20 Ağustos 2007

LAPTOP'LARIN PİL SÜRESİNİ ARTIRMAK İÇİN 15 ALTIN KURAL


Eğer bir süredir laptop kullanıyorsanız, burada yazılan tekniklerin ve püf noktalarının büyük bir kısmını büyük ihtimalle biliyorsunuzdur. Ama yine de bir göz atmakta fayda var, belki gözünüzden bir şeyler kaçıyordur...

1. Sık sık DEFRAG yapın. Sabit diskiniz ne kadar az çalışırsa pili o kadar az tüketir. Bu yüzden sabit diskinizdeki dosyaların fragmante olmasını (birkaç parçaya ayrılmasını) sık sık DEFRAG işlemini yaparak engelleyin ve sabit disk kullanımını azaltın.

2. Parlaklığı düşürün. Hem CPU hem de ekran parlaklığını kabul edebileceğiniz limitlere kadar düşürerek il süresinde ciddi tasarruflar elde etmek elinizde.

3. Arka plan programları. Arka planda çalışan programların sayısını mümkün olduğunca azaltın. Bu sayede CPU'ya düşen yükü hafifletmiş olacaksınız.

4. Harici aygıtlar. Pille çalışırken gerekmedikçe kablosuz ağ, USB disk, hatta USB fare bile kullanmayın.

5. Daha fazla RAM. Bellek fiyatlarının oldukça düşük seviyelerde gittiği bugünlerde laptop'unuza yapacağınız bir RAM terfisi pil süresinde ciddi uzamaları beraberinde getirecektir. Bilgisayarınızda daha fazla RAM olursa sabit diske daha az iş düşer, böylece pil daha az tüketilir.

6. CD ve DVD sürücüler. Film seyredecekseniz, filmleri önce sabit diskinize çekin, oradan izleyin. Virtual Daemon gibi Sanal CD/DVD sürücüler de kullanabilirsiniz. CD ve DVD sürücüler iki de bir durup kalkarak pile gereksiz yere yük olurlar.

7. Pil temas noktalarının temizliği. İki üç ayda bir pili çıkarın, alkollü bir bezle pil temas noktalarındaki metal bölgeleri temizleyin. Bu sayede pilden gelen akım laptop'a daha verimli olarak transfer edilecektir.

8. Pilinize antrenman yaptırın. İki üç haftada bir laptop'u makul bir süre pille kullanın (eğer çok fazla mobil çalışan biri değilseniz).

9. Hibernate (Uyku Modu) . Mutlaka Standby (bekleme) yerine Hibernate (uyku modu) seçeneğini kullanın. Kullanmadığınız zaman bekleme esnasında uyku modu çok daha az pil tüketecektir.

10. Fazla ısınmayın. Laptop'lar sıcağı pek sevmezler. Havalandırma deliklerini ve fan çıkışlarını belli periyotlarla temizlemeyi ihmal etmeyin.

11. Güç tüketim yönetimi. Güç yönetimini mümkünse Windows'a bırakmayın. Eğer bilgisayarınızla beraber geldiyse mutlaka onun için özel olarak üretilmiş olan güç tüketim yönetim uygulamasını (Toshiba Power Saver, LG Battery Miser gibi) kullanın. Genelde tüm bu programlarda "maksimum pil ömrü" seçeneği vardır, seyahatlerde bu seçeneği tercih edin.

12. Çoklu çalışma. Pil ile çalışırken ekrana bir sürü uygulama açıp aralarında geçiş yaparak çalışmayın. Bir rapor üzerinde çalışırken arka planda MP3 dinlemeyin örneğin...

13. Önceliklerinizi iyi hesap edin. Eğer seyahatteyseniz ve canınız çok sıkılmadıysa DVD seyretmeyin veya oyun oynamayın. Böylece çok az güç tüketen yazı yazma, e-mail okuma gibi işle ilgili aktiviteler için daha fazla pil ömrü ayırmış olursunuz.

