmemizi sağlayan bir aygıttır. Çalışma mantığı tıpkı Televizyon gibidir.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Klavye+Mouse;&lt;/span&gt; Bilgisayara yapmak istediklerimizi bildirmek, komutlar vermek için kullandığımız aygıtlardır.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Yazıcı;&lt;/span&gt; Printer olarak da geçen bu aygıt bilgisayarda hazırladığımız evrakları kağıt üzerine çıkartmak için kullanılır.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Tarayıcı;&lt;/span&gt; Scanner kağıt üzerindeki bir yazıyı bir resmi bilgisayar ortamına aktarmak için kullanılırlar.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Çizici;&lt;/span&gt; Plotter mimari çizimlerde ve folyo kesimlerinde kullanılan bir aygıttır. &lt;/div&gt;&lt;p&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5007821339943515842" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RX9a-eH0NsI/AAAAAAAAADc/lUKcKCHhDGI/s400/Resim1.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;Yazılım (Software)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Bilgisayarı kullanabilmemiz ve istediğimiz işlemleri yapabilmemiz için geliştirilen programlara verilen isimdir. Yazılımıda kendi arasında İşletim Sistemleri ve Uygulamalar olarak iki farklı grupta inceleyebiliriz.&lt;br /&gt;İşletim Sistemleri; Donanım ve kullanıcı arasındaki haberleşmeyi sağlayan bir programdır. Tam olarak görevi ise şu maddeler ile açıklayabiliriz;&lt;br /&gt;-PC donanımını kullanıcının kullanabilmesini sağlar, örneğin TV Kartı ile TV izlemek, modem aracılığı ile internete bağlanmak, ses kartı aracılığı ile müzik dinlemek vs.&lt;br /&gt;-Uygulamaları kullanmamızı sağlar. Farklı konularda çalışmak için geliştirilen uygulamaları çalıştırabilmemizi ve kullanmamızı sağlar.&lt;br /&gt;-Dosya Yönetimini sağlar. Dosyaları istediğimiz şekilde adlandırmamızı, gruplamamızı, silmemizi sağlar.&lt;br /&gt;Uygulamalar; Belirli işleri yapabilmesi amacı ile hazırlanan, çalışmak için bir işletim sistemine ihtiyaç duyan programlardır. Örneğin Word kelime işlemci programı, Excel Hesap Tablosu programı vb.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name="_Toc501280383"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;BİLGİSAYARI KULLANMAK&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bilgisayarı kullanabilmek için önce açmamız gerekiyor. Açma işlemini gerçekleştirmek için kasa üzerinde bulunan Power Düğmesine (Genelde büyük belirgin bir düğmedir) basılır. Bu işlemden sonra bilgisayar açılır ve devreye Bios (Anakart üzerinde bulunan bir entegre. Görevi sistem tarihi ve saatini ve donanım hakkında bilgileri saklamak ve kontrol etmek) girer. Sisteme bağlı aygıtları test eder. Bu işlem bittikten sonra işletim sistemi yüklenir ve karşımıza Windows98 ekranı gelir. Bu aşamadan sonra yapılması gereken işleri mouse ve klavye kullarak sisteme biz bildiririz.&lt;/p&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;a name="_Toc501280384"&gt;&lt;strong&gt;Mouse Kullanmak&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Windows açıldığında ekranın ortasında bir ok işareti bulunur. Bu işaret mouse’umuzu temsil eder. Mouse’u sağ elimiz ile tutarak sağa, sola, aşağı, yukarı hareket ettirerek ekrandaki işaretçiyi oynatabiliriz. Bu şekilde işaretçiyi istediğimiz yere götürebiliriz. Mouse’u kullanırken üzerinde bulunan tuşlarına tıklarız. Üç tip tıklama türü vardır;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Tıklama;&lt;/span&gt; Herhangi bir nesneyi seçili hale getirmek veya bir menüyü açmak için kullanılır. Örneğin işaretçiyi masaüstünde bulunan Bilgisayarım simgesinin üzerine getirip bir kez sol düğmeye tıklayalım. Bilgisayarım simgesi seçili hale gelir. İşaretçiyi Başlat Menüsünün üzerine götürüp bir kez tıklayalım. Başlat Menüsü açılır.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Çift Tıklama;&lt;/span&gt; Herhangi bir nesnenin üzerinde mouse’un sol düğmesine iki kez hızlı bir şekilde tıklama işlemine denir. Çift tıklama olayı genelde programları çalıştırmak için kullanılır. Örneğin mouse’umuzu masaüstünde bulunan Bilgisayarım simgesinin üzerine getirip cift tıklarsak bilgisayarım penceresi açılır.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Sağ Tıklama;&lt;/span&gt; Herhangi bir nesnenin üzerinde mouse’un sağ düğmesine tıklama işlemine denir. Bu işlem sağ tıklanan nesne üzerinde yapabileceğimiz işlemleri bir menü içerisinde bize getirir. Örneğin mouse’umuz ile masaüstünde boş bir alana sağ tıklayarak bir kısayol menüsüne ulaşabiliriz. Bu menüdeki seçenekler ile masaüstü ayarlarında değişiklikler yapabiliriz.&lt;br /&gt;&lt;a name="_Toc501280385"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Klavye Kullanmak&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Bilgisayara yapacağımız işlemleri bildirirken, veri girerken vb. işlemleri yaparken en fazla kullandığımız araçtır. Klavyeler harf dizilimlerine göre ikiye ayrılırlar. Q ve F Klavye; F Klavye Türk diline daha uygun olmasına rağmen Q Klavye çok daha fazla yaygındır. Genel kullanımı ve bazı tuşlarıın özellikleri aşağıdaki gibidir.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Esc;&lt;/span&gt; Escape olarak adlandırılır ve birçok uygulamada iptal etmek vazgeçmek anlamında kullanılır.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Enter;&lt;/span&gt; Onay verme, kabul etme amaçlı kullanılır. Giriş tuşu olarakda adlandırılır. Kelime işlemcilerde satır açmak için kullanılır.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Tab;&lt;/span&gt; Onay kutucukları arasında geçiş yapar. Kelime işlemcilerde satır içinde belli bir miktar boşluk açmak için kullanılır.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;CapsLock;&lt;/span&gt; Büyük veya küçük harf yazmayı sağlar. Bu tuşa basıldığında klavyenin sağ üst köşesinde bulunan CapsLock ışığı yanar veya söner.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Shift;&lt;/span&gt; Tek başına bir fonksiyonu yoktur. Beraberinde bir tuşa basılırsa büyük harf yazmasını sağlar ve tuşların üst bölümlerinde bulunan karakterleri yazmamızı sağlar.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Alt;&lt;/span&gt; Diğer tuşlarla birlikte kullanılır. Genelde menüleri açmak amaçlı kullanılır. Menülerde altı çizgili harf ile beraber basıldığında menüler açılır.