20 Eylül 2007

Bilgisayarcıların Sıkça Kullandığı Kısaltmalar ve Açıklamaları

ACPI - “Advanced Configuration and Power Interface“
- PC’ lerde yeni nesil DOS tabanlı güç idaresi için yazılmış yazılım. ACPI, eski Intel APM (Advanced Power Management) yazılımının yerine geçmiştir. ACPI, sadece bilgisayar aktif değilken zaman ayarlamalarını yapmaktan öte, güç kullanımını dinamik olarak gösterir ve gücü bağlantılı olarak kullanır. ACPI kontrolü PC’ nizin BIOS’ undadır. “eysipiay” diye okunur.
Active matrix display - Bugünün çoğu laptop - dizüstü bilgisayarlarının ekranı böyledir.Actif matriks teknolojisinin “pasif matriks” den farkı ekranın kendisini daha sık bir şekilde tazelemesidir. Böylece resim kalitesi ve bakış açıları artar. Bazen TFT (”thin film transfer&rdquo ince film transferi olarak da anılır.
Adapter Card - PC ana kartı üzerine takılan elektronik kartların genel ismi. Bu sayede bilgisayar çevre birimleri ile bilgi alış verişinde bulunur. Network interface card (NIC) bunun bir çeşididir.
ADSL - Asymmetric Digital Subscriber Line - Tek yönlü, yüksek hızlı sinyal transferi deyimidir. Asimetrik oluşu, sinyal alırken hızlı, verirken yavaş oluşundandır. Bu hız kullanıcının merkeze olan uzaklığı ile değişebileceği gibi, 6 Mbps kadar yüksek veya 128 Kbps kadar düşük olabilir. ”eydiesel” diye okunur.
AGP - “Accelerated Graphics Port“ - Intel tarafından imal edilmiş, nisbeten yeni grafik çıkışıdır. 3 boyutlu grafikleri daha iyi gösterir. AGP 528 MB/saniye hızı ile data transfer edebilir. Mukayese edersek, PCI (Peripheral Component Interconnect) çıkışları, 132 MB/saniye hızını aşamazlar. AGP’ nin büyük bant genişliği, oyunların ve 3 boyutlu grafik çalışmalarının daha gerçekçi olmasını sağlar. Bunun yanında dataları kendi hafızasında değil, sistem hafızasında tuttuğu için performans düşer. ”eycipi” diye okunur.
Alpha Channel - Bilgisayar grafiklerinde, her pikselin şeffaflık için ayrılmış parçasına verilen addır. 32-bit grafik sistemleri 4 kanallıdır. Kırmızı, Yeşil ve Mavi (RGB) için üçü kullanılırken 1 tanesi 8-bit alfa kanalı için ayrılmıştır. Alfa kanalı gerçekte bir maskedir. İki ayrı rengin üst üste gelmesi halinde öndekinin alması gereken renge göre bir üçüncü renk belirler.
AMR - “Audio Modem Riser“ - Anakartların analog giriş çıkışları için Intel tarafından bulunmuş bir uygulamasıdır. AMR kartı, ana kartlardaki analog giriş çıkışları kaldırır. Böylece anakart imalatçıları, FCC veya beynelmilel telekom sertifikalarına ihtiyaç duymazlar. Bu da ucuzlamayı getirir. “eyemar” diye okunur.
AMPS - “Advanced Mobile Phone Service” - Analog hücresel telefon standartları, 1983 yılında AT&T tarafından tanıtılmıştır.. AMPS telefonları 800 ila 900 Megahertz (MHz) kanalında yayın yapar. “cell” denilmesinin sebebi radyo yayıcılarının cell adı verilen bu uzay bölümüne yayın yapmasındandır. “eyempies” diye okunur.
API - “Application Program Interface“ - İşletim sistemi, sürücü arabirimleri ve yazılımlar arasındaki muhaberatı sağlayan yazılım serilerine verilen isim. Yazılım bloklarından oluşan bina yapmaya benzetilmiştir. Bazen “Application Programming Interface.” olarak da anılır. “eypiay” diye okunur.
ASP - “Application Service Provider“ - Küçük işletmelerin programlarını ücret karşılığı kullanıma sunan ve hardiskinin bir bölümünü kiraya veren web sitesi. Onlar olmasa lokal network olmazdı. “eyespi” diye okunur.
ASP - “Active Server Pages“ - WEB’ de servis sağlayıcının sağladığı, uygulama imkanıdır. Dinamik olarak HTML sayfaları üretir. ASP sayfası, TML sayfasıdır. Fakat bağlanan için yazılım ve HTML oluşturur. ’server-side scripting‘ sunucu tarafında çalışan yazılım adı da verilen Javascript veya VBScript kullanılarak yapılır. “eyespi” diye okunur.
ATA - “Advanced Technology Attachment“ -Harddiski kullanma hakkını harddiskin kendisine veren, genel disk sürücü arayüzüdür. ATA versiyonlarının birkaçı, 33 MBps ATA-33 ,66 MBps ATA-66 sayılabilir.
Athlon - AMD firmasının Intel’ in Pentium III’ ü ile rekabet etmek için çıkardığı merkezi işlemcilerine verilen ad. K7 olarak da anılır. PC World‘ ün Eylül 99 baskısında 600MHz Athlon, 600MHz PIII’ den % 9 daha hızlı denmiştir. Grafik testlerinde, Athlon üç boyutlu modellemede % 21daha hızlı bulunmuştur. Mukayese için AMD Athlon sayfasına bakabilirsiniz..
AWG - “American Wire Gauge“, Kablodaki tel kullanımı için bir standarttır. Sayı azaldıkça çap artar. “eyvici” diye okunur.
Backplane -Başka bir baskılı devrenin kendisine takılması için üzerinde soket bulunan baskılı devrelere bu ad verilir. Çoğu bilgisayarın ana kartı böyledir. Üzerinde PCI, ISA, AGP veya RAM soketleri bulunur. Bu yüzden “motherboard” anakart diye anılır. Üzerine ekran kartı, network kartı, RAM, modem gibi başka kartlar takılır.
Bandwidth - Band genişliği, belli bir zaman biriminde internette gönderilen data miktarına denir. Genellikle birimi “bits per second” (bps), “kilobits per second” (Kbps) or “megabits per second” (Mbps) olarak kullanılır.
BIOS - “Basic Input/Output System“ - BIOS, PC’ lerdeki ilk yazılımdır. PC, ilk bilgileri buradan alır. Kontrol sürücüleri, klavye, ekran, mouse, seri portlar, vs. BIOS, donanım ile işletim sistemi arasında köprü vazifesi görür. BIOS, ROM çipinde saklı kalır. (RAM’ de değil), böylece bilgisayar BOOT eder, yani açılır. “bayos” diye okunur.
Bluetooth - Kısa mesafeli kablosuz iletişim için açık standarttır. mobil telefonlar, bilgisayar ve PDA üreticileri tarafından ortaklaşa üretilmiştir. Bu sayede bu standardı destekleyen tüm aletler birbiri ile iletişim kurar. Daha fazla bilgi için Bluetooth web sitesine bakınız.
BNC - Anten kablosuna benzeyen koaksiyel kablolar ile bilgisayarları birbirine bağlarken kullanılan konektör. Taktıktan sonra döndürerek kilitlenir. “biensi” diye okunur.
Bridge - İki veya daha fazla bilgisayarı router gibi birbirine bağlayarak data aktaran iletişim aracıdır. Data paketlerini okur ve filtre eder.IP adresi istemez ve yayın trafiğini atlar. “Briç” diye okunur.
Broadband - Bir tek ses kanalından, yani modüle edilmiş frekansı taşıyan taşıyıcı dalgadan daha geniş bir banda sahip taransmisyon kanalı veya medyasıdır. Aynı anda ses, data, görüntü gibi farklı servisleri şebeke ortamında dağıtır. Kablo yayın böyledir.
Browser-safe colors - Mac ve PC’ lerin her ikisinde birden kullanılan 256 renklik renk paletinin 216 sından meydana gelen bir renk paletidir. Her iki platformda da görülmesini istediğiniz web sayfalarında bu sistemi kullanmalısınız.
Bus -Bilgisayar mimarisinde bir elemandan diğerine bilgi taşıyan bölümdür. Genellikle birden fazla komponent takılır. Hafızanın bir kısmında, buna takılan kartların adresleri tutulur. “Bas” diye okunur.
Cache - Bir çeşit kayıt hızlandırma şeklidir. Bunun için ana hafıza kullanılırsa “memory caching” , sabit disk kullanılırsa “disk caching” adını alır. Hafızada yapılanı, diğer programlar tarafından da tekrar tekrar kullanıldığı için çok hızlıdır. Bazen bu amaçla ayrı bir hafıza birimi kullanılır. Buna “Cache Memory” denir. Bu daha hızlı olur. “Level 2 (L2) cache“, işlemci ile DRAM arasına yerleştirilmiş ve bugünkü bilgisayarların demirbaşı olmuştur. “Keş” diye okunur.
CDPD - “Cellular Digital Packet Data” - Radio frequency (RF), radyo dalgaları ile çalışan kablosuz bir iletişim servisidir. Data paketlerini cep telefonu hattından gönderir. 19.2 kbps hızına kadar çıkabilir. CDPD paketleri konuşmalardaki duraksamalarda gönderilir. Bu hizmet Amerika’ da 65 şehirde verildiği halde, Türkiye’ nin her yerinde vardır. “sidipidi” diye okunur.
Circuit-Switched Cellular - Eski analog telefon şebekesinin kullanıldığı bir sistemdir. Amerika’ da bile CDPD için geliştirilme yapılmamıştır, ancak ülkemizde son sistem santrallarla kullanılabilmektedir.
CLEC - “Competitive Local Exchange Carrier“ - Bir telekom şirketi çeşididir. CLEC’ ler kablo, ISP, GSM hizmetleri verirler. “silek” diye okunur.
Koaksiyel Kablo - Ortada ayrı bakır teller, dışında ise manyetik alanlara kalkan olabilecek şekilde çevrelenmiş ve sarılmış bakır teller olan bir kablo şeklidir. Genellikle anten kablosu veya telsiz kablosu olarak satılır. Dıştaki tel genellikle topraklanır. Her iki tel grubu da aynı eksen üzerindedir. Bu nedenle koaksiyel diye anılır. 10-Base2 Ethernet kullanımında, kablo TV gibi bazı RF uygulamalarında bu kablo kullanılır. Bu kabloların karakteristik bir empedansı vardır. (genellikle 47 ohm) Kablo üzerinde bu omaj yanında RG yazar. Bu “Radio Guide” ın kısaltılmışıdır. Bunun yanında rakamla belirtilen kablo tipi ve “/U” yazar. RG-6/U, 75-ohmluk bir anten kablosudur. RG-59/U ise 75-ohmluk video kablosudur. RG-58 de 50 ohmluk bilgisayar şebeke kablosudur.
CompactFlash - Bir çeşit ön hafızadır. I & II PC-Kartlarındaki soketlerde adaptörle kullanılır. kendi üstünde kontrolörü olduğu için kamera ve PDA cihazlarında yükü azaltmak için kullanılır. 2MB ile 64MB arasında çeşitleri vardır.
CMS - Cable Management System, Kablo sistemlerini düzenlemek için kullanılan cihazların genel ismidir. “siemes” diye okunur.
CPE - Customer Premise Equipment - Kullanıcı tarafındaki iletişim cihazlarının genel ismidir.DSL servisleri için CPE’ lere “modem” deriz. “sipii” diye okunur.
Cross-over Cable - Çapraz bağlantı ile data alış verişi yaparak Hub kullanılmadan bilgisayarları birbirine bağlayan kabloya denir.
CSMA/CD - Carrier Sense Multiple Access / Collision Detect. Bu data aktarım tekniği şu şekilde çalışır. Cihaz data paketini göndermeden evvel, başka bir cihazın data göndermekte olup olmadığını kontrol eder. Hat boş ise paketi gönderir. Meşgul ise bekler. İki cihaz aynı anda başlarsa, bu çakışmayı hisseder ve her iki cihaz da rastgele bir zaman için bekler. Bekleme zamanı kısa olan önce gönderir, diğeri ise beklemeye devam eder. Ethernet kartlarının çalışma sistemi böyledir..
DEMARC - Bir döngünün veya devrenin sorumluluk alanını balirleyen bir sınır taşıdır. “dimark” diye okunur.
Dedicated Line - Kullanıcının kesinisiz olarak hizmetinde olan hatta verilen isimdir..
DIP switches - “Dual Inline Package” switches - Anakart veya diğer kartlarda bulunabilen minik anahtarcıklardır. On ve off, pozisyonları vardır. Böylece kartlar ayarlanır. “dipsviç” diye okunur.
Downstream/Upstream - Downstream, kaynaktan aşağı data akışını; Upstream de kaynağa doğru data akışını gösterir. Internet service provider (ISP) ‘ den kullanıcıya olan data akışına Downstream denir.
DRDRAM - “Direct RAMbus Dynamic Random Access Memory“ - RAM teknolojisinin son halidir. DRDRAM, SDRAM’ ın yaklaşık üçde biri kadar güç çeker. Saat hızı 800MHz’ e kadar çıkabilir ve 4 paralel RAM takılmasına izin vererek çoklu kanal çalışabilir. Data yolu SDRAM’ ın iki katı genişliktedir. (bir byte yerine iki byte kullanır) ”diardrem” diye okunur.
DSP - “Digital Signal Processor“ - Analog sinyalleri dijital sinyallere dönüştüren işlemcilere verilen genel addır. Ses ve görüntü sıkıştırmasında, sesin işlenmesinde, modemlerde, işitme yardımında, sismik algılayıcılarda ve hızlı çevirici ve filtreleyicilerde kullanılır. “diespi” diye okunur.
DVD - “Digital Video (or Verastile) Disc“ - 4.7GB ile 17GB arasında multimedya data transferi sağlayabilen CD-ROM-benzeri teknolojinin geliştirilmişidir. DVD, CD-ROM’ ları destekler ve çoğu DVD sürücüleri şarkı CD’ lerini ve CD-ROM’ ları çalıştırır. DVD’ nin son şekli olan DVD-2 (veya DVDII), CD-R (Recordable) ve CD-RW (Re-Writable) diskleri de çalıştırır. “dividi” diye okunur.
EIDE - “Enhanced Integrated Device Electronics“ - Harddisk kontrol kartını kendi üzerinde bulunduran bir çeşit ATA disk sürücüsü standardıdır. Eski IDE standardına ek olarak, 30-40 GB gibi yüksek kapazitelerde, hızlı erişim zamanı ve “burst” transfer (bir seferde büyük data paketi) sağlar. “iaydii” diye okunur.
Ethernet - Yerel iletişim şebekesi -local area network (LAN), 1976 yılında Xerox tarafından geliştirilmiştir. En meşhur Ethernet bağlantıları 10Base-T (saniyede 10 megabit data transferi) ve 100Base-T (100Mbps) çoğunlukla sarımlı çift kablo ile bağlanırlar. Koaksiyel ve fiber-optik kablo bağlantısı da yapılabilir.
Firewall - Başkalarının özel datalarımıza ulaşamaması için kullanılan programlara denir. Bir çeşit güvenlik politikasıdır. Bir intranet bağlantısının internete açılmasında, internettekilerin intranete ulaşmasını engeller. “fayrvol” diye okunur.
FOIRL - Fiber Optic Inter-Repeater Link Fiber optik bağlantıların içsel tekrarlayıcısı.
Full-Duplex - Aynı zamanda her iki istikamette de data transferi olabilen ortamlardır ve band genişliğinin % 100′ ünü kullanır.
Half-Duplex - Sadece tek istikamette data transferi olabilen ortamlardır ve band genişliğinin % 50′ sini kullanır.
Hub - Genellikle ethernetlerle birlikte kullanılır. Tüm bilgisayarlardan ayrı ayrı gelen kabloların üzerine bağlandığı cihazdır. Hub, gelen sinyalleri gereken yerlere tekrar transfer eder. Bir hub 8′ lik, 16′ lık veya 32′ lik olduğu gibi, birden fazla hub birbirine bağlanarak şebekedeki bilgisayar sayısı arttırılabilir.Bu durumda hub‘ lar arasında çapraz bağlantı kablosu kullanılır. Eğer ‘MDI’ portu varsa gerek kalmaz. “hab” diye okunur.
Horizontal Cable - Duvardaki prizden telefona veya bilgisayara bağlantı yapılan kabloya verilen addır. Hub veya PBX’ i patch panele bağlarken kullanılan kabloya da bu isim verilir.
HVAC - Heating, Ventilating, and Air Conditioning systems. Isıtma, havalandırma ve soğutma sistemleri.
IDC - Insulation Displacement Connector. RJ konektörlerinde olduğu gibi, monte ederken kabloyu sıyırarak, bağlantıyı sağlayan konektörlerin genel adıdır.”aydisi” diye okunur.
ISDN - Integrated Services Digital Network - Telefon şirketi tarafından sağlanan dijital şebeke sistemidir. “ayesdien” diye okunur. ISDN hatları iki adet ‘B’ kanalı ve bir adet ‘D’ kanalından oluşur:B Kanalı = Bearer Channel, 64kbps. Dataları bu kanal taşır.D Kanalı = Data Channel, 16kbs. Sinyal bilgisini taşıyan kanaldır. ISDN şebekesinin bağlanmasına veya bağlanmamasına karar verir.
Kbps - Kilobits per second - Data transfer hızını veya bant genişliğini gösteren bir birimdir. Her bit 8 byte ettiğinden cps - character per second ile karşılaştırıldığında 8 kat fazla gösterir, ki yanıltıcıdır. Bir saniyede gönderilen her 1000 bit demektir.
MAC Address - Media Access Control Address - Genellikle hexadecimal yani 16 tabanlı olarak gösterilen, şebekeye bağlı her bilgisayara ayrı olarak verilmiş 32 bitlik bir sayı ile ifade edilir. Bu sayı o cihazın adresi sayılır.6 byte uzunluğundadır. İlk üçü imalatçıyı belirtir. Dünyadaki bütün şebeke bilgisayarlarının böyle bir adresi olması şarttır.
Monster-Cable - Normal olmayan kabloların fiyatlandırılma stratejisi.
Mbps - Million bits per second - 1000 Kbps karşılığı data transfer hızını veya bant genişliği.
Multi-Mode (MM) - Fiber optik kablolar için kullanılır. Genellikle 62.5/125 olur. Bu rakamlardan 62,5 mikron fiberin çapını gösterir. 125 mikron brüt çapıdır, yani dış muhafazası ile birlikte kablo çapıdır.. Multi-Mode fiber, LAN uygulamalarında kullanılan tipik bir kablodur. Mesafe olarak 2Km ile sınırlıdır. İsminden anlaşılacağı üzere çoklu muhaberata izin verir. Bunu da ışığın değişik frekansları ile sağlar.
MUX - MUltipleXer .Alçak bant genişliğindeki birçok kanalı toplayarak tek bir yüksek band genişliğinde birleştiren bir taşıyıcıdır. Devrenin diğer ucunda bunun tersi şeklinde çalışan MUX/DEMUX çevirici bulunmalıdır.
NAT - Network Address Translation - Özel bir IP adresinde, hayali, dinamik bir bağlantı temin eder.
NIC - Network Interface Card - Bilgisayarla şebeke arasında kullanılan bir devre kartıdır. Ethernet, Arcnet, token ring, vs..
Node - Şebekede hub‘ dan başka ne varsa node olarak anılır. PC, router, bridge, sniffer, printer vs.
Patch Cable - İki cihazı birbirine bağlayan kısa network kablosu.
Patch Panel - Data kablolarının sonlandığı cihaz. A device where data cables are terminated. Kablolamanın ileride devam etmesi için kullanılır. Çok da gerekli değildir.
PC-100 main memory bus - 1998′ lerin ortalarında tanıtılmış bir bus teknolojisidir. 66 MHz bus‘ lar yerine üretilmiştir. % 20 daha hızlıdır. Bu hızla uyumlu çalışabilmesi için RAM’ lerin 100MHz SDRAM (”Synchronous Dynamic Random Access Memory&ldquo olması gerekir.
