16 Aralık 2006

“Bilenler Bilmeyenlere Bilgisayar Öğretiyor”


Proje Bilgileri
Bilgi ve iletişim teknolojileri konusunda gençlerin kapasitelerinin geliştirilmesine yönelik olarak Habitat için Gençlik Derneği, Microsoft ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ortaklığında “Türkiye’de e-Yönetişimin Gelişimi için Gençlerin Yetkin Kılınması” projesi geliştirilmiştir. “Bilenler Bilmeyenlere Bilgisayar Öğretiyor” adıyla da bilinen bu proje Türkiye Yerel Gündem 21 Programı kapsamında oluşturulan yerel gençlik meclislerinin ve illerdeki özellikle sosyal imkanları kısıtlı gençlerin bilgi ve iletişim teknolojileri konusunda kapasitelerinin geliştirilmesine yönelik olarak hayata geçirilmiştir.

Microsoft ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı tarafından desteklenen, Habitat için Gençlik Derneği’nin yürüttüğü proje, Mart 2005 tarihinde uygulanmaya başlandı. Haziran 2005 – Şubat 2006 tarihleri arasında 1200 gencin temel bilgisayar eğitimine erişimini sağlayan bu proje Birleşmiş Milletler tarafından en iyi uygulama örneği olarak gösterilmektedir.

1 Mart 2006 tarihi itibariyle projenin ikinci aşaması başlatılmıştır. Genişletilecek olan gönüllü eğitmen takımı ile “Bilenler Bilmeyenlere Bilgisayar Öğretiyor” projesi kapsamında üç yıl boyunca sosyal imkanları kısıtlı 15 – 25 yaş grubundaki 100.000 gence temel bilgisayar eğitimi verilmesi hedeflenmektedir. Öncelikli olarak belirlenen bir yıllık dönemde projemiz 25.000 gence temel bilgisayar eğitimi ulaştırmayı planlamaktadır. “Bilenler Bilmeyenlere Bilgisayar Öğretiyor” projesi ile genç bayanların eğitiminin önemi vurgulanmaktadır. Bu hedef doğrultusunda projemiz daha fazla gencin bilgiye erişimini sağlayarak Türkiye’de e-yönetişimin gelişimine katkıda bulunacaktır.

Projenin hedefleri arasında yer alan en önemli konulardan birisi de gençlerin gençleri bilgilendirilmesi olarak düşünülmüş ve bölgesel kriterlere dayalı bir eğitmen havuzu oluşturulmuştur. Aralık ayında gerçekleştirilen basın toplantısının ardından internet ortamında gönüllü eğitmenlik başvuru süreci başlatılmıştır. 112 başvuru sonucunda kabul edilen eğitmen adayları 29 Ocak 2006 tarihinde Ankara’da gerçekleştirilen “Gençlik ve Bilişim” konulu Ulusal Gençlik Parlamentosu zirvesine davet edilmiş, bu toplantıda yapılan mülakat sonucunda projenin 26 ilden gelen 45 kişilik eğitmen havuzu belirlenmiştir.

Mülakatı geçen genç eğitimci adaylarının eğitmen eğitimleri 6–26 Mart 2006 tarihleri arasında İstanbul’da tamamlanmıştır. Bu eğitimler Bilge Adam ile 14 kişilik gruplar halinde planlanmıştır. İkinci aşama eğitmen eğitimleri Windows Office programları (Word, Outlook, Excel ve Power Point) ve formasyon eğitimlerini kapsamaktadır.

Bu gelişmelere paralel olarak Ulusal Gençlik Parlamentosu Yürütme Kurulu üyeleri ve il temsilcileri kendi bölgelerindeki gerekli teknik hazırlıkları tamamlamaktadır.

projenin web sitesi
http://www.bilenlerbilmeyenlerebilgisayarogretiyor.net

Proje Ortakları

Microsoft Türkiye

Tel: 0 (212) 33 66 999
mailto:iletisim@microsoft.com?subject=Microsoft www.microsoft.com/turkey

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı
Tel:312 454 1100 Fax:312 496 1463
mailto:registry.tr@undp.orghttp://www.undp.org.tr/

Habitat için Gençlik Derneği
Tel:12 275 74 36 Fax: 212 275 55 19
info@youthforhab.org.tr http://www.youthforhab.org.tr/

14 Aralık 2006

BİLGİSAYARA GİRİŞ 2. BÖLÜM

WINDOWS 98

Microsoft firmasının geliştirdiği ve dünya üzerinde en çok kullanılan işletim sistemidir. Kullanımının bir hayli kolay olması bu denli yaygın bir şekilde kullanılmasını sağlıyor.
Windows 98 yüklü olan bir bilgisayar çalıştırıldığında işletim sistemi devreye girer ve bir süre sonra Windows 98 ekranı karşımıza gelir. Karşımıza gelen bu ekrana Masaüstü adını veririz. Masaüstünde bulunan simgeler ise bilgisayarımızda bulunan programları daha pratik bir şekilde çalıştırabilmemiz için Windows tarafından oluşturulmuş Kısayollardır. Ekranın sol alt köşesinde bulunan Başlat düğmesinin bulunduğu gri çubuğada Görev Çubuğu adı verilir.
Programları Çalıştırmak
Windows’da bir program çalıştırmak için bir çok yol var. Programları çalıştırmak için masaüstünde bulunan kısayol simgeleri kullanılabileceği gibi başlat menüsüde kullanılabilir.
1. Masaüstünde bulunan simgeyi seçili hale getirirdikten sonra enter tuluna basılır.
2. Masaüstünde bulunan simgeye çift tıklama yapılır.
3. Masaüstünde bulunan simgeye sağ tıklayıp gelen menüden aç komutu verilir.
4. Başlat Menüsünden çalıştırmak istenilen program kısayolunun üzerine gelip tıklanır.
Pencereleri Yönetmek
Windows’da bütün programlar birer pencere içerisinde çalışır ve dolayısıyla bütün pencerelerin ortak özellikleri vardır. Bütün pencerelerde bir adet başlık çubuğı bulunur. Bu başlık çubuklarının sağ köşelerinde 3 adet simge bulunur. Bu simgler ile pencere kapatılabilir gizlenebilir veya boyutu değiştirilebilir. Başlık çubuğunun sol tarafında ise bu programın adı yazılıdır, bu yazının hemen sol tarafında bulunan küçük simge ise kontrol menüsüdür. Bu pencere içerisinde yapılabilecek işlemleri listeler.

Kapatma
1. Başlık Çubuğunda bulunan kapat düğmesine basılarak
2. Kontrol Menüsüne çift tıklayarak

3. Kontrol Menüsüne tek tıklayıp, gelen menüden Kapat seçilir.
4. Görev çubuğunda bulunan program simgesine sağ tıklayarak, gelen menüden Kapat seçilebilir.
5. Alt F4 tuş bileşenini kullanarak.

Simge Durumu
1. Başlık Çubuğunda bulunan simge durumunda küçült düğmesine basılarak
2. Kontrol Menüsüne tek tıklayıp, gelen menüden simge durumunda küçült seçilir.
3. Görev çubuğunda bulunan program simgesine sağ tıklayarak, gelen menüden simge durumunda küçült seçilebilir.

Ekranı Kaplama
1. Başlık Çubuğunda bulunan ekranı kapla düğmesine basılarak
2. Başlık çubuğuna çift tıklayarak
3. Kontrol Menüsüne tek tıklayıp, gelen menüden ekranı kapla seçilir.
4. Görev çubuğunda bulunan program simgesine sağ tıklayarak, gelen menüden ekranı kapla seçilebilir.

Taşıma
1. Başlık çubuğu üzerinde iken mouse’un sol düğmesine basarak sürükleyerek
2. Kontrol menüsü-Taşı komutu ile
3. Görev çubuğunda bulunan program simgesine sağ tıklayarak, gelen menüden Taşı komutu ile

Boyutlandırma
1. Pencerenin etrafındaki cizgiler üzerine mouse’ umuzu götürdüğümüzde işaretçi çift yönlü bir oka dönüşür. İşaretçi bu durumda iken sol düğmeye basarak mouse’u sürükleyip bırakırız.
2. Ekranı Kapla ve Önceki Boyut düğmeleri ile
3. Kontrol Menüsünden Ekranı Kapla ve Önceki Boyut komutları verilerek
4. Görev çubuğunda bulunan program simgesine sağ tıklayarak, gelen menüden Ekranı Kapla ve Önceki Boyut komutları verilerek.

Pencereler Arası Geçiş
1. Görev çubuğunda istediğimiz program simgesine tıklayarak
2. Alt Tab tuş bileşeni ile

Listeleme
Aktif durumdaki programları listelemek için görev çubuğunda boş bir alana sağ tıklanır. Açılan Menüden;
1. Pencereleri Basamakla
2. Pencereleri Dikey Döşe
3. Pencereleri Yatay Döşe

Masaüstünü Özelleştirmek
Windowsda Masaüstünü özelleştirnek için görüntü özellikleri adlı pencere kullanılır. Bu pencereyi açmak için;
1. Masaüstüne sağ tıklanır ve gelen pencereden özellikler komutu verilir.
2. Denetim masasında bulunan görüntü adlı simgeye iki kez tıklanır.
Bu işlemlerden sonra görüntü özellikleri adlı pencere açılır. Bu pencere içerisinde masaüstünü özelleştirebilmemiz için 6 adet sekme bulunur.

Artalan
Listede bulunan resimlerden birini seçerek Masaüstü Duvar Kağıdı olarak belirleyebiliriz.

Ekran Koruyucular
Ekran Koruyucusu adlı açılan liste kutusundan beğendiğimiz herhangibir ekran koruyucusunu seçerek bunu geçerli ekran koruyucumuz olarak belirleyebilirz. Bekleme adlı kutucuğa bir değer yazarakda bu ekran koruyucusunun ne kadar süre sonra devreye girmesini istediğimizi ayarlayabiliriz. İstersek bu ekran koruyucusuna şifre koyabilir ve şifreyi bilmeyen birinin ekran koruyucudan çıkmasını önleyebiliriz. Bunu yapabilmek içinde Parola Korumalı adlı onay kutucuğuna işaret koyduktan hemen sonra sağ tarafında bulunan değiştir adlı kutucuk ilede parolamızı belirleyebiliriz.