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Alt Gr;&lt;/span&gt; Tuşların sağ alt taraflarında bulunan karakterleri yazmamızı sağlar.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Ctrl;&lt;/span&gt; Control tuşuda diğer tuşlarla birlikte kullanılır. En çok kısayol tuşu olarak kullanılır. Örneğin Microsoft neredeyse bütün programlarında Kaydet seçeneği için Ctrl+S tuşlarını tanımlamıştır.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Backspace;&lt;/span&gt; Soldan sağa doğru silerek ilerlemek için.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;End;&lt;/span&gt; İmleci satırın sonuna götürür.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Home;&lt;/span&gt; İmleci satırın başına götürür.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Yön Tuşları;&lt;/span&gt; İmleci aşağı-yukarı, sağa-sola taşımamızı sağlar.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Page Down;&lt;/span&gt; İmleci yarım sayfa aşağı indirir.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Page Up;&lt;/span&gt; İmleci yarım sayfa yukarı taşır.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Delete;&lt;/span&gt; Silmek için kullanılır. İmlecin sağındakileri siler.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;PrintScreen;&lt;/span&gt; Ekran görüntüsünü kopyalar&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/659350290104087639-6181285526079360250?l=ahmetsozer.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/feeds/6181285526079360250/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=659350290104087639&amp;postID=6181285526079360250' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/6181285526079360250'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/6181285526079360250'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/2006/12/bilgisayara-giri-1-blm.html' title='BİLGİSAYARA GİRİŞ 1. BÖLÜM'/><author><name>Ahmet Sözer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08381012970381260829</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RX9a-eH0NsI/AAAAAAAAADc/lUKcKCHhDGI/s72-c/Resim1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-659350290104087639.post-2113716579298745793</id><published>2006-12-11T22:19:00.000+02:00</published><updated>2006-12-11T22:33:08.780+02:00</updated><title type='text'>Cisco Network System CCNA Eğitim Notları 1. Bölüm</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Ethernet İle İlgili Temel Bilgiler&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;İlk başta yerel ağ(LAN) kavramı yoktu. Eğer iki bilgisayar arasında veri aktarımı yapmak isterseniz tek yol, dosyayı diskete kopyalayıp diğer makinaya gidip yüklemekti. Şahsen gördüğüm bir örnek şu şekildeydi: Bir ofiste aynı DBase programını kullanan üç bilgisayar vardı ancak aralarında ağ kurulu değildi. Bilgisayarların birinden müşteri girişi, diğerinden ödemeler ve diğerinde de stok işlemleri yapılıyordu. Akşam olunca her üç makinadanda disketle o bilgisayarda üzerinde işlem yapılan dosyalar alınıyor ve diğer iki makinaya aktarılıyordu. Böylece her makina en azından bir önceki günün tüm bilgilerini kullanabiliyordu. Tabii arada bir disketler karışınca tüm veri yapısı bozulup, sonra 1-2 ay gece gündüz demeden en baştan veri girişi yapılması gerekebiliyordu :))&lt;br /&gt;Kişisel bilgisayarların 80'li yılların başlarından itibaren yaygınlaşması ile bilgisayarlar arasında hızlı ve güvenli veri aktarımına olan ihtiyaç arttı. Çözüm ise Ethernet'ti. Günümüzde bir çok LAN teknolojisinden söz edise de, Ethernet açık ara farkla en yaygın LAN teknolojisidir. Ethernet ilk ortaya çıkışından itibaren teknolojisi ve üretim haklarıyla herkese açıktır. Kullandığı teknolojinin üretimi kolaydır ve ucuza mal edilebilir. Aynı zamanda güvenilir olduğu ve kullanıcıların ihtiyaçlarını karşıladığı için en yaygın yerel ağ teknolojisi haline gelmiştir. En yaygın teknoloji olması ethernetin üreticiler için büyük bir pazar haline gelmesine ve sürekli geliştirilmesine yol açmaktadır.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Ethernetin tarihi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Ethernet Xerox firmasının Palo Alto araştırma merkezinde 1970'li yıllarda Dr. Robert M. Metcalfe tarafından geliştirildi. Metcalfe "geleceğin ofisi" projesi üzerinde çalışıyordu ve elinin altında dünyanın ilk workstation bilgisayarlarından biri olan Xerox Alto bilgisayarlar bulunuyordu.&lt;br /&gt;1972 yılının sonlarında, Metcalfe ve Xerox'ta çalışan iş arkadaşları Xerox Alto'ları birbirine bağlamak için deneysel olarak Ethernet'i geliştirdiler. Böylece Alto bilgisayarlar diğer sunucular ve lazer yazıcılar birbiriyle haberleşebiliyordu. İlk Ethernetin çalışma hızı Alto'larla uyumlu olması için Alto'nun çalışma hızı ile aynı tutulmuş ve sonuçta ağ 2.94 Mega Bit/Saniye hızında çalışmıştır. İlk ethernet tek parça bir koaksiyel kablo kullanıyordu.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Metcalfe önce Alto Aloha Network olan sistemin ismini 1973 yılında &lt;strong&gt;"Ethernet"&lt;/strong&gt; olarak değiştirdi. Böylece sistemin sadece Alto bilgisayarlarda değil tüm bilgisayarlarda çalışabileceğini vurgulamak istiyordu. Ethernet kelimesi bir zamanlar tüm uzayı doldurduğuna ve elektromanyetik sinyallerin aktarımını sağladığına inanılan "ether" den geliyordu. Metcalfe'nin sisteminde de veri bitleri tüm sistemlere ulaştığı için sonuçta "Ethernet" doğmuş oldu.1979 yılına kadar sadece Xerox içinde kullanılan Ethernet'in resmi duyurusu 1980 yılında yapıldı. Xerox, DEC(Digital Equipment Corporation) ve Intel firmaları ile beraber, sonradan "DIX Standart" olarak anılan ethernet standardını yayınladı. DIX standardı koaksiyel kablo üzerinden 10 MBs hızında çalışan etherneti tanımlamıştır. Böylece ethernet, firma içi deneysel bir çalışmadan herkese açık gerçek bir ürün haline gelmiş oldu.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Ethernet veya IEEE 802.3 ?&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;DIX standardından sonra Ethernet, Institute of Electrical and Electronics Engineers (IEEE)'in 802 kodlu komisyonu tarafından geliştirilmeye devam etti. IEEE 1985 yılında "IEEE 802.3 Carrier Sense Multiple Access with Collision Detection (CSMA/CD) Access Method and Physical Layer Specifications" şeklinde bir isimle yeni ethernet standardını yayınladı. İzleyen dönemde IEEE standardı International Organization for Standardization (ISO) tarafından yürütülmeye devam etti. ISO günümüzde bilgisayar ağları ile ilgili tüm standarları yürüten kuruluştur.