PCI - “Peripheral Component Interface or Interconnect“ - Pentium işlemcilerin isteğine uygun olarak hazırlanmış 64-bit yerel bus soketidir. Maksimum transfer hızı132 MB/sec olmuştur. “pisiay” diye okunur.
PCMCIA card - “Personal Computer Memory Card International Association” card - (”PC Card” olarak da bilinir.) - Kredi kartı büyüklüğünde bir karttır. Dizüstü bilgisayarlarda, kişisel dijital cihazlarda veya kablosuz iletişim cihazlarında bulunabilen kendine özgü sokete takılılar. Ek hafıza, modem ve network kartı olabilir. “Type II” ve “Type III” gibi çeşitleri vardır. “piemsiey” diye okunur.
PCS - “Personal Communication Services“ - FCC ve kablosuz endüstrisinde dijital hücre teknolojisi terimidir. PCS standardında GSM (”Global System for Mobile Communications&ldquo, CDMA (”Code-Division Multiple Access&rdquo ve TDMA (”Time Division Multiple Access&rdquo bulunmaktadır. PCS telefonları tamamen dijitaldir ve 1900 MHz frekanstadır. “pisies” diye okunur.
PDF - “Portable Document Format” - Adobe tarafından geliştirilmiş bir dosyalama formatıdır. Her platformda okuduğu için hangi programla yazıldığı farketmez. The Adobe Acrobat Reader ( Adobe‘ nin websitesi) ile okunabilir. “pidief” diye okunur.
Plenum - HVAC sistemlerinde havanın geri dönüş bölümüne denir. Plenum, kablo kaplama türü değildir. Kablonun havalandırma alanında tutulma şeklidir. Bazı plenum kabloları PVC-kaplıdır.
POSIX - “Portable Operating System Interface for uniX“ - Unix sistemlerle bilgisayar uygulamaları arasındaki arayüz standatlarının bir kısmına verilen addır. POSIX uyumlu Unix sistemler kullanıcıların, Unix, Linux ve hatta Windows NT ve çeşitleri için daha kolay program yazmalarını sağlar.
POTS - Plain Old Telephone Service - Analog telefon sistemlerinde sağlanan hizmetleri ifade eder.
PVC - Genel kablo kaplama malzemesi. “pivisi” diye okunur.
Raised Floor - Bilgisayar odalarında sıkça kullanılan döşeme sistemidir. Yer döşemesinin betondan 25-30 cm yüksek yapılarak kabloların buradan geçmesi sağlanır ve havalandırma için plenum oluşturulmuş olur.
RCA connector - Yuvarlak, orta ucu çıkıntılı bir konektör çeşididir. Genellikle anfilerde kullanılır. Eski stereo müzik aletlerinin hemen hepsinde vardır. Kırmızı olanı, sağ hoperlör; siyah veya beyaz olanı, sol hoperlör; sarı olanı da kompozit ekran içindir. “arsiey” diye okunur.
RISC - “Reduced Instruction Set Computer“ - İlk CISC (”Complex Instruction Set Computer&ldquo işlemcilerinden geliştirilmiş bir çip dizaynıdır. RISC çipi, IBM’ in ‘1970′ in başlarında, daha az işletim talimatı olsun ki hızı artsın ve ucuz olsun diye ürettiği bir çiptir. Motorolanın PowerPC çipleri, Macintosh’ larda kullanılmaktaydı ve RISC dizaynıydı. DEC’ in Alpha ve Sun’ ın SPARC modelleri de RISC çipidir. “risk” diye okunur.
RJ-11 - Telefonlarda kullanılan 6 pinli konnektörlerdir. Dişisi kablonun üzerinde, erkeği ise duvarda veya telefonun üzerinde olur. Genellikle 4 pine kablo bağlansa da sadece kırmızı ve yeşil olan ortadaki iki tanesi kullanılır. Diğer ikisi ikinci telefon veya telefonun ışıklandırılması için kullanılır. Diğer ikisi son zamanlarda, bilgisayarınızı telefonla networke bağlamak için kullanılmaya başlanmıştır. “RJ” Registered Jack tescilli konektör demektir. Takibeden numara ise (RJ-45, RJ-61X, vs.) FCC tarafından belirlenen bir standarttır. “arcey” diye okunur.
RJ-45 - RJ-11 (telefon) konektörü gibi fakat 8 pinli daha geniş bir konektördür. Hem network, hem de telefon için kullanılabilir. “arcey” diye okunur.
Riser - Döşemenin yükseltilmesi için kullanılan ayaklardır. “rayzır” diye okunur.
Router - Birçok bilgisayar şebekesini adreslerini okuyarak birbirine bağlamak için kullanılan bir cihazdır. Data paketi okunur ve gereken adrese postalanır. Bridge - Köprülerden daha fonksiyoneldir. Birbirine benzemeyen farklı şebekeleri kolayca birbirine bağlarlar. LAN’ ları LAN’ lara veya LAN’ ları WAN’ lara bağlayabilirler. “rotır” diye okunur.
RS-232 - Modem veya seri bağlanan çevre birimleri ile, bilgisayarınızın haberleşmesi için kulandığı endüstriyel standart bir giriştir. Seri denmesinin sebebi her seferinde bir bit göndermesidir. Bir paralel bağlantıda (yazıcı bağlantısı gibi), datalar birçok kablodan bit grupları halinde gönderilir. Şimdilerde RS-232, yerini USB’ ye bırakmaktadır. “ares232&Prime diye okunur..
SC - Bir çeşit fiber konektör. Bir çift fiberi bir konektör e bağlar. Yanyana iki kareye benzer. “essi” diye okunur.
SCSI - “Small Computer System Interface“ - Yazıcı, harddisk veya başka bir bilgisayara bağlanmak için kullanılan yüksek hızlı paralel arayüz birimidir.”skazi” diye okunur.
SDMI - “Secure Digital Music Initiative - Kayıt endüstrisi MP3 korsanlığını durdurmaya çalışmaktadır. Bu yüzden tüm orjinal CD’ lere filigran basılmaktadır. SDMI-uyumlu MP3 çalarlar (ve diğer müzik aletleri) ancak bu filigran kullanımı ile ticari bir nitelik kazanabilirler. Korsan CD’ lerde bu filigran olmayacaktır. Daha fazla bilgi için http://www.sdmi.org/ adresini ziyaret ediniz. “esdiemay” diye okunur.
SDRAM - “Synchronous Dynamic Random Access Memory“ - Geleneksel DRAM’ dan daha yüksek kristal frekansı - saat hızıyla çalışabilen bir DRAM türüdür. “bursting” teknolojisi ile sonraki hafıza adresini önceden bilmesi ile hızlanır. “esdirem” diye okunur.
SDSL - “Symmetric Digital Subscriber Line“ - Tek hat servisi olarak da anılır. SDSL, band genişliğini “bandwidth” her iki yönde de kullanır. ”esdiesel” diye okunur.
Shell - Genellikle Unix’ in kullanıcı arayüzündeki işletim sistemini tarif eder. Kabuk demektir. İşletim sisteminin en dışındaki hattı gösterdiği için bu isim verilmiştir. En içteki hatta ise kernel denir. “Shell out“, bir Unix terimidir ve Unixteki bir programdan kabuktaki arayüzüne geçişi ifade eder. “şel” diye okunur.
SM - “Single-Mode“ - Fiber optik kablo çeşididir. Fiber çapı 5-10 mikrondur. SM fiber, çok daha uzun mesafelerde kullanılır, fakat çapın daha küçük olması nedeni ile daha kuvvetli ışık kaynağına - transmiter - ihtiyaç vardır ki bu da lazer olur. SM, Telco dağıtım gibi birçok WAN uygulamasında kullanılır. Çapın küçüklüğünden ötürü, tekil muharebat sağlar. “esem” diye okunur.
SIMM - “Single Inline Memory Module“ - Üzerine takıldığı baskı devreyle birlikte, RAM hafıza çiplerine verilen ad. ”Single Inline” RAM’ lerin anakarta temas ettirildiği yerin tek hat üzerinde olmasından dolayıdır. Daha yüksek band genişliği olan yeni tip hafıza modülüne DIMM (”Dual Inline Memory Module&ldquo denir. Yeni sistem bilgisayarlar bunu kullanır. “sim” diye okunur.
Simplex - Datanın tek yönde hareket ettiği medya.
Skins - MP3 çalarlarda kullanıcının oluşturduğu grafik arayüzlerdir.Quake ve bazı yazılımlar bu tür arayüz tanımlamasına izin verirler.
SmartMedia card - (SSFDC “Solid State Floppy Disk Card&ldquo - Takılıp çıkartılabilen bir çeşit Flash RAM hafıza kartıdır.dijital kameralarda ve diğer taşınabilir bilgisayarlarda veya Diamond Rio MP3 player gibi MP3 çalarlarda kullanılır. SmartMedia kartları 3.3 ve 5 volt olarak 2MB ile 16MB veya daha büyük kapazitelerde üretilmiştir.
Socket 7 - Orjinal Intel Pentium sınıfı işlemcilerin takıldığı, ana kartlardaki yuvaya verilen isimdir. Pentium II ve III’ lerde, Intel işlemcisini plastik bir slota geçecek şekilde üretmiştir. Fakat AMD ve Cyrix soket kullanmaya devam etmiştir.
SOHO - “Small Office/Home Office” - Daha fazla insanın bilgisayarla ileyişiminin ve evlerde yaygınlaşmasının sonucu olarak SOHO yani küçük ofis/ev ofisi, bigisayar firmaları için hedef kitle haline gelmiştir.
S/PDIF - “Sony/Philips Digital InterFace“ - Çoğu kayıt stüdyoları ve PC ses kartları için dijital stereo aktarım şekli olarak yerleşmiş bir formattır.
SPAM - Pazarlama, reklam veya sosyal içerikli olarak büyük kitlelere ulaştırılmak istenen mesajlariı, kullanıcının isteği dışında kendisine Internet ya da cep telofonu gibi teknolojiler aracılığı ile yollanmasıdır. (Internet Üst Kurulu SPAM Bildirgesi).
Spread spectrum - Sinyali taşımak için, orjinal sinyalden (baseband) belirgin bir şekilde daha geniş band kullanan, birçok RF ayarlama tekniğinden her biri. Bu değişimin avantajı, parazite karşı yüksek bağışıklıktır. İki çeşit teknik kullanılır: Direk yayılma ve frekans zıplaması. Frekans zıplaması sistemlerinde bant genişliği değiştirilmez, alıcı ve verici belirlenmiş silsilelerle frekansları değiştirirler.
SRAM - “Static Random Access Memory“ - Elektriği kesilinceye kadar üzerindeki bilgiyi muhafaza eden, DRAM gibi tazelemeyen bir RAM çeşididir. “esrem” diye okunur.
ST - Fiber konektör çeşidi. Her fiberi ayrıca sonlandırır. Minik BNC konektöre benzer. “esti” diye okunur.
Stackable - Birbirine bağlanabilen hub‘ lara verilen tanımlamadır. Böylece port sayısı arttırılırken ilave aktarma yapılmalış olur.
SAF - Store-and-forward - Mesajların alınıp saklandığı, daha sonra şebeke trafiğinin azaldığı zamanlarda yerine ulaştırıldığı iletişim sistemidir. Bu sayede kapalı bilgisayara ulaştırılmak istenen mesaj kaybolmamış olur. Bir çok e-mail trafiği bu şekilde sağlanır.
S-video - “Super Video” - Ses ve görüntü frekanslarının karıştırılarak aktarıldığı kompozit ekranlardan daha net görüntü ve ses alınan bir video teknolojisidir. S-video, renk (chrominance) ve parlaklığı (luminance) ayrı ayrı taşır. S-Video çalışan kameralar genellikle hem S-Video output cakı hem de alılışılmış RCA-tipi audio/video bağlantısını destekler.S-Video avantajını kullanabilmeniz için, TV’ nizin S-Video girişi olması gerekir..
Switch - Büyük şebekelerde, talep edilen veriyi parçalara ayırarak ve sadece, bilgiyi talep edene göndererek talep etmeyenlerin trafiğini azaltan bir cihazdır. HUB verileri herkese eşit gönderir, talep eden bu bilgiyi alırken diğerleri de bu bilgiyi almadığı halde meşgul olur. “sviç” diye okunur.
T-1 - “Digital Transmission Rate 1&Prime - saniyede 1,544 megabit veri taşıyabilen kiralık telefon hattıdır. Genellikle şebekeleri birbirine, ISP’ lere, web sağlayıcılarına ve internetteki diğerlerine bağlanmak içindir.
TDMA - “Time Division Multiple Access” - Kablosuz bağlantı teknolojisinde, bant genişliğini zaman aralıkları ile paylaşan “time-division multiplexing” (TDM) dijital kablosuz sistemdir. TDM, radyo frakanslarını belli zaman aralıklarına bölerek, daha fazla ziyaretçi için yer açar.TDMA ile, aynı anda daha fazla data aktarımı yapılır. Cep telefonları - GSM için kullanılmaktadır. “tidiemay” diye okunur.
TDR - “Time Domain Reflectometer” - Üeretilen sinyalin geri dönüşünü ölçerek, kablo uzunluğunu tesbit eden bir cihazdır. “tidiar” diye okunur.
Token Ring Network - Dijital izlerin birbirine aktarılması ile seri bağlantılı bir yerel bilgisayar ağ şeklidir. Bu zincirin bir parçası olmayan bilgisayar, data gönderemez. Saniyede 4 megabite kadar data aktarılabilir.
Tone Generator and Inductive Amplifier - 2 kHzlik bir ses dalgası verilmiş kabloyu takip etmek için, kablodan 2-10 cm uzaklıkta endüktiv bir alıcı kullanılır. Bu sayede kablo test edilirken kesilmez.
TWAIN - “Technology (veya Toolkit) Without An Interesting Name” - Scanner - tarayıcı, fax, grafik ve yazı okuyucu - OCR yazılımları için kullanılan arayüz standardıdır. Anlamı: “ismi lâzım değil” veya ” filan teknoloji” olabilir. Görüntünün, görüntüyü işleyen yazılıma aracısız iletilmesine imkan verir. Bu sayede tarayıcılar çok basit ve ucuz olmuştur. “tveyn” diye okunur.
Twin-Ax - Twinaxial cable - Koaksiyel kabloya benzer, fakat ortada tek değil iki kablo bulunur.
UART - “Universal Asynchronous Receiver/Transmitter“ - Seri portlarda kullanılan seri verileri paralel portlarda kullanılan hale çevirmek için üretilmiş bir çiptir. Bilgisayar/Modem ilişkisindeki darboğazdır. Yeni bilgisayarlar 16-bit buffer‘ lı 16550 UART çipini kullanırlar. Bu sayede günümüzün hızlı modemlerine ayak uydurabilirler. “yuart” diye okunur.
Ultra ATA - (ATA-4, Ultra DMA, ATA-33, DMA-33) ATA/EIDE disk kontrolü standatdının en son sistemidir. EIDE, veya “Enhance Integrated Electronics Interface” teknolojisi, harddisk için gereken elektroniğin kendisi üzerine monte edilmesi ile imal edilmişti. “ATA” veya “Advanced Technology Attachment” IDE ile eş anlamlıdır. Ultra ATA, ATA-2′ nin üç katı veri aktarımı yapar. (saniyede 33.3 megabite kadar). “DMA” yani “Direct Memory Access” isteyenin harddisk ile direk konuşmasını sağlayarak işlemciye - CPU’ ya boş zaman kazandırır.
UltraSCSI - “Ultra Small Computer System Interface“ - SCSI çevre birimlerini bilgisayara bağlamak için kullanılır. (Harddiskler, seyyar sürücüler ve yazıcılar gibi&hellip UltraSCSI‘ nin yeni versiyonu olan SCSI-2, 8 bit bağlantılarda 20MB, 16 bit bağlantılarda 40MB veri transferine kadar ulaşabilmektedir.
Upstream - Son kullanıcıdan ISP’ ye bağlantı yönünü tarif etmek için kullanılır. Genellikle ADSL metodlarında görülür.
USB - Universal Serial Bus - Daha çok PC’ lerin seri iletişimi için ortaya çıkmış bir standarttır. 12Mbs hızıyla ve 127 adet cihazı zincirleme bağlantıyla bağlaması ile bir üstünlük getirmiştir. Bu bağlantıdan voltaj alınabildiği için ayrıca cihazlara adaptör takılması gereği ortadan kaldırılması amaçlanmıştır. Bir kaç USB aletini aynı cihaza bağlamak isterseniz, USB Hub‘ ı kullanmalısınız. USB’ den bağlanan cihazlar, bilgisayar kapatılmadan takılıp çıkartılabilirler. “yuesbi” diye okunur.
UUCP - “Unix-to-Unix Copy“ - Unix makinelerde bilginin seri bağlantılarla aktarımını sağlayan bir dizi yazılım ve protokollerin genel adı. 70 li yılların sonunda Bell laboratuvarlarında, programların, verilerin ve e-mail’ lerin standart telefon hatlarından aktarımı için imal edilmiştir. “yuyusipi” diye okunur.
V.90 - 56 Kbps analog modemlerde, üzerinde anlaşılan son standarttır. Rockwell‘ in K56Flex ve 3COM’ un X2 standartları, hala kabul görmektedir. V90 standardı; kablo modem, DSL ve diğer yüksek band genişliği kullanan sistemlerin yaygınlaşması ile başka bir standart icat edilmediğinden, son analog standart olacak gibi görünüyor.
WAP - “Wireless Access Protocol“ - Kablosuz iletişim protokolü. Cep telefonları, radyo cihazları, kablosuz modemler ve diğer internete bağlantı yapan cihazlar için teknolojik standart getirmek amacını taşır. Daha fazla bilgi için WAP Forum a bakın..
Wavetable synthesis - Gerçek enstrumanların ses örneklerinden oluşmuş bir diziyi kullanan ses teknolojisidir. Mesela, bir MIDI dosyası belli bir enstrumanın belli bir notasını istediğinde bilgisayar, ses tablosunda bu notayı bulur. Ses Tablosu sentezi, FM sentezindan dah iyi netice verir. O bir öncüdür.
Wiremap tester - Kısa devre, açık devre, ters bağlantı veya çapraz bağlantı gibi kablo hatalarını tesbit eder. Çok karışık dijital aletler olabileceği gibi basit analog cihazlar da olabilirler.
XGA - “Extended Graphics Array“ - IBM tarafından 1990 yılında geliştirilen, yüksek çözünürlükte görüntü standardıdır. 640X480 çözünürlükte 65,536 rengi, 1,024X768 çözünürlükte 256 rengi gösterir. XGA-2, daha yüksek çözünürlük ve daha çok rengi verir.
XJACK - Bazı diz üstü bilgisayarlardaki kart modemlerin telefon bağlantısı için kullanılan bir konektördür. Kart modemlerde RJ-11 kalın olduğu için kullanılamaz. Yatay bir caktır. “ikscek” diye okunur.
XML - “Extensible Markup Language“ - HTML gibi bir WEB işaret dilinin nisbeten daha yenisidir. Sadece nasıl göstereceğini söylemekle kalmaz, muhteviyatın ne idüğünü de bildirir. Mesela, bir ürünün resmini gösterirken, alttan fiyatınıda yazar ve tarama sırasında bu ürünün en ucuz nerede olduğu da taranabilir. Ek bilgi sağlamada avantaj sağlar.Daha fazla bilgi için WC3′ ün page on XMLsayfasını ziyaret edin.. “iksemel” diye okunur.
Yagi antenna - Paralel anten elemanlarından müteşekkil bir yönlendirici antendir. Gelen sinyalleri alır ve bir cihaza yansıtır. (Aktarım hattına bağlı elektriksel bir cihaz).
ZIF Socket - “Zero Insertion Force Socket“ - Çoğu anakartta bulunan işlemcinin takıldığı bir soket çeşididir. İşlemciyi takarken kuvvet kullanılarak, iğnelerinin eğilmesine meydan vermemek için yapılmıştır. Yan tarafında bir kol vardır. Bu kolu kaldırarak, işlemciyi kolayca yerleştirir, sonra kolu indirerek, hem işlemciyi sabitleştirmiş, hem de iğnelerin tam temasını sağlamış olursunuz.