Görünüm
Pencerelerin başlık çubuklarının ve içeriklerinin rengini, mesaj kutularınn renklerini, Wndows’un pencerelerde ve menülerde kullandığı varsayılan yazıtiplerini değiştirebiliriz.

Etkiler
Masaüstünde bulunan Windows’un standart simgelerini değiştirebilir bunaları büyütüp küçültebiliriz. Pencerelerin nasıl taşınacağını menülerin nasıl açılacağını belirleyebilirz.

Web
Windows’da bulunan simgeleri normalde cift tıklama ile çalıştırabiliyorduk. Eğer istersek Web Sayfalarında olduğu gibi bu simgeleri tek tıklama ile çalışabilir hale getirebiliriz. Klasör Seçenekleri adlı düğmeciğe tıklayarak gelen pencereden Web biçemi seçersek simgeleriz tek tıklama ile çalışabilecek hale gelirler. Eğer yine eskisi gibi çift tıklama ile çalışmalarını istiyorsak yine aynı pencereye gelip Klasik Biçemi seçip tamam düğmesine basarız.

Ayarlar
Bu pencere ile ekran çözünürlüğü ve aynı anda kullanılabilecek renk sayısını ayarlayabiliriz. Bu sayede ekranın daha canlı renkler ile ve daha net görülmesini sağlayabiliriz.

Windows Programları
Windows işletim sistemi ile sistemi ile bilgisayara kurulan ve gerçekten işlevsel olan birkaç program vardır. Bu programlar günlük çalışma hayatında kullanılmaktadır. Bu programlar Başlat-Programlar-Donatılar menüsünde bulunurlar.

Hesap Makinesi
Bu program Harddiskte Windows klasörü içerisinde Calc.exe adı ile bulunur ve Başlat-Programlar-Donatılar-Hesap Makinası kısayolu ile çalıştırılabilir. Normal bir hesap makinası ile yaptğımız işlerin tamamını ve bu program ile yapabilmekteyiz.

Not Defteri
Bu program Harddiskte Windows klasörü içerisinde Notepad.exe adı ile bulunur ve Başlat-Programlar-Donatılar-Not Defteri kısayolu ile çalıştırılabilir. Basit bir metin editörüdür. Bu programda yazdığımız yazılar bilgisayara txt uzantısı ile kaydedilirler. Not Defterinde hazırlanan bir dosya en fazla 64 KB. Büyüklüğünde olabilir.

Wordpad
Bu program Harddiskte Windows klasörü içerisinde Wordpad.exe adı ile bulunur ve Başlat-Programlar-Donatılar-Wordpad kısayolu ile çalıştırılabilir. Not defterine oranla çok daha gelişmiş bir kelime işlemcidir. Bu programda yazdığımız yazılar bilgisayara doc uzantısı ile kaydedilirler.

Paint
Bu program Harddiskte Windows klasörü içerisinde Mspaint.exe adı ile bulunur ve Başlat-Programlar-Donatılar-Paint kısayolu ile çalıştırılabilir. Resim işleme programıdır. Bu programda yaptığımız resimler bilgisayara bmp uzantısı ile kaydedilirler.

Görev Çubuğunu Yönetmek
Görev çubuğunu ekranda farklı bir noktaya alabilmek ve boyutlarını değiştirmek mümkündür.

Taşıma
Mouse’u Görev Çubuğunun üzerine götürüp ekranda sağ, sol, alt veya üst köşelere doğru sürükleyerek, Görev Çubuğunu ekranda herhangibir yere alabiliriz.

Boyutlandırma
Mouse’umuzun Görev çubuğu üzerinde çift yönlü bir oka dönüşmesini sağladıktantan sonra sol düğmeye basarak Görev çubuğunun boyutunu değiştirebiliriz.

Görev Çubuğunu Özelleştirmek
Görev çubuğunu özelleştirmek için Görev Çubuğu Özellikleri pencerisini açmamız gerekir. Bu pencereyi açmak için iki farklı yol izlenebilir. Görev çubuğunda boş bir alana sağ tıklayıp özellikler seçebiliriz veya Başlat-Ayarlar-Görev Çubuğu ve Başlat Menüsü komutunu veririz. Gelen pencerede Görev Çubuğu Seçenekleri adlı sekmeye tıklarız. Bu pencerede dört farklı seçenek vardır;
Her Zaman Üstte; bu seçenek işaretliyse görev çubuğu her zaman çalışan programların üstündedir.
Otamatik Gizle; bu seçenek işaretliyse görev çubuğu kendi kendini gizler ve mousle üzerine gidildiğinde kendini gösterir.
Başlat Menüsünde Küçük Simgeler Göster; bu seçenek işaretliyse başlat menüsünde bulunan programları küçük simgeler ile gösterir.
Saati Göster; bu seçenek işaretliyse Görev Çubuğunun sağ tarafında sistem saati gösterilir.
Başlat Menüsünü Özelleştirmek
Başlat Menüsünü özelleştirmek için Görev Çubuğu Özellikleri pencerisini açmamız gerekir. Bu pencereyi açmak için iki farklı yol izlenebilir. Görev çubuğunda boş bir alana sağ tıklayıp özellikler seçebiliriz veya Başlat-Ayarlar-Görev Çubuğu ve Başlat Menüsü komutunu veririz. Gelen pencerede Başlat Menüsü Programları adlı sekmeye tıklarız. Bu pencerede dört farklı seçenek vardır;
Temizle; Bu düğme ile Başlat-Belgeler menüsünde bulunan en son çalıştırılan 15 adet dosya adı temizlenir.
Ekle; Bu düğmeciğe tıklandığında karşımıza kısayol oluşturma penceresi gelir. Buradan istediğimiz dosya seçilerek başlat menüsüne kısayolunu ekleyebiliriz.
Kaldır; Bu düğmeciğe tıklandığında karşımıza Başlat-Programlar altında bulunan kısayolların bir listesi gelir. Bu listeden istediğimiz bir kısayolu seçerek silebiliriz. Bir kısayol silmek için kullanılabilicek bir başka yol ise; Başlat Menüsünde herhangi bir kısayol üzerinde iken sağ tıklayıp gelen menüden sil komutunu vermektir. Silinen kısayollar geri dönüşüm kutusuna gönderilir.
Gelişmiş; Bu düğmeciğe tıklandığında Windows Gezgini içerisinde başlat menüsü kısayolları karşımıza gelir. Burada yeni program grupları (klasörler) oluşturablir, kopyalama, taşıma, silme ve yeniden adlandırma işlemleri gerçekleştirilebilir.

Denetim Masası
Windows 98 ile ilgili ayarlamaların yapılabilmesi için gerekli araçların bulunduğu bir klasördür.
Tarih ve Saati Değiştirmek
Bilgisayarın tarih ve saatini değiştirmek için iki farklı yol izleyebiliriz.
1. Görev çubuğunda bulunan saatin üzerine çift klik yaparak
2. Denetim masasi içerisinde bulunan Tarih ve Saat adlı simgeyi açarak.

Klavye Ayarları
Windows 98 de klavye ayarlarını yapabilmek için ;
1. Denetim masasında bulunan Klavye simgesini çalıştırmak
2. Görev Çubuğunda bulunan klavye simgesine sağ tıklayarak gelen menüden özellikleri seçmek gerekiyor.
Bu gelen pencerede klavyenin yazma hızını hangi dili kullanacağımızı hangi klavye tipini Q veya kullnacağımızı belirtiyoruz.

Mouse Ayarları
Windows’da mouse’un işaretçisini, hareket hızını, çift tıklama hızını değiştirmek için Denetim Masasında bulunan Fare adlı simgeyi çalıştırarak yapabiliyoruz.
Görüntü
Masaüstünü özelleştirebilmemiz için Görüntü Özellikleri adlı pencere açılır.
Ses
Windows’un belirli olaylar karşısında çıkartmasını istediğimiz sesleri ayarlayabilmek için bu pencereyi kullanırız. Bu pencereden Windows açılış, kapanış sesleri, pencere açılışlarında, kapanışlarında, tam ekran yapıldığında, menülerin açılışlarında, hata mesajlarında vb. olaylardaki ses düzeni ayarlanır.
Masaüstü Temaları
Windows’a biraz daha canlılık hareket getirmek için tasarlanmış eğlence amaçlı bir programdır. Masaüstü Temalarında duvar kağıdını, ekran koruyucularını, ses düzenini, fare işaretçilerini, masaüstü simgelerini tek bir seçerek ile değiştirebilmemiz için hazır birçok şablon bulunur. Bunlardan istediğimizi seçerek Windows’u biraz daha eğlenceli bir hale getirebiliriz.
Program Ekle / Kaldır
Windows’da bulunan programları özelleştirmek için kullanılır. Çalıştırmak için Denetim Masasında bulunan Program Ekle / Kaldır simgesini çalıştırmamız gerekir. Program Ekle / Kaldır ‘ı çalıştırdığımızda karşımıza gelen pencerede üç adet sekme bulunur;
Yükle / Kaldır ; Bu bölümde Windows’a daha sonradan kurulmuş olan programların bir listesi bulunur. Bu listeden istenilen program seçildikten sonra Ekle / Kaldır düğmeciğine tıklanarak o programı bilgisayarımızdan kaldırabiliriz.
Windows Kur ; Windows ile beraber gelen programlar, oyunlar, masaüstü duvar kağıtları, ekran koruyucuları, masaüstü temaları ve diger programları Windows’a tekrar kurmak yada kaldırmak için kullanılır.
Başlangıç Disketi; Herhangi bir problem karşısında bilgisayarı açabilmek için gerekli olan sistem disketini oluşturmak için kullanılır.
Yazı Tipleri
Windows’da kullanabileceğimiz tüm yazıtiplerini görebilmemizi, yeni yazıtipleri ekleyebilmemizi ve varolanları silebilmemizi sağlayan bir araçtır.
Yazıcılar
Windows’a yeni bir yazıcı tanıtmak varolan yazıcıları silebilmek ve değişiklik yapabilmek için yazıcılar klasörünü çalıştırmamız gerekir. Yazıcılar klasörüne ulaşabilmek için şu yolları izleyebiliriz.
1. Başlat-Ayarlar-Yazıcılar
2. Bilgisayarım_Yazıcılar
3. Denetim Masası_Yazıcılar