14. Bellek etkisi. Eğer eski model bir laptop kullanıyorsanız "bellek etkisi" problemini minimuma indirmek için iki üç haftada bir pilleri sonuna kadar şarj edin ve sonuna kadar boşaltın. Li-Ion pil kullanan laptop modelleri eski olsalar bile bu genellemenin dışındadırlar.

15. Otomatik kayıt. Bu özelliği kullanmayın. Belli aralıklarla sabit diski çalıştıran ve dosyalarınızı kaydeden bu seçenek pili daha çabuk tüketir. Onun yerine siz zaten neyi ne zaman kaydedeceğinizi biliyorsunuzdur, değil mi?

17 Ağustos 2007

Kağıt Piller Geliyor?


Bilim insanları, uzaktan bakıldığında sadece bir kağıt parçasına benzeyen bir pil geliştiriyor. Kağıt pil, üç yıl içinde satışa sunulabilecek.
LONDRA - Son yıllarda tüm elektronik araçlar görülen küçülme, güç kaynaklarında yani pillerde geliştirilmiyordu. Ancak ABD’li bilim insanları, yeni araştırmalarıyla buna son vermeye hazırlanıyor.
Kağıdı küçük bir karbon tüpün içine koyan araştırmacılar, kağıtta enerji saklanmasını sağladılar.
Fakat her pil gibi, kağıtta da bir elektrik ileticisine gereksinim duyulunca, araştırmacılar mekanizmanın harekete geçebilmesi için, insan kanı, teri veya idrarının işe yarayabileceğini keşfettiler.
Geliştirilen ince ve küçük bir pil, diğerlerine göre daha esnek bir yapıda. Araştırmayı yürüten uzmanlardan Doktor Robert Linhardt, kağıt pilin başka alanlarda ve farklı ortamlarda da kullanılabileceğini söylüyor.
Pilin esnek görünmesinin yanında asıl avantajının, çok farklı sıcaklıklarda da kullanılabilmesi olduğunu belirten Doktor Linhardt, “Cihazı, son derece sert iklim koşullarında da kullanmamıza olanak sağlıyor. Gerçekten onu uzayda da kullanabiliriz, çölde de, kutuplarda da…” dedi.
Araştırmacılar kağıt pille çalışan ürünlerin üç yıl içinde satışa sunulmasını bekliyor. Kağıt pilin, kalp atışlarını düzenleyen cihazlarda dahi kullanılabileceği belirtiliyor.
Kaynak : http://www.ntvmsnbc.