14 Eylül 2007

Yahoo Mail üzerinden cep telefonlarına mesaj gönderebilmek mümkün olacak.


250 milyondan fazla kullanıcısı bulunan Yahoo Mail üzerinden cep telefonlarına mesaj gönderebilmek mümkün olacak.

İnternet devi Yahoo, rakiplerine fark atabilmek için elektronik posta kullanıcılarına yeni bir hizmet getiriyor.
Yahoo Mail’in gelecek haftalarda hizmete girecek yeni versiyonu elektronik postadan cep telefonuna bağlantı kuruyor. Klavyede yazılan mesajlar doğrudan cep telefonlarına gönderilebiliyor.
Şirket bu uygulamayla, Yahoo Mail’i rakibi G-mail’in önüne geçirebilmeyi ve Myspace, Facebook, Youtube gibi sosyal bir ağ haline getirmeyi hedefliyor.
10’uncu yıldönümünü kutlamaya hazırlanan ve 250 milyondan fazla kullanıcısı bulunan Yahoo, geçen aylarda elektronik posta kullanıcılarına sınırsız bellek sunacağını da açıklamıştı.(ntvmsnbc)

Türk Telekom’dan Her İlçeye Bir “Internet Evi”


2007 yılında başlatılan “ Her ilçeye bir Internet Evi” projesi kapsamında 850 ilçede birer internet evi kurmak üzere yola çıkan Türk Telekom, Ankara Polatlı Internet Evi’nin açılışını gerçekleştirdi. Her ilçede yaklaşık 20 bilgisayarlı bir internet evi kurulmasını içeren proje için 20 milyon YTL kaynak ayrıldı.
Türkiye’de internet kullanımını yaygınlaştırarak bilgi toplumunun temellerini atmayı hedefleyen Türk Telekom, 2007 yılında başlattığı proje ile her ilçeye bir internet evi açmak için çalışmalarını hızlandırdı. 850 ilçede her biri ortalama 20 adet tam donanımlı bilgisayar ve genişbant internet erişimi içeren birer “ Internet Evi” yapılıyor. Ulaştırma Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğü, İl Müdürlükleri, Kaymakamlık ve Belediyeler ile işbirliği içerisinde sürdürülen projede internet evleri büyük bir hızla açılmaya devam ediyor. Proje için yaklaşık 20 milyon YTL’lik kaynak ayrıldı.
Türk Telekom yurt çapında gerçekleştirdiği bu proje çerçevesinde tamamlanan üçüncü Internet Evi Ankara’nın Polatlı ilçesinde Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ve Türk Telekom Yönetim ve İcra Kurulu Üyeleri’nin katıldığı bir törenle hizmete açıldı. Atatürk Caddesi, Necip Fazıl Parkiçi Çarşısı’nda bulunan internet evi, 16 bilgisayar ile halka açık internet erişimi sunacak.
Türkiye’nin telekomünikasyon devi Türk Telekom, eğitime katkı sağlayan ve özellikle Türkiye’de bilgisayar okuryazarlığını ve internet kullanımını artırmaya yönelik projelere tam desteğini sürdürüyor. Şirket bundan önce, 2006 yılında başlattığı “ Eğitime Tam Destek” kampanyası ile iki sene içinde toplam 200 milyon YTL’lik yatırımla Türk eğitim sisteminin gerek maddi büyüklüğü gerekse coğrafyaya yayılma bakımından en kapsamlı yatırımlarından birisine imza atmıştı. Toplam 21 bin öğrenciye eğitim imkanı sağlayacak 676 derslikli 35 okul yapımını içeren bu yatırımın dışında Türk Telekom, 2006 yılında eğitimde internet kullanımını teşvik etmek amacıyla 4.750 başarılı öğrenciye karne hediyesi olarak birer bilgisayar, modem ve 3 aylık ücretsiz internet bağlantı paketi vermişti.Türk Telekom’un internet evi girişimi sayesinde Türkiye’nin her ilçesinde herkesin kullanımına açık birer internet erişim noktası hizmete açılmış olacak.
Kaynak :
http://www.turktelekom.com.tr/webtech/default.asp?sayfa_id=586
http://www.turkceyazilim.net/index.php?newsid=783

1 Eylül 2007

Jumper Nedir, Nasıl Kullanılır Ve Ayarları



Jumper;IDE kablosuna takılmış olan donanımları birbirinden ayırmak için yapılan bir ayardır.
Bu ne demek? Örneğin bir sınıfta 15 kişi var. Bu sınıfta 15 kişinin içinde 2 kişinin adı Hasan. Öğretmen Hasan dediği zaman bu öğrencilerin ikisi de hocaya cevap verir öyle değil mi? İşte bunu önlemek ne yapılmalıdır. Bu öğrencilerin birine küçük Hasan , diğerine ise Büyük Hasan dediğimiz zaman bu karışıklık ortadan kalkmış olur.


Şimdi gelelim Pc dilin de jampır ayarına.


3 Tane ayar vardır.


Bunlar;


1-Master2-Slave3-Cablo Select




Bir IDE kablosuna 2 tane donanım takılabilir. Bunları birbirinde ayırmak için birinin master, diğerinin ise slave olması lazım. Çünkü işletim sistemimiz bunlardan birine yükleme yapar ve ondan başlama yapar.

Ya da Cablo Select yapılmalıdır.
Her donanımın arkasında Jumper ayarlarının nasıl olduğunu gösteren bir klavuz vardır.
Cablo Select’e ise kablonun ucuna takılan master, ortasına takılan ise slave olur. Bunu yapabilmek içi iki donanımın da Jumper ayarlarının Cablo Select olması gerekir.



20 Ağustos 2007

LAPTOP'LARIN PİL SÜRESİNİ ARTIRMAK İÇİN 15 ALTIN KURAL


Eğer bir süredir laptop kullanıyorsanız, burada yazılan tekniklerin ve püf noktalarının büyük bir kısmını büyük ihtimalle biliyorsunuzdur. Ama yine de bir göz atmakta fayda var, belki gözünüzden bir şeyler kaçıyordur...

1. Sık sık DEFRAG yapın. Sabit diskiniz ne kadar az çalışırsa pili o kadar az tüketir. Bu yüzden sabit diskinizdeki dosyaların fragmante olmasını (birkaç parçaya ayrılmasını) sık sık DEFRAG işlemini yaparak engelleyin ve sabit disk kullanımını azaltın.

2. Parlaklığı düşürün. Hem CPU hem de ekran parlaklığını kabul edebileceğiniz limitlere kadar düşürerek il süresinde ciddi tasarruflar elde etmek elinizde.

3. Arka plan programları. Arka planda çalışan programların sayısını mümkün olduğunca azaltın. Bu sayede CPU'ya düşen yükü hafifletmiş olacaksınız.

4. Harici aygıtlar. Pille çalışırken gerekmedikçe kablosuz ağ, USB disk, hatta USB fare bile kullanmayın.

5. Daha fazla RAM. Bellek fiyatlarının oldukça düşük seviyelerde gittiği bugünlerde laptop'unuza yapacağınız bir RAM terfisi pil süresinde ciddi uzamaları beraberinde getirecektir. Bilgisayarınızda daha fazla RAM olursa sabit diske daha az iş düşer, böylece pil daha az tüketilir.

6. CD ve DVD sürücüler. Film seyredecekseniz, filmleri önce sabit diskinize çekin, oradan izleyin. Virtual Daemon gibi Sanal CD/DVD sürücüler de kullanabilirsiniz. CD ve DVD sürücüler iki de bir durup kalkarak pile gereksiz yere yük olurlar.

7. Pil temas noktalarının temizliği. İki üç ayda bir pili çıkarın, alkollü bir bezle pil temas noktalarındaki metal bölgeleri temizleyin. Bu sayede pilden gelen akım laptop'a daha verimli olarak transfer edilecektir.

8. Pilinize antrenman yaptırın. İki üç haftada bir laptop'u makul bir süre pille kullanın (eğer çok fazla mobil çalışan biri değilseniz).

9. Hibernate (Uyku Modu) . Mutlaka Standby (bekleme) yerine Hibernate (uyku modu) seçeneğini kullanın. Kullanmadığınız zaman bekleme esnasında uyku modu çok daha az pil tüketecektir.

10. Fazla ısınmayın. Laptop'lar sıcağı pek sevmezler. Havalandırma deliklerini ve fan çıkışlarını belli periyotlarla temizlemeyi ihmal etmeyin.

11. Güç tüketim yönetimi. Güç yönetimini mümkünse Windows'a bırakmayın. Eğer bilgisayarınızla beraber geldiyse mutlaka onun için özel olarak üretilmiş olan güç tüketim yönetim uygulamasını (Toshiba Power Saver, LG Battery Miser gibi) kullanın. Genelde tüm bu programlarda "maksimum pil ömrü" seçeneği vardır, seyahatlerde bu seçeneği tercih edin.

12. Çoklu çalışma. Pil ile çalışırken ekrana bir sürü uygulama açıp aralarında geçiş yaparak çalışmayın. Bir rapor üzerinde çalışırken arka planda MP3 dinlemeyin örneğin...

13. Önceliklerinizi iyi hesap edin. Eğer seyahatteyseniz ve canınız çok sıkılmadıysa DVD seyretmeyin veya oyun oynamayın. Böylece çok az güç tüketen yazı yazma, e-mail okuma gibi işle ilgili aktiviteler için daha fazla pil ömrü ayırmış olursunuz.

14. Bellek etkisi. Eğer eski model bir laptop kullanıyorsanız "bellek etkisi" problemini minimuma indirmek için iki üç haftada bir pilleri sonuna kadar şarj edin ve sonuna kadar boşaltın. Li-Ion pil kullanan laptop modelleri eski olsalar bile bu genellemenin dışındadırlar.

15. Otomatik kayıt. Bu özelliği kullanmayın. Belli aralıklarla sabit diski çalıştıran ve dosyalarınızı kaydeden bu seçenek pili daha çabuk tüketir. Onun yerine siz zaten neyi ne zaman kaydedeceğinizi biliyorsunuzdur, değil mi?

17 Ağustos 2007

Kağıt Piller Geliyor?


Bilim insanları, uzaktan bakıldığında sadece bir kağıt parçasına benzeyen bir pil geliştiriyor. Kağıt pil, üç yıl içinde satışa sunulabilecek.
LONDRA - Son yıllarda tüm elektronik araçlar görülen küçülme, güç kaynaklarında yani pillerde geliştirilmiyordu. Ancak ABD’li bilim insanları, yeni araştırmalarıyla buna son vermeye hazırlanıyor.
Kağıdı küçük bir karbon tüpün içine koyan araştırmacılar, kağıtta enerji saklanmasını sağladılar.
Fakat her pil gibi, kağıtta da bir elektrik ileticisine gereksinim duyulunca, araştırmacılar mekanizmanın harekete geçebilmesi için, insan kanı, teri veya idrarının işe yarayabileceğini keşfettiler.
Geliştirilen ince ve küçük bir pil, diğerlerine göre daha esnek bir yapıda. Araştırmayı yürüten uzmanlardan Doktor Robert Linhardt, kağıt pilin başka alanlarda ve farklı ortamlarda da kullanılabileceğini söylüyor.
Pilin esnek görünmesinin yanında asıl avantajının, çok farklı sıcaklıklarda da kullanılabilmesi olduğunu belirten Doktor Linhardt, “Cihazı, son derece sert iklim koşullarında da kullanmamıza olanak sağlıyor. Gerçekten onu uzayda da kullanabiliriz, çölde de, kutuplarda da…” dedi.
Araştırmacılar kağıt pille çalışan ürünlerin üç yıl içinde satışa sunulmasını bekliyor. Kağıt pilin, kalp atışlarını düzenleyen cihazlarda dahi kullanılabileceği belirtiliyor.
Kaynak : http://www.ntvmsnbc.

SEO Olmadan Başarılı Olmanın 10 Yolu


SEO (arama motoru optimizasyonu) kısaltmasını o kadar önemsiyoruz ki, sanki o olmadan hiç bir web sitesi başarılı olamaz, sitesini optimize etmeyenler diğerleriyle yarışamaz zannediyoruz. Tadeusz Szewczyk, bu konuya yeni bir bakış açısı getiriyor ve ilginç bir iddia ortaya atıyor: SEO optimizasyonu günümüzde çok da işe yaramıyor!
Szewczyk, arama motoru optimizasyonu yapmadan web’te başarılı olmanın 10 yolunu aşağıdaki gibi listelemiş:
1- Hedef kitlenizi belirleyin
Binlerce blog var ve çoğu da benzer konularla ilgileniyor. Sİz farklı olmayı deneyin. Daha önce el atılmamış bir konu seçin ve ona yoğunlaşın. Bunu yaparken sakın klasik SEO çalışmalarında olduğu gibi en çok arama yapılan kelimeleri bulmakla uğraşmayın. Yani yöneleceğiniz alanı, kullanıcıların en çok ilgi duyacakları alan olarak belirlemeyin. Farklı açılar yakalayın.
2- Wordpress kullanın
Wordpress, blog olarak kullanılabileceği gibi, minik bir CMS olarak da kullanılabilir. Wordpress’in sayfa optimizasyonu da gayet iyidir üstelik. XML’ler oluşturup Google’a sunmanızı da gerektirmez çünkü Wordpress yazılımı, her yeni yazınızda Google Blog Search servisini ping’ler. Böylece bir kaç saat içinde içeriğiniz Google tarafından tanınır.
3- Kaliteli bir tasarım üretin ve CSS galerilerine yollayın
Klasik SEO, bağlantı almak ve vermek üzerine kurulu kısır bir döngüdür. Bu sebeple tasarımdan ödün verilir ve bağlantılar için daha çok yer ayırılır. Fakat günümüzün ziyaretçileri, tasarımı daha güzel bir blogu, SEO’su daha iyi bir siteye tercih ederler. Yalnızca tasarımı sebebiyle siteleri arkadaşlarına tavsiye ederler.
4- Geri izlemeye (trackback) izin verin ve dofollow kullanın
Bloglar, birbirleriyle bağlantı kurarak büyürler. Blogların birbirlerine bağlanmalarının en kolay yolu da hiç şüphesiz geri izleme özelliğidir. Wordpress için DoFollow pluginini kullanarak geri izlemelerin spam muamelesi görmelerini engelleyebilirsiniz.
5- Sosyalleşin, yorumlayın ve diğer bloglara bağlantılar verin
Yazılarınızda diğer bloglara bağlantılar verin, onlardan sıklıkla bahsedin. Yine başkalarının bloglarına yorumlar atmanız da tanınmanıza yardımcı olabilir.
6- Sitenizde sosyal medyaya yer verin (Kendiniz de kullanın)
Del.icio.us veya Stumble Upon gibi sosyal imleme sitelerine giden butonlar kullanın. Digg ve Reddit gibi sitelere içeriğinizi gönderirken dikkatli olun: Kısa bir süre için de olsa yoğun bir ziyaretçi akışı sağlarlar ve bazı durumlarda bu kadar ziyaretçiyi siteniz kaldırmayabilir.
7- İçeriğinizi kendiniz üretin, yeni bir şeyler bulun, kendinizi tanıtın
Hakim olduğunuz konulara yoğunlaşın. Diğer web sitelerinden yazılar almak veya onlara bağlantılar vermek yerine kendi içeriğinizi kendiniz üretin. Başkaları tarafından söylenmemiş sözleri söyleyin. Kendinizi sürekli geliştirin.
Dünün flash haberi, bugün önemsizdir.
8- Bildiklerinizi veya öğrendiklerinizi listeleyin ve yayınlayın
Bir konuda hemen her şey yazılmışsa, bunları kategorilere ayırın ve listeleyin. “En…” başlıklı listeler, “200 Wordpress plugini” benzeri başlıklar taşıyan listelerden daha kullanışlılardır. “10 gerekli Wordpress Plugin’i” tarzı başlıklar her zaman tutar.
9- Alanınıza giren diğer sitelere de yazılar yazın
Sadece kendi blogunuzda veya sitenizde yazmayın. İlgilendiğiniz konularla uğraşan diğer sitelere de yazılar yazın.
10- En azından 2 günde bir yazı yazın
Sürekli bir okuyucu kitlesi oluşturmak için sıklıkla yazın. Sitenizi ayda bir ziyaret edenler, muhtemelen bir süre sonra adını unutacaklardır. Her gün yazı yazmayabilirsiniz ama haftada en az 3 kere yazmanız iyi olur.
Sizin de fark ettiğiniz gibi, pek çoğu yeni fikirler değiller ve muhtemelen çoğunu halihazırda uyguluyorsunuz.

Tanınmayan Virüsler!!!!


Eğer virüs/trojan/spyware olduğunundan emin olduğunuz ya da şüphe duyduğunuz dosyaları Anti-Virus veya benzeri güvenlik programları tanımıyorsa, tanınması için aşağıdaki adreslere gönderebilirsiniz.
Dosyayı gönderirken “.zip” formatında kaydedin ve dosyaya aksi belirtilmediği sürece örneğin “virus” gibi bir şifre verin, tabii bu şifreyi iletinizde belirtin. Bu, virüs korumasına takılmamak için gerekli.
AntiVirvirus@antivir.de
Avast (Şifre “virus” olmalı)virus@avast.com
AVPsubmit-virus@avp.chnewvirus@avp.ru
BitDefendervirus_submission@bitdefender.comComputer Associates (US)spyware@ca.comvirus@ca.comvirus@cai.comComputer Associates (Vet/IPE) ipevirus@vet.com.auvirus@vet.com.au
Dr. WebAntivir@dials.ru
Eset Nod32samples@nod32.com
Frisk (F-Prot)viruslab@f-prot.comviruslab@complex.isF-Securesamples@f-secure.com
Grisoft (AVG)virus@grisoft.cz
Kasperskynewvirus@kaspersky.comMcAfee (Şifre “infected” olmalı)virus_research@mcafee.comvirus_research@avertlabs.comspyware_research@avertlabs.com
Network Associates (US)virus_research@nai.com
NSClean/BOCleansupport@nsclean.comNorman Antivirusanalysis@norman.noPanda Softwarevirus@pandasoftware.comvirus@pandasoftware.esSophossamples@sophos.comsupport@sophos.comSymantec (Norton) - (Şifresiz gönderilmeli)avsubmit@symantec.com
Trend Microvirus_doctor@trendmicro.com
TrojanHuntersubmit@trojanhunter.com
Lavasoft (Ad-Aware)research@lavasoft.de
Şüpheli dosya gönderebileceğiniz siteler:F-Prot, McAfee, CA, F-Secure, TrendMicro, Norman, Sophos, Symantec
Eğer Anti-Virus programı kullanmıyorsanız, şüpheli dosyanın Anti-Virus programlarınca tanınıp tanınmadığına emin olmak için Kaspersky File Scanner ya da dosyayı birçok anti-virus programıyla toplu halde tarama yapan VirusTotal sitesini kullanabilirsiniz.
Gönderdikten kısa bir süre sonra size geri dönülüyor ve dosyanın zararlı olup olmadığı, eğer zararlıysa database’ e eklendiği ve yeni update ile dosyanın tanınacağı konusunda cevap geliyor.

Borusan Telekom, altyapı işletmeciliği lisansı aldı


Borusan Telekom, Telekomünikasyon Kurumu’ndan geçtiğimiz günlerde aldığı “Altyapı İşletmeciliği Lisansı” ile kurumsal iletişim hizmetlerini fiber optik kabloların tesisi ve işletilmesi alanında sunmaya hazırlanıyor. Geleceğin iletişim altyapısı olarak görülen fiber optik kablolar, çok yüksek bağlantı hızları ile telefon, İnternet ve video hizmetlerinin verilmesine olanak sağlıyor.
Türkiye’de özel iletişim hizmetlerinin öncü kuruluşu Borusan Telekom, Türk Telekomünikasyon Kurumu’ndan aldığı “Altyapı İşletmeciliği Lisansı” ile özel iletişim altyapısı kurma ve işletme hakkı kazandı.
Borusan Telekom, “Altyapı İşletmeciliği Lisansı” alarak, yüksek hızla veri transferi ile aynı anda İnternet, video ve telefon trafiğinin taşınması için kullanılabilen fiber optik kabloların işletiminde hizmet verme olanağına sahip oldu.
Türkiye’nin A tipi lisans sahibi ilk alternatif telekom operatörü olan Borusan Telekom’un Genel Müdürü Burak Gökmen, altyapı işletmeciliği lisansı ile ilgili yaptığı açıklamada şöyle konuştu:
“Diğer tüm iletişim hizmetleri gibi altyapı işletmeciliğinin de alternatif telekom operatörlerine açılmasını uzun süredir bekliyorduk. Şimdi aldığımız lisans ile her zamanki müşteri odaklı yaklaşımımızı sürdürerek rekabetçi fiyat politikamızı fiber optik kablo üzerinden geliştireceğimiz telekom hizmetlerinde uygulayacağız.”
Borusan Telekom, Türkiye’de kurumsal telekom pazarının lideri olma vizyonu ile veri, ses ve görüntü aktarımı hizmetlerini yüksek kalite ve uygun fiyat yaklaşımı çerçevesinde sağlıyor.