Dosya ve Klasör Yönetimi
Bilgisayarda bulunan tüm programlar, oyunlar, işletim sistemleri, bizim hazırladığımız belgeler dosyalar halinde saklanır. Bu dosyalar bilgisayarımızda harddisk adını verdiğimiz fiziksel bir aygıtta saklanır ve bu dosyaları kendi aralarında gruplamak içinde klasörler kullanılır.
Sürücü; Dosya ve klasörlerin saklanabileceği fiziksel ortamlardır ve alfabede bulunan harfler ile temsil edilirler. Disket sürücüler A veya B harfi ile Harddiskler ise C ve sonrasında gelen harfler ile temsil edilirler. CD-ROM DVD-ROM ve Tape Backup üniteleri vb. diğer aydıtlar ise Harddiskten sonra gelen harfler ile temsil edilirler.
Klasör; Sürücüler içerisinde bulunan ve dosyaları gruplamak amacı ile kullanılan program grup isimleridir. Klasörler dosyaları yaptıkları işlere göre gruplandırırlar, bu sayede aradığımız herhangibir dosyayı bulmamız kolaylaşır. Bu olay tıpkı bir kütüphanede kitapların konularına göre gruplandırılmalarına benzer.
Örneğin bilgisayarımızda hazırladığımız belgeler, hesap tabloları, sunular vb. “C” sürücüsünde bulunan “Belgelerim” adlı klasörde gruplanmışlardır. Windows’a ait dosyalar “C” sürücüsünde bulunan “Windows” adlı klasörde gruplanmışlardır ve yine bu dosyalar yaptıkları işlere göre kendi aralarında gruplandırılmışlardır. Bu sayede örneğin bir oyunu silmek veya kopyalamak için o oyunu çalıştıran bütün dosyaları tek tek seçmek yerine bu dosyaları içinde barındıran klasörü seçerek istediğimiz işlemi biraz daha pratik yapabiliriz.
Dosya; Bilgisayarda yaptığımız her işlem dosyalar aracılığı ile yapılmaktadır. Bir oyun oynuyaacaksak onun için gerekli dosyalar ekran görüntüleri dosyalarda saklanır. Kullandığımız bir muhasebe programında girdiğimiz faturalar, çekler, senetler ilgili dosyalara kaydedilir. Yazdığımız belgeler, hesap tabloları, sunular vb. dosyalarda saklanır. Bu sayede yaptığımız çalışmaları istediğimiz herhangi bir zamanda açıp okuyabilir gerekli güncellemeleri yapabiliriz. Bilgisayarda bulunan bütün dosyalar “dosyaadı.uzantı” şeklinde saklanır. Dosyaadı o dosyanın yaptığı işe göre verilmiş mantıksal bir isimdir ve toplam 255 karakter uzunluğunda olabilir, uzantı ise o dosyanın işlevine göre bilgisayar tarafından daha önceden belirlenmiş bir isim olabilir ve genelde 3 harf uzunluğundadır. Uzantılar sayesinde o dosyanın hangi programla hazırlandığını ve hangi programlarla açılabileceğini anlayabiliriz. Aşağıda belli birkaç dosya uzantı örneği bulunmaktadır;

Uzantı Açıklama
Exe Uygulama dosyaları
Bat Toplu iş kütükleri
Txt Metin dosyaları
Bmp Resim dosyaları
Jpg Resim dosyaları
Doc Microsoft Word dosyaları
Xls Microsoft Excel dosyaları
Ppt Microsoft Powerpoint dosyaları
Zip Sıkıştırılmış dosyalar


Dosyalar bilgisayarımızda içeriklerine göre belirli bir alan kaplarlar. Her bir harfin bilgisayarda kapladığı alana 1 byte denir ve buna göre ölçü birimleri aşağıdaki gibidir.

1 Karakter = 1 Byte
1024 Byte = 1 Kilobyte (Kb)
1024 Kilobyte = 1 Megabyte (Mb)
1024 Megabyte = 1 Gigabyte (Gb)


Windows Gezgininin Kullanılması
Windows Gezgini, Windows işletim sisteminin dosya ve klasörleri yönetebilmemiz için bize sunduğu bir araçtır. Başlat-Programlar- programlar menüsü ile çalıştırılabileceği gibi Başlat-Çalıştır penceresine Explorer yazarakda çalıştırılabilir. Araştırılıyor adlı bir başlıkla gelen pencerede sağ tarafda ve sol tarafda iki liste bulunur. Listenin sol tarafında biligisayarınızda bulunanları hiyerarşik bir şekilde görebilirsiniz. Listenin en başında Masaüstü bulunur ve masaüstünde bulunan simgeler hiyerarşik bir liste ile sıralanmıştır. Listenin sağ tarafında ise sol tarafta seçili olan bir elemanın içeriğini görebilirsiniz.
Bilgisayarım simgesi ile bilgisayarınızda bulunan sürücü, klasör ve dosyalara erişeblirsiniz.
Ağ Komşularım simgesi ağa bağlı olan bilgisayarlara ve yazıcılara erişeblirsiniz.
Geri Dönüşüm Kutusu simgesi silinmiş öğelere erişeblirsiniz.

Üzerinde İşlem Yapılacak Öğeleri Seçmek
Dosyaları silmek, kopyalamak, taşımak vb. işlemleri yapabilmek için üzerinde işlem yapılacak öğeleri seçmek gerekir. Windows’da seçim işlemi klavye veya mouse aracılığı ile yapılır. Seçilmek istenilen öğeye mouse ile tıklanır veya klavyede bulunan yön tuşları kullanılılr. Herhangi bir sürücü/ klasör veya içerisinde bulunan dosyalar üzerinde işlem yapabilmek için öncelikle sürücü/ klasör seçilir. Seçili olan sürücü/ klasör adı adres çubuğunda görülmelidir. Listenin sol tarafında ise seçili olan sürücü/ klasör’ün içeriği görülür. Birden fazla dosya veya klasör seçmek için şu yollar kullanılır.
Aralıklı Seçim; Klavyeden control tuşuna basılarak seçilmek istenilen dosyalara mouse ile tıklanılır.
Ardışık Seçim; Klavyeden shift tuşuna basılarak seçilmek istenen dosyaların ilkine sonrada son dosyaya tıklanır. Bu sayede belirtilen aralıklatki tüm dosyalar seçili hale gelir.

Tümünü Seç; Düzün menüsünden Tümünü Seç komutu verilerek veya Ctrl-A tuşlarına basılarak tüm dosyalar seçilir.

Klasör Oluşturmak
Bazen dosyalarımızı gruplamak amacı ile yeni klasörler oluşturma ihtiyacı duyarız. Öncelikle klasörü oluşturacağımız sürücü veya klasörü seçeriz. Bu işlemden sonra aşağıdaki yollardan istediğimizi kullanarak klasör oluşturabiliriz.
1. Dosya-Yeni-Yeni Klasör menüsü aracılığı ile
2. Listenin sağ tarafında boş bir alana sağ tıklayıp gelen menüden Yeni-Yeni Klasör komutu aracılığı ile

Klasör\Dosya İsimlerini Değiştirme
Bir dosya veya klasörün adını değiştirmek için ağağıdaki yollardan istediğimizi kullanabiliriz
1. Dosya-Yeniden Adlandır menüsü aracılığı ile
2. Seçili olan dosya veya klasöre sağ tıklayıp gelen menüden Yeniden Adlandır komutunu vererek
3. Aralıklı bir şekilde dosya iki kez tıklayarak
4. Klavyeden F2 tuşuna basarak

Klasör\Dosya Silme
Bazen bilgisayarımızda bulunan gereksiz klasör veya dosyaları silme ihtiyacı duyarız. Bu işlemi yapmak için silmek istediğimiz öğeleri seçtikten sonra ağağıdaki yollardan istediğimizi kullanarak silme işlemini gerçekleştiririz.
5. Dosya-Sil menüsü aracılığı ile
6. Seçili olan dosyalara sağ tıklayıp gelen menüden sil komutunu vererek
7. Araç çubuğundan sil düğmesine tıklayarak
8. Klavyeden Delete tuşuna basarak
9. Seçili olan öğeleri mouse ile geri dönüşüm kutusuna sürükleyerek
Bu yöntemler ile silinen öğeler Windows’da Geri Dönüşüm Kutusuna gönderilir.
Not; Bir dosyayı Shift-Delete tuşları ile silerseniz direkt olarak bilgisayarınızdan silinir. Geri Dönüşüm Kutusu aracılığı ile kurtarılamaz.

Klasör\Dosya Taşıma
Bilgisayarımızda bulunan dosyaların yerini değiştiririz ve bu işleme taşıma adını veririz. Taşıma işlemi iki etapda yapılır. İlk etapda taşınmak istenilen dosyalar (kaynak) üzerinde kes komutu verilir, ikinci etapda ise taşınacakları yerde (hedef) yapıştır komutu verilir. Bu işlemi yapmak ağağıdaki yollardan istediğimizi kullanabiliriz
1. Düzen-Kes, Düzen-Yapıştır menüsü aracılığı ile
2. Sağ tıklayıp gelen menüden Kes, Yapıştır komutları aracılığı ile
3. Araç çubuğundan Kes, Yapıştır düğmelerine tıklayarak
4. Klavyeden Ctrl-X, Ctrl-V tuşlarına basarak
5. Seçili olan öğeleri mouse ile taşımak istediğimiz yere sürükleyerek

Klasör\Dosya Kopyalama
Kullanım şekli ve mantığı olarak taşıma işlemine çok benzerdir. Aralarındaki tek fark kopyalama işleminde seçilen dosyalar (kaynak) asıl yerlerinde kalır. Yapıştırma işlemi yaptığımız yerde (hedef) ise bir kopyaları oluşur. Bu işlemde iki etapda yapılır. İlk etapda kopyalanmak istenilen dosyalar (kaynak) üzerinde kopyala komutu verilir, ikinci etapda ise kopyalanacakları yerde (hedef) yapıştır komutu verilir. Bu işlemi yapmak ağağıdaki yollardan istediğimizi kullanabiliriz
1. Düzen-Kopyala, Düzen-Yapıştır menüsü aracılığı ile
2. Sağ tıklayıp gelen menüden Kopyala, Yapıştır komutları aracılığı ile
3. Araç çubuğundan Kopyala, Yapıştır düğmelerine tıklayarak
4. Klavyeden Ctrl-C, Ctrl-V tuşlarına basarak
5. Seçili olan öğeleri klavyeden control tuşu basılı iken mouse ile kopyalamak istediğimiz yere sürükleyerek

Diskete Kopyalama
Normal bir kopyala işleminden hiçbir farkı yoktur.Sadece kopyalanılacak yer(kaynak) olarak 3½ DisketSürücü (A) seçilmelidir. Bu işlemi yapmak için kullanılacak bir başka yol ise kopyalanıcak dosyalara sağ tıklayarak gelen menüden Gönder-3½ DisketSürücü (A) komutu verilerek.