SEO Olmadan Başarılı Olmanın 10 Yolu


SEO (arama motoru optimizasyonu) kısaltmasını o kadar önemsiyoruz ki, sanki o olmadan hiç bir web sitesi başarılı olamaz, sitesini optimize etmeyenler diğerleriyle yarışamaz zannediyoruz. Tadeusz Szewczyk, bu konuya yeni bir bakış açısı getiriyor ve ilginç bir iddia ortaya atıyor: SEO optimizasyonu günümüzde çok da işe yaramıyor!
Szewczyk, arama motoru optimizasyonu yapmadan web’te başarılı olmanın 10 yolunu aşağıdaki gibi listelemiş:
1- Hedef kitlenizi belirleyin
Binlerce blog var ve çoğu da benzer konularla ilgileniyor. Sİz farklı olmayı deneyin. Daha önce el atılmamış bir konu seçin ve ona yoğunlaşın. Bunu yaparken sakın klasik SEO çalışmalarında olduğu gibi en çok arama yapılan kelimeleri bulmakla uğraşmayın. Yani yöneleceğiniz alanı, kullanıcıların en çok ilgi duyacakları alan olarak belirlemeyin. Farklı açılar yakalayın.
2- Wordpress kullanın
Wordpress, blog olarak kullanılabileceği gibi, minik bir CMS olarak da kullanılabilir. Wordpress’in sayfa optimizasyonu da gayet iyidir üstelik. XML’ler oluşturup Google’a sunmanızı da gerektirmez çünkü Wordpress yazılımı, her yeni yazınızda Google Blog Search servisini ping’ler. Böylece bir kaç saat içinde içeriğiniz Google tarafından tanınır.
3- Kaliteli bir tasarım üretin ve CSS galerilerine yollayın
Klasik SEO, bağlantı almak ve vermek üzerine kurulu kısır bir döngüdür. Bu sebeple tasarımdan ödün verilir ve bağlantılar için daha çok yer ayırılır. Fakat günümüzün ziyaretçileri, tasarımı daha güzel bir blogu, SEO’su daha iyi bir siteye tercih ederler. Yalnızca tasarımı sebebiyle siteleri arkadaşlarına tavsiye ederler.
4- Geri izlemeye (trackback) izin verin ve dofollow kullanın
Bloglar, birbirleriyle bağlantı kurarak büyürler. Blogların birbirlerine bağlanmalarının en kolay yolu da hiç şüphesiz geri izleme özelliğidir. Wordpress için DoFollow pluginini kullanarak geri izlemelerin spam muamelesi görmelerini engelleyebilirsiniz.
5- Sosyalleşin, yorumlayın ve diğer bloglara bağlantılar verin
Yazılarınızda diğer bloglara bağlantılar verin, onlardan sıklıkla bahsedin. Yine başkalarının bloglarına yorumlar atmanız da tanınmanıza yardımcı olabilir.
6- Sitenizde sosyal medyaya yer verin (Kendiniz de kullanın)
Del.icio.us veya Stumble Upon gibi sosyal imleme sitelerine giden butonlar kullanın. Digg ve Reddit gibi sitelere içeriğinizi gönderirken dikkatli olun: Kısa bir süre için de olsa yoğun bir ziyaretçi akışı sağlarlar ve bazı durumlarda bu kadar ziyaretçiyi siteniz kaldırmayabilir.
7- İçeriğinizi kendiniz üretin, yeni bir şeyler bulun, kendinizi tanıtın
Hakim olduğunuz konulara yoğunlaşın. Diğer web sitelerinden yazılar almak veya onlara bağlantılar vermek yerine kendi içeriğinizi kendiniz üretin. Başkaları tarafından söylenmemiş sözleri söyleyin. Kendinizi sürekli geliştirin.
Dünün flash haberi, bugün önemsizdir.
8- Bildiklerinizi veya öğrendiklerinizi listeleyin ve yayınlayın
Bir konuda hemen her şey yazılmışsa, bunları kategorilere ayırın ve listeleyin. “En…” başlıklı listeler, “200 Wordpress plugini” benzeri başlıklar taşıyan listelerden daha kullanışlılardır. “10 gerekli Wordpress Plugin’i” tarzı başlıklar her zaman tutar.
9- Alanınıza giren diğer sitelere de yazılar yazın
Sadece kendi blogunuzda veya sitenizde yazmayın. İlgilendiğiniz konularla uğraşan diğer sitelere de yazılar yazın.
10- En azından 2 günde bir yazı yazın
Sürekli bir okuyucu kitlesi oluşturmak için sıklıkla yazın. Sitenizi ayda bir ziyaret edenler, muhtemelen bir süre sonra adını unutacaklardır. Her gün yazı yazmayabilirsiniz ama haftada en az 3 kere yazmanız iyi olur.
Sizin de fark ettiğiniz gibi, pek çoğu yeni fikirler değiller ve muhtemelen çoğunu halihazırda uyguluyorsunuz.

Tanınmayan Virüsler!!!!