&lt;br /&gt;1985 yılından itibaren üretilen tüm ürünler IEEE 802.3 standardına göre üretilmektedir. Aslında bu ürünleri "IEEE 802.3 CSMA/CD" standardını kullanan ürünler olarak tanımlamak daha doğrudur. Ama dünya çapında hala genel olarak "Ethernet" kelimesi tüm bu ürünler ve dahil oldukları teknolojiyi tanımlamak için kullanılmaktadır.&lt;br /&gt;Ethernet tek bir ağ teknolojisi olmaktan çok, aynı bus topolojisini, frame yapısını ve network access(ağ erişimi) metodunu kullanan ağ teknolojileri ailesini tanımlar.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ethernetin çalışma şekli&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Etherneti geliştiren ekip üç ana problemi çözmek zorundaydılar:&lt;br /&gt;1. Kablo üzerinden veri nasıl gönderilecek&lt;br /&gt;2. Gönderen ve alıcı bilgisayarlar nasıl tespit edilecek&lt;br /&gt;3. Belli bir anda kabloyu kimin kullanılacağına nasıl karar verilecek&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Verinin aktarımı: Paketler(Frames)&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Tüm bilgisayar ağları ağ üzerinden aktarılacak veriyi sabit boyutta küçük paketler halinde iletirler. Bu yöntemin iki önemli faydası vardır. Birincisi büyük bir dosya transferi yapan bir bilgisayar ağın tamamını uzun bir süre meşgul durumda tutmamış olur. Bir sistem veriyi paketler halinde yollarken, her paketi göndermeden önce kablonun kullanımda olup olmadığını kontrol ettikten sonra paketi yollar. Paket karşıya ulaştığında, kablo tekrar ağdaki tüm makinalar için boş duruma gelmiş olur. Az önceki makina ikinci paketi yollamadan önce tekrar kabloyu kontrol etmek zorundadır. Bu arada diğer bir sistem kendi paketini yollayabilir. Paketler küçük yapıda olduğu için saniyelerler içinde yüzlercesi değişik bilgisayarlar tarafından yollanıp-alınabilir. Bilgisayarları kullanan insan için durum, ağda sanki herkes aynı anda veri alışverişi yapıyormuş gibidir. Veri paketler halinde gönderilmeseydi, bir kullanıcı 50 MB bir dosyayı başka bir bilgisayara yollarken belki 3-5 dakika boyunca diğer hiçbir sistem ağı kullanamayacaktı.&lt;br /&gt;Paketli yapının ikinci faydası ise şudur: 50 MB'lık dosyanın bir biti bile aktarım esnasında bozulursa, bu tüm dosyanın en baştan tekrar gönderilmesi anlamına gelir. Oysa veri paketlere bölünüp yollandığında, sadece bozuk giden paketin tekrar yollanması kafidir.&lt;br /&gt;Ethernet veri paketinin yapısı sabittir. Her paket şu dört bilgiyi içerir:&lt;br /&gt;1. Alıcının MAC adresi&lt;br /&gt;2. Gönderenin MAC adresi&lt;br /&gt;3. Gönderilecek veri'nin kendisi&lt;br /&gt;4. CRC kod&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;MAC adresi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Ethernet ağına dahil her cihaz ya da ethernet arayüzüne sahip her cihaz "node" olarak adlandırılır. Bilgisayarlara ethernet kartı takınca bir node haline gelirler, ancak ethernet girişi olan başka cihazlar da olabildiği için(router'lar mesela) genel kavram node'dur.&lt;br /&gt;Ethernet ağında sistemler birbirinden sahip oldukları MAC adresi ile ayırdedilirler. Her node veya basitçe her ethernet kartı dünyada eşi olmayan bir adrese sahiptir. Bu adres 48 bitlik bir sayıdır. Örneğin bu yazının yazıldığı bilgisayara takılı ağ kartının MAC adresi şöyle:&lt;br /&gt;100100000110101001010010100011001101100000011&lt;br /&gt;İlgi çekici değilmi? İkili sistemdeki bu sayıyı söylemek ve yazmak zor olduğu için bu sayı 16'lı sayı sisteminde yazılır: 12 0D 4A 51 9B 03&lt;br /&gt;Benim kartımın üreticisi Cnet isimli firma. Bu firma, ağ kartı üretmeye karar verince önce gidip IEEE'ye başvurmuş ve IEEE buna 24 bitlik bir üretici kodu vermiş. Bu kod Organizationally Unique Identifier(OIU) olarak adlandırılıyor ve her üreticiye farklı bir kod veriliyor. Daha sonra Cnet ürettiği her ağ kartı için ilk 24 biti kendi OIU numarası, geri kalan 24 biti ise kartın seri numarası(Device ID-başka bir karta daha verilmeyecek) olmak üzere MAC adresi belirleyip, ağ kartının üzerinde programlanabilir bir çipe bu numarayı yazar. Böylece bu kartın dünyada eşi olmayan bir MAC adresi olur.&lt;br /&gt;Bunun sayesinde sizin almış olduğunuz her ağ kartı üreticisi, üretim tarihi, markası-modeli ne olursa olsun farklı bir MAC adresine sahip olacaktır. Ethernet sisteminde node'ları birbirinden ayırmak için bu MAC adresleri kullanılır.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;MAC adreslerinin kullanımı&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;MAC adresleri sayesinde sistemler ağ üzerinden kendilerine ulaşan veri paketinin kendilerine gelip gelmediğini anlarlar. Ethernet ağında, bir bilgisayar bir veri paketi yolladığında, bu paket ağdaki tüm sistemlere ulaşır. Her makina paketin ilk bölümü olan alıcı MAC adresini okur ve kendi MAC adresiyle kontrol eder. Eğer gelen paket kendine aitse işler, değilse göz ardı eder.Ethernet'in bu özelliği ciddi bir güvenlik açığına yol açabilir. Packet Sniffer olarak adlandırılan programlar, bilgisayara gelen veri paketlerini MAC adresi ne olursa olsun alıp kullanmaya izin verirler. Bu tip programlar iyi niyetle kullanıldığında problemlerin çözümüne yarayabileceği gibi, yerel ağınızda meraklı bir kullanıcının sizin aslında başka bir makinaya göndermekte olduğunuz her dosyayı izlemesine neden olabilir. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Multicast ve Broadcast Adresleri&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Bir grup sistemin aynı veriyi alması isteniyorsa, bu gruba dahil olması istenen sistemlerde ethernet arayüzü (bilgisayardaki ağ kartı mesela) belli bir multicast adresine yollanmış veriyi kendi MAC'ine gelen bir veriyi alır gibi alması için ayarlanabilir. Yani multicast adresler belli bir grup cihazın aynı veriyi almasını sağlar.&lt;br /&gt;Broadcast adresi ise 48 biti de 1 olan özel bir adrestir. Bu adrese yollanmış bir veri paketini alan her ağ kartı bu paketi kabul eder ve işleme koyar. Bazen tüm bilgisayarlara gitmesi gereken bir mesaj göndermek gerekebilir. Bu durumda mesajı içeren veri paketleri broadcast adresine yollanır böylece ağa dahil tüm cihazlar bu mesajı alır.