Geri Dönüşüm Kutusu
Bilgisayarda silinen tüm dosyalar Geri Dönüşüm Kutusu adı verilen özel bir yerde saklanır. Geri Dönüşüm kutusuna Windows Gezgini aracılığı ile veya masaüstünde bulunan simgesine iki kez tıklayarak erişebilirz. Geri dönüşüm kutusu içerisinde silinen tüm dosyalarımız ve klasörlerimiz bulunur. Bunlar arasından kurtarmak istediklerimizi seçtikten sonra aşağıdaki yollardan istediğimizi kullanabiliriz;
1. Dosya-Geri Al menüsü
2. Sağ tıklayıp gelen menüden Geri Al komutu
Eğer Geri Dönüşüm Kutusunda bulunan dosya ve klasörlere ihtiyacımız olmadığını düşünüyosak Dosya menüsünden Geri Dönüşüm Kutusunu Boşalt komutunu vererek bu dosya ve klasörleri bilgisayarımızdan tamamen silebiliriz.

Kısayol Oluşturmak
Bazen çok sık kullandığımız dosya veya programların masaüstünde birer kısayolunu oluşturmak bu sayede bu dosya veya programlara daha hızlı erişmek isteriz. Masaüstünde bir kısayol oluşturmak için masaüstüne sağ tıklayıp gelen menüden Yeni-Kısayol komutunu veririz. Karşımıza gelen pencereden Komut Satırı adlı kısma çalıştırmak istediğimiz dosyanın veya programın bilgisayarımızda bulunduğu yeri yazarız veya Gözat düğmeciğine tıklayarak bilgisayarımızda bulunduğu yeri belirtiriz. Daha sonra ileri düğmesine bsarak kalan aşamaları tamamlarız.

Scandisk
Bilgisayarı Windows’tan çıkmadan kapatırsak veya çalışırken elektirik kesilirse Windows’un ihtiyac duyabileceği bazı dosyalar hasar görebilir, disk yüzeyinde bozuk alanlar oluşabilir. Tüm bunlar bilgisayarımızn düzensiz çalışmasına, çalışırken kilitlenmesine, hatalar vermesine yol açar. Bu alanları onarmak için Scandisk adlı programı kullanabilirz. Başlat-Programlar-Donatılar-Sistem Araçları-Scandisk menüsü araçılığı ile çalıştırabileceğimiz program iki farklı modda çalışabilir. Öncelikle tarama yapılmasını istediğiniz sürücü seçilir ve ardından tarama tipi belirlenir.

Standart; Sadece dosyalar incelenir ve düzeltilmeye çalışılır.
Tam; Hem dosyalar hem de disk yüzeyi hataları incelenir ve düzeltilmeye çalışılır.
Disk Birleştirici
Bilgisayarımıza dosya kopyalayıp sildikçe harddiskde parçalanmalar meydana gelir. Bu parçalanmalar fiziksel değil yazılımsal olur. Disk yüzeyinde bulunan dosyaların parçalanmasıdır. Bu olay bilgisayarımızın çalışma performansını direkt olarak aşağı düşürür. Bilgisayarda meydana gelen bu olaya “fragmantasyon” adı verilir. Bu sorunu düzeltmek için defrag.exe adlı bir program kullanırız. Başlat-Programlar-Donatılar-Sistem Araçları-Disk Birleştirici menüsü araçılığı ile bu programa ulaşabiliriz.

Disk Temizleme
Bu program harddiskte bulunan gereksiz dosyaları kolay bir şekilde silmemizi sağlar. Ayrıca harddiskte bulunan boş alan %3’ün altına inenrse bu program otamatik olarak devreye girer. Başlat-Programlar-Donatılar-Sistem Araçları-Disk Temizleme menüsü aracılığı ile bu programı çalıştırabiliriz. Program çalıştığında temizleyeceğimiz diski seçmemiz ister. Bu işlemden sonra harddiskimizi tarar ve silebileceğimiz dosyaları bize gösterir.

Yedekleme
Windows 98 ile yedekleme işlemini yapabileceğimiz bir program gelir. Başlat-Programlar-Donatılar-Sistem Araçları-Yedekleme menülerini kullanarak bu programı çalıştırdığımızda yedek almak istediğimiz dosyaları belirleriz. Bu program araçılığı ile yedek aldıktan sonra istediğimiz herhangibir zaman yedeğini aldığımız dosyaları tekrar yükleyebilirz.

13 Aralık 2006

BİLGİSAYARA GİRİŞ 1. BÖLÜM

BİLGİSAYARA GİRİŞ

IBM firması 1981 Ağustos ayında Apple firmasına rakip olarak ürettiği bilgisayarlara PC (Personel Computer) adını verdi IBM bu bilgisayarlarda APPLE‘den daha farklı bir mimarı izledi. İşlemci olarak INTEL’i işletim sistemi olarak da Microsoft firması ile ortak bir çalışma sonucu oluşturulan DOS’unu tercih etti. IBM PC ile büyük bir başarı sağladı. IBM’in PC alanındaki başarısını fark eden diğer bilgisayar firmaları da pazarın çok büyük olduğunu ve büyük bir kazanç sağlayacağını düşünerek ev kullanıcıları için bilgisayar üretme kararı aldılar. Fakat önlerinde bir soru vardı; Üretecekleri bilgisayarlar Apple II uyumlumu yoksa PC uyumlumu olacaktı. Yada kendileri yeni bir mimari bulup her ikisi ile de uyumsuz yeni bir bilgisayar üreteceklerdi. IBM’in çok büyük bir firma oluşu ve pazarda IBM ile rekabet edemeyeceklerini düşünerekten kendi üretecekleri bilgisayarları PC uyumlu yapma kararı aldılar. Böylece şu an kullandığımız bilgisayarlar IBM UYUMLU PC adını aldı. Bu firmalar sonuçta haklı çıktılar. Şu pazarın en büyük payına PC sahip.
8 Mhz(Megahertz) bir hiza sahip 8088 ile başlayan PC rüzgarı akıl almayacak bir hızla gelişti ve su an 1500 Mhz’lik PentiumIV’lere kadar geldi. Bu arada değişen sadece bilgisayar hızları değil işletim sistemleri de oldu. Microsoft firmasına ait MS-DOS ile başlayan işletim sisteminde de büyük değişimler oldu. Text modlu olarak çıkan MS-DOS işletim sistemi zamanla evrim geçirerek yerini Windows işletim sistemine bıraktı. Şu anda mouse kullanabileceğimiz grafik arabirimli, görsel, eğlenceli Windows 98 işletim sistemini kullanmaktayız.
İlk dönemler sadece iş amaçlı kullanılan bilgisayarlar zamanla evlere girdikçe daha farklı alanlar çıkmaya başladı. Artık bilgisayar bir iş aracı değil hayatın birer parçası haline geldi. Artık is başvurularında ilk sorulan sorulardan birisi bilgisayar biliyor musunuzdur. Bu denli hayatımıza giren bilgisayarlarda internetin de gelişimi ile neredeyse aklımıza gelebilecek her şey yapılabilir hale geldi. Bilgisayarları işlerimizi takip etmek, evraklarımızı hazırlamak, oyun oynamak, müzik dinlemek, film, tv izlemek, haberleşmek, alışveriş için kullanabiliyoruz.
Bilgisayarı incelerken iki grup altında incelemek doğru olur. Hardware (Donanım) ve Software(Yazılım);


Donanım (Hardware)
Bilgisayarı oluşturan fiziksel parçaların tamamına verilen isimdir. Donanımda kendi arasında iki farklı grupta incelemek doğru olur. Birinci gruba yani bir PC’nin çalışabilmesi için gerekli olan parçalara Temel Birimler adı, diğer gruba ise daha sonradan PC’ye takılabilen ve çeşitli fonksiyonlar kazandıran parçalara Çevre Birimleri adı verilebilir.


Anakart; Mainboard olarak da adlandırılır. Bir PC’de bulunan tüm aygıtlar bir şekilde anakart ile bağlantılıdırlar ve bu sayede aralarında iletişim kurarlar. Bu bağlantı direkt üzerine takılarak ( PCI veya ISA yuvalara) veya bir kablo aracılığı ile yapılır.
CPU; Central Processing Unit (Merkezi İşlem Birimi) Bilgisayarın beynidir. Bilgisayarda yapılan bütün işlemler CPU üzerinde gerçekleşir ve bilgiler gerekli yerlere dağılır.
Ram; Random Access Memory(Rastgele Erişimli Bellek) Harddisklerden çok daha hızlı oldukları için çalıştırılan programlar Ram üzrinde işlem görürler. Bu nedenle Ram ne kadar fazla olursa bilgisayarda o denli hızlı çalışır.
Harddisk; Hdd bilgisayarda bulunan verilerin saklandığı yerdir. Bütün bilgilerimiz oyunlarımız programlarımız işletim sistemimiz harddiskte saklanır. Hdd genelde “C” karakteri ile temsil edilir.
Floppy; Disket Sürücü ve Fdd olarakda adlandırılır. Manyetik disklere veri kaydedebilen ve bunların içerisindeki verileri okuyabilen aygıtlara verilen isimlerdir. Bir disketin alabileceği en fazla veri 1,44 MB dir. Disket sürücü genelde “A” harfi ile temsil edilir.
Ekran Kartı VGA; Monitöre yansıyacak görüntüleri aktaran ve gerekli işlemleri yapan bir aygıtdır.
Kasa; PC içerisinde bulunan parçaları dış etkenlere karşı muhafaza eder ve bu parçalara elektirik dağılımını gerçekleştirir.
Monitör Ekran; Bilgisayardan gelen sinyalleri görmemizi sağlayan bir aygıttır. Çalışma mantığı tıpkı Televizyon gibidir.
Klavye+Mouse; Bilgisayara yapmak istediklerimizi bildirmek, komutlar vermek için kullandığımız aygıtlardır.
Yazıcı; Printer olarak da geçen bu aygıt bilgisayarda hazırladığımız evrakları kağıt üzerine çıkartmak için kullanılır.
Tarayıcı; Scanner kağıt üzerindeki bir yazıyı bir resmi bilgisayar ortamına aktarmak için kullanılırlar.
Çizici; Plotter mimari çizimlerde ve folyo kesimlerinde kullanılan bir aygıttır.