Eğer virüs/trojan/spyware olduğunundan emin olduğunuz ya da şüphe duyduğunuz dosyaları Anti-Virus veya benzeri güvenlik programları tanımıyorsa, tanınması için aşağıdaki adreslere gönderebilirsiniz.
Dosyayı gönderirken “.zip” formatında kaydedin ve dosyaya aksi belirtilmediği sürece örneğin “virus” gibi bir şifre verin, tabii bu şifreyi iletinizde belirtin. Bu, virüs korumasına takılmamak için gerekli.
AntiVirvirus@antivir.de
Avast (Şifre “virus” olmalı)virus@avast.com
AVPsubmit-virus@avp.chnewvirus@avp.ru
BitDefendervirus_submission@bitdefender.comComputer Associates (US)spyware@ca.comvirus@ca.comvirus@cai.comComputer Associates (Vet/IPE) ipevirus@vet.com.auvirus@vet.com.au
Dr. WebAntivir@dials.ru
Eset Nod32samples@nod32.com
Frisk (F-Prot)viruslab@f-prot.comviruslab@complex.isF-Securesamples@f-secure.com
Grisoft (AVG)virus@grisoft.cz
Kasperskynewvirus@kaspersky.comMcAfee (Şifre “infected” olmalı)virus_research@mcafee.comvirus_research@avertlabs.comspyware_research@avertlabs.com
Network Associates (US)virus_research@nai.com
NSClean/BOCleansupport@nsclean.comNorman Antivirusanalysis@norman.noPanda Softwarevirus@pandasoftware.comvirus@pandasoftware.esSophossamples@sophos.comsupport@sophos.comSymantec (Norton) - (Şifresiz gönderilmeli)avsubmit@symantec.com
Trend Microvirus_doctor@trendmicro.com
TrojanHuntersubmit@trojanhunter.com
Lavasoft (Ad-Aware)research@lavasoft.de
Şüpheli dosya gönderebileceğiniz siteler:F-Prot, McAfee, CA, F-Secure, TrendMicro, Norman, Sophos, Symantec
Eğer Anti-Virus programı kullanmıyorsanız, şüpheli dosyanın Anti-Virus programlarınca tanınıp tanınmadığına emin olmak için Kaspersky File Scanner ya da dosyayı birçok anti-virus programıyla toplu halde tarama yapan VirusTotal sitesini kullanabilirsiniz.
Gönderdikten kısa bir süre sonra size geri dönülüyor ve dosyanın zararlı olup olmadığı, eğer zararlıysa database’ e eklendiği ve yeni update ile dosyanın tanınacağı konusunda cevap geliyor.

Borusan Telekom, altyapı işletmeciliği lisansı aldı


Borusan Telekom, Telekomünikasyon Kurumu’ndan geçtiğimiz günlerde aldığı “Altyapı İşletmeciliği Lisansı” ile kurumsal iletişim hizmetlerini fiber optik kabloların tesisi ve işletilmesi alanında sunmaya hazırlanıyor. Geleceğin iletişim altyapısı olarak görülen fiber optik kablolar, çok yüksek bağlantı hızları ile telefon, İnternet ve video hizmetlerinin verilmesine olanak sağlıyor.
Türkiye’de özel iletişim hizmetlerinin öncü kuruluşu Borusan Telekom, Türk Telekomünikasyon Kurumu’ndan aldığı “Altyapı İşletmeciliği Lisansı” ile özel iletişim altyapısı kurma ve işletme hakkı kazandı.
Borusan Telekom, “Altyapı İşletmeciliği Lisansı” alarak, yüksek hızla veri transferi ile aynı anda İnternet, video ve telefon trafiğinin taşınması için kullanılabilen fiber optik kabloların işletiminde hizmet verme olanağına sahip oldu.
Türkiye’nin A tipi lisans sahibi ilk alternatif telekom operatörü olan Borusan Telekom’un Genel Müdürü Burak Gökmen, altyapı işletmeciliği lisansı ile ilgili yaptığı açıklamada şöyle konuştu:
“Diğer tüm iletişim hizmetleri gibi altyapı işletmeciliğinin de alternatif telekom operatörlerine açılmasını uzun süredir bekliyorduk. Şimdi aldığımız lisans ile her zamanki müşteri odaklı yaklaşımımızı sürdürerek rekabetçi fiyat politikamızı fiber optik kablo üzerinden geliştireceğimiz telekom hizmetlerinde uygulayacağız.”
Borusan Telekom, Türkiye’de kurumsal telekom pazarının lideri olma vizyonu ile veri, ses ve görüntü aktarımı hizmetlerini yüksek kalite ve uygun fiyat yaklaşımı çerçevesinde sağlıyor.