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;CRC hata denetimi&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Cyclic Redundancy Check veri paketlerinin elektrik sinyali olarak kablodan geçerken bozulmaları durumunda bu bozulmanın yani veri paketinin karşıya yolda değişmiş olarak ulaştığının tespitine yarar.&lt;br /&gt;Gönderen taraf, veri paketine konacak veriyi matematiksel bir işlemden geçirir. İşlemin sonucu CRC kodudur. Veri ve CRC kodu karşı tarafa yollanır. Alıcı paketi açar, veriyi okur, aynı matematiksel işlem veriye uygulanır. Sonuç eğer veri yolda bozulmadan, yani bir bit'i bile değişmeden gelmişse, CRC kodu ile aynı olmaldır. Aksi halde alıcı gönderen makinaya ilgili paketi tekrar yollamasını söyler.&lt;br /&gt;Bu noktaya kadar en başta karşımıza çıkan iki problemi yani verinin nasıl gönderileceğini(paketler halinde) ve ağa dahil sistemlerin nasıl birbirinden nasıl ayırdedileceğini(MAC adresi ile) çözdük. Sıra geldi kimin veri paketini yollamak için kabloyu nasıl kullanacağının belirlenmesine.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kabloyu kim kullanacak (CSMA/CD)&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;İlkokul öğretmenim her zaman söz size gelmeden konuşmayın derdi. Ama söz bize nasıl gelir, yoksa biz mi söze gideriz o ayrı bir konu. Bir arkadaş grubunda sohbet ederken benim taktiğim ise her zaman şöyledir. Söz almadan önce konuşanın konuşmasını bitirmesini beklerim, ancak kimse konuşmuyorsa sözümü söylerim(Carrier Sense). Ancak benim gibi iyi aile terbiyesi almış bir arkadaşım da aynı benim taktikle sözü alabilir, kimsenin ağzını kapatamayız değil mi canım?(Multiple Access). Bazen işte böyle ikimizde fırsattan istifade iki laf da ben edeyim diye aynı anda söze başlarsak ne olur, gürültü olur tabii, ben böyle durumlarda hemen çenemi kaparım(Collision Detection).&lt;br /&gt;Ethernet'te benzer bir teknik kullanır. Carrier Sense, Multiple Access, Collision Detection veya kısaca CSMA/CD'ye göre, ethernet kartı veri gönderimine başlamadan önce kablonun kullanımda olup olmadığını kontrol eder. Eğer o anda diğer bir sistem kablodan veri aktarıyorsa buna Carrier denir. Kabloda aktarım olup olmadığını tespit Carrier Sense'dir.&lt;br /&gt;Kablo boşta olduğunda her Ethernet arayüzüne sahip cihaz eşit hakka sahiptir ve veri aktarımına başlayabilir. Buna Multiple Access denir. Bir ethernet ağında bilgisayar üzerinde çalışan işletim sistemi veya kullanıcısı önemli değildir. Bir DOS makinası ethernetin kabloyu kullanma şansı açısından W2000 server ile aynıdır.&lt;br /&gt;Bazı durumlarda iki sistem kablonun boş olduğunu tespit ederek aynı anda veri aktarımına başlayabilir. Bu durumda iki tarafın yolladığı veri çakışır(Collision). Ethernet kartları çakışmayı hemen tespit ederler(Collision Detection).&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Collision durumları&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Collision veya çakışma kelimesi insanda olumsuz bir etki uyandırsa da, bir ethernet ağında çakışmaların oluşması gayet normaldir.&lt;br /&gt;Eğer birden fazla ethernet kartı aynı anda veri iletimine geçerlerse çakışma oluşur. Sistemler kendi yolladıklarıyla kablodan geleni karşılaştırarak bunu hemen tespit ederler. Bunun akabinde her iki taraf da özel bir algoritma ile belirlenen rastgele bir süre boyunca beklerler.&lt;br /&gt;Çakışmaların oluşması ethernetin doğasında olan bir şeydir ve her ethernet ağında çakışma olması kaçınılmazdır.&lt;br /&gt;Eğer ağ limitlerin dışında kullanılmıyorsa(ağa dahil sistem sayısı, kullanılan kablo uzunlukları, veri aktarım yükü vs.) çakışmalar saniyenin milyonda biri gibi sürelerde giderilir. Yani çakışmanın ardından birkaç mikrosaniye bekleyen sistem veriyi yollamaya tekrar başlar.&lt;br /&gt;Eğer ağ çok yoğun kullanılıyorsa, aynı frame/veri paketi gönderilirken birden fazla çakışma olabilir. Bu durumda sistemler rastgele belirlenen bekleme süresini uzatmaya başlarlar. Burada süre rastgele belirleniyorsa nasıl daha uzun veya kısa olabilir diye bir soru akla gelebilir. Sürenin rastgele olması her iki tarafında aynı süre bekleyip, sonra da yine aynı anda aktarım yapmalarının önüne geçmek için rastgeledir. Örneğin her iki tarafta birden ona kadar bir sayı tutar ve o kadar milisaniye bekler. Ancak süre belirlenirken, aynı paketin gönderiminde üstüste çakışma oluyorsa(ağda yoğun trafik varsa) süre 1-10 arası değil belki 50-100 arasında seçilir.&lt;br /&gt;Ethernetin bu yapısı ağdaki trafik yoğunluğu arttıkça kendisini duruma uydurmasını sağlar. Ethernet aynı veri paketini 16 denemeden sonra hala gönderemediyse bu paketi iptal eder. Bu ancak çok uzun bir süre çok aşırı yoğunluk yaşanması durumunda, veya kabloda meydana gelen bir arıza nedeniyle olabilir.&lt;br /&gt;Bu noktada ethernetin diğer ağ teknolojilerinde de olduğu gibi veri aktarımını %100 garanti etmediğini görüyoruz. Bu açık üst katman protokollerinin sağladığı veri kontrolü ile telafi edilir. Bir paket yolda kaybolursa veya 16 denemede de yollanamayıp iptal edilirse, alıcı taraftaki üst katman protokol (TCP/IP kullanılıyorsa; TCP) gönderen taraftaki TCP'ye gelen veride bir eksiklik olduğunu bildirecek ve tekrar yollanmasını isteyecektir.&lt;br /&gt;Ethernetin kullandığı CSMA/CD tekniğinin basit yapısı ethernet ağ kartlarının ve diğer ekipmanların rakip teknolojilere (Token Ring) göre daha ucuza üretilebilmesini sağlar. Böylece ethernet ağları çok daha ucuza mal olur.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ethernet ne kadar hızlı&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;CSMA/CD tekniği nedeniyle ethernet veri aktarımı yapabileceği belli bir süreyi çakışmalarla uğraşırken harcar. 90 kullanıcılı bir ethernet ağının olduğu firmada pazartesi sabahı 9:00'da herkes aynı anda oturup makinalarını açıp, şifrelerini girip, gün boyunca kullandıkları programa girmeye çalıştığı anda ağda çok büyük miktarda çakışma oluşur. Kullanıcılar açısından sanki herkes aynı anda ağı kullanıyor gibidir ama aslında CSMA/CD çalışmaktadır. Sık sık "sabahları amma yavaş çalışıyor bu aletler" serzenişlerini duyarsınız. Ancak gün boyunca hiçbir zaman bu 90 kullanıcı da aynı anda ağı kullanmayacağı için, ağ daha yüksek performasla çalışır.