19 Temmuz 2007

CCNA 1 KURUN FİNAL SINAVI GERÇEKLEŞTİ





















18 temmuz 2007 çarşamba günü saat 12:00 başlayan CCNA 1 kurun Final Sınavı gerçekleşmiştir. Sınava 22 kişiden 19 kişi katıldı. Sınavda iyi bir ter döken katılımcılar başarılı oldular.

CCNA 2 Kuru Eylül Ayında açıklanacak tarihle başlayacaktır.


Tüm arkadaşlara İyi bir tatil geçirmelerini dilerim.

Ahmet SÖZER
Cisco Eğitmeni



14 Temmuz 2007

TCP IP Komutları ve Acıklamaları


ping komutu ——————————————– ping 192.168.0.2 === ip deki diger bilgisayara ufak veri paketleri gönderip, alarak baglantiyi test eder

ping client98 ping -a 192.168.0.2 === ip deki diger bilgisayara ufak veri paketleri gönderip, alarak baglantiyi test eder.

-a parametresi ile ipdeki bilgisayarin adresi görüntülenir. ping -a -n 20 192.168.0.2 === -n parametresinin yanindaki deger kadar veri paketleri gönderilirilerek test edilir. ——————————————– pathping === bu komut sayesinde routerlar üzeriden geçen verinin kayba uğayıp uğamadığı kontrol edilir. ——————————————– ipconfig === bilgisayarin agdaki ip adresini gösterir. ipconfig all === bilgisayarin agdaki ip adresini ve bir çok ekstrayi gösterir. ipconfig all egemen.txt === dökülen tüm bilgiyi egemen.txt dosyası içine atar. ipconfig release === bilgisayarin agdaki ipsini birakir ipconfig renew === bilgisayarin agdaki ipsini yeniler. yenileme islemi sirasinda ilk önce release , sonra renew islemi uygulanir ipconfig registerdns === bilgisayarı adını ve ipsini DNS e kaydetmek için kullanılır. ipconfig flushdns === Dns clientların cache belleklerinde tuttukları isim ve ip adres eşleşmelerine ait bilgileri siler,Cache belleği boşaltır.(Sorun Çözmek için kullanılır) ipconfig displaydns === Eğer kullandığınız bilgisayar aynı zamanda bir DNS client’ı ise, DNS Cache belleğinde bulunan IP adresleri ve onlara ait olan DNS isimlerinin gösterilmesini sağlar. ——————————————– arp -a === cache deki ip çözümlesini gösterir. cache eger 2 dk içinde yeni bir ip çözümlemesi olmazsa kendini temizler. eger 2 dk içinde yenilenirse 10 dk daha tutulur. arp -a 192.168.0.2 === arp -s 192.168.0.2 00-02-44-12-24-ad === ip çözümlemesi içinde, ip si verilen bilgisayarin mac adresini sabitler. cache de sürekli kalir, silinmez. ——————————————– net use === bilgisayardaki map leri gösterir. net use h client98c === client 98 bilgisayarin C sini H olarak map eder. net use h 192.168.0.2c$ === ipsi verilen bilgisayarin gizli admin sharini h olarak map eder. net use delete h === h mapped drive i siler. net use lpt1 serveribm persistentyes === kalıcı printer bağlantısı sağlar. ——————————————– netstat === bilgisayara yapilan baglantilari gösterir. ——————————————– nbtstat === TCPIP üzerinde NetBIOS API ile ilgili verilerin gösterilmesini sağlar.Netbios isim tablosunun hem kullandığınız(local) bilgisayar için hemde network üstündeki diğer bilgisayarlar(remote) için gösterilmesini sağlar. nbtstat -RR === Eğer komutu bir WINS client üzerinde çalıştırıyorsanız, WINS Client’ı WINS server üzerinde yer alan kendine it kayıtları önce silecek; sonra tekrar kayıt ettirecektir.(Sorun çözmek için kullanılır)
——————————————– tracert 131.107.10.1 === Bu komut sayesinde, farklı TTL süreleri kullanılarak aynı hedefe ICMP paketleri gönderilir.Bu sayede, bilgisayarınızdan bir başka hedef noktaya ulaşırken, paketlerimizin hangi yolları takip ettiği kontrol edilir. Bu komut ile hedef bilgisayar ve sizin aranızdaki en yakın ve en kısa yolu belirleyen router ların bir listesi gösterilmiş olur. tracert [-d][-h Maksimum Hop sayısı][-J Hot Listesi][-w Timeout Süresi][Hedef isim]
——————————————– route print === Routing table döker. ——————————————– net helpmsg 52 === hata kod larının açıklamasını döker. ——————————————– net view === net view 192.168.0.2 === ip si yazilmis bilgisayarin paylastirilmis nesnelerini gösterir. net view client98 === ismi yazilmis bilgisayarin paylastirilmis nesnelerini gösterir. net share === bilgisayardaki paylaştırılmış sürücü ve klasörleri gösterir. net share hoop=fhoop === f sürücüsünde oluşturduğumuz hoop klasörünü yine aynı isimle share eder. ——————————————– hostname === bilgisayarin ismini gösterir. %username% === bilgisayari logon olan kullanici ismidir. %systemroot% === isletim sisteminin kuruldugu klasördür. %userprofile% === ——————————————– net time 192.168.0.2 === ip si girilmis olan bilgisayarin tarih ve saatini gösterir. net time client98 === ismi girilmis olan bilgisayarin tarih ve saatini gösterir. net time client98 set y === ismi verilmis bilgisayarin tarih ve saatine göre, kullandigimiz makineyi ayarlar. ——————————————– convert c fsntfs === C sürücüsünü NTFS sisteme dönüstürür. Içindeki bilgiler silinmez. ——————————————– net help command === net komutuna bagli tüm komutlarin açiklamasini görüntüler. ——————————————– secedit refreshpolicy user_policy === Poliçelerde yapılan değişikliklerin kullanıcı bazında hemen devreye girmesi için kullanılır secedit refreshpolicy machine_policy === Poliçelerde yapılan değişikliklerin bilgisayar bazında hemen devreye girmesi için kullanılır secedit refreshpolicy user_policy enforce === Poliçe değişikliklerinin hemen devreye girmesi için zorlar. secedit refreshpolicy machine_policy enforce == Poliçe değişikliklerinin hemen devreye girmesi için zorlar. ——————————————– nslookup === DNS in doğru düzgün çalışıp çalışmadığını kontrol eder.
nslookup komutu girilir ve ardından ls -t SRV mcseankara.com (SRV kayıtlarını kotrol eder) ls -t SRV mcseankara.com egemen.txt (SRV kayıtlarını egemen.txt dosyasının içine atar ve bu 24 kayıt olmalı) 192.168.0.1 (reverse lookup ın çalışıp çalışmadığını kontrol eder) egemen.mcseankara.com (forward lookup ın çalışıp çalışmadığını kontrol eder) exit ile çıkılır. ——————————————– dcpromo ===active directory manuel kurulumu için kullanılır dcpromo answercpromotec.txt ===active directory otomatik kurulumu için kullanılır ——————————————– csvde -i -f ekle.txt === active drirectory içine ekle.txt içinden sadece kullanıcı ekler (virgül ile ayrılmış) ldifde -i -f ekle.txt === active drirectory içine ekle.txt içinden kullanıcı ekler, siler, düzeltir (satır ile ayrılmış) csvde -f egemen.txt === active directory kaydını egemen.txt dosyasına virgülle ayrılmış şekilde döker ldifde -f egemen.txt === active directory kaydını egemen.txt dosyasına satır satır ayrılmış şekilde döker ——————————————– jetpack dhcp.mdb temp.mdb === DHCP veritabanını indexler, düzenler, boş astırları kaldırır, ufaltır,(komutu kullanmadan önce DHCP servisini durdurmalısınız) netsh === Bu komut sayesinde DHCP,WINS,DNS serverları komut satırından yönetebiliyorsunuz. netsh help === nasıl kullanacağınız hakkında buradan bilgi alabilirsiniz ——————————————– terminal server yüklü bilgisayarda mode excute mode olarak değişir. Program yükletmez.
run change user install (install mode devreye girer) run change user execute (execute mode devreye girer)

29 Haziran 2007

Kablosuz Elektrik İletim Teknolojisi


Elektrik akımının ne kadar tehlikeli olabileceğinin ve kablo karmaşasının farkına varmış olmalısınız. Bizler, hayal kurup “Keşke kurtulabilsek bu karışılıktan.” derken; bilim insanlarından oluşan Massachusetts Institute of Technology (MIT) ekibi, tam 2 metre uzaklıktaki 60 watt’lık ampülü, tamamen kendi geliştirdikleri kablosuz bir teknoloji ile yakmayı başardı.
Geliştirdikleri sistemin patentini alan ekip, WiTricity ismi ile wireless (İng. Kablosuz) ve electricity (İng. Elektrik) adlarını anımsatıyor. Oluşturulan bu kablosuz alan, bizi tüm kablo karmaşası derdinden kurtardığı gibi, herhangi bir zararı da yok. Kablolarımız ortadan kalktığında, yerimiz genişleyecek. Ve misafirlerimize; “Dur! Oradan geçme, WiTricity geçiyor oradan!” dememize gerek duymayacağız.Teknoloji üzerinde çalışmalar devam ediyor ve WiTricity‘nin kapsama alanı 30 metreye kadar çıkartılmaya çalışılıyor. Ekibin asistan profesörü Marin Soljacic; “Bu sadece, elektriğin aktarılabileceğini kanıtlayan basit bir sistemdi.” dedi ve tamamen kablosuz yaşam alanlarının oluşmasının pek uzak tarihlerde gerçekleşmeyeceğini gözler önüne serdi.
Kaynak: Chip Online

23 Mayıs 2007

M.K.Ü Bİlgisayar ve İnternet Topluluğu Web sitesi Açlıldı





"Sende Tıkla Sende Bilgini Paylaş"

Wireless Ağınıza Sızdırmayın Önleminizi Alın


1 - Ağınıza Yabancıları Sızdırmayın

Kablosuz internetiniz arada bir yavaşlıyor mu? Birileri sizden habersiz netinizi kullanıyor olabilir!
Evde ya da kapalı bir mekanda kablosuz internet(Wi-Fi) kullanmak büyük kolaylık. Hele de Wi-Fi destekli bir laptopunuz ya da el cihazınız varsa. Ancak birçok kullanıcı bu rahatlığın yanında gelebilecek tehlikenin pek de farkında değil olmalılar ki Turk Telekom’a gelen en büyük şikayetlerin başında, habersiz aşırı kota aşımı yer alıyor.
Kablosuz modem kullanıcıların büyük çoğunluğu kurdukları internet ağı için bir şifre dahi oluşturmadıklarından dolayı aynı apartmanda oturan komşuları için büyük bir nimet teşkil ediyorlar. Sınırsız internet kullananlar bu durumda yoğun bir hız yavaşlaması yaşayabilirler ama en büyük tehlike sınırlı internet kullanıcıları için var olmakta. Yazımızda kablosuz internet ağınıza başkalarının girememeleri için neler yapmanız gerektiğini bulacaksınız.
2 - Şifrelerinizi ve İsimlerinizi Değiştirin

Kablosuz internetinizin izniniz olmadan başkaları tarafından paylaşılmasını engellemek için yapmanız gerekenlerin başında varsayılan yönetici şifrelerini ve kullanıcı adlarını değiştirmek olacaktır. Birçok kablosuz ev ağının temelini bir “access point” veya “router” oluşturur. Modeminizi üreten firmalar bu tür kurulumları gerçekleştirmek için web üzerinden ayar ekranı hizmeti vermektedirler.
Bu sayfaya kullanıcı adınızı ve şifrenizi bir kereye mahsus olarak yazarak her bilgisayarı açtığınızda otomatik olarak internete girebilirsiniz. Bu login ekranında yapmanız gereken en önemli şey kullanıcı adınızı ve şifrenizi oldukça karışık bir şekilde belirlemeniz olacaktır. Kolay isim ve şifreleri hacker denilen bilgisayar korsanları basit programcıklarla dahi tespit edebilir ve internetinize el koyabilirler.
3 – SSID’yi Değiştirin
SSID, kullandığınız access point ve routerların genel ağ ismidir. Kablosuz modem üreticileri ürünlerini aynı SSID ismiyle piyasaya çıkarırlar. Bu genel SSID ismi Linkys’tir. Madem herkesin SSID’si aynı ve herkesin Linkys o zaman değiştirmeye ne gerek var derseniz, değişik bir SSID’nin bağlantı hırsızlarını durdurmanın ilk adımıdır cevabını alırsınız.
Çünkü Linkys adlı bir bağlantı adı onlar için ilk bakışta güvensiz bir kablosuz bağlantı adı gibi gelir ve internetinize dalma isteklerini büyütür. Bu yüzden LAN ayarlarınızı gerçekleştiriken ilk yapacağınız iş SSID’inizi değiştirmek olmalıdır.
4 – WPA/WEP Kodlamasını Açın
Kablosuz donanımların tamamı yazılımları içersinde bir kodlama(encryption) bulundururlar. Bu kodlama teknolojileri ağa bağlı iki bilgisayar arasındaki bilgi alışverişlerinde üçüncü bir bilgisayarın herhangi bir işlemi görememesi için oluşturulmuşlardır, bu sayede üçüncü bilgisayar iki ekranı ne kadar görmek isterse istesin karşısına karmaşık görüntüler gelir.
Wi-Fi bağlantınızda modem ayarları içinde “lowest common demoninator” ayarını bulun ve en yüksek seviyeye getirin, bu sayede gerekli WEP ve WPA şifrelemeleri 128Bitlik bir koruma sağlamaya başlayacaklardır.
5 – Fiziksel Adres Filtresi “MAC”
Artık birçok restaurant ve cafe kablosuz internet keyfi sunmaktadırlar. Bu tür halka açık yerler müşterilerine sınırsız bir bağlantı yapmaları için bu hizmeti sunarlarken bir MAC adresi belirlemezler ve tüm Wi-Fi aygıtlar otomatik olarak ağa bağlanırlar.
“MAC adres filtresi”, tüm Wi-Fi donanımların sahip olduğu fiziksel adres filtresi de denilen bir tanımlayıcıdır. Evinizde ya da ofisinizde Wireless ağınızı yapılandırırken üzerinde durmanız gereken en önemli ayarlardan biri olan MAC adres filtresi(fiziksel adres) tanımlaması sayesinde modemle ilişik olacak aygıtlar dışında başka bir aygıt parola girmeden ağa bağlanamayacaktır. Bu yüzden mutlaka ayar sayfanıza gidip hemen bir MAC Adres filtresi oluşmanız ve kendinizi güvende hissetmeniz gerekiyor.
6 – Firewall Aktif Olsun
Son çıkan Router’ların tamamı tümleşik Firewall(Güvenlik Duvarı) ile birlikte gelir. Ancak ürünü hemen kurup internete derhal bağlanmayı isteyen kullanıcılar ayarlara ve kullanıcı kılavuzuna fazla bakmazlar.
Genelde bu Firewall’lar kapalı konumdadır bunları ayarlar kısmından açık konuma getirmenizi şiddetle tavsiye ediyoruz. Router’ların güvenlik duvarları bazı durumlarda yetersiz kalabilir diyorsanız bilgisayarınız için de lisanslı bir Firewall edinmeniz güvenliğinizi en üst noktaya taşıyacaktır.
7 – Router ya da Access Point’i Güvenli Yere Koyun
Wi-Fi sinyalleri normalde bir apartman dairesinden çok daha fazla uzağa sinyal gönderebilirler. Çevredeki kablosuz aygıtlar bu sinyaller ne kadar zayıf olursa olsun bunları saptama yeteneğine sahiptirler ve ağınıza bağlanmaya hazırdırlar.
Eğer evinizde bir kablosuz ağ kurulumu gerçekleştireceksiniz modeminizi pencere ya da balkon kenarlarından ziyade evin tam ortasına koymanız eviniz çevresine sinyal yayımını azaltacak en önemli unsurdur. Eğer eviniz dar veya sinyal yayımı kolay bir yapıdaysa modeminizin mini antenini aşağı yönde tutarak da sinyali zayıflatabilir ve algılanabilirliği en aza indirebilirsiniz.
8 – Kullanmadığınızda Kapatın
Aslında bu başlık sahip olduğunuz bütün elektrikleri aletler için geçerlidir ancak modemde ise harcanan enerjinin yanında güvenliğiniz için gerekli bir tedbirdir.
Eğer başkaları tarafından izlenmek ve saldırılardan nasiplenmemek için alınabilecek en kritik önlem internet bağlantısına ihtiyaç duymadığınız ya da bilgisayarınızda çalışmadığınız zamanlarda modeminizin gücünü kesmek olacaktır.

30 Nisan 2007

Cisco Network ile ilgili açıklamlar ve sıkça sorulan sorular


Sıkça Sorulan Sorular


WEB üzerinden ulaşılan dökümanlar ne kadarlık eğitim süresini kapsıyor?
WEB üzerinden ulaşılan dökümanlar, dört sömesterı içermekte ve her sömester 70 saatten oluşmaktadır. Toplamda 280 saatlik bir eğitim programıdır. Bilişimde genç hareket projesi tarafından verilen toplam 4 dönemlik eğitimin bir kursiyer için en geç 2 sene içerisinde tamamlanması planlanmaktadır.


WEB üzerinden öğrencilere döküman sağlanmakta mı?
Öğrenciler WEB üzerinden eğitim dökümanlarına ulaşabilirler.


Dökümanlar öğrenciler için bir ön bilgi gerektiriyor mu?
Dökümanlar öğrenciler için herhangi network önbilgisi gerektirmemektedir. Bir kursiyerin kursu takip edebilmek için temel PC kullanım bilgisine ve dokümanları anlayabilecek düzeyde İngilizce dil bilgisine sahip olması yeterlidir.


Dökümanların içeriği Cisco olmayan cihazların kullanımında da öğrencilerin işine yarayabilecek bilgi içermekte mi?
Öğrencilerin almış oldukları eğitim, üreticiden bağımsız bilgi içerdiğinden, network ortamında yaşanan problemlere çözüm getirme ve bu çözümlere çeşitli network ürünleri ile ulaşılması öğrenciye verilen temel mantıktır. Ama laboratuar ortamında Cisco tarafından üretilmiş cihazlar kullanılmaktadır.


Dönemlerin öncelik sırası var mı, yoksa önce istenilen dönem alınabilir mi?
Dönemler sıralı olarak alınmalı. İkinci dönemin ön koşulu birinci dönem, üçüncü dönemin ön koşulu ikinci dönem, dördüncü dönemin ön koşulu ise üçüncü dönemdir.
Öğrenciler CNAP kapsamında kablolama yapacaklar mı? Laboratuarda router, switch konfigürasyonları öğrenciler tarafından laboratuarlarda değiştirilebilecek mi?
Öğrencilerin deneyim kazanması için kablolama yaptırılmaktadır (Dönem 1). Ayrıca kablolama dışında router konfigürasyonu ile ilgili laboratuarlar da uygulamalı olarak yapılmaktadır. Ayrıca laboratuar ortamında kurulmuş özel networkler üzerinde yeralan router ve switch'ler öğrencilere eğitimle ilgili değişiklikler yapma imkanı sunacaktır (Dönem 2 ve sonrası).


Her sınıfta kaç öğrenci var?
22 veya daha az öğrencinin bulunduğu sınıflarda program sürdürülmektedir.

Öğrenciler dökümanların çıktılarını alabilir mi ya da dökümanlar satın alınabilir mi?
Dökümanların çıktısının alınması ve satılması Cisco Systems tarafından kesinlikle yasaklanmıştır.