Yazılım (Software)
Bilgisayarı kullanabilmemiz ve istediğimiz işlemleri yapabilmemiz için geliştirilen programlara verilen isimdir. Yazılımıda kendi arasında İşletim Sistemleri ve Uygulamalar olarak iki farklı grupta inceleyebiliriz.
İşletim Sistemleri; Donanım ve kullanıcı arasındaki haberleşmeyi sağlayan bir programdır. Tam olarak görevi ise şu maddeler ile açıklayabiliriz;
-PC donanımını kullanıcının kullanabilmesini sağlar, örneğin TV Kartı ile TV izlemek, modem aracılığı ile internete bağlanmak, ses kartı aracılığı ile müzik dinlemek vs.
-Uygulamaları kullanmamızı sağlar. Farklı konularda çalışmak için geliştirilen uygulamaları çalıştırabilmemizi ve kullanmamızı sağlar.
-Dosya Yönetimini sağlar. Dosyaları istediğimiz şekilde adlandırmamızı, gruplamamızı, silmemizi sağlar.
Uygulamalar; Belirli işleri yapabilmesi amacı ile hazırlanan, çalışmak için bir işletim sistemine ihtiyaç duyan programlardır. Örneğin Word kelime işlemci programı, Excel Hesap Tablosu programı vb.

BİLGİSAYARI KULLANMAK
Bilgisayarı kullanabilmek için önce açmamız gerekiyor. Açma işlemini gerçekleştirmek için kasa üzerinde bulunan Power Düğmesine (Genelde büyük belirgin bir düğmedir) basılır. Bu işlemden sonra bilgisayar açılır ve devreye Bios (Anakart üzerinde bulunan bir entegre. Görevi sistem tarihi ve saatini ve donanım hakkında bilgileri saklamak ve kontrol etmek) girer. Sisteme bağlı aygıtları test eder. Bu işlem bittikten sonra işletim sistemi yüklenir ve karşımıza Windows98 ekranı gelir. Bu aşamadan sonra yapılması gereken işleri mouse ve klavye kullarak sisteme biz bildiririz.

Mouse Kullanmak
Windows açıldığında ekranın ortasında bir ok işareti bulunur. Bu işaret mouse’umuzu temsil eder. Mouse’u sağ elimiz ile tutarak sağa, sola, aşağı, yukarı hareket ettirerek ekrandaki işaretçiyi oynatabiliriz. Bu şekilde işaretçiyi istediğimiz yere götürebiliriz. Mouse’u kullanırken üzerinde bulunan tuşlarına tıklarız. Üç tip tıklama türü vardır;
Tıklama; Herhangi bir nesneyi seçili hale getirmek veya bir menüyü açmak için kullanılır. Örneğin işaretçiyi masaüstünde bulunan Bilgisayarım simgesinin üzerine getirip bir kez sol düğmeye tıklayalım. Bilgisayarım simgesi seçili hale gelir. İşaretçiyi Başlat Menüsünün üzerine götürüp bir kez tıklayalım. Başlat Menüsü açılır.
Çift Tıklama; Herhangi bir nesnenin üzerinde mouse’un sol düğmesine iki kez hızlı bir şekilde tıklama işlemine denir. Çift tıklama olayı genelde programları çalıştırmak için kullanılır. Örneğin mouse’umuzu masaüstünde bulunan Bilgisayarım simgesinin üzerine getirip cift tıklarsak bilgisayarım penceresi açılır.
Sağ Tıklama; Herhangi bir nesnenin üzerinde mouse’un sağ düğmesine tıklama işlemine denir. Bu işlem sağ tıklanan nesne üzerinde yapabileceğimiz işlemleri bir menü içerisinde bize getirir. Örneğin mouse’umuz ile masaüstünde boş bir alana sağ tıklayarak bir kısayol menüsüne ulaşabiliriz. Bu menüdeki seçenekler ile masaüstü ayarlarında değişiklikler yapabiliriz.

Klavye Kullanmak
Bilgisayara yapacağımız işlemleri bildirirken, veri girerken vb. işlemleri yaparken en fazla kullandığımız araçtır. Klavyeler harf dizilimlerine göre ikiye ayrılırlar. Q ve F Klavye; F Klavye Türk diline daha uygun olmasına rağmen Q Klavye çok daha fazla yaygındır. Genel kullanımı ve bazı tuşlarıın özellikleri aşağıdaki gibidir.
Esc; Escape olarak adlandırılır ve birçok uygulamada iptal etmek vazgeçmek anlamında kullanılır.
Enter; Onay verme, kabul etme amaçlı kullanılır. Giriş tuşu olarakda adlandırılır. Kelime işlemcilerde satır açmak için kullanılır.
Tab; Onay kutucukları arasında geçiş yapar. Kelime işlemcilerde satır içinde belli bir miktar boşluk açmak için kullanılır.
CapsLock; Büyük veya küçük harf yazmayı sağlar. Bu tuşa basıldığında klavyenin sağ üst köşesinde bulunan CapsLock ışığı yanar veya söner.
Shift; Tek başına bir fonksiyonu yoktur. Beraberinde bir tuşa basılırsa büyük harf yazmasını sağlar ve tuşların üst bölümlerinde bulunan karakterleri yazmamızı sağlar.
Alt; Diğer tuşlarla birlikte kullanılır. Genelde menüleri açmak amaçlı kullanılır. Menülerde altı çizgili harf ile beraber basıldığında menüler açılır.
Alt Gr; Tuşların sağ alt taraflarında bulunan karakterleri yazmamızı sağlar.
Ctrl; Control tuşuda diğer tuşlarla birlikte kullanılır. En çok kısayol tuşu olarak kullanılır. Örneğin Microsoft neredeyse bütün programlarında Kaydet seçeneği için Ctrl+S tuşlarını tanımlamıştır.
Backspace; Soldan sağa doğru silerek ilerlemek için.
End; İmleci satırın sonuna götürür.
Home; İmleci satırın başına götürür.
Yön Tuşları; İmleci aşağı-yukarı, sağa-sola taşımamızı sağlar.
Page Down; İmleci yarım sayfa aşağı indirir.
Page Up; İmleci yarım sayfa yukarı taşır.
Delete; Silmek için kullanılır. İmlecin sağındakileri siler.
PrintScreen; Ekran görüntüsünü kopyalar