&lt;br /&gt;Her ethernet ağı belli bir süreyi çakışmalarla ve broadcast mesajlarıyla harcar. Dolayısıyla hiçbir ethernet söylendiği gibi 10Mbs veya 100Mbs'de çalışmaz. Daha doğrusu sizin birim zamanda aktardığınız veri miktarı bu değerlere hiçbir zaman ulaşamaz çünkü ağdaki bu veri aktarım kapasitesinin bir bölümü collision ve broadcast mesajları ile harcanmaktadır. Ethernetin kullandığı basit iletişim yapısı nedeniyle performans kaybı kaçınılmazdır. Ancak bu basit yapı ucuz üretim maliyetleri anlamına gelir. Sonuç itibariyle getirisi-götürürüsü karşılaştırıldığında ethernet yine de en uygun çözüm durumundadır. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/659350290104087639-2113716579298745793?l=ahmetsozer.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/feeds/2113716579298745793/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=659350290104087639&amp;postID=2113716579298745793' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/2113716579298745793'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/2113716579298745793'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/2006/12/cisco-network-system-ccna-eitim-notlar.html' title='Cisco Network System CCNA Eğitim Notları 1. Bölüm'/><author><name>Ahmet Sözer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08381012970381260829</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-659350290104087639.post-926368993114413382</id><published>2006-12-11T21:32:00.000+02:00</published><updated>2006-12-11T22:12:40.117+02:00</updated><title type='text'>BİLGİSAYAR NEDİR BİR BAKALIM</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RX25xwZM33I/AAAAAAAAACw/dmDoLlYEEQk/s1600-h/2026271_0.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5007362625161191282" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RX25xwZM33I/AAAAAAAAACw/dmDoLlYEEQk/s320/2026271_0.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;strong&gt;Hardware(Donanım)&lt;/strong&gt; Bilgisayarın gözle görülebilen parçalarına verilen isimdir.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Bilgisayarın Çıkışı :&lt;/strong&gt; 1945 yılında Japonya-amerika arasında Geçen savaş sırasında IBM isimli firma bir bilgisayar yaptı. Ortalama bir bina büyüklüğündeki bu bilgisayar yaptı. Bu bilgisayar Neon lambalarıyla çalışıyordu. (Şu anda bizim kullanmış olduğumuz Transistörlerin atası olarak kabul edilir.) Milyonlarca lambadan oluşan bu bilgisayar bozulduğu zaman Tamiri için yaklaşık 15 bin Kabloyu çıkarıp takmak gerekiyordu. Daha Sonra Silikon vadisi (Silicon Valley) Çalışmalarını genişletti ve P(pozitif)N(negatif)P(pozitif) transistörleri Yaptı ve NPN bu Transistörleri Entergrelere yerleştirdi. (örnek olarak P3 Mimarisinde 55 miyon Transistör bulunuyordu) &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Transistör:&lt;/strong&gt; Sinyal yük&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RX21tAZM31I/AAAAAAAAACg/lsyrCEjsses/s1600-h/29jk.jpg"&gt;&lt;/a&gt;seltme işlerimlerinde kullanılan elektronik devre elemanına Transistör Denilir. Bünyesinde P N P veya N P N olmak üzere üç kısım bulunur.Transistörün bulunup entegre haline gelmesiyle Bilgisayar sektörü devleşti.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;İlk Masa üstü Pc:&lt;/strong&gt; AppleI. Mac'ler 1984 yılından beri 2000 yılı uyumludur.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Ekran kartı&lt;/strong&gt; VGA-SVGA) GPU (Grapirifanihs Processing Unit) Dataları Alıp Sinyal haline getirip Monitörün Okuyabileceği hale getiren Parçadır.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Ses kartı :&lt;/strong&gt; Verileri Ses olarak dışarıya veren sistemdir. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;CPU&lt;/strong&gt; (Central Processing Unit) Merkezi İşlem birimi denir. Bilgisayarın Hesaplamalarını yaptığı parçadır. İşlem hızı P3 500 için 500x10(+6) Olarak Hesaplanır. Yani 500000000 Hesabı 1 Sn içinde Gerçekleştirebilir. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Anakart :&lt;/strong&gt; Bilgisayarın Tüm parçalarını üstüne takılan bileşendir. Bu parçada CPU Yuvası (Slot-Socket)&lt;strong&gt;PCI Slot&lt;/strong&gt; (32 bit veri iletimi yapabilir)&lt;strong&gt;AGP Slot&lt;/strong&gt; (128 bit veri iletimi yapabilir)&lt;strong&gt;IDE&lt;/strong&gt; &lt;strong&gt;Slot &lt;/strong&gt;(HDD ve Benzeri Kapasite Aygıtlarını Bağlamak için kullanılan veri yoludur)&lt;strong&gt;RAID&lt;/strong&gt; (Harici Aygıtlar Bağlamak için kullanılan bir veri yoludur)&lt;strong&gt;USB &lt;/strong&gt;(Universal Serial Bus) Bu Harici Aygıt (Kamera Scanner Yazıcı vs..vs.. Bağlamak için kullanılan veri yoludur)&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Anakartın Bileşenleri&lt;/strong&gt;.....Anakart Üzerinde Chipset AGP,PCI,CNR,RAID,IDE, Slotlar ve Ram Socket 478 pin, Socket 7 , Socket 378 ve Bunun gibi giriş yerleri bulunmaktadır...AGP 128 Bit Veri yolu Sağl.ar Genelde Yüksek performans İsteyen ekran kartları için kullanılır. PCI 23 Bit veri yolu sağlar Genelde Modem ethernet Ve Düşük Yüzdekli Ekran kartları için kullanılır.IDE Slot İse cCD-ROM ve HDD gibi hafıza birimlerini Takmak için kullanalılr.&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Ram&lt;/strong&gt; Socketlerine Ram bağlanır..... Ram,EdoRam,SdRam,RdRam,DDRRam vb....Socket 478 : p4 ve Benzeri işlemciler (celeron serisi) için kullanılşan Yuvadır.Socket 7: p1 mmx serileri için kullanılan yuvadır.Socket 378 : P3 Serileri için kullanılanYuvadır...........................CHIPSET....................BX440...i81Xi84Xi85XViaBunlar Başlıca Chip Set Türleridir. Bunlar Anakartın İşlemcisidir. Nasıl bilgisayarda p4 p3 gibi işlemciler varsa anakartta çalışmak için İşlemciye ihtiyaç duyur daha doğrusu CPU kontrol etmek için Ayrı bir işlemci lazımdır. Bunada Chipset Denir......Chipsetler İşlemcilere gülre üretilir. Mesela P3 için i810e chipseti vardır.P4 için ise i845 Chipseti....Her Chipsetin Çalışma hızı vardır...Anakart Bütün parçaları üstünde bulundurur bu yüzden Anakart Performansının Yüksek olması gerekmektedir. Çüknü Ekran Kartı ile Ram Arasındaki ve İşlemci arasındaki bağlantıyı kurar. i810e = 133 mhz iken.i850 = 533 mhz de çalışır.i845 bazı serileri 400 iken bazı serileri 533 mhz de çalışır.....Bu Doğal Olarak Ramin uyumlulugunu doğrudan etkiler.....Mesela 133 mhz anakart Sd ramla çalışır ve 133 mhz olmak zorundadır. 