Öğrenciler sınıftan internete erişebilecekler mi?
Evet. Sınıfın LAN'ı internet başlantısına sahiptir.


Dört dönemi de bitiren ve sertifikasyon sınavını veren öğrencilere sertifika olarak ne verilecek?
Dört kur sonunda kursiyerler Cisco Systems tarafından verilen ve tüm dünyada geçerliliği olan Cisco Certified Networking Associate (CCNA) sertifikasını almaya hazır olacaklardır. Bilişimde genç hareket projesi tarafından CCNA sertifikası verilmeyecektir. Kursiyerler, Academy programı kurlarını tamamladıklarını ve kurs içeriklerini gösteren ve Cisco Systems tarafından düzenlenmiş dört adet sertifikaya sahip olacaklardır.


Dönem sonlarında sınav var mı?
Her dönem sonunda bir sınav bulunmaktadır. Dönemlerin geçilebilmesi için dönem sonu sınavdan %70 ve üzeri başarı sağlanması gerekmektedir. Ayrıca dönem sonunda yetenek tabanlı laboratuar testi de başarı ile verilmelidir(Dönem 2 ve sonrası).


Bir dönem sınavından başarısız olunduğunda sınav tekrar alınabiliyor mu?
Evet. Ancak sağlanmasi gereken başarı yüzdesi artıyor.Dönem sonu sınavları, kendi döneminiz ve bu dönemi izleyen 2 dönemde, toplam 3 kez alınabilir. Bu 3 sınava katılmayan ya da katıldığı halde başarılı olamayan kişiler, söz konusu dönemde başarısız sayılırlar ve dönemi tekrar etmeleri gerekir


CCNA sertifikasyon sınavına nerelerde girilebilir?
Cisco System'in yetkili sınav merkezlerinde CCNA sertifikasyon sınavına girilebilir.
CCNA sınavı için öğrencilerin ücret ödemesi gerekli mi?
Tüm kurlarin Final sinavlarinda, ilk haklarinda 70'in üzerine çikmalari gerekir. Ikinci hakta çikarsa, indirim yapilmiyor.


CCNA sertifikasyon programından sonra gelen bir sertifikasyon programı var mı?
CCNA sertifikasyon programından sonra Cisco Certified Networking Professional (CCNP) sertifikasyon programı gelmektedir. CCNP sertifikasyon programı, 2004 yazından itibaren CNAP kapsamına alınacaktır. CCNP , güvenlik, ATM, dial-up erişim ve network yönetimi ile ilgili ileri düzey bilgi içermektedir.


CCNP sertifikasyon programından sonra gelen bir sertifikasyon programı var mı?
CCNP sertifikasyon programından sonra Cisco Certified Internetworking Expert (CCIE ) programı yeralmaktadır. Networking alanında dünya çapında en yüksek sertifikasyon düzeyidir.
Cisco, Akademi öğrencilerine iş bulmada yardımcı oluyor mu?
Cisco Akademi öğrencileri için oluşturduğu Internship WEB sayfasında farklı pozisyonlardaki iş imkanlarını sunmaktadır


Dönem sonu testleri öğrenci evinden bağlanıp alabilir mi?
Hayır. Dönem sonu testleri sınıfta yapılmalıdır.


Dönem sınavları döküman açık mı yapılacak?
Hayır. Sınav süresince hiçbir yardıma izin verilmemektedir.


Sınav tarihleri kurs tarihleri kapsamında mı yapılacak?
Evet. Dönem sonunda yapılacak sınavlar kursun belirtilen saatleri içinde yapılacaktır.


BGH HATAY

9 Nisan 2007

Cisco Network IT Ve Sınav

Merhaba arkadaşlar;


Yaklaşık 7 haftalık eğitim sürecinden sonra kursiyer arkadaşlar son final sınavına girdiler.

İlk bölüm olan IT modülü başarılı olan arkadaşlar diyer modüle devam hakkı kazandılar...


Diyer modül olan CCNP1 14 nisan cumartesi saat 09:00'da eğitime başlama tarhidir.



20 Mart 2007

BGH HATAY


Bilişimde Genç Hareket Hatay eğitimlerin 5. haftasındayız....


17 Şubat 2007

BİLİŞİMDE GENÇ HAREKET HATAY'DA EĞİTİMLERE BAŞLADI

PROJEMİZİN EĞİTİM DÖNEMİNİ BAŞLATTIK.
İLK DERS KONU VE NOTLARI AŞAGIDAKİ GİBİ DİR.


BİLGİSAYAR TEKNOLOJİLERİNE GİRİŞ
I. BİLGİSAYARLAR
A. BİLGİSAYAR NEDİR?
Bilgisayar, kullanıcıdan aldığı verilerle aritmetik ve mantıksal işlemleri yapabilen ve yaptığı işlemlerin sonucunu saklayabilen, sakladığı bilgilere istenildiğinde ulaşılabilen elektronik bir makinedir. Bu işlemleri yaparken veriler girilir, işlenir, depolanabilir ve çıkışı alınabilir. Bilgisayar işlem yaparken hızlıdır, yorulmaz, sıkılmaz. Bilgisayar programlanabilir. Bilgisayar kendi başına bir iş yapmaz.
Giriş: Kullanıcı tarafından ya da bilgisayar tarafından sağlanan verilerdir. Bu veriler, sayılar, harfler, sözcükler ve komutlardır. Veriler giriş birimleri tarafından toplanır.
İşlem: Gereken verilere göre, programın yetenekleri ölçüsünde yapılan işlemler.
Bellek: Verilerin saklandığı yerdir. Giriş yapılan veriler, işlenen veriler bellekte saklanır.
Çıkış: Bilgisayar tarafından üretilen rapor yada belgelerdir. İşlenmiş sonuçların yazılı olarak ekrandan veya diğer çıkış birimlerinden çıkarılmasıdır.
Bir bilgisayar sistemi donanım ve yazılım sistemlerinden oluşur:
Bilgisayar donanımı (hardware): Bilgisayarların fiziksel kısımlarına donanım denilmektedir. Elle tutulabilirler. Ekran, klavye, Sabit disk (harddisk), fare, yazıcı, bellek, mikroişlemci, tarayıcı gibi bileşenler donanımdır.
Bilgisayar yazılımı (software): Donanımı kullanmak için gerekli programlardır. Bilgisayarın nasıl çalışacağını söylerler. Belirli bir işlemi yapmak üzere bilgisayarda çalışırlar.
Bilgisayar yazılımı iki ana bölüme ayrılır: Sistem programları ve paket programlar. Sistem programları, işletim sistemi ve diğer destek programlarıdır. Örneğin Windows işletim sistemi bir sistem yazılımıdır. Paket programlara örnek olarak ise bir ticari programı gösterebiliriz. Paket programlar faturanın kesilmesini gibi kullanıcı için bir işlemin yapılmasını sağlar.
B. BİLGİSAYARIN TARİHİ
Bilgisayarlar, bir program temelinde işlemleri yerine getiren elektronik aygıtlardır. Bilgisayarın tarihi insan oğlunun aritmetik ve matematik alanındaki çalışmalara paralel olarak gelişmiştir.
İnsan oğlunun kullandığı ilk hesaplama aracı olan abaküs, bilgisayarın (computer) atası sayılır. Daha sonra bu alanda yapılmış çok sayıda mekanik aygıt bilgisayarın bugünkü haline gelmesine neden olmuştur.


Ardından 1945 yılında ENIAC adı verilen ilk elektronik bilgisayar Amerika'da bir Üniversite de geliştirilmiştir. ENIAC, 30 ton ağarlığında, 20,000 vakum tüpünden oluşan dev bir makineydi.
ENIAC dahil bütün bilgisayar aygıtlarının amacı verileri işlemekti. Veri işlemek (data processing): verileri (input) almak ve üzerinde değişik işlemleri yapmak. Ardından da çıktı (output) olarak ekranda ya da kağıt üzerinde sonucu vermekti.
Ancak zaman içinde daha küçük bilgisayarlar geliştirildi. 1980 yılında IBM firması, Microsoft MS-DOS ile çalışan IBM PC bilgisayarını piyasaya sürdü. Bu adımın ardından bilgisayar donanımı ve yazılım artık büyük bir endüstri haline gelerek bugünlere geldi.
C. BİLGİSAYARIN FONKSİYONLARI
Bir bilgisayar, verileri işler ve çıktı (bilgi) olarak elde etmemizi sağlar. Bilgisayarların temel fonksiyonları şöyle özetlenebilir: girdi, işlem, depolama, çıktı, kontrol vb işlemler.
Girdiler bilgisayara kullanıcı tarafından girilen verilerdir. Bilgisayarlar klavye, fare, tarayıcı gibi birimlerden alınan girişleri kabul ederler. İşlemci (processor) tarafından işlenen bu veriler daha sonra ekran, yazıcı gibi çıktı aygıtlarıyla kullanıcıya iletilir.
Bir bilgisayarın temel fonksiyonlarını yerine getirmede kullanılan temel birimlerine bir bakalım:
Ana işlem birimi: Bu birimde bütün işlemler denetlenir. Aritmetik işlemler, bellek yönetimi bu birim tarafından yerine getirilir.
Aritmetik/Mantık birimi: Toplama, çıkarma gibi aritmetik işlemler ve mantık işlemlerinin yapılmasını sağlar.
Ana Bellek: Verilerin, komutların ve ara sonuçların saklandığı alan.
Kontrol birimi: Diğer bileşenleri uyumlu hale getirir.
Giriş/Çıkış birimi: Veri girişini ve işlenen bilgilerin kullanıcıya gösterilmesini sağlayan işlemleri yönetir.

II. ELEKTRONİK İLETİŞİM
A. BİLGİSAYAR İÇİNDEKİ İLETİŞİM
Dijital elektronik verilerin iki durumlu bir sistemle temsil eder. Bu iki durum bir ve sıfır olarak bilinir. 1 ve 0. Bu sayılara bit denir.



1. BİNARY LANGUAGE (İKİLİ DİL)
İkili dil, bit ve sekiz bitin oluşturduğu baytlardan oluşan bir dildir. Bilgisayar içinde verilerin temsili için ikili dil kullanılır. Dilin ana bileşenleri bit ve bayttır.
Bit, bir ya da sıfırı (1, 0 ya da açık/kapalı) olarak belirtilir.
Bayt (byte) ise sekiz bitten oluşan bir bit kümesidir. Bayt bir karakteri ifade etmek için kullanılır. Örneğin F karakterini temsil etmek için 11010100 gibi bir baytı ya da sekiz biti kullansak, bilgisayar içinde F karakterini sayısal olarak temsil edebilecek bir sisteme sahip olmaz mıyız?
İşte böylece bitler, baytlar ortaya çıkmıştır. Ardından sistem daha fazla bilgiye gereksinim duyduğu için diğer ölçüler de geliştirilmiştir.
Tablo: Bilgisayar değerleri.
Depolama Birimi Değeri
Bit 1/0
Bayt 8 bit
Word (sözcük) 16 bit
Kilobayt (KB) 1024 Bayt
Megabayt (MB) 1,048,576 Bayt
Gigabayt (GB) 1,073,741,824 Bayt

2. İKİLİ DEĞERLERİN ONLU KARŞILIĞI
10010001 ikili bir sayının karşılı onlu sistemde kaçtır? Bunu hesaplamak için aşağıdaki tabloyu kullanmakta yarar var:
İkili sayı 1 0 0 1 0 0 0 1
Konum 7 6 5 4 3 2 1 0
Mutlak Değer 2 2 2 2 2 2 2 2
Tam Karşılığı 128 64 32 16 8 4 2 1
Onlu Karşılığı 128 0 0 16 0 0 0 1
Toplam: 145



3. ASCII KOD
Bilgisayar içinde karakterleri bir bayt olarak temsil etmek için standart olarak kullanılan sisteme ASCII (American Standard Code for Information Interchange) kodlama sistemi denir. Böylece Örneğin F karakterini temsil etmek için 11010100 gibi bir baytı ya da sekiz biti kullanmak standart hale gelmiştir.
Örnek ASCII değerleri:
1 = 00110000
2= 00110001
...
A=01000001
B=01000010
...
B. BİLGİSAYAR VERİ YOLU (BUS)
Sistem kaynaklarının iyi kullanılabilmesi için bilgisayar içinde bileşenler arasında iletişim gerekir. İşte bu anlamda, bilgisayarın veriyi taşıdığı kanallara veri yolu (bus) denir. Bilgisayar içinde değişik türde veri yolları kullanılır. Veri yolları 8-bit, 16-bit, 32-bit ve 64 bit gibi kapasitelere sahiptir.
External bus olarak adlandırabileceğimiz veri yolları bilgisayar içindeki birimler arasındaki veri taşımasını sağlar. Bunun dışında çeşitli aygıtları bilgisayar içindeki bileşenlere bağlamak için kullanılan bir genişleme veri yolları (expansion buses) vardır.
III. BİLGİSAYAR TEKNOLOJİSİ
A. BİLGİSAYARIN TEMEL İŞLEMLERİ
Bilgisayar, kullanıcıdan aldığı verilerle aritmetik ve mantıksal ve işlemleri yapabilen ve yaptığı işlemlerin sonucunu saklayabilen. Sakladığı bilgilere istenildiğinde ulaşılabilen elektronik bir makinedir.
Temel İşlemler:
Giriş (Input): Kullanıcı tarafından ya da bilgisayar tarafından sağlanan verilerdir. Bu veriler, sayılar, harfler, sözcükler, ses sinyalleri ve komutlardır. Veriler giriş birimleri tarafından toplanır.



İşlem (Processing): Gereken verilere göre, programın yetenekleri ölçüsünde yapılan işlemler.
Çıkış (Output): Bilgisayar tarafından üretilen rapor, belgeler. İşlenmiş sonuçların yazılı olarak ekrandan veya diğer çıkış birimlerinden çıkarılmasıdır.
B. BİLGİSAYARIN BİLEŞENLERİ
Bilgisayar içindeki işlemleri belli bileşenler (components) yerine getirir.
1. GİRİŞ BİRİMLERİ (INPUT DEVİCES)
Bilgisayarlara veri girmekte kullanılan araçlardır. Klavye, fare, disket, hard disk (sabit disk), joystick, tarayıcı (scanner), mikrofon, ekran (dokunmatik), CD, barkod okuyucu vb.
2. İŞLEM BİRİMLERİ (PROCESSİNG UNİTS)
Bilgisayardaki ana işlem birimi CPU ya da işlemci (microprocessor) olarak adlandırılan ana işlem birimidir. Sonraki bölümde CPU geniş olarak yer almaktadır.
CPU dışında şu işlem birimleri vardır:
İşlem Birimi İşlevi
motherboard Bir şase üzerinde bütün bileşenleri birleştirir.
Chip Set Bir dizi yonga (chip) ya da entegre devre (integrated circuit). Chip Set işlemci ve diğer yongaları içeren önemli bir grup bileşendir.
Data bus ve Address bus CPU ile diğer bileşenler arasında veri alışverişini sağlayan bileşenler.
Expansion Slot (Genişleme Yuvaları) Ek aygıtların (çevre birimlerinin) bilgisayara bağlanmasını sağlar.
Clock (saat) İşlemcinin hızını düzenler.
Memory (Bellek) İşlenecek bilgileri geçici olarak saklar.
3. ÇIKIŞ BİRİMLERİ (OUTPUT DEVİCES)
Bilgisayarda elde ettiğimiz dosyaların çıkışlarını görmek için kullanılan birimlerdir. Ekran, yazıcı, vb.



C. ÇEVRE BİRİMLERİ
Çevre birimleri (peripheral units, additional components, external devices) bilgisayar veri girişinde ve çıkışında kullanılırlar.
Bunun dışında bazı aygıtlar hem giriş hem de çıkış için kullanılırlar. Bu aygıtlara I/O (input-output) aygıtları denilir.
1. GİRİŞ BİRİMLERİ
Klavye (keyboard):
Üzerinde harfler, sayılar, işaretler ve bazı işlevleri bulunan tuşlar vardır. Q Klavye ve F Klavye (Türkçe) olmak üzere iki şekilde sınıflandırılabilir. Klavye üzerinde harfler, numaralar ve diğer özel tuşlar vardır.
Joystick:
Genellikle oyun oynamak için kullanılır. Üzerinde bulunan tuşlarla çalıştırılarak bilgisayara komut verilmesi sağlanır.
Fare (mouse):
Ekranda gözüken imleç (işaret) yardımıyla komut girişi yapmaya yarar. Farenin çevre birimi olarak kullanılmasıyla işaretleme, tıklama (click) ve sürükleme (drag) yapılarak işlemler yaptırılır.
Temel fare işlemleri:
İşaretleme: Fare işaretiyle bir şeyin üzerine gelmek.
Tıklama: Farenin sol tuşuna bir kez basmak.
Çift Tıklama: Farenin sol tuşuna kısa aralıklarla iki kez tıklanmasıdır.
Sürükleme: Farenin sol tuşunu basılı tutarak imlecin yerinin değiştirilmesidir.
Sağ Tık: Farenin sağ tuşuna bir kez basmak
Tarayıcı (Scanner):
Resim, grafik ve önceden yazılmış yazıları bilgisayar ortamına aktarmakta kullanılır.
CD-ROM sürücü (Compact Disk-Read Only Memory ):
Veri depolamak ve okumak için kullanılan aygıt. CD-ROM'lar büyük kapasiteleri ve geniş kullanımıyla CD kullanımı çok yaygındır. Programları yüklemek, verileri saklamak ve müzik çalmak için yaygın olarak kullanılır.


2. ÇIKIŞ BİRİMLERİ
Disket sürücü (disk driver, floppy driver):
Hem giriş hem de çıkış birimidir. Disket denilen manyetik ortama veri yazılabilen ve üzerindeki verileri okuyabilen bir birimdir. Bir yüksek yoğunluklu (HD-High Density) disket 1.44 MB bilgi saklar.
Ekran-Monitör:
Hem giriş hem de çıkış birimi olarak kullanılır. Giriş ve çıkış birimlerinden gelen verilerin sonuçlarının ekranda gözükmesini sağlar.
Ekranların boyutu, 14 inç, 15 inç, 17 inç, 20 ve 21 'dir. Genellikle ucuz olduğu için 14 inçlik ekranlar kullanılmaktadır. Günümüzde standart 15 “ olmuş; hatta 17” fiyatları 15” fiyatlarına yaklaşmıştır.
Sabit (Hard) Disk Sürücü:
Sabit disk sürücü, bilgisayarın bilgi depolamak için kullandığı en temel birimdir. Sabit disk kapalı kutu içinde bilgisayarın içinde bulunmaktadır. Sabit disk sürücü, verileri bir dizi dönen manyetik diskler üzerinde saklarlar.
Sabit diskler bilgisayarın ana kartına IDE (Integrated Drive Electronics), SCSI (Small Computer System Interface- sıkazi diye okunur) ya da EIDE (Enhanced IDE, geliştirilmiş IDE) diye adlandırılan arabirimlerle bağlanırlar.
Yazıcı (printer):
Sistemdeki verileri kağıt üzerine yazdırmaya yarar. Değişik özelliklerde yazıcılar vardır. Bu ayrım kullanılan teknoloji, hız vb. kriterlere göre yapılır.
Mürekkep püskürtmeli yazıcı(ink jet): Dakikada 1-8 sayfa basabilir. Kartuş takılarak kullanılır. Lazer yazıcılar (laser) daha hızlı ve daha gelişmiş çıktı verebilirler.
3. DİĞER BİRİMLER
Klasik giriş ve çıkış birimlerinin yanı sıra günümüz teknolojisi, modemler, cep telefonları, gibi çok sayıda iletişim ve multi medya aygıtının bilgisayarlara bağlanmasına neden olmuştur.
Modem:
Telefon hatları aracılığıyla uzak yerlerde bulunan bilgisayarlar arasında iletişim sağlayan çevre birimidir. Modemler bilgisayar ve telefon sinyallerini birbirine çevirir. Telefonların kullandığı analog sinyalleri bilgisayarların kullandığı dijital sinyallere çevirir. Aynı şekilde tersini de yapar. Fax olarak da kullanılan modemler belli bir hıza sahiptir. 56 Kbps gibi.