11 Aralık 2006

Cisco Network System CCNA Eğitim Notları 1. Bölüm

Ethernet İle İlgili Temel Bilgiler

İlk başta yerel ağ(LAN) kavramı yoktu. Eğer iki bilgisayar arasında veri aktarımı yapmak isterseniz tek yol, dosyayı diskete kopyalayıp diğer makinaya gidip yüklemekti. Şahsen gördüğüm bir örnek şu şekildeydi: Bir ofiste aynı DBase programını kullanan üç bilgisayar vardı ancak aralarında ağ kurulu değildi. Bilgisayarların birinden müşteri girişi, diğerinden ödemeler ve diğerinde de stok işlemleri yapılıyordu. Akşam olunca her üç makinadanda disketle o bilgisayarda üzerinde işlem yapılan dosyalar alınıyor ve diğer iki makinaya aktarılıyordu. Böylece her makina en azından bir önceki günün tüm bilgilerini kullanabiliyordu. Tabii arada bir disketler karışınca tüm veri yapısı bozulup, sonra 1-2 ay gece gündüz demeden en baştan veri girişi yapılması gerekebiliyordu :))
Kişisel bilgisayarların 80'li yılların başlarından itibaren yaygınlaşması ile bilgisayarlar arasında hızlı ve güvenli veri aktarımına olan ihtiyaç arttı. Çözüm ise Ethernet'ti. Günümüzde bir çok LAN teknolojisinden söz edise de, Ethernet açık ara farkla en yaygın LAN teknolojisidir. Ethernet ilk ortaya çıkışından itibaren teknolojisi ve üretim haklarıyla herkese açıktır. Kullandığı teknolojinin üretimi kolaydır ve ucuza mal edilebilir. Aynı zamanda güvenilir olduğu ve kullanıcıların ihtiyaçlarını karşıladığı için en yaygın yerel ağ teknolojisi haline gelmiştir. En yaygın teknoloji olması ethernetin üreticiler için büyük bir pazar haline gelmesine ve sürekli geliştirilmesine yol açmaktadır.
Ethernetin tarihi
Ethernet Xerox firmasının Palo Alto araştırma merkezinde 1970'li yıllarda Dr. Robert M. Metcalfe tarafından geliştirildi. Metcalfe "geleceğin ofisi" projesi üzerinde çalışıyordu ve elinin altında dünyanın ilk workstation bilgisayarlarından biri olan Xerox Alto bilgisayarlar bulunuyordu.
1972 yılının sonlarında, Metcalfe ve Xerox'ta çalışan iş arkadaşları Xerox Alto'ları birbirine bağlamak için deneysel olarak Ethernet'i geliştirdiler. Böylece Alto bilgisayarlar diğer sunucular ve lazer yazıcılar birbiriyle haberleşebiliyordu. İlk Ethernetin çalışma hızı Alto'larla uyumlu olması için Alto'nun çalışma hızı ile aynı tutulmuş ve sonuçta ağ 2.94 Mega Bit/Saniye hızında çalışmıştır. İlk ethernet tek parça bir koaksiyel kablo kullanıyordu.
Metcalfe önce Alto Aloha Network olan sistemin ismini 1973 yılında "Ethernet" olarak değiştirdi. Böylece sistemin sadece Alto bilgisayarlarda değil tüm bilgisayarlarda çalışabileceğini vurgulamak istiyordu. Ethernet kelimesi bir zamanlar tüm uzayı doldurduğuna ve elektromanyetik sinyallerin aktarımını sağladığına inanılan "ether" den geliyordu. Metcalfe'nin sisteminde de veri bitleri tüm sistemlere ulaştığı için sonuçta "Ethernet" doğmuş oldu.1979 yılına kadar sadece Xerox içinde kullanılan Ethernet'in resmi duyurusu 1980 yılında yapıldı. Xerox, DEC(Digital Equipment Corporation) ve Intel firmaları ile beraber, sonradan "DIX Standart" olarak anılan ethernet standardını yayınladı. DIX standardı koaksiyel kablo üzerinden 10 MBs hızında çalışan etherneti tanımlamıştır. Böylece ethernet, firma içi deneysel bir çalışmadan herkese açık gerçek bir ürün haline gelmiş oldu.
Ethernet veya IEEE 802.3 ?
DIX standardından sonra Ethernet, Institute of Electrical and Electronics Engineers (IEEE)'in 802 kodlu komisyonu tarafından geliştirilmeye devam etti. IEEE 1985 yılında "IEEE 802.3 Carrier Sense Multiple Access with Collision Detection (CSMA/CD) Access Method and Physical Layer Specifications" şeklinde bir isimle yeni ethernet standardını yayınladı. İzleyen dönemde IEEE standardı International Organization for Standardization (ISO) tarafından yürütülmeye devam etti. ISO günümüzde bilgisayar ağları ile ilgili tüm standarları yürüten kuruluştur.
1985 yılından itibaren üretilen tüm ürünler IEEE 802.3 standardına göre üretilmektedir. Aslında bu ürünleri "IEEE 802.3 CSMA/CD" standardını kullanan ürünler olarak tanımlamak daha doğrudur. Ama dünya çapında hala genel olarak "Ethernet" kelimesi tüm bu ürünler ve dahil oldukları teknolojiyi tanımlamak için kullanılmaktadır.
Ethernet tek bir ağ teknolojisi olmaktan çok, aynı bus topolojisini, frame yapısını ve network access(ağ erişimi) metodunu kullanan ağ teknolojileri ailesini tanımlar.

Ethernetin çalışma şekli
Etherneti geliştiren ekip üç ana problemi çözmek zorundaydılar:
1. Kablo üzerinden veri nasıl gönderilecek
2. Gönderen ve alıcı bilgisayarlar nasıl tespit edilecek
3. Belli bir anda kabloyu kimin kullanılacağına nasıl karar verilecek
Verinin aktarımı: Paketler(Frames)
Tüm bilgisayar ağları ağ üzerinden aktarılacak veriyi sabit boyutta küçük paketler halinde iletirler. Bu yöntemin iki önemli faydası vardır. Birincisi büyük bir dosya transferi yapan bir bilgisayar ağın tamamını uzun bir süre meşgul durumda tutmamış olur. Bir sistem veriyi paketler halinde yollarken, her paketi göndermeden önce kablonun kullanımda olup olmadığını kontrol ettikten sonra paketi yollar. Paket karşıya ulaştığında, kablo tekrar ağdaki tüm makinalar için boş duruma gelmiş olur. Az önceki makina ikinci paketi yollamadan önce tekrar kabloyu kontrol etmek zorundadır. Bu arada diğer bir sistem kendi paketini yollayabilir. Paketler küçük yapıda olduğu için saniyelerler içinde yüzlercesi değişik bilgisayarlar tarafından yollanıp-alınabilir. Bilgisayarları kullanan insan için durum, ağda sanki herkes aynı anda veri alışverişi yapıyormuş gibidir. Veri paketler halinde gönderilmeseydi, bir kullanıcı 50 MB bir dosyayı başka bir bilgisayara yollarken belki 3-5 dakika boyunca diğer hiçbir sistem ağı kullanamayacaktı.
Paketli yapının ikinci faydası ise şudur: 50 MB'lık dosyanın bir biti bile aktarım esnasında bozulursa, bu tüm dosyanın en baştan tekrar gönderilmesi anlamına gelir. Oysa veri paketlere bölünüp yollandığında, sadece bozuk giden paketin tekrar yollanması kafidir.
Ethernet veri paketinin yapısı sabittir. Her paket şu dört bilgiyi içerir:
1. Alıcının MAC adresi
2. Gönderenin MAC adresi
3. Gönderilecek veri'nin kendisi
4. CRC kod

MAC adresi
Ethernet ağına dahil her cihaz ya da ethernet arayüzüne sahip her cihaz "node" olarak adlandırılır. Bilgisayarlara ethernet kartı takınca bir node haline gelirler, ancak ethernet girişi olan başka cihazlar da olabildiği için(router'lar mesela) genel kavram node'dur.
Ethernet ağında sistemler birbirinden sahip oldukları MAC adresi ile ayırdedilirler. Her node veya basitçe her ethernet kartı dünyada eşi olmayan bir adrese sahiptir. Bu adres 48 bitlik bir sayıdır. Örneğin bu yazının yazıldığı bilgisayara takılı ağ kartının MAC adresi şöyle:
100100000110101001010010100011001101100000011
İlgi çekici değilmi? İkili sistemdeki bu sayıyı söylemek ve yazmak zor olduğu için bu sayı 16'lı sayı sisteminde yazılır: 12 0D 4A 51 9B 03
Benim kartımın üreticisi Cnet isimli firma. Bu firma, ağ kartı üretmeye karar verince önce gidip IEEE'ye başvurmuş ve IEEE buna 24 bitlik bir üretici kodu vermiş. Bu kod Organizationally Unique Identifier(OIU) olarak adlandırılıyor ve her üreticiye farklı bir kod veriliyor. Daha sonra Cnet ürettiği her ağ kartı için ilk 24 biti kendi OIU numarası, geri kalan 24 biti ise kartın seri numarası(Device ID-başka bir karta daha verilmeyecek) olmak üzere MAC adresi belirleyip, ağ kartının üzerinde programlanabilir bir çipe bu numarayı yazar. Böylece bu kartın dünyada eşi olmayan bir MAC adresi olur.
Bunun sayesinde sizin almış olduğunuz her ağ kartı üreticisi, üretim tarihi, markası-modeli ne olursa olsun farklı bir MAC adresine sahip olacaktır. Ethernet sisteminde node'ları birbirinden ayırmak için bu MAC adresleri kullanılır.
MAC adreslerinin kullanımı
MAC adresleri sayesinde sistemler ağ üzerinden kendilerine ulaşan veri paketinin kendilerine gelip gelmediğini anlarlar. Ethernet ağında, bir bilgisayar bir veri paketi yolladığında, bu paket ağdaki tüm sistemlere ulaşır. Her makina paketin ilk bölümü olan alıcı MAC adresini okur ve kendi MAC adresiyle kontrol eder. Eğer gelen paket kendine aitse işler, değilse göz ardı eder.Ethernet'in bu özelliği ciddi bir güvenlik açığına yol açabilir. Packet Sniffer olarak adlandırılan programlar, bilgisayara gelen veri paketlerini MAC adresi ne olursa olsun alıp kullanmaya izin verirler. Bu tip programlar iyi niyetle kullanıldığında problemlerin çözümüne yarayabileceği gibi, yerel ağınızda meraklı bir kullanıcının sizin aslında başka bir makinaya göndermekte olduğunuz her dosyayı izlemesine neden olabilir.

Multicast ve Broadcast Adresleri
Bir grup sistemin aynı veriyi alması isteniyorsa, bu gruba dahil olması istenen sistemlerde ethernet arayüzü (bilgisayardaki ağ kartı mesela) belli bir multicast adresine yollanmış veriyi kendi MAC'ine gelen bir veriyi alır gibi alması için ayarlanabilir. Yani multicast adresler belli bir grup cihazın aynı veriyi almasını sağlar.
Broadcast adresi ise 48 biti de 1 olan özel bir adrestir. Bu adrese yollanmış bir veri paketini alan her ağ kartı bu paketi kabul eder ve işleme koyar. Bazen tüm bilgisayarlara gitmesi gereken bir mesaj göndermek gerekebilir. Bu durumda mesajı içeren veri paketleri broadcast adresine yollanır böylece ağa dahil tüm cihazlar bu mesajı alır.

CRC hata denetimi
Cyclic Redundancy Check veri paketlerinin elektrik sinyali olarak kablodan geçerken bozulmaları durumunda bu bozulmanın yani veri paketinin karşıya yolda değişmiş olarak ulaştığının tespitine yarar.
Gönderen taraf, veri paketine konacak veriyi matematiksel bir işlemden geçirir. İşlemin sonucu CRC kodudur. Veri ve CRC kodu karşı tarafa yollanır. Alıcı paketi açar, veriyi okur, aynı matematiksel işlem veriye uygulanır. Sonuç eğer veri yolda bozulmadan, yani bir bit'i bile değişmeden gelmişse, CRC kodu ile aynı olmaldır. Aksi halde alıcı gönderen makinaya ilgili paketi tekrar yollamasını söyler.
Bu noktaya kadar en başta karşımıza çıkan iki problemi yani verinin nasıl gönderileceğini(paketler halinde) ve ağa dahil sistemlerin nasıl birbirinden nasıl ayırdedileceğini(MAC adresi ile) çözdük. Sıra geldi kimin veri paketini yollamak için kabloyu nasıl kullanacağının belirlenmesine.