100 Mhz de çalışır ama performans kaybına neden olur. Ekran Kartını Nasıl Seçmeliyiz.....Bu Çok Önemli bir konudur. Yanlış bir ekran kartı almak demek Sizin Ekran kartınızın Çalışmamasına neden olur. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Örnek :&lt;/strong&gt; AGP bir Ekran Kartını PCI Slotta Çalıştıramazsınız. AGP8X Bir Ekran Kartını AGP4X anakartta çalıştırırsınız ama Performansı AGP8X düzeyinde alamazsınız.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/659350290104087639-926368993114413382?l=ahmetsozer.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/feeds/926368993114413382/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=659350290104087639&amp;postID=926368993114413382' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/926368993114413382'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/926368993114413382'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/2006/12/bilgisayar-nedir-bir-bakalim.html' title='BİLGİSAYAR NEDİR BİR BAKALIM'/><author><name>Ahmet Sözer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08381012970381260829</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RX25xwZM33I/AAAAAAAAACw/dmDoLlYEEQk/s72-c/2026271_0.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-659350290104087639.post-6857868084729134473</id><published>2006-12-10T18:45:00.000+02:00</published><updated>2006-12-10T18:49:05.825+02:00</updated><title type='text'>BİLİŞİMDE GENÇ HAREKET BAŞLADI</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RXw6XQZM3zI/AAAAAAAAACM/ywGB8rtro-Y/s1600-h/logo.gif"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5006941056941219634" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RXw6XQZM3zI/AAAAAAAAACM/ywGB8rtro-Y/s320/logo.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bilişimde Genç Hareket Hakkında&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Türk bilişim dünyasının öncüleri Cisco ve Türkiye Bilişim Vakfı, son dönemde özellikle bilişim alanında fark yaratan projelere imza atan Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Habitat İçin Gençlik Derneği ile eğitim alanında uluslararası standarttaki İstanbul Teknik Üniversitesi işbirliğiyle başlatılan “Bilişimde Genç Hareket” inisiyatifinin ilk adımı 15 Kasım 2006, Çarşamba günü, İstanbul’da düzenlenen bir basın toplantısı ile atıldı.&lt;br /&gt;“Bilişimde Genç Hareket” Türkiye’nin farklı şehirlerindeki yüzlerce genci, bilgi temelli toplumun ve ekonominin bir parçası haline getirebilmek amacıyla başlatılıyor.Bilişim ve internet ağ teknolojileri alanında eğitim alarak, ülke ekonomisine katkıda bulunacak genç potansiyelin yetiştirilmesine yönelik bu ilk kıvılcım, ülke genelinde toplam 8 ilde, 16-26 yaş arasında, sosyo-ekonomik düzeyleri düşük gençleri hedefliyor. Gençlere yönelik sosyal çalışmalarıyla başarı toplayan Habitat İçin Gençlik Derneği koordinasyonunda yürütülecek olan bu çalışma, hem destek veren kuruluşlar hem de eğitim verecek kişiler açısından tamamen gönüllülük ve sosyal sorumluluk anlayışı ile şekilleniyor. İTÜ CNAP Eğitim Merkezi bünyesinde eğitmen eğitimlerini tamamlayarak, yetkili sertifikalarını alan gönüllü 10 eğitmen, 8 ilde, yaklaşık 20’şer kişiden oluşan sınıflarda eğitim verecekler.&lt;br /&gt;Finansman ve eğitim materyallerinin sağlanmasında projeye destek veren UNDP ve Cisco, verilecek eğitimler ile yaşamları boyunca bilişim teknolojileri ile iç içe yaşayacak olan gençlerin kendilerini yetiştirmelerini ve dilerlerse yeni bir kariyer imkanı yaratmalarını hedefliyor.&lt;br /&gt;8 ilde eğitimBilişimde Genç Hareket’in ilk kıvılcımı, Ankara, Hatay, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kocaeli, Yalova ve Elazığ’dan oluşan 8 ilde başlıyor. Eğitimler Youth for Habitat tarafından seçilen mekanlarda, sınıf ortamında verilecek. Kayseri Erciyes Üniversitesi ve Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü gönüllü olarak kendi CNAP çalışmaları kapsamında bu inisiyatife destek oluyor.&lt;br /&gt;Hedef sosyo-ekonomik durumu güç gençler Projede eğitim alacak öğrenciler 16-16 yaş arasında, en az lise mezunu, yeterince İngilizce bilen gençler arasından seçiliyor. Ekonomik durumları kısıtlı olan gençlere ve kız öğrencilere öncelik verilmesi hedefleniyor. Bu eğitimlerden yararlanmak isteyen gençlerin, İTÜ tarafından hazırlanan &lt;a href="http://www.bilisimdegenchareket.com/"&gt;http://www.bilisimdegenchareket.com/&lt;/a&gt; web sitesine başvurmaları yeterli olacak.&lt;br /&gt;Eğitimler Cisco Networking Akademi Programı kapsamında veriliyorToplam 2 yıllık eğitimin ilk yılında, Cisco Networking Akademi Programı kapsamındaki Bilişimin Temelleri ve CCNA 1-2 Bilgisayar Ağları modülleri veriliyor. İkinci yılda ise CCNA 3-4 modülleri tamamlanacak. Programı başarıyla bitiren öğrenciler Cisco tarafından uluslararası geçerliliği olan CNAP Mezuniyet Belgesi almaya hak kazanacak.&lt;br /&gt;Yerelden küresele uzanan gençlik hareketiBilişimde Genç Hareket, öncelikle Türkiye’deki gençler arasında bir bilişim köprüsü rolü üstlenmeyi ve önümüzdeki yıllarda bu misyonu, uluslararası gençlik hareketleriyle bütünleştirmeyi hedefliyor. İnsan ağının gücünden yararlanmak için ağ teknolojilerinin getirdiği tüm avantajların, ülke, yaş, eğitim, ırk farkı gözetmeksizin herkesi eşitleyen önemli bir güç olduğuna inanan Bilişimde Genç Hareket, Türkiye’de bu alanda öncü olmayı arzu ediyor. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/659350290104087639-6857868084729134473?l=ahmetsozer.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/feeds/6857868084729134473/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=659350290104087639&amp;postID=6857868084729134473' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/6857868084729134473'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/6857868084729134473'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/2006/12/biliimde-gen-hareket-baladi.html' title='BİLİŞİMDE GENÇ HAREKET BAŞLADI'/><author><name>Ahmet Sözer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08381012970381260829</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RXw6XQZM3zI/AAAAAAAAACM/ywGB8rtro-Y/s72-c/logo.