IV. Mikrobilgisayar Teknolojileri

A. KASA

Bilgisayara oluşturan parçaların çalışmaları için gerekli olan elektriği üretir.
Fiziksel koruma sağlar.Farklı tüleri vardır:
o Mini tower
o Midi tower
o High tower
o Mount rack : bileşenler rafları olan dolaplar içersine yerleştirilir.çok sayıda disk, cd rom …vs gibi genişlemeye imkan verir.
o Slim kasa : az yer kaplar. Fakat teknik bakımları daha zordur.
o ATX kasa : iyi havalandırma vardır. 3.3 V çalışma. Işletim sistemin tarafından sistemi kapatabilme (Soft Power Support)

B. BİLGİSAYARIN GÜÇ BİRİMİ (POWER SUPPLY)
Bir Power Supply (güç birimi) birimi bilgisayara elektriğin girmesini sağlar. AC akımı çevirerek 3.3 ya da 5 voltluk doğru akım (DC) elde eder.
PC'ler için Power supply birimlerinin değişik biçimleri ve boyutları vardır. Boyutlar önemlidir, çünkü bilgisayarların değişik boyutta kasaları vardır. Örneğin ATX kasalar için ATX power supply birimlerinin olması gibi.
Sistemin elektriğinin açılması ve kapatılmasında BIOS ve İşletim sistemi de kullanılır. İşletim sistemi kapandığında BIOS aracılığıyla sistemin elektriğini kesebilir.

1. POWER SUPPLY KONNEKTÖRLERİ
Güç birimlerinin ana karta (motherboard) bağlanması için değişik konnektörler (connectors) kullanılır.
AT kasalarda ana kart üzerindeki iki yuvaya P8 ve P9 dişi konnektörleri takılır.
ATX kasalarda ise tek bir 20 kabloyu konnektör kullanılır.

2. ÇEVRE BİRİMLERLE BAĞLANTI KONNEKTÖRLERİ
Çevre birimlere güç aktarmak için molex konnektör kullanılır. Sabit diskler, CD-ROM, vb. birimlerde bu konnektörler kullanılır. Ayrıca mini konnektör ise disket sürücü gibi birimler için kullanılır.
Molex konnektörler 5 volt sağlar ve sabit diskler için kullanılır.
Mini konnektörler ise 3.3 volt sağlar ve disket sürücüler için kullanılır

C. ANAKART

Anakart, bilgisayarı oluşturan bütün bileşenlerin üzerine takıldığı ve bilgisayar parçalarının birbirleriyle haberleşmesine imkan tanıyan karttır.

Başlıca yapıları:

o AT ve baby AT
o ATX ve mini ATX
o LPX ve mini LPX
o NLX

· Baby AT : ISA yuvaları işlemciye yakın oldukları için büyük kartları takmak problemdir. Bellek modullerini yeri disk ve disket sürücülerinin altında olduklarından dolayı bellek takıp, çıkarmak sorun olmaktadır. Bu karta uygun kasalarlada sağlıklı bir havalandırma olmamaktadır.
· ATX : Intel’in koyduğu bir standarttır. Işlemci genişleme yuvaların yanınadır. Bellek modulleri erişimi kolaytırmak için kartın orta taraflarına taşınmıştır. Işlemci kasa fanının tam altında kaldığından kasa içerisinde daha rahat bir havalandırma sağlanmaktadır.
· LPX : genişleme kartları riser denilen bir karta (anakarta parallel olarak takılır) takılır.
· NLX : LPX ‘in gelişmiş halidir.
· Kasalar ve kartların durumları aşağıdaki gibidir

tip
genişlik
derinlik
PC tipi
KASA
Full AT
12"
11-13"
çok eski
Full AT
Baby AT
8.5"
10-13"
eski
Full AT, ATX
ATX
12"
9.6"
yeni
ATX
Mini ATX
11.2"
8.2"
yeni
ATX
LPX
9"
11-13"
eski destop
Slim
NLX
8-9"
10-13.6"
yeni desktop
Slim














D. CPU (Mikroişlemci)


CPU
Yorum
Model yılı
Dış saat
Hızı (mhz)
Iç saat
Hızı (mhz)
Adresleye-bildiği
Ram
Internal cache
FPU
iç bus
dış bus
8086
İlk CPU
1978
5
5
1 Mb
Hayır
Hayır
16 bit
16 bit
8088
İlk olarak IBM PC/XT bilgisayarlarında kullanıldı. 29000 transistor.
1979
8
8
1 Mb

Hayır

Hayır
16 bit
8 bit
80286
134000 transistors.
1982
8,10,veya 12
8,10,or 12
16 Mb
Hayır
Hayır
16 bit
16 bit
80386DX
İLk gerçek 32 bit CPU. 275000 transistor.
1985
16,20,25,33
16,20,25,33
4 Gb
Hayır
Hayır
32 bit
32 bit
80386SX
Ucuz 386 modeli
1988
80386DX ile aynı
80386DX ile aynı
16 Mb
Hayır
Hayır
32 bit
16 bit
80486DX
L1 cahe kullanıldı. 386. 1.2 Milyon transistor
1989
25,33,50
25,33,50
4 Gb
8 K
Evet
32 bit
32 bit
80486SX
486 ile aynı fakat Coprocessor yok
1991
486DX ile aynı
486DX ile aynı
486DX ile aynı
486DX ile aynı
Hayır
486DX ile aynı
486DX ile aynı
80486DX2
DX’in bir seferde işleyebildiğinden 2 kat fazla komut işleyebiliyorlar
1992
25, 33
50, 66
4 Gb
8 K

Evet
32 bit
32 bit
80486DX4
Daha hızlı
1994
25, 33
75, 100
4 Gb
8 K
Evet
32 bit
32 bit
Pentium
64 bit data bus. Tek zamanda 2 komut işleyebiliyor. 2 internal 8K cache çip. Cache controller anakartın üstünde.3.1 milyon transistor
1993
60 veya 66
60, 66, 90, 100, 133, 150, 166, 200
4 Gb
16 K
Evet
64 bit
32 bit
Pentium MMX
57 adet özel komut aklendi muljtimedia programlarında %50 - 100 % artış saplandı.
1996
Pentium ile aynı
Pentium ile aynı
Pentium ile aynı

Pentium ile aynı

Pentium ile aynı

Pentium ile aynı
Pentium ile aynı
Pentium PRO
Dataflow analiz. 5.5 milyon transistor.
1996
66
180, 200



64 bit
32 bit
Pentium II
L2 cache slot modelin içine yerleştirildi 7.5 milyon
transistor.
1997
66, 100
233, 266, 300, 333, 350, 366, 400, 450
4 Gb
16 K
Evet
64 bit
64 bit

Pentium II arasındaki tek önemli fark, kısaca SSE olarak andığımız "Streaming SIMD Extensions" ve daha yüksek saat hızları.
SSE komutları içinde "new media instructions" olarak anılan ve aslında MMX'in devamı olan birkaç yeni komuttur.

Pentium III ailesinde Xeon işlemciler de var. Xeon'un standart Pentium III'e göre tek farkı daha hızlı ve daha büyük (2MB'a kadar) bir L2 önbelleği bulunması. Bu nedenle Xeon çok işlemcili sunucular ve büyük veri dizileri, örneğin veritabanı

motorları kullanan sistemler için daha uygun. Çok işlemcili sunucularda büyük önbellek veriyolu kullanımını azaltıyor, daha iyi ölçeklenebilirlik (yani çoklu işlemci kullanma yeteneği) sunuyor.


E. BUS ÇEŞİTLERİ



Bus Çeşidi
Data bus genişliği
Hızı
Yorum
.
8 bit card
8 bit
8 MHz
Günümüz bilgisayarla kullanılmıyor.
.
ISA
16 bit
8 MHz
Günümüzde hala kullanılmaktadır. Ayarları jumperlarla yapılmaktadır
.
EISA
32 bit
8 MHz
EISA bus slotları ISA kartlarla uyumludur.. EISA kartları ise jumber veya software ile ayarlanabiliyor.
.
VESA or VL-bus
32 bit
Speed of Processor
ISA kartları ile uyumlu. Ayarları jumperlarla yapılmaktadır genellikle video kartlarında kullanılır.
.
PCI
64 bit and 32 bit
Speed of Processor
Plug and Play karlarıdır.
AGP
32 bit
Speed of processor
Grafik kartlarında kullanılır.
.
MCA
16 bit and 32 bit
10 MHz
Software tarafında ayarlanabiliyor. IBM dizaynı. Modern bilgisayarlarda kullanılmıyor
.
PCMCI (PC card)
16 bit
33 MHz
Laptop bilgisayarlarında kullanılır.bazıları Plug nad Play , bazıları ise software tarafından ayarlanıyor. 3 çeşiti vardır.
Tip 1: 3.3 mm kalınlığında. Memory yükseltmek için kullanılır.
Tip 2: 5 mm kalınlığında. Modem and network kartları. Modem/NIC kartlarının kombinasyonu
Tip 3: 10.5 mm kalınlığında. PC kart harddisk

F. BELLEK(MEMORY)


Günümüzde iki çeşit bellek türü bulunmaktadır. Bunlardan birincisi ROM (Read Only Memory). Temel olarak sadece okunabilen bir bellek türü olan ROM, üzerindeki bilgiler kalıcıdır, ve genelde çok gerekli olan bilgiler saklanır. RAM (Random Access Memory), üzerindeki bilgiler istenilen zaman okunabilir veya

istenildiğinde yazılabilirdir. Bilgiler kalıcı değildir. Bilgisayarlar bilgilerin geçici olarak tutulması için RAM’ı kullanır. Üzerindeki bilgiler saniyede birçok kez yazılabilir ve okunabilir. Bilgisayardan elektriği kestiğiniz zaman üzerindeki bilgiler silinir.

· ROM (READ ONLY MEMORY) : Iki bellek türünden birisi olan ROM, RAM’in aksine üzerindeki bilgiler kalıcıdır. Bilgisayarınızı kapatsanız bile üzerindeki bilgiler gitmeyecektir. BIOS gibi bilgisayarınız için önemli bilgilerin tutulduğu bir yapıda, ROM kullanılır. BIOS üzerinde kullanılan bilgiler oldukça önemli olduğundan, ROM, habersiz olarak yapılan kopyalama ya da silme işlemlerinin önüne geçmiş oluyor. Günümüzde ROM’un birkaç versiyonu vardır. Bu versiyonlar gerekli alanlarda, özelliklerine uygun bir şekilde kullanılıyor.
o ROM: Standart ROM üzerindeki bilgiler hiç bir yol ile değiştirilemez veya silinemez. ROM birimine bilgi kalıcı olarak yerleştirilmiştir ve içerik kesinlikle değiştirilemez.
o PROM (Programmable ROM): Bu ROM çeşidi sizlere saklama alanına bilgileri sadece bir kez yazmanıza izin verecektir. Bu yazmadan sonra bu bilgiler kalıcıdır. Bunu günümüzde CD-R’a benzetebiliriz. CD-R’a bir kez bilgileri yazdıktan sonra bu bilgiler kalıcıdır ve bir daha değiştirilemez yada silinemez.
o EPROM (Erasable Programmable ROM): Eğer ROM üzerinde kullanılan bilginin, silinip tekrar yazılması gerektiği durumlarda EPROM kullanılabilir. Bu çeşit ROM’lar ultraviyole ışığıyla silinebiliyor. Bu sayede ROM’a yazılabilme özelliği tekrar sağlanıyor.
o EEPROM (Electrically Erasable Programmable ROM): Şu anda bilgisayarınızın BIOS’unuzun kullandığı ROM tipi EEPROM’dur. EPROM’a benzer olarak EEPROM’da silinebilir ve yazılabilir. Silme işini elektriksel
o olarak yapabiliyorsunuz. BIOS’lar EEPROM kullanırlar, bu sayede anakart üreticileri güncelleşmiş BIOS’larını yazabiliyorlar.

· RAM (RANDOM ACCESS MEMORY) : RAM’deki bilgiler daha az kalıcıdır. bilgisayarınızda o anda çalışan bir programların, gerekli bilgileri RAM’de saklayarak daha sonra gerektiğinde kullanım için alınan alana denir. Diğer bir değişle bir geçici bellek görevindedir. Bilgiler gerektiğinde kullanılır. Gerekmediği zaman silinir. RAM üzerindeki bilgiler kısa ömürlüdür. Bilgisayarınızı kapattığınızda bilgiler silinir.

· Günümüzde iki farklı RAM çeşidi bulunmaktadır.
o SRAM (Static RAM): Statik RAM çok pahalı, çok hızlı bir RAM çeşididir. Günümüzde işlemcilerin Tampon Belleği Statik RAM’dir. SRAM, DRAM’e göre çok daha pahalıdır ve işlemcilerde az miktarda kullanılmasının sebebi budur. Işlemci içine adapte edilmiş olan Level 1 Cache SRAM’dır. Level 2 Cache ise yine işlemci içinde yada Slot1 işlemciler gibi yanında olabilir.Bilgisayar bir istekte bulunduğu zaman, ilk olarak Level 1 Cache’e bakılır. Eğer istenen komut orda ise işlemci çok hızlı bir şekilde bilgiyi SRAM’den alır ve Level2 Cache’e bakmak için zaman harcamaz. Level 1 ve Level 2 SRAM Cache’ler işlemcinizi hızını etkileyen en büyük faktördür.
o DRAM : günümüzde sisteminizin ana belleğini oluşturmak için kullanılan çeşididir. DRAM, SRAM’dan çok daha yavaştır ve daha ucuzdur. RAM üzerindeki bilgiler, genel bütünlüğü sağlaması açısından sürekli yenilenmelidir. Akis takdirde bilgiler kaybolur. DRAM üzerindeki bilgiler uyarılma süreci içerisinde 1 veya 0 olarak okunur.




Daha fazla RAM, aynı anda çalışan bir çok programın daha hızlı çalışması demektir.
Siyah çipler bellek modülleridir. Altındaki yeşil tabaka ise PCB (Printed Circuit Board = Baskılı Devre). PCB üzerine bildiğiniz gibi RAM modülleri yerleştiriliyor. PCB’nin her iki tarafındada RAM modülleri bulunabiliyor. Eğer her iki tarafta da bellek modülleri bulunuyorsa Double Sided (çift taraflı), tek tarafta bellek modülleri kullanılıyorsa Single Sided (Tek Taraflı) RAM diyoruz.


1. RAM NASIL ÇALIŞIR?

DRAM üzerindeki her modül üzerinde verileri kısa süreli olarak tutan kapasitörler bulunmaktadır. Bu veri RAM’in tutabileceği bir bitlik 1 ve 0 değerleridir. Eğer kapasitörler yarımdan fazla şekilde şarj edilmişse 1, yarım veya daha az bir şekilde şarj edilirse 0 değerini alır. Kapasitörler üzerindeki şarjı çok çabuk kaybederler. Dolayısı ile bu şarj kaybından sonra bilgi kaybı olur

SRAM’de ise her modülün yapısında ise 2-4 transistör bulunur ve bir bitlik 0 ve 1 değerlerini tutar.

RAM bilgi verdiği zaman bu verme işini bit’ler halinde yapar. Bit sadece 0 ve 1 değerlerinde oluşur. 0 ve 1 değerlerini birleşmesinde Binary Code dediğimiz yapı oluşur. RAM bu bilgileri alır ve tıpkı ızgaraya benzer şekilde olan sütun ve dizelerin içerisinde taşır. Bu sütun ve dizeler milyonlarca küçük bellek hücresinden oluşmuştur.


Işlemci bir ilgi işlediği zaman, bu bilgiye daha sonra kolayca erişmek için onu RAM’e saklar. Bu iş yapılacağı zaman işlemci - Sistem veriyolu - RAM modülüne giden yolu izleyen "yazma" sinyalini gönderir. RAM bu bilgiyi belli bir adreste saklar. Bu adres ileride gelecek olan bilgi istemleri için gereklidir.


DRAM ÇEŞITLERI

DRAM gayet basit bir şekilde çalışır. Günümüzde değişik standartlarda bulunmaktadırlar. Bu farklı DRAM tiplerinin özellikleri – yani, hızı, erişim süresi ve çalıştırma prosedürü gibi özellikleri - farklılık gösterir. Günümüzün en popüler RAM teknolojisi SD-RAM’dir. diğer RAM çeşitlerinde DDR SDRAM ve RDRAM ileride standart olmak için şu anda gelişmeler kaydediyorlar.

SDRAM (Senkronize DRAM): Günümüzün en çok kullanılan DRAM tipidir. senkronize, yani sistem veriyolu hızı ile aynı hızda çalışan demektir. PC100 v Pc133 terimlerini sistem veriyolu hızını gösterir. bellek 100 MHz veriyolu hızında çalıştığında, teorik olarak 800MBps bant genişliği sunması gereklidir. Eğer veriyolu hızı 133 MHz’e çıkarsa bant genişliği ise 1100 MBps’e çıkıyor.

Bellek modüllerinin erişim süresi nanosaniye cinsinden verilir. RAM için belirtilen nanosaniye miktarı bir saat vuruşu için gereken zaman miktarının minimum ölçüsüdür. Çoğu PC100 SDRAM bellek 8 nanosaniyelik erişim süresine sahiptir ve bu teorik olarak maksimum 125 MHz sistem veriyolu hızına dayanabileceği anlamına gelir. Bir bellekteki adrese ulaşmak için, o adresin sütun ve dize numaralarını bilmek gerekir. CAS (Column Adress Strobe) ve RAS (Row Adress Strobe) değerleri ise, belirtilen sütun ve dizelere ulaşmak için gereken saat vuruş miktarını gösterir. "RAS to CAS delay" ise, dize-sütun arası

erişiminde ne kadar gecikme olduğunu ifade eder. Şu anda birçok SDRAM’lerde CAS değeri 3, RAS değeri 2, "RAS to CAS delay" değeri de 2’dir. Çok iyi belleklerde ise CAS değeri 2’dir. Bu ifadeler bellek üzerinde 3-2-2 ya da 2-2-2 şeklinde yazılır. Buradan çıkaracağımız sonuç ise, bu değerler ne kadar küçük olursa o kadar iyi.

DDR SDRAM (Double Data Rate SDRAM): Teorik olarak DDR SDRAM bellekler SDRAM belleğin sunduğu bant genişliğinin iki katını sunuyor. senkronize yani sistem veriyolu hızı ile aynı hızda çalışmaktadır. Bant genişliğini iki katına çıkaran özellik ise Saat vuruşlarının yükselen ve alçalan noktalarından bilgi okuyabilme yeteneğinin olmasıdır. SDRAM’da ise bilgi alma yönü saat vuruşlarının yükselen noktalarındandır. Buradan yola çıkarak teorik olarak 133 MHz hıza sahip olan DDR bellek 266 MHz hıza sahip olan SD bellek ile aynı performansı verecektir.

DDR SDRAM bant genişliğini 2,1 GBps dir. 200 MHz’de çalışan bir DDR SDRAM’in 3,2GBps’lık bir genel sistem bant genişliği sunacaktır.

DRDRAM (Direct Rambus DRAM): 16 bit geniş bir veri yolu hızı sunan Direct Rambus Kanalı bellek hızının 400 MHz’e kadar çıkmasına olanak tanıyor. DDR SDRAM gibi çift taraflı okuma yapabileceğinden bu hız 800 MHz’e eşit oluyor. Teorik olarak RAMBUS 1,6GBps değerinde bir bant genişliği sunabiliyor.

G. HARDİSK


Sabit disk, döner bir mil üzerine sıralanmış, metal yahut plastikten yapılma ve üzeri manyetik bir tabaka ile kaplı plakalar ve bu plakaların alt ve üst kısımlarında yerleşen okuma kafalarından oluşur

Bu tabakalardan her biri aynı plaklarda olduğu gibi aynı dairesel düzlemi takip eden çizgilerle örülüdür ve bu çizgilerin her birine de iz (track) adı verilir. her bir plaka üzerinde altlı üstülü yerleşen ve her birinin ortadaki mile uzunluğu aynı olan izlerin oluşturduğu topluluğa silindir denir Sabit disk üzerinde her bir yüz bir kafa tarafından okunmaktadırer. Iz yapısının bölünmesiyle oluşan ve sabit disk üzerinde adreslenebilir en küçük alana denk gelen parçaya ise sektör (Sector) adı verilir ve sektörün.