Kabloyu kim kullanacak (CSMA/CD)
İlkokul öğretmenim her zaman söz size gelmeden konuşmayın derdi. Ama söz bize nasıl gelir, yoksa biz mi söze gideriz o ayrı bir konu. Bir arkadaş grubunda sohbet ederken benim taktiğim ise her zaman şöyledir. Söz almadan önce konuşanın konuşmasını bitirmesini beklerim, ancak kimse konuşmuyorsa sözümü söylerim(Carrier Sense). Ancak benim gibi iyi aile terbiyesi almış bir arkadaşım da aynı benim taktikle sözü alabilir, kimsenin ağzını kapatamayız değil mi canım?(Multiple Access). Bazen işte böyle ikimizde fırsattan istifade iki laf da ben edeyim diye aynı anda söze başlarsak ne olur, gürültü olur tabii, ben böyle durumlarda hemen çenemi kaparım(Collision Detection).
Ethernet'te benzer bir teknik kullanır. Carrier Sense, Multiple Access, Collision Detection veya kısaca CSMA/CD'ye göre, ethernet kartı veri gönderimine başlamadan önce kablonun kullanımda olup olmadığını kontrol eder. Eğer o anda diğer bir sistem kablodan veri aktarıyorsa buna Carrier denir. Kabloda aktarım olup olmadığını tespit Carrier Sense'dir.
Kablo boşta olduğunda her Ethernet arayüzüne sahip cihaz eşit hakka sahiptir ve veri aktarımına başlayabilir. Buna Multiple Access denir. Bir ethernet ağında bilgisayar üzerinde çalışan işletim sistemi veya kullanıcısı önemli değildir. Bir DOS makinası ethernetin kabloyu kullanma şansı açısından W2000 server ile aynıdır.
Bazı durumlarda iki sistem kablonun boş olduğunu tespit ederek aynı anda veri aktarımına başlayabilir. Bu durumda iki tarafın yolladığı veri çakışır(Collision). Ethernet kartları çakışmayı hemen tespit ederler(Collision Detection).
Collision durumları
Collision veya çakışma kelimesi insanda olumsuz bir etki uyandırsa da, bir ethernet ağında çakışmaların oluşması gayet normaldir.
Eğer birden fazla ethernet kartı aynı anda veri iletimine geçerlerse çakışma oluşur. Sistemler kendi yolladıklarıyla kablodan geleni karşılaştırarak bunu hemen tespit ederler. Bunun akabinde her iki taraf da özel bir algoritma ile belirlenen rastgele bir süre boyunca beklerler.
Çakışmaların oluşması ethernetin doğasında olan bir şeydir ve her ethernet ağında çakışma olması kaçınılmazdır.
Eğer ağ limitlerin dışında kullanılmıyorsa(ağa dahil sistem sayısı, kullanılan kablo uzunlukları, veri aktarım yükü vs.) çakışmalar saniyenin milyonda biri gibi sürelerde giderilir. Yani çakışmanın ardından birkaç mikrosaniye bekleyen sistem veriyi yollamaya tekrar başlar.
Eğer ağ çok yoğun kullanılıyorsa, aynı frame/veri paketi gönderilirken birden fazla çakışma olabilir. Bu durumda sistemler rastgele belirlenen bekleme süresini uzatmaya başlarlar. Burada süre rastgele belirleniyorsa nasıl daha uzun veya kısa olabilir diye bir soru akla gelebilir. Sürenin rastgele olması her iki tarafında aynı süre bekleyip, sonra da yine aynı anda aktarım yapmalarının önüne geçmek için rastgeledir. Örneğin her iki tarafta birden ona kadar bir sayı tutar ve o kadar milisaniye bekler. Ancak süre belirlenirken, aynı paketin gönderiminde üstüste çakışma oluyorsa(ağda yoğun trafik varsa) süre 1-10 arası değil belki 50-100 arasında seçilir.
Ethernetin bu yapısı ağdaki trafik yoğunluğu arttıkça kendisini duruma uydurmasını sağlar. Ethernet aynı veri paketini 16 denemeden sonra hala gönderemediyse bu paketi iptal eder. Bu ancak çok uzun bir süre çok aşırı yoğunluk yaşanması durumunda, veya kabloda meydana gelen bir arıza nedeniyle olabilir.
Bu noktada ethernetin diğer ağ teknolojilerinde de olduğu gibi veri aktarımını %100 garanti etmediğini görüyoruz. Bu açık üst katman protokollerinin sağladığı veri kontrolü ile telafi edilir. Bir paket yolda kaybolursa veya 16 denemede de yollanamayıp iptal edilirse, alıcı taraftaki üst katman protokol (TCP/IP kullanılıyorsa; TCP) gönderen taraftaki TCP'ye gelen veride bir eksiklik olduğunu bildirecek ve tekrar yollanmasını isteyecektir.
Ethernetin kullandığı CSMA/CD tekniğinin basit yapısı ethernet ağ kartlarının ve diğer ekipmanların rakip teknolojilere (Token Ring) göre daha ucuza üretilebilmesini sağlar. Böylece ethernet ağları çok daha ucuza mal olur.

Ethernet ne kadar hızlı
CSMA/CD tekniği nedeniyle ethernet veri aktarımı yapabileceği belli bir süreyi çakışmalarla uğraşırken harcar. 90 kullanıcılı bir ethernet ağının olduğu firmada pazartesi sabahı 9:00'da herkes aynı anda oturup makinalarını açıp, şifrelerini girip, gün boyunca kullandıkları programa girmeye çalıştığı anda ağda çok büyük miktarda çakışma oluşur. Kullanıcılar açısından sanki herkes aynı anda ağı kullanıyor gibidir ama aslında CSMA/CD çalışmaktadır. Sık sık "sabahları amma yavaş çalışıyor bu aletler" serzenişlerini duyarsınız. Ancak gün boyunca hiçbir zaman bu 90 kullanıcı da aynı anda ağı kullanmayacağı için, ağ daha yüksek performasla çalışır.
Her ethernet ağı belli bir süreyi çakışmalarla ve broadcast mesajlarıyla harcar. Dolayısıyla hiçbir ethernet söylendiği gibi 10Mbs veya 100Mbs'de çalışmaz. Daha doğrusu sizin birim zamanda aktardığınız veri miktarı bu değerlere hiçbir zaman ulaşamaz çünkü ağdaki bu veri aktarım kapasitesinin bir bölümü collision ve broadcast mesajları ile harcanmaktadır. Ethernetin kullandığı basit iletişim yapısı nedeniyle performans kaybı kaçınılmazdır. Ancak bu basit yapı ucuz üretim maliyetleri anlamına gelir. Sonuç itibariyle getirisi-götürürüsü karşılaştırıldığında ethernet yine de en uygun çözüm durumundadır.

BİLGİSAYAR NEDİR BİR BAKALIM

Hardware(Donanım) Bilgisayarın gözle görülebilen parçalarına verilen isimdir.

Bilgisayarın Çıkışı : 1945 yılında Japonya-amerika arasında Geçen savaş sırasında IBM isimli firma bir bilgisayar yaptı. Ortalama bir bina büyüklüğündeki bu bilgisayar yaptı. Bu bilgisayar Neon lambalarıyla çalışıyordu. (Şu anda bizim kullanmış olduğumuz Transistörlerin atası olarak kabul edilir.) Milyonlarca lambadan oluşan bu bilgisayar bozulduğu zaman Tamiri için yaklaşık 15 bin Kabloyu çıkarıp takmak gerekiyordu. Daha Sonra Silikon vadisi (Silicon Valley) Çalışmalarını genişletti ve P(pozitif)N(negatif)P(pozitif) transistörleri Yaptı ve NPN bu Transistörleri Entergrelere yerleştirdi. (örnek olarak P3 Mimarisinde 55 miyon Transistör bulunuyordu)

Transistör: Sinyal yükseltme işlerimlerinde kullanılan elektronik devre elemanına Transistör Denilir. Bünyesinde P N P veya N P N olmak üzere üç kısım bulunur.Transistörün bulunup entegre haline gelmesiyle Bilgisayar sektörü devleşti.

İlk Masa üstü Pc: AppleI. Mac'ler 1984 yılından beri 2000 yılı uyumludur.

Ekran kartı VGA-SVGA) GPU (Grapirifanihs Processing Unit) Dataları Alıp Sinyal haline getirip Monitörün Okuyabileceği hale getiren Parçadır.

Ses kartı : Verileri Ses olarak dışarıya veren sistemdir.

CPU (Central Processing Unit) Merkezi İşlem birimi denir. Bilgisayarın Hesaplamalarını yaptığı parçadır. İşlem hızı P3 500 için 500x10(+6) Olarak Hesaplanır. Yani 500000000 Hesabı 1 Sn içinde Gerçekleştirebilir.

Anakart : Bilgisayarın Tüm parçalarını üstüne takılan bileşendir. Bu parçada CPU Yuvası (Slot-Socket)PCI Slot (32 bit veri iletimi yapabilir)AGP Slot (128 bit veri iletimi yapabilir)IDE Slot (HDD ve Benzeri Kapasite Aygıtlarını Bağlamak için kullanılan veri yoludur)RAID (Harici Aygıtlar Bağlamak için kullanılan bir veri yoludur)USB (Universal Serial Bus) Bu Harici Aygıt (Kamera Scanner Yazıcı vs..vs.. Bağlamak için kullanılan veri yoludur)

Anakartın Bileşenleri.....Anakart Üzerinde Chipset AGP,PCI,CNR,RAID,IDE, Slotlar ve Ram Socket 478 pin, Socket 7 , Socket 378 ve Bunun gibi giriş yerleri bulunmaktadır...AGP 128 Bit Veri yolu Sağl.ar Genelde Yüksek performans İsteyen ekran kartları için kullanılır. PCI 23 Bit veri yolu sağlar Genelde Modem ethernet Ve Düşük Yüzdekli Ekran kartları için kullanılır.IDE Slot İse cCD-ROM ve HDD gibi hafıza birimlerini Takmak için kullanalılr.
Ram Socketlerine Ram bağlanır..... Ram,EdoRam,SdRam,RdRam,DDRRam vb....Socket 478 : p4 ve Benzeri işlemciler (celeron serisi) için kullanılşan Yuvadır.Socket 7: p1 mmx serileri için kullanılan yuvadır.Socket 378 : P3 Serileri için kullanılanYuvadır...........................CHIPSET....................BX440...i81Xi84Xi85XViaBunlar Başlıca Chip Set Türleridir. Bunlar Anakartın İşlemcisidir. Nasıl bilgisayarda p4 p3 gibi işlemciler varsa anakartta çalışmak için İşlemciye ihtiyaç duyur daha doğrusu CPU kontrol etmek için Ayrı bir işlemci lazımdır. Bunada Chipset Denir......Chipsetler İşlemcilere gülre üretilir. Mesela P3 için i810e chipseti vardır.P4 için ise i845 Chipseti....Her Chipsetin Çalışma hızı vardır...Anakart Bütün parçaları üstünde bulundurur bu yüzden Anakart Performansının Yüksek olması gerekmektedir. Çüknü Ekran Kartı ile Ram Arasındaki ve İşlemci arasındaki bağlantıyı kurar. i810e = 133 mhz iken.i850 = 533 mhz de çalışır.i845 bazı serileri 400 iken bazı serileri 533 mhz de çalışır.....Bu Doğal Olarak Ramin uyumlulugunu doğrudan etkiler.....Mesela 133 mhz anakart Sd ramla çalışır ve 133 mhz olmak zorundadır. 100 Mhz de çalışır ama performans kaybına neden olur. Ekran Kartını Nasıl Seçmeliyiz.....Bu Çok Önemli bir konudur. Yanlış bir ekran kartı almak demek Sizin Ekran kartınızın Çalışmamasına neden olur.