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-659350290104087639.post-9154245305552800592</id><published>2006-12-10T17:30:00.000+02:00</published><updated>2006-12-10T18:18:52.690+02:00</updated><title type='text'>Cisco sertifikalarına sahip olmanın kurumunuza ve size katkıları nelerdir?</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RXwzQQZM3pI/AAAAAAAAAAY/hXr_wXSI_Qk/s1600-h/cisco_systems.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5006933240100740754" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RXwzQQZM3pI/AAAAAAAAAAY/hXr_wXSI_Qk/s320/cisco_systems.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;• Cisco sertifikalı IT profesyonelleri, network planlamasında, ağ yönetiminde, danışmanlıkta, network kuruluş ve destek aşamalarında en üst düzeydeki bilgileriyle mükemmel projelerin mimarı olurlar. Böylece çok daha kısa sürede, çok daha az maliyetle, daha sağlıklı ve verimli sonuçlar alınmasını sağlarlar.&lt;br /&gt;• Cisco sertifikalı IT profesyonelleriyle çalışan kurumlar, rekabet güçlerini yükseltebilmek için, çağın gerektirdiği bilişim altyapısını en iyi şekilde oluşturabilirler.&lt;br /&gt;• Cisco sertifikalı IT profesyonelleriyle çalışan kurumlar, sürekli gelişen teknolojiyi yakından izlemek, yeni teknolojilerin iş ihtiyaçlarına katkısını analiz etmek ve uygulanabilirliği olan çözümleri en kısa sürede kuruma entegre etmek için gereken vizyona sahip olurlar.&lt;br /&gt;• Kurumlar, sertifikalı profesyonellerle çalıştıkları sürece bilişim altyapısında oluşan problemlerden kaynaklanabilecek her türlü iş ve para kaybını engellemek için gerekli kaynaklara sahiptirler.&lt;br /&gt;• Sertifikalı profesyonellerle çalışan kurumlar, ihtiyaçlarına karşı düşen çözümleri çok daha iyi planlayarak birlikte çalıştıkları çözüm ortaklarından en yüksek verimi elde edebilirler.&lt;br /&gt;• Cisco sertifikaları, IT profesyonellerinin endüstrinin taleplerini karşılayabilecek uzmanlar olduklarını kanıtlar.&lt;br /&gt;• Cisco sertifikaları, tüm dünyada yöneticiler tarafından uzmanlık ve kalite göstergesi olarak kabul edilmiştir.&lt;br /&gt;• Cisco sertifikalı profesyoneller çalıştıkları kuruma en yüksek katkıyı sağlayarak daha üst düzey gelir ve sorumluluk sahibi olurlar.&lt;br /&gt;• Cisco sertifikalı profesyonelleri, tüm dünyaya yayılmış diğer network uzmanları ile sürekli temas içinde olup diğer ülkelerdeki örnek projeleri yakından izleyebilirler.&lt;br /&gt;• Cisco sertifikalı profesyoneller, her yıl gerçekleşen ve tüm dünyadan konularında en üst düzeyde uzmanlaşmış network mühendislerinin katıldığı networkers toplantısına davet edilirler. Bu toplantılara katılarak 300'den fazla ileri teknoloji semineri arasından seçim yapmak ve ilgilenilen konularda sürekli önde kalmak mümkündür.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/659350290104087639-9154245305552800592?l=ahmetsozer.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/feeds/9154245305552800592/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=659350290104087639&amp;postID=9154245305552800592' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/9154245305552800592'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/9154245305552800592'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/2006/12/cisco-sertifikalarna-sahip-olmann.html' title='Cisco sertifikalarına sahip olmanın kurumunuza ve size katkıları nelerdir?'/><author><name>Ahmet Sözer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08381012970381260829</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RXwzQQZM3pI/AAAAAAAAAAY/hXr_wXSI_Qk/s72-c/cisco_systems.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-659350290104087639.post-6226990735652462414</id><published>2006-12-10T17:22:00.000+02:00</published><updated>2006-12-10T18:37:41.936+02:00</updated><title type='text'>NETWORK KONUSUNDAKİ DENEYİMLERİMİ SİZLERLE PAYLAŞACAĞIM</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RXwq7gZM3oI/AAAAAAAAAAM/qLcMFg-GgUY/s1600-h/07092006515.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5006924087525432962" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RXwq7gZM3oI/AAAAAAAAAAM/qLcMFg-GgUY/s320/07092006515.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Cisco kariyer sertifikasyonlarına sahip olmak neden önemli?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;• Internet'in %85'inin Cisco networking çözümleri üzerinde çalıştığı günümüzde, kurumsal firmaların tamamına yakını network altyapıları için Cisco çözümlerini kullanmaktadır.&lt;br /&gt;• En küçüğünden milyonlarca USD'lık network altyapılarına sahip en büyük firmalara kadar her kurum için network çözümleri yaşamsal öneme sahiptir. Bu yüzden kurumlar network altyapılarını tecrübelerine güvenebilecekleri profesyonellere teslim etmek istemektedirler. Dolayısıyla networking alanında ilerlemek isteyenlerin Cisco sertifikalarına sahip olmaları beklenmektedir.&lt;br /&gt;• Cisco sertifikasyonları, tüm dünyada networking profesyonellerine olan yüksek talebi karşılayabilmek için hazırlanmış ve çeşitli seviyelerde network uzmanları yetiştirmek için planlanmıştır.&lt;br /&gt;• Cisco Certified uzmanlar, network altyapılarını en verimli şekilde dizayn etmek, kurmak, iletişimi sürekli kılmak, performansı arttırmak ve altyapıdan kaynaklanan problemleri -oluşmadan- çözerek toplam network maliyetini düşürmek için gerekli uzmanlığa sahip olduklarını ispatlamış network profesyonelleridir.&lt;br /&gt;• Bu yüzden Cisco sertifikaları, IT endüstrisinde yöneticiler tarafından kalite göstergesi olarak kabul edilen ve en fazla itibar gören networking uzmanlık sertifikalarıdır&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/659350290104087639-6226990735652462414?l=ahmetsozer.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/feeds/6226990735652462414/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=659350290104087639&amp;postID=6226990735652462414' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/6226990735652462414'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/6226990735652462414'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/2006/12/network-konusundaki-deneyimlerimi.html' title='NETWORK KONUSUNDAKİ DENEYİMLERİMİ SİZLERLE PAYLAŞACAĞIM'/><author><name>Ahmet Sözer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08381012970381260829</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RXwq7gZM3oI/AAAAAAAAAAM/qLcMFg-GgUY/s72-c/07092006515.