1. PARTISYON YAPISI

Partisyonlara ayrılmış bir sabit diskte bu partisyonlar da üç çeşide ayrılır.


o Primary (birincil),
o Extended (uzatılmış)
o Logical (mantıksal)

Ancak, sabit diskin ilk sektöründe yerleşmiş olan Master Boot Record (MBR) en fazla dört adet primary, yahut üç primary bir extended disk partisyonunun yaratılmasına izin verir. Bu primary partisyonlardan sadece birisi aktif olabilir ve birçok BIOS, sadece aktif primary partisyondaki işletim sisteminden bilgisayarın açılmasını sağlarlar. Aktif olmayan primary partisyonlar boot sırasında sistemde gizlenmiş olarak görünürler




1.1 Sabit disk arayüzleri

· ATA: IDE olarak da bilinir. ISA tabanlıdır. Tek sistemde iki diski, 16 bitlik bir arabirimi ve PIO 0, 1 ve 2 modlarını destekler.
· ATA-2: Fast ATA veya EIDE (Geliştirilmiş IDE) olarak da bilinir. Daha hızlı PIO modlarını (3 ve 4), multiword DMA 1 ve 2 modlarını destekler. Ayrıca LBA (Large Block Accessing) modunu destekler (böylece 528MB'tan büyük kapasiteli diskler yapılabilmiştir).
· ATA-3: ATA-2'nin üzerinde bir iki ufak değişiklik yapılmış halidir. Ama genelde, hatalı şekilde Ultra ATA/33 ile aynı anlamda kullanılır.
· Ultra-ATA: Ultra DMA, Ultra DMA/33, Ultra ATA/33, ATA-33, DMA-33; Fast ATA-2 olarak da bilinir. 33 MB/sn hızında çalışan DMA mode 2'yi destekler.
· ATA-4: Ultra-ATA'nın geliştirilmiş halidir. Hata denetimi eklenerek yüksek hızlarda veri bütünlüğü sağlanmıştır. Ultra ATA/66 ile karıştırılır ama sanılanın aksine bir disk hem Ultra DMA/33 hem ATA-4 olabilir.
· Ultra ATA/66: Quantum'un geliştirip, Intel'in destek verdiği yeni ATA standardıdır. Böylece disk ile sistem arasındaki bant genişliği 66 MB/sn'ye çıkmıştır


1.2 DİSK PERFORMANSI


· Motor Hızı (rpm): Devir/dakika cinsinden hızı. IDE disklerde 5400 ve 7200 devirler daha yaygın. 7200 rpm disklerin motor hızı sayesinde 5400 devir disklerden %20 daha hızlııdır.

· Erişim Süresi (ms): Ne kadar düşük olursa o kadar iyi

· Tampon Bellek Kapasitesi (KB): Hızlı tampon bellek kapasitesi ne kadar yüksekse o kadar iyi.

· Dahili Transfer Hızı (Mbit/sn): Genel kriterlere göre, bir diskin Ultra ATA/66 standardına ayak uydurabilmesi için dahili transfer hızının 200 Mb/sn'nin üstünde olması gerekiyor. Ne kadar yüksekse disk o kadar hızlı demektir.

· Arabirim Standardı: Yani UDMA/33 veya UDMA/66/100 olup olmadığıdır. UDMA/100 en yeni teknolojidir.


H. DOSYA SISTEMLERI

Bir partisyon, her ne amaçla oluşturulmuş veya kullanılacak olursa olsun, o partisyona erişim yapacak işletim sistemine uygun bir dosya sistemiyle biçimlendirilmelidir. Bu genellikle kuracağınız işletim sisteminin sorunudur ve kurulacak olan işletim sistemi birden fazla dosya sistemiyle uyumluysa kurulum sırasında gözünüzü açık tuttuğunuz sürece bir yerde bunu mutlaka size sorduğunu görürsünüz. Örneğin Windows 2000 kurulumunda NTFS yahut FAT32 dosya sistemlerinden hangisini seçeceğiniz şu her şeye Enter tuşuyla cevap verdiğiniz sorularla dolu mavi kurulum ekranlarından birinde karşınıza çıkarken, geçtiğimiz aylarda derginizle de verilen Mandrake Linux kurulumunda Lnx2 yahut FAT32 seçimini yapmak için biraz daha gözleri dört açmak gerekiyor. Sadece veri amaçlı kullanacağınız partisyonlarınız için ise işletim sisteminizle gelen format komutunu yahut programlarını kullanabilirsiniz.

Partisyonlarınızın isimlendirilmesi ilk olarak sırasıyla master konumundaki sabit diskte bulunan primary partisyonlarC:’den itibaren isim almaya başlarlar. Daha sonra slave konumdaki disklerinizin primary partisyonları isimlendirilir. Sonrasında master diskinizin extended partisyonlarındaki sürücüler isim almaya devam eder ve slave diskinizdeki extended partisyonlarındaki sürücüyle bu iş devam eder. şimdi

1. DOSYA SİSTEMLERİ ÇEŞİTLERİ

FAT: Bu tarz dosya sistemleri File Allocation Table - Dosya Atama Tablosu - adlı bir sistem kullanırlar. Bu sistemde partisyon her biri belli miktarda sektör içeren "cluster" isimli parçalara ayrılır ve hangi dosyaların bu cluster parçalarından hangilerine yerleştiği, hangi cluster parçalarının boş, hangilerinin dolu olduğu gibi bilgiler FAT üzerine yazılır. Işletim sistemi de herhangi bir dosyaya erişim yapmak istediğinde dosyayı bulmak için FAT üzerine yazılan bu bilgilerden faydalanır.


FAT16: DOS, Windows 3.1 ve OSR2 sürümü öncesi Windows 95 işletim sistemlerinin kullandığı dosya sistemidir. Eski bir dosya sistemi olduğundan dolayı bir takım eksikleri ve dezavantajları bulunmaktadır.

Bunlardan ilki kök dizininin (root) sınırlandırılmış olmasıdır. FAT16 sisteminde açılıştaki primary partisyona ait root dizini, FAT tablosu ve partisyon boot sektörü cluster içinde yer almazlar ve sayısı belli olan sıralı sektörlerde tutulurlar. Bu sayının belli olması kök dizine yapılacak eklentilerin belli bir sınırı olması sonucunu doğurur. Kısaca alt dizinleri istediğiniz kadar uzatabilmekle birlikte

Birincisi FAT16 partisyonlarınızdaki kök dizinde belli uzunlukta girişle sınırlandırılırsınız.

Ikincisi, FAT16 dosya sisteminde adresleme, adı üstünde 16 bit olduğundan adreslenebilen maksimum cluster sayısı 65525’tir ve bu cluster’ların maksimum boyutu 32KB olabilir (aslında cluster sayısı 65536 olmalıdır ama bazıları özel amaçlar için tutulur). Bu da bizi FAT16 kullanan bir disk ya da partisyonun 2GB’dan daha büyük olamayacağı sonucuna götürür.

Üçüncüsü, FAT16 elindeki boş sabit disk ya da partisyon alanını bir şekilde elindeki bütün cluster’lara dağıtmak zorundadır. Bu nedenle sabit diskin boyutu büyümeye başladıkça cluster boyutu da büyür. Cluster’lar bölünemezler ve ancak tek bir dosya yahut dosya parçasını taşıyabilirler.

FAT32: Windows 95 OSR2, Windows 98, Windows 2000 ve Linux tarafından tanınıp kullanılabilen ve FAT16’dan daha gelişmiş bir dosya sistemidir. Ilk olarak FAT32’de herhangi bir kök dizin sınırlaması yoktur. Ikinci olarak FAT32, FAT16’daki 16 bit adresleme yöntemi yerine 32 bit adresleme yöntemi kullanır. Bu sayede herhangi bir disk ya da partisyon FAT32 altında 2 TerraByte (yaklaşık 2000 GB) uzunluğunda olabilir. Üçüncü olarak ise FAT32 cluster boyutlarını ufak tutarak boş alan israfını azaltır. FAT32 altında tek bir dosyanın erişebileceği maksimum boyut 4 GB ile sınırlıdır.

NTFS (NT File System): Windows NT ve devamı olan Windows 2000 tarafından desteklenen bir dosya sistemidir. NTFS, dosya konumlarını FAT sistemindeki gibi bir ana indeks olarak saklamakla birlikte (MFT, Master File Table) dosyanın yerleştiği konumları ve diğer bilgileri her cluster’ın içinde ayrıca saklayarak daha güvenilir bir yapı sunar. Ancak bu arada oldukça geniş bir disk haritası oluşturur

ve bu bilgiler önemli bir yer kapladığından dolayı 400MB’den ufak disk yahut partisyonlarda NTFS kullanılması önerilmez. NTFS, sunucu olarak görev yapan Windows NT ve Windows 2000 işletim sistemlerine ait bir dosya sistemi olmasının gerektirdiği ihtiyaçlar doğrultusunda daha çok disk güvenliği, stabilitesi ve performansıyla ilgili iyileştirmeler içerir ve özetle şu artı özelliklere sahiptir:

o 1. Dosya konumlarıyla ilgili bilgileri cluster içlerinde de saklayarak daha güvenli bir dosya sistemi yapısı sunar.
o 2. Cluster boyutu partisyon boyutuyla sınırlı değildir ve 512 byte değerine kadar ayarlanabilir. Bu da disk üzerinde dosyaların parçalanmasını azaltarak hem boş alanın verimli kullanılmasını, hem de özellikle yüksek kapasiteli sabit disklerde performans artışını beraberinde getirir.
o 3. Yaklaşık 16 GB’a kadar uzunlukta olan tek parça dosyaları destekler.
o 4. ACL (Access Control List, Erişim kontrol listesi) özelliği sayesinde sistem yöneticileri tarafından hangi kullanıcıların hangi dosyalara erişebileceği ile ilgili kısıtlamaların koyulabilmesini sağlar.
o 5. Bütünleşik dosya sıkıştırma özellikleri içerir.
o 6. Uzun dosya isimlerini ve Unicode kaynaklı dosya isimlerini destekler. Unicode, dosya isimlendirilmesi sırasında karakterlerin tanımlanması için ikilik sistemde kodlar kullanılmasını öngören bir standarttır. Bu standarda göre unicode kullanılarak verilmiş olan dosya isimleri unicode kullanabilen dosya sistemleri tarafından tam olarak nasıl hazırlanmışlarsa şekilde görünürler (örneğin Japonca yahut Arapça gibi).

NTFS dosya sistemi kullanan Windows NT ve Windows 2000 sürümleri FAT sürücüleri görebilir ve bu sürücülerdeki dosyaları okuyabilirler (Windows NT FAT16’yı, Windows 2000 FAT16 ve FAT32’yi görür). Ancak FAT kullanan Windows 95, 98 ve DOS gibi işletim sistemleri NTFS partisyonlarını göremezler, dolayısıyla dosya sistemi NTFS olan disk yahut partisyonlara ait verileri okuyamazlar. Bu nedenle sisteminizde örneğin FAT32 altına kurulmuş bir Windows 98 ve NTFS partisyona kurulmuş olan bir Windows 2000 varsa Windows 2000 FAT32 partisyona kurulu olan Windows 98’e ait dosyaları görebildiği ve bu sürücüye bir isim verebildiği halde, Windows 98 NTFS altındaki Windows 2000 dosyalarını göremeyecek ve bu partisyonu bir disk gibi algılayamayacaktır. Bu nedenle bu sürücüye herhangi bir sürücü ismi vermez.

HPFS (High Technology File System): OS/2 işletim sistemi ve eski NT sürümleri tarafından kullanılan bir dosya sistemidir.

NetWare File System: Novell NetWare işletim sisteminin kullandığı dosya sistemidir. Partition Magic programı NetWare 3.x ve 4.x partisyonlarını görebilir ancak üzerlerinde hiçbir işlem yapmaz. Bu nedenle bu konuya çok fazla eğilmeyeceğim, çünkü herhangi bir işlem deneme imkanım olmayacak.

Linux Ext2 ve Linux Swap: Linux Second Extended Filesystem (Linux Ext2) ve Linux Swap dosya sistemleri, Unix bazlı işletim sistemi olan Linux’un kullandığı dosya sistemleridir. Özet olarak Ext2 dosya sisteminin desteklediği özellikler arasında 4 TerraByte disk yahut partisyon desteği, gerektiğinde 1012’ye yükseltilebilen 255 karakter uzunluğunda dosya isimlerinin desteklenmesi, 2 GB büyüklüğüne kadar olan dosyalarla çalışabilme sayılabilir. Linux Swap ise Linux işletim sisteminin takas dosyasını yerleştirmek için kullandığı dosya sistemidir. Linux yapısı gereği kurulum sırasında takas dosyası için ayrı bir partisyon açılmasını ve bu partisyona takas özelliği verilmesini gerektirir. Linux partisyonları Linux dışındaki işletim sistemleri tarafından görünmezler ve dolayısıyla

bulundukları sürücü yahut partisyona Linux dışındaki bir işletim sisteminde isim verilmez

I. GÖRÜNTÜ KARTLARI
Mönitöre gönderilen görüntüden sorumlu kartlardır.
Çözünürlük: Monitörde gördüğümüz resim, geometrik bir örümcek ağı olarak da düşünebileceğiniz dikey ve yatay satır sütunlar üzerindeki noktalardan oluşuyor ya, işte bunların her birine piksel adı veriliyor. Tek seferde ekranda görüntülenebilen piksel sayısına ise çözünürlük deniliyor. Mesela 800x600 çözünürlük denildiğinde bu 800 sütun ve 600 satır üzerindeki noktacıkların kullanıldığını gösteriyor. Çözünürlük yükseldikçe ikonların piksel sayısı değişmediğinden görüntü küçülür fakat çalışma alanı artar.
Grafik kartlarının üzerinde bulunan bellek yüksek çözünürlük için gereklidir. Ne kadar RAM gerektiğini hesaplamak için Çözünürlük le Renk sayısı çarpılarak bulunur. Ör 640x480 x 256 (28) = 2.457.600 =~300 K gereklidir
MODEL
Çözünürlük
Renkler
XGA (extended graphics array)
800X600
65,536
1024X768
256
SVGA (super VGA)
640X480
65,536
800X600
256
1024X768
16
CGA (color graphics adapter)
320X200
4
640X200
2
EGA (enhanced graphics adapter)
640X350
16
VGA (video graphics adapter)
640X480
16
320X200
256

1. BAZI EKRAN APILERI

HARDWARE CLIPPING AND PER PIXEL LIGHTNING

Tam çevirisi "Donanımsal Kırpma Ve Nokta Başı Işıklandırma”. gördüğünüz resim ve şekiller çeşitli çokgenlerin bir araya gelmesinden ve bunların kaplanmasından oluşuyor. Bilgisayar bu çokgenleri çiziyor da, çokgenler pencere veya ekran kenarından taşınca bunlar hesaplanıp kırpılıyor. Daha önceleri bu işi işlemci yapardı, şimdi Grafik kartları üstlendi.

IŞIKLANDIRMA


(Tepeden Işıklandırma) veya Goraud Shading (Ehem... çeviremedim işte, Goro tipi gölgeleme) deniyorHer noktayı tek tek hesaplayarak, gölgeleyip ışıklıyor..




örn.Oyunlarda feneri tuttuğumuz açı ve noktaya göre tuttuğumuz nesne ona göre aydınlanacak ve yarı aydınlık kısmı gölgelenecek. Buna da Per Pixel Lightning (Nokta Başı Işıklandırma) denir. Bu tip ışıklandırmanın üç tipi yeni:

o Per Pixel Bump Mapping (Nokta başı kabartı dokulama)
o Per Pixel Specular Lightning (Nokta başı akis aydınlatma)
o Per Pixel Diffuse Lightning (Nokta başı yayılma ışıklandırması)

FSAA (Full Scene Anti Aliasing)

Çapraz kenarlar tırtık tırtık görünür.İşte bu balıksırtı dediğmiz olayını ortadan kaldırıyor.

TEXTURE COMPRESSION (DOKU SIKIŞTIRMA)

Bu özellik, çok yoğun doku yüklü uygulamalarda, dokuları bir nevi zip’le sıkıştırılmış gibi alıp çözebilmeye yarıyor.


J. MÖNİTÖRLER


Bilgisayarda PC ve görüntü kartı tarafından işlenen görüntülerin kullanıcıya aktaran OUTPUT cihazıdır.

CRT adı verilen bir ekran bulunur, ve de monitörün en önemli parçası da budur.Bu cam ekran üzerinde (içinde) "dot" adı verilen milyonlarca fosfor noktacığı vardır. bir resim oluşturabilmek için bu elektron tabancaları, ekranın üstünden başlayarak soldan sağa olacak şekilde çok hızlı biçimde tüm satırlarda bir tarama gerçekleştirirler. Bu elektron fırlatıp fosforları parlatma işlemileri kontrol eden de ekran kartından gelen sinyallerdir. Her elektron çekirdeği için farklı bir şey yaptırılır, örneğin ekran kartı monitöre, "1’inci satır 3’üncü nokta kırmızı, 40’ıncı satır 23’üncü nokta mavi v.s v.s" gibisinden komutlar yollar, elektron tabancaları da bunu gerçekleştirir. Doğal olarak bu işlem çok hızlı olur (saniyenin çok kısa bir dilimi içerisinde tüm ekran yenilenebilir) Ayrıca elektron darbesi yiyen fosforlar çok kısa bir süre için parlarlar, yani tekrar darbe almaları gerekmektedir. İşte bu yüzden ekran yenilemesi sürekli olarak yapılır. İşte buna "refresh" ya da tazeleme diyoruz.

İzlenebilir alan : mönitörler izlenbilir alan 17", 19" ve 21" gibidir. Buradaki sayılar monitör ekranının bir köşeden diğerine diyagonal uzunluğunur.

NOKTA ARALIĞI (DOT PITCH) : , pikseli oluşturan kırmızı, yeşil ve mavi noktaların birbirine olan mesafesi kast edilmektedir. Bu mesafe küçüldükçe elde edilen resmin kalitesi de daha keskin ve detaylı olabilmesi sebebiyle artar.

1. RESİM KALİTESİ

Keskinlik / Netlik: En önemli görüntü kalitesi unsuru resimlerin ne kadar keskin gösterilebildiğidir. Düşük sınıf monitörler genelde sadece ekranın ortalarına yakın kesimlerde ve düşük çözünürlüklerde keskin resim sunabilirler. İyi monitörler ise ekranın başta köşeler olmak üzere her noktasında net görüntü verirler.



Parlaklık: Özellikle çok ucuz monitörlerde dikkat edicek olunursa parlaklık ayarının çok geniş bir spectrumda çalışmadığını göreceksiniz. Bu durum özellikle aydınlık ortamlarda çalışırken uygun resmi yakalayamamanıza neden olabilir.

Bombe olayı: Ekrandaki dot satırları ve sütunları olması gerektiği gibi yerleştirilmeli, yani tam dikey ve yatay. Özellikle köşelerde fazla eğrilik olması bombe olayını doğurur. Gerçi bazı monitörler bunu düzeltmek için "pincushion" ayarı sunuyorlar

Parlama: Monitörler ekran camındaki ışık yansımalarından kaynaklanan parlaklıkları önlemek için çeşitli teknikler kullanırlar. Tepedeki floresan ışıktan kaynaklanan parlama çok rahatlıkla gözünüzü kısa süre içerisinde bozabilir. Trinitron tipi düz ekranlar bu yansımanın en az görüldüğü monitörlerdir.

Renk Doğruluğu: Monitörde renkler doğru yansıtılıyor olmalı. Yani kırmızı, kırmızı gibi olmalı.

LCD: Liquid Crystal Display’in kısası. Taşınabilir sistemlerdeki ekranların tamamı LCD tabanlıdır. LCD monitörlerde ya da notebook ekranlarında 3 katman bulunur. En altta yansıtıcı bir materyal ortada sıvı kristal bir solüsyon ve en üstte de yine yansıtıcı bir materyal bulunur. Bu ortadaki sıvının arasında dolaşan akım kristallerin aralarından ışık geçemeyecek şekilde sıralanmasını sağlar. Bu yüzden her kristal bir nevi diyafram mantığı ile ışığı geçirecek ya da tutacak bir mekanizma görevi görür.

TFT: Thin Film Transistor’ın kısaltılmışı. Bu teknolojide ekrandaki her piksel bir ila dört adet transistör aracılığı ile yönlendirilir. Bugünün standartlarında düz panel ekranlarda en iyi çözünürlük TFT ile elde ediliyor. Oldukça pahalı bir teknoloji, çoğu yerde Active Matrix olarak da adlandırılıyor.

Passive Matrix: Bu tür ekranlarda yatay ve dikey kablolama kullanılıyor. Bu yatay ve dikey kabloların her kesiştiği yerde tek bir piksel bulunuyor ve ışığın geçmesine ya da kalmasına karar veriyor. Daha ucuz olmasına karşın ancak kısıtlı bir kalite elde edilebiliyor. 90’ların ortalarından itibaren nadir kullanılmaya başlanan Passive Matrix tipi ekranlar son zamanlarda DSTN, CSTN ve HPA teknolojileri ile tekrar geri dönmeye hazırlanıyorlar.



HPA: High Performance Adressing’in kısaltılmışı ve bir Passive Matrix teknolojisi. kesişim noktalarındaki piksellerin daha hızlı yanıt vermelerini ve geniş spektrumlu kontrastı sağlıyor. Her ne kadar Active Matrix’de olduğu kadar net ve hızlı görüntü vermese de çok çok daha ucuza mal olmaları sebebiyle şu sıralar yurtdışında kimi örneklerine rastlıyoruz.

Ekran Koruyucularıda Fosfor Yanıklarını engeller.


K. SES KARTLARI


PC den sesleri işleyen kartlardır.

Çeşitli ses teknolojileri vardır.


Geliştirilmiş stereo :

Surround : PC’lerde kullanılan üç temel "surround sound" formatı var: Dolby Surround, Dolby Digital (AC-3) ve DTS. Dolby Surround en eskisi ve dört kanal sesi içeriyor. Dolby Digital ve DTS ise altı kanal ses kullanabiliyor. Dolby Surround ses kayıtları yapılırken dört kanallı (sol, merkez, sağ ve "surround") ses bilgisi iki kanallı stereo sinyaline idirgenerek şifrelenir. Merkez kanal bilgileri sol ve sağ kanallara eşit ölçüde dağıtılır; surround sound ise birbirine göre 180 derecelik bir faz farkıyla iki parçaya bölünür; parçalardan biri stereo sinyalinin sol kanalına, diğeri sağ kanalına eklenir.

Directsound3d : DS3D, oyunların doğrudan PC donanımını adreslemesini sağlayan DirectX API’sinin bir bileşenidir. Oyun geliştiricileri ilave kodları belirli bir yönteme göre yazarak DS3D’yi genişletip bu ilave kodların belirli ses kartları tarafından kullanılabilmesini sağlayabilirler. Oyun programcıları DS3D’yi kullanarak oyunlarındaki ses kaynaklarının ve kullanıcının konumlarını x, y ve z koordinatlarında belirlerler. Kullanıcının oyunda ne yöne baktığı, ses kaynaklarının hızları, sesin yayılma yöntemi (küresel veya konik olarak) gibi faktörler de programcılar tarafından tanımlanır. DirectX 7.0 sürümü ile birlikte donanımdan ses yönetimi özelliği gelmiştir

EAX : Creative SB Live! ses kartları ile ilk kez duyduğumuz EAX (Environmental Audio Extensions) önceleri DS3D’ye reverb efektleri veren basit bir teknolojiydi. Reverb (kabaca yankı efektleri diyebiliriz), ortamları birbirinden ayırmamızı sağlar. ses kaynağı bir duvarın veya nesnenin arkasından geçerken sesin gerçekte olduğu gibi o esnada daha boğuk çıkması sağlandı. Bu sürümde reverb efektleri de geliştirildi ve yansımalar gerçeğe daha yakın oldu.

A3D : A3D teknolojisinde ise tamamen matematiksel bir yaklaşımla mümkün olduğunca gerçeğe yakın efektler sağlanmaya çalışılıyor.

L. MODEMLER


Bütün modemlerin çalışması için "temel" olarak şunlara ihtiyaç vardır.

• DSP ( Digital Signal Processor – Sayısal Sinyal İşleme) Ünitesi
• Denetçi (controller)
• PC ile haberleşebilmesi için uygun bir arabirim (PCI gibi)

Iki tip modemler vardır. SOFT MODEM ve HARD MODEM


Modem komutları aşağıdaki gibidir.

Modem commands
Command function
ATA
Answer
ATD
Dial
ATH
Hang up
ATZ
Reset


1. Modem Standartları
Simplex : Tek yönlü iletişim sunar.
Half-Duplex : data gönderilir, karşı taraftan data alındıktan sonra alan gönderici konuma geçer ve digger taraf alıcı olur.
Full-Duplex : aynı anda iki yönlü iletişime izin verirç
Multiplex : aynı anda bir link üzerinden birden fazla iletişime izin verir.
Iletişim standartları
V.32 : 4800 ve 9600 bps full-duplex standartıdır.
V.32bis : V.32 gelişmiş halidir. 7200, 12000, 14400 bps destekler
V.43 : 2400-33600 bps arsı bağlantıları destekler.
V.42 : error correction (hata düzeltme) özelliği
V.42bis : 4 kata kadar sıkıştırma özellikleri
V.90 : 56K standartı
M. YAZICILAR
TEKNOLOJİLERİNE GÖRE YAZICI TÜRLERİ
· Nokta Vuruşlu Yazıcı: (Dot Matrix) Genel olarak muhasebe departmanlarının ya da bol veri dökümü alan kullanıcı kitlesinin tercihidir. İğne sayısı ve kolon genişliği olmak üzere 2 temel kriteri vardır, 9 pin 80 kolon, ya da 24 pin 136 kolon gibi.
· Mürekkep Püskürtmeli Yazıcı: bu yazıcılar kağıt üzerine şekil çıkartabilmek için mürekkep püskürtürler. Nokta vuruşlulardaki gibi şeritleri bulunmaz, bunun yerine uygun yerlerinde püskürtme sağlayacak delikleri olan mürekkep tankları vardır.
· Lazer Yazıcılar: Bu yazıcılar kağıt üzerinde şekil oluşturabilmek için lazer teknolojisi kullanırlar. Toner, kağıda bir tür ısıtma tekniği ile birlikte uygulanır. Bu yazıcılarda hız yüksektir, metin kalitesi çok çok iyidir.
N. SCSI
SCSI : SCSI, Small Computer System Interface'in (Küçük Bilgisayar Sistem Arabirimi) kısaltmasıdır .PC'ler, Apple bilgisayarlar, Unix sistemler tarafından çevre birimlerini sisteme bağlamak için kullanılan bir paralel arabirim standardıdır. PC'lerde ise ayrı bir SCSI denetleyici kart (SCSI host adapter) veya anakart üzerinde bütünleşik SCSI denetleyiciler aracılığı ile SCSI cihazlar (sabit disk, CD-ROM sürücü, CD yazıcı, tarayıcı, yazıcı, yedekleme üniteleri vb.) sisteme bağlanabilir. SCSI standart seri ve paralel portlardan çok daha hızlı (160 MB/sn'ye kadar) veri iletim hızlarına sahiptir. Ayrıca bir SCSI porta sabit diskinden tarayıcısına kadar çok çeşitli aygıtlar takılabilir; yani basit bir arabirim değil, gerçek bir I/O (giriş/çıkış) veriyoludur. SCSI arabirime bağlanacak cihazların da SCSI uyumlu olması gerekir
· SCSI'nin en önemli avantajlarından biri, denetleyebileceği aygıt sayısıdır.
· Bir SCSI denetçisi (aygıt olarak sayılan SCSI kart da sayılırsa), 8 aygıta kadar izin vermektedir. Ayrıca bağlanabilecek aygıtlar disk, CD-ROM, DVD-ROM, CD-RW sürücü ile sınırlı değildir.


· SCSI kartı bir IRQ işgal eder, ama bu karta bağlanan aygıtlar işgal etmez. Bu da genişleyebilirlik açısından olumlu bir özelliktir. İsterseniz, ikinci bir SCSI kart ile 7 ilave aygıt daha takılması mümkün olur. Daha da iyisi, "çift kanallı" (twin-channel) bir SCSI kart ile tek IRQ üzerinden 15 çevre birimi kullanmak mümkündür.
· SCSI, 7 aygıtın tek bir kablo üzerinde bağlanabilmesine izin veren paralel bir arabirimdir. Kablo ve SCSI kartı SCSI veriyolunu oluşturur; bu veriyolu PC'nin geri kalanından bağımsız çalışır. Bu veriyolu CPU döngülerini, dolayısıyla sistem veriyolunu işgal etmeden aygıtlar arasında veri alışverişine izin verir. Bu yüzden SCSI veriyolunun potansiyel hızı IDE gibi sistem veriyolunu kullanan arabirimlerden daha yüksektir.
· SCSI'nin bir diğer avantajı da, Ultra 2 standardıyla birlikte kablo uzunluklarının 12 m'ye kadar çıkmasıdır.
O. KONFİGURASYON
IRQ VE DMA
· IRQ’lar bir cihazın CPU ya ulaşabildiği bir kesmedir. IRQ ‘lara sadece bir aygıt tarafından kullanılır.

IRQ #
aygıtlar
0
System timer
1
Klavye
2
IRQ9’ un yedeği.kullanılmaz
3
COM2 ve COM4
4
COM1 ve COM3
5
BOŞ. Genellikle LPT2 kullanılır.
6
Floppy sürücüsü
7
LPT1
8
Real time clock
9
VGA
10
BOŞ
11
BOŞ. Genellikle SCSI adapter kullanır
12
BOŞ ve ya PS2 mouse
13
Math coprocessor.
14
Birincil Sabit disk controller.
15
BOŞ. (varsa) İkincil Sabit Disk kontroller
· DMA : aygıtlarin direk olarak RAM ulaşmasını sağlar (CPU ya uğramaz). Bir DMA kanalı sadece bir aygıta atanır. Günümüzde 2 DMA konrolcüsü ve 8 tane DMA kanalı vardır.
DMA
Aygıt
0
Boş
1
Boş
2
Floppy Drive
3
Boş
4
2. DMA Controller
5
Boş
6
Boş
7
Boş

· Genel olarak bilinmesi gereken iletişim portlarının adresleri.(I/O adresleri)

Port
Adresleri
COM1
h3F8
COM2
h2F8
COM3
h3E8
COM4
h2E8
LPT1
h378
LPT2
h278


V. WİNDOWS İŞLETİM SİSTEMLERİ
A. MİCROSOFT WİNDOWS 3.1
Windows*, Microsoft® firmasının kişisel bilgisayarlar için geliştirmiş olduğu bir işletim sistemidir. Windows işletim sisteminin ilk sürümü 1985 yılında çıkarılmakla birlikte, dünyada kabul görmesi 1992 yılında çıkarılan Windows 3.1 ile olmuştur.
Windows işletim sisteminin en önemli yeniliklerinden birisi grafik bir kullanıcı arabirimi olmasıdır. Grafik Kullanıcı Arabirimi (Graphical User Interface), bilgisayar (yazılım) ile insan (kullanıcı) arasında iletişimi sağlayan bir arabirimdir. Grafik Kullanıcı Arabirimi sayesinde, bilgisayarın ve yazılımların kullanımı daha basit (sezgisel ve görsel) biçime girerek herkesin kolayca kullanabilmesi sağlanmıştır.

1. DONANIM GEREKSİNİMİ
Windows 3.1 işletim sistemi, DOS işletim sisteminin daha önce kurulu olduğu bir sisteme gerek duyar. Bu nedenle Windows 3.1 ve MS-DOS 6.0 (6.2 ya da 6.21) ile birlikte kullanılabilir.
Windows 80286, 80386, 80486 ve üzerindeki mikroişlemcilerde çalışır. Kullanıcının iyi sonuç alabilmesi için en az 386 bir sistem ve 4 MB (hatta 8 MB) ana bellek (RAM) gerekir. Bunun dışında bazı uygulamaların daha hızlı çalışması için 10-12 MB ana belleğe gereksinim duyulur.

Windows 40 MB bir sabit diske de kurulabilir. Ancak, rahat bir kullanım için 100 MB ya da daha fazla sabit disk önerilir. Örneğin: 170 MB ya da 250 MB hiç de

fazla sayılmaz. Çünkü Windows uygulamaları, Word, Excel, Access vb. programlar ve verileri oldukça fazla yer kaplarlar.
2. MODLAR (KİPLER)
Windows'un iki tip çalışma kipi (modu) vardır. Standard ve Geliştirilmiş 386 (Enhanced 386). Bu çalışma biçimleri donanıma bağlıdır. Yeterli donanıma sahip olan bir kullanıcı da istediği biçimde çalışabilir.
1MB ile 2 MB ana belleği olan bir bilgisayarda Windows standart kipte çalışabilir. Windows'un geliştirilmiş kipte çalışabilmesi için en az 2 MB ana belleğe gereksinim duyar.
Standart kipte çalışmanın bazı kısıtlamaları vardır: DOS uygulamaları için DOS penceresi yaratılamaz. Yine birden çok DOS uygulaması aynı anda çalıştırılamaz. Bununla beraber ana bellek yetersiz kaldığında sabit diskin bir kısmının sanal bellek olarak (virtual memory) kullanımı standart kipte desteklenmez.
Gelişmiş kipte birden çok DOS uygulaması aynı anda ve pencere içinde çalıştırılabilir. DOS ve Windows uygulamaları arasında veri kopyalamaya izin verir. DOS 'u üst belleğe taşınır. Sabit diskin bir kısmını sanal bellek (virtual memory) olarak kullanarak kullanıcının çok sayıda uygulama ve büyük veri dosyaları ile çalışmasını sağlar.

B. MİCROSOFT WİNDOWS 95
Windows 95®, Microsoft® firması tarafından 24 Ağustos 1995 tarihinde (tüm dünyada) piyasaya sürülmüş bir işletim sistemidir.
Windows 95 işletim sistemi Intel 80386 ve üzeri mikroişlemciye sahip olan milyonlarca kişisel bilgisayar (PC) sahibi kullanıcısına hitap ediyor. Windows 95, MS-DOS, Windows 3.1 ve Windows for Workgroups 3.11 işletim sistemlerini kullanan kullanıcılarının işletim sistemlerini daha gelişmişi ile yer değiştirmeyi amaçlıyor.
Tek bir PC üzerinde Windows 3.1 ve MS-DOS kullanıcılarına hitap eden Windows 95, Microsoft Ağı olarak tanımlanan Windows for Workgroups, Microsoft NT ağına ve Novell Netware ağı içinde yer alan bir PC'lere kolayca yüklenebilmektedir.
1. TEMEL ÖZELLİKLERİ
Windows 95'in 32-bitlik mimarisi, Windows 95'in masaüstünde kullanıcıya sürat ve kolaylık sağlar. Windows 95 birden çok uygulamayı aynı anda çalıştıracak sağlam ve korumalı (protected) bir ortamı sağlar.
Windows 95 temel sistem mimarisinin özellikleri:
-32-bit veri işler.
-Korumalı kipte çalışır (protected mode).

-Öncelikli bir çok-görevlilik (pre-emptive multitasking) sağlar.
-Plug and Play (Tak-Kullan) teknolojisi standardı sağlar.
Windows 95 işletim sistemi, 32-bit'lik bir mimariye sahip yepyeni bir işletim sistemidir. Günümüz koşullarında 386 ve üzeri bir işlemcinin ve ana belleğin verimli bir şekilde kullanılmasını sağlar.
32-bit mimarinin sağladıklarının başında sistem tepkisinin artması ve arka alandaki işlemlerin pürüzsüz biçimde yapılması gelir. 32-bit olarak değişen dosyalama sistemi (file system), VFAT ve CDFS ile uzun dosya adlarına olanak tanıyan ve ilerideki gelişmelere açık bir yapıyı sunar.
32-bit aygıt sürücüleri (device driver), gelişmiş bir performans ve bellek kullanımı sağlar.
İşletim sisteminin birden çok uygulamayı (programı) aynı anda çalıştırması, çok görevlilik olarak adlandırılır. Windows 3.1, birçok uygulamayı aynı anda çalıştırarak birlikte bir çok görevliliğe (cooperative multitasking) olanak tanır.
Windows 95, pre-emtive multitasking olarak adlandırılan öncelikli çok-görevliliğe sahiptir.
Windows 95'in en önemli üstünlüklerinden birisi 32-bitlik sanal aygıt sürücüleridir. Windows 95, donanım birimlerini kontrol etmek için 32-bitlik korumalı kipte (protected-mode) çalışan sürücüler kullanır. Sanal sürücüler birden çok uygulama tarafından aynı anda kullanılabilirler. Sanal aygıt sürücüleri VxD olarak gösterilirler.
2. PLUG AND PLAY
Plug and Play (Tak-Kullan) teknolojisi, kullanıcıların donanım birimlerini kolayca eklemesini ve çıkarmasını, diğer bir deyişle esnek bir donanım kullanımını sağlar.
Microsoft, Compaq, Intel ve diğer firmalar birlikte hareket ederek bu teknolojiyi geliştirdiler.
C. DİĞER İŞLETİM SİSTEMLERİ VE WİNDOWS 98/ME
Windows 98, Microsoft işletim sistemi ailesi içinde belli bir sınıfa sahiptir. Windows 98, masaüstü ve kişisel anlamda kullanılan Windows 95 ve Windows 3.x işletim sistemlerinin yerine gelmiş bir işletim sistemidir. Kurumsal alanda kullanılan Windows NT. 5.0 ile de belli ortak özelliklere sahiptir.

1. WİNDOWS 2000 VE WİNDOWS ME
Windows NT 5.0, Windows 98’in süperseti olarak açıklanmıştır. Windows NT 5.0 ile Windows 98 arabirim olarak, yeni teknolojilerin kullanımı olarak çok şeyi

paylaşmışlardır. Bunun yanı sıra pazar olarak farklı hedefleri olan iki ayrı üründür. Bu ayrım daha önceki sürümlerde olduğu gibi sürmektedir:
Ortak özellikler:
-Win32 Driver Model (WDM)
-Plug and Play
-Güç Yönetimi
-Direct X 7/8.0
Win32 Driver Model (WDM), Windows 98’in yeni sürücü modelidir. WDM Windows 98 ve Windows NT için aynıdır. WDM ile yeni aygıtlar; USB, HID, IEEE 1394, Digital Audio, DVD player, still image, ve video capture gibi sistemler desteklenir.
Tablo : Karşılaştırma

Özellik Windows 2000 Prof. Windows Me
İdeal ana bellek 64-128 MB 32 MB
Gerekli minimum disk 1 GB MB 350 MB
İşlemci (minimum) Pentium ya da üzeri
ya da Digital Alpha Pentium ya da üzeri
Simetrik çoklu işlem Evet Hayır
Win32 Öncelikli çok işlem Evet Evet
Win16 Öncelikli çok işlem Evet Hayır
MS-DOS desteği İyi İyi
Dosya sistemi NTFS, FAT, FAT32 FAT, FAT32
Dosya şifreleme Evet Hayır

Kimlik denetimi (yeni) Evet Hayır
Multimedya İyi Çok İyi

2. WİNDOWS 95/98 VE WİNDOWS ME
Windows 95, 1995 yılında çıkan ve özellikle Windows 3.x işletim sistemlerinin yerine geçmeyi amaçlayan bir işletim sistemidir. Yeni bir kullanıcı arabirimi, uygulamaların çalışmasında güvenlik, sistem yönetiminde getirdiği kolaylıklarla Windows 95 çok yaygın olarak kullanılmış bir işletim sistemidir.
Windows 98, Windows 95 işletim sisteminin gelişmiş şeklidir. Windows 98 ile Windows 95 arasındaki ilk bakıştaki temel fark Web özelliğinin yerleşik olarak kazandırılmış olmasıdır.
Tablo: Windows 98’in Windows 95 ile karşılaştırılması
İşlev/Bölüm Windows 95 Windows 98
Masaüstü Statik Aktif
Elektronik posta Exchange Outlook Express
Web browser Yok Yerleşik
ISDN desteği Yok Yerleşik
FAT32 Yok Yerleşik
DVD desteği Yok Yerleşik
Help sistemi Klasik Web