Örnek : AGP bir Ekran Kartını PCI Slotta Çalıştıramazsınız. AGP8X Bir Ekran Kartını AGP4X anakartta çalıştırırsınız ama Performansı AGP8X düzeyinde alamazsınız.

10 Aralık 2006

BİLİŞİMDE GENÇ HAREKET BAŞLADI



Bilişimde Genç Hareket Hakkında


Türk bilişim dünyasının öncüleri Cisco ve Türkiye Bilişim Vakfı, son dönemde özellikle bilişim alanında fark yaratan projelere imza atan Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Habitat İçin Gençlik Derneği ile eğitim alanında uluslararası standarttaki İstanbul Teknik Üniversitesi işbirliğiyle başlatılan “Bilişimde Genç Hareket” inisiyatifinin ilk adımı 15 Kasım 2006, Çarşamba günü, İstanbul’da düzenlenen bir basın toplantısı ile atıldı.
“Bilişimde Genç Hareket” Türkiye’nin farklı şehirlerindeki yüzlerce genci, bilgi temelli toplumun ve ekonominin bir parçası haline getirebilmek amacıyla başlatılıyor.Bilişim ve internet ağ teknolojileri alanında eğitim alarak, ülke ekonomisine katkıda bulunacak genç potansiyelin yetiştirilmesine yönelik bu ilk kıvılcım, ülke genelinde toplam 8 ilde, 16-26 yaş arasında, sosyo-ekonomik düzeyleri düşük gençleri hedefliyor. Gençlere yönelik sosyal çalışmalarıyla başarı toplayan Habitat İçin Gençlik Derneği koordinasyonunda yürütülecek olan bu çalışma, hem destek veren kuruluşlar hem de eğitim verecek kişiler açısından tamamen gönüllülük ve sosyal sorumluluk anlayışı ile şekilleniyor. İTÜ CNAP Eğitim Merkezi bünyesinde eğitmen eğitimlerini tamamlayarak, yetkili sertifikalarını alan gönüllü 10 eğitmen, 8 ilde, yaklaşık 20’şer kişiden oluşan sınıflarda eğitim verecekler.
Finansman ve eğitim materyallerinin sağlanmasında projeye destek veren UNDP ve Cisco, verilecek eğitimler ile yaşamları boyunca bilişim teknolojileri ile iç içe yaşayacak olan gençlerin kendilerini yetiştirmelerini ve dilerlerse yeni bir kariyer imkanı yaratmalarını hedefliyor.
8 ilde eğitimBilişimde Genç Hareket’in ilk kıvılcımı, Ankara, Hatay, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kocaeli, Yalova ve Elazığ’dan oluşan 8 ilde başlıyor. Eğitimler Youth for Habitat tarafından seçilen mekanlarda, sınıf ortamında verilecek. Kayseri Erciyes Üniversitesi ve Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü gönüllü olarak kendi CNAP çalışmaları kapsamında bu inisiyatife destek oluyor.
Hedef sosyo-ekonomik durumu güç gençler Projede eğitim alacak öğrenciler 16-16 yaş arasında, en az lise mezunu, yeterince İngilizce bilen gençler arasından seçiliyor. Ekonomik durumları kısıtlı olan gençlere ve kız öğrencilere öncelik verilmesi hedefleniyor. Bu eğitimlerden yararlanmak isteyen gençlerin, İTÜ tarafından hazırlanan http://www.bilisimdegenchareket.com/ web sitesine başvurmaları yeterli olacak.
Eğitimler Cisco Networking Akademi Programı kapsamında veriliyorToplam 2 yıllık eğitimin ilk yılında, Cisco Networking Akademi Programı kapsamındaki Bilişimin Temelleri ve CCNA 1-2 Bilgisayar Ağları modülleri veriliyor. İkinci yılda ise CCNA 3-4 modülleri tamamlanacak. Programı başarıyla bitiren öğrenciler Cisco tarafından uluslararası geçerliliği olan CNAP Mezuniyet Belgesi almaya hak kazanacak.
Yerelden küresele uzanan gençlik hareketiBilişimde Genç Hareket, öncelikle Türkiye’deki gençler arasında bir bilişim köprüsü rolü üstlenmeyi ve önümüzdeki yıllarda bu misyonu, uluslararası gençlik hareketleriyle bütünleştirmeyi hedefliyor. İnsan ağının gücünden yararlanmak için ağ teknolojilerinin getirdiği tüm avantajların, ülke, yaş, eğitim, ırk farkı gözetmeksizin herkesi eşitleyen önemli bir güç olduğuna inanan Bilişimde Genç Hareket, Türkiye’de bu alanda öncü olmayı arzu ediyor.

Cisco sertifikalarına sahip olmanın kurumunuza ve size katkıları nelerdir?


• Cisco sertifikalı IT profesyonelleri, network planlamasında, ağ yönetiminde, danışmanlıkta, network kuruluş ve destek aşamalarında en üst düzeydeki bilgileriyle mükemmel projelerin mimarı olurlar. Böylece çok daha kısa sürede, çok daha az maliyetle, daha sağlıklı ve verimli sonuçlar alınmasını sağlarlar.
• Cisco sertifikalı IT profesyonelleriyle çalışan kurumlar, rekabet güçlerini yükseltebilmek için, çağın gerektirdiği bilişim altyapısını en iyi şekilde oluşturabilirler.
• Cisco sertifikalı IT profesyonelleriyle çalışan kurumlar, sürekli gelişen teknolojiyi yakından izlemek, yeni teknolojilerin iş ihtiyaçlarına katkısını analiz etmek ve uygulanabilirliği olan çözümleri en kısa sürede kuruma entegre etmek için gereken vizyona sahip olurlar.
• Kurumlar, sertifikalı profesyonellerle çalıştıkları sürece bilişim altyapısında oluşan problemlerden kaynaklanabilecek her türlü iş ve para kaybını engellemek için gerekli kaynaklara sahiptirler.
• Sertifikalı profesyonellerle çalışan kurumlar, ihtiyaçlarına karşı düşen çözümleri çok daha iyi planlayarak birlikte çalıştıkları çözüm ortaklarından en yüksek verimi elde edebilirler.
• Cisco sertifikaları, IT profesyonellerinin endüstrinin taleplerini karşılayabilecek uzmanlar olduklarını kanıtlar.
• Cisco sertifikaları, tüm dünyada yöneticiler tarafından uzmanlık ve kalite göstergesi olarak kabul edilmiştir.
• Cisco sertifikalı profesyoneller çalıştıkları kuruma en yüksek katkıyı sağlayarak daha üst düzey gelir ve sorumluluk sahibi olurlar.
• Cisco sertifikalı profesyonelleri, tüm dünyaya yayılmış diğer network uzmanları ile sürekli temas içinde olup diğer ülkelerdeki örnek projeleri yakından izleyebilirler.
• Cisco sertifikalı profesyoneller, her yıl gerçekleşen ve tüm dünyadan konularında en üst düzeyde uzmanlaşmış network mühendislerinin katıldığı networkers toplantısına davet edilirler. Bu toplantılara katılarak 300'den fazla ileri teknoloji semineri arasından seçim yapmak ve ilgilenilen konularda sürekli önde kalmak mümkündür.

NETWORK KONUSUNDAKİ DENEYİMLERİMİ SİZLERLE PAYLAŞACAĞIM


Cisco kariyer sertifikasyonlarına sahip olmak neden önemli?
• Internet'in %85'inin Cisco networking çözümleri üzerinde çalıştığı günümüzde, kurumsal firmaların tamamına yakını network altyapıları için Cisco çözümlerini kullanmaktadır.
• En küçüğünden milyonlarca USD'lık network altyapılarına sahip en büyük firmalara kadar her kurum için network çözümleri yaşamsal öneme sahiptir. Bu yüzden kurumlar network altyapılarını tecrübelerine güvenebilecekleri profesyonellere teslim etmek istemektedirler. Dolayısıyla networking alanında ilerlemek isteyenlerin Cisco sertifikalarına sahip olmaları beklenmektedir.
• Cisco sertifikasyonları, tüm dünyada networking profesyonellerine olan yüksek talebi karşılayabilmek için hazırlanmış ve çeşitli seviyelerde network uzmanları yetiştirmek için planlanmıştır.
• Cisco Certified uzmanlar, network altyapılarını en verimli şekilde dizayn etmek, kurmak, iletişimi sürekli kılmak, performansı arttırmak ve altyapıdan kaynaklanan problemleri -oluşmadan- çözerek toplam network maliyetini düşürmek için gerekli uzmanlığa sahip olduklarını ispatlamış network profesyonelleridir.
• Bu yüzden Cisco sertifikaları, IT endüstrisinde yöneticiler tarafından kalite göstergesi olarak kabul edilen ve en fazla itibar gören networking uzmanlık sertifikalarıdır