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-659350290104087639.post-2430463613898886776</id><published>2006-09-26T23:19:00.000+03:00</published><updated>2006-12-11T22:16:18.087+02:00</updated><title type='text'>CİSCO VE DOSTLARıM</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RXw4lwZM3xI/AAAAAAAAAB0/zDvk3J7fVgI/s1600-h/21082006394.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5006939107026067218" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RXw4lwZM3xI/AAAAAAAAAB0/zDvk3J7fVgI/s320/21082006394.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RXw5NQZM3yI/AAAAAAAAAB8/JhxnfJE1Gss/s1600-h/07092006514.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5006939785630900002" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RXw5NQZM3yI/AAAAAAAAAB8/JhxnfJE1Gss/s320/07092006514.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5006936792038694642" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RXw2fAZM3vI/AAAAAAAAABM/jJNCfITHHnQ/s320/07092006541.jpg" border="0" /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5006935147066220226" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RXw0_QZM3sI/AAAAAAAAAA0/OWBAdYXp69A/s320/07092006537.jpg" border="0" /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5006937316024704770" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RXw29gZM3wI/AAAAAAAAABU/StkEgaIxy3Y/s320/07092006533.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RXw1awZM3tI/AAAAAAAAAA8/NjpOLW1Wom8/s1600-h/07092006529.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5006935619512622802" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RXw1awZM3tI/AAAAAAAAAA8/NjpOLW1Wom8/s320/07092006529.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RXw13QZM3uI/AAAAAAAAABE/mzDQVL0GUIM/s1600-h/07092006543.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5006936109138894562" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RXw13QZM3uI/AAAAAAAAABE/mzDQVL0GUIM/s320/07092006543.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RXw0mgZM3rI/AAAAAAAAAAs/QDUlN6LdO18/s1600-h/07092006525.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5006934721864457906" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RXw0mgZM3rI/AAAAAAAAAAs/QDUlN6LdO18/s320/07092006525.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;em&gt;Cisco itü egitimi anlatılmaz yaşanır...&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/659350290104087639-2430463613898886776?l=ahmetsozer.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/feeds/2430463613898886776/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=659350290104087639&amp;postID=2430463613898886776' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/2430463613898886776'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/2430463613898886776'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/2006/09/cisco-ve-dostlarm.html' title='CİSCO VE DOSTLARıM'/><author><name>Ahmet Sözer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08381012970381260829</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_5JO9KV8YStA/RXw4lwZM3xI/AAAAAAAAAB0/zDvk3J7fVgI/s72-c/21082006394.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-659350290104087639.post-6845822043643251106</id><published>2006-09-04T21:17:00.000+03:00</published><updated>2006-09-05T00:09:03.302+03:00</updated><title type='text'>Merhaba Arkadaşlar</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger2/5207/80487095959971/1600/22082006400.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" height="202" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger2/5207/80487095959971/320/22082006400.jpg" width="276" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yeni açtığım bloguma hoş geldiniz..... &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/659350290104087639-6845822043643251106?l=ahmetsozer.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/feeds/6845822043643251106/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=659350290104087639&amp;postID=6845822043643251106' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/6845822043643251106'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/6845822043643251106'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/2006/09/merhaba-arkadalar.html' title='Merhaba Arkadaşlar'/><author><name>Ahmet Sözer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08381012970381260829</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-659350290104087639.post-5483189277619262625</id><published>2006-09-04T20:22:00.000+03:00</published><updated>2006-09-04T20:29:50.449+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='genel'/><title type='text'>Elektronik Hayatımızın Nersinde ?</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger2/5207/80487095959971/1600/0000316-24.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger2/5207/80487095959971/320/0000316-24.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Merhaba arkadaşlar&lt;br /&gt;Evet hepiniz yakından ilgilendiği veya ilgili olmayıpta hayatını kolaylaştırdığı elektronik....&lt;br /&gt;Artık yaşamımızın vazgeçilmezi olan elektronik cihazlar her yerde mesela gece ışıksız ne yapardınız hiç düşündünüzmü ?&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/659350290104087639-5483189277619262625?l=ahmetsozer.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/feeds/5483189277619262625/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=659350290104087639&amp;postID=5483189277619262625' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/5483189277619262625'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/659350290104087639/posts/default/5483189277619262625'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmetsozer.blogspot.com/2006/09/elektironik-hayatmzn-nersinde.html' title='Elektronik Hayatımızın Nersinde ?'/><author><name>Ahmet Sözer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08